Muhacirler ve Göçmenler Hakkında Bilgiler

Yayım tarihi:

Muhacirler ve Göçmenler Hakkında Bilgiler

Muhacirler ve Göçmenler

Lozan’da Yunanistan ile Türkiye arasında yapılan anlaşmaya göre her iki ülke karşı ülkeyle bir nüfus mübadelesinde  (değişimi)  bulunacaklardı. Böylece Türkiye’deki Ermeni ve Rumlarla Yunanistan da bulunan Türk Müslümanlar değiştirilerek her iki ülkenin vatandaşları kendi ülkelerinde ikamet etmesi amaçlandı.

Bu değişim sonucu Türkiye’ye getirilen Türk Müslümanlara Muhacir (mubadil) denilmektedir. Daha sonra göç ederek gelenlere de Göçmen denilmektedir.

Muhacirlerin aslı  Karamanoğlu Beyliğine dayanmaktadır. Osmanlı’nın Türkleştirme Politikası (sınır, uç bölgelerin güvenliği için  seçkin Türk Ailelerin sınır bölgelere yerleştirilmesi ) sonucu  Muhacirlerin Selanik civarlarına kadar gittikleri Tarihi belgelerde mevcuttur.

Muhacirlerin Yunanistan’dan  gelmeleri kolay olmamıştır. Birçok işkenceye maruz kalmışlar, malları yağmalanmış,  canlarını zor kurtarmışlardır. Düzeni bozulan insanlar birçok zorlukla mücadele etmişlerdir.

Bazı aileler  İzmir’e  ve çevre illere  yerleşmişler. Bazı aileler ise Konya’ya yerleşmiş . Antalya, Mersin (içel) dolaylarına  gelen aileler buraların sıcak olmasından ve içel bataklığındaki sıtma hastalığından   birçok kişi hayatını kaybetmesinden;   oralarda da barınamayarak iç bölgelere doğru geçmiş ve   Nevşehir, Niğde, Kayseri ve civarlarına yerleşmişlerdir.

Hazır düzenlerini bırakarak gelen muhacirler yerleşmekte ve düzen kurmakta birçok sıkıntıyla karşılaşmışlar.

Balkanlarda Unutulan Türk Soykırımı. Muhacırlar…
Balkanlarda Balkan Savaşında işgal edilen bölgelerdeki Müslümanların savaştan önceki ve sonraki nüfusları ele alındığında, 96 yıldır görmezden gelinen büyük bir insanlık suçu ortaya çıkar. Osmanlı’nın 1906 yılı nüfus istatistiklerine göre Makedonya’da 1 milyon Türk, 750 bin de Arnavut olmak üzere toplam 1 milyon 750 bin Müslüman (Selanik’te 485 bin, Kosova’da 752 bin, Manastır’da 460 bin).

Ulahlar ve Sırplar da dahil olmak üzere 627 bin Rum, 575 bin Bulgar, 200 bin civarında da Yahudi, Ermeni, Katolik ve Protestan bulunuyordu. Avrupalı kaynaklar da Müslümanları 1 milyon 200 bin ila 1 milyon 500 bin arasında gösteriyordu. Ama Avrupalılar, Hıristiyanların toplam nüfusunu biraz daha fazla göstermeye gayret ediyorlardı.

Balkan Savaşları’ndan önceki nüfus hareketlerini de hesaba katan McCarthy, yeni göçlerle 1911’de Makedonya’yı oluşturan üç vilayette (Kosova, Manastır ve Selanik) Müslümanların iki milyona ulaştığını söylüyor.

Osmanlı Rumeli’sindeki diğer Müslümanların sayısının da (Edirne vilayetinde 760 bin, Yanya vilayetinde 245 bin, İşkodra vilayetinde 218 bin olmak üzere) 1 milyon 223 bin olduğunu hesap ediyor. Buna göre Balkan Savaşlarından önce Osmanlı Avrupa’sı denen Rumeli topraklarında (Arnavutluk ve Bosna Hersek hariç) toplam 3 milyon 242 bin Müslüman (Türk, Arnavut, Boşnak, Pomak, Çerkez) yaşıyordu.

Bulgarların sayısı 1 milyon 220 bin (Makedon ve Sırplar, Bulgar nüfusu içinde sayılıyor), Rumların ise 1 milyon 558 bin idi. Müslümanlar tek tek her vilayette ve bölgenin tamamında mutlak çoğunluğu ellerinde tutuyorlardı.

Savaşla birlikte Edirne vilayeti dahil Osmanlı toprakları tamamen işgal edildi. Daha sonra Osmanlılar Edirne’yi kurtardı ve buradaki Bulgarlarla, Bulgaristan’da kalan Türklerin bir kısmı mübadele edildi. 1911 yılı istatistiklerine göre hesaplandığında Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan tarafından işgal edilen bölgelerde bulunması gereken Müslüman nüfus 2 milyon 315 bindi.

Savaşın başladığı 1912 yılından itibaren Osmanlı topraklarına (Anadolu ve Trakya’ya) sağ salim ulaşabilmiş sürgün sayısı 413 bin 922 kişiydi. Türk-Yunan mübadelesi gereğince, 1921-1926 yılları arasında gelen göçmen sayısı da 398 bin 849 idi. Bu da Balkanlar’dan Türkiye’ye 1912’den 1926’ya kadar toplam 812 bin kişinin ulaştığını gösteriyordu. Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan’da 1920’li yıllarda yapılan sayımlar ise buralarda kalan Müslüman sayısını 870 bin olarak veriyordu.

Bunlar, Türkiye’ye sığınanlarla birlikte 1 milyon 682 bine ancak ulaşıyordu. Bu savaştan önceki miktardan (2milyon 315 bin) düşüldüğünde 632 bin kişinin kayıp olduğu ortaya çıkıyordu. Kayıpların tümünün katledildiği, açlık ve hastalıklara kurban gittiği kesindi.

Savaşlarda ölen, esirken öldürülen on binlerce asker ile devlet görevlisi olduğu için Balkan nüfusundan sayılmayan binlerce kişi bu sayılara dahil değildi.

Sonuçta Balkanlar’daki Müslüman nüfusunun yüzde 35’i sürülmüş, yüzde 27’si kıyıma uğramıştı. Kalanlar artık azınlıktaydı. ”Irklar Savaşı” meyvesini vermiş, yüz yıla yayılan etnik temizlik hareketi sonucunda Türkler, Balkanlar’ın hayatından tart edilmişti.

Balkanlardaki Türklerin durumları

  • Yunanistan

Cumhuriyet döneminde Yunanistan’dan Anadolu’ya en büyük göç, 1923’te Yunanistan’daki Türklerle, Anadolu’daki Rum halkının mübadelesidir. Her ne kadar iki hükümetin rızalarıyla gerçekleşmiş olsa da mübadele olayında halk tarafından bakacak olursak, bu bir tür zorunlu göçtür. İnsan hakları ve mülkiyet hakları bir ölçüde askıya alınmış, mübadele sırasında bir çok gerginlik yaşanmıştır.

Lozan Barış antlaşması kapsamında kurulan Muhtelit Mübadele Komisyonun hazırladığı antlaşma metni, 10 Kasım 1923’te yürürlüğe girmiştir. Bu değişim sonucunda 100 bin Rum Yunanistan’a gitmiş, yaklaşık 100 bin aileye mensup 400 bin Türk’te Anadolu’ya göç etmiştir.

Mübadele hakkındaki tartışmalar ve suçlamalar hala devam etmektedir. Rumların bu konudaki iddiaları şu şekildedir: göç sırasında çok fazla ölüm olduğu, göçün zorunlu oluşu ve göç edecekleri belirlerken tek ölçütün din oluşu bu yüzden de istem dışı bir şekilde İslamiyet’e yönelerek din değiştirme yoluna gidenlerin olmasıdır.

Lozan Barış Antlaşması’yla ayrıca Batı Trakya resmen Yunanistan’a bırakılırken burada kalan Türk azınlığında hakları garanti altına alınmıştır. Batı Trakya Türk toplumunun hakları Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan 1926 Atina, 1930 ve 1933 Ankara, 1952 Türk-Yunan Kültür, 1968 Türk-Yunan Kültür Protokolü anlaşmalarıyla da pekiştirilmiştir.

Konu daha kolay okuyabilmeniz için sayfalara ayrılmıştır. İsterseniz aşağıdan sayfa seçimi yapabilir veya bir sonraki sayfaya buradan devam edebilirsiniz.  Sayfa 2

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 17 Kasım 2021 Kerim Usta

Bu Konu Ergunca tarafından Yayımlandı.

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir