Mimar Canlılar


Son Güncelleme Zamanı:

Mimar Canlılar
Yüce Allah’ın eşsiz güzelliklerle yarattığı doğada bulunan her canlı, yaşadıkları doğal şartlar içinde, doğdukları andan itibaren en uygun davranışları gösterir. Şüphesiz, adeta eğitilmiş olarak dünyaya gelen tüm canlılara bu özelliklerini sonsuz rahmet sahibi Rabbimiz ilham etmektedir. Hayvanların bu mucizevi eğitiminin en belirgin örneği ise büyük bir ustalıkla inşa ettikleri yuvalarıdır.Doğadaki milyonlarca canlı, tıpkı insanlar gibi uyumak, beslenmek ve yavrularını korumak gibi ihtiyaçları için bir yuvaya ihtiyaç duyar. Özellikle de yavruların korunmasında önemli bir fonksiyonu olan yuvalar, canlıların sahip oldukları son derece hayranlık uyandırıcı yetenekler sayesinde inşa edilir. Çok sayıda mimari detaya sahip yuvaların inşasında çok farklı teknikler kullanılır. Canlılar çoğu zaman bir mimar gibi plan yapar, gerçek bir duvar ustası gibi çalışır, bir mühendis gibi teknik çözümler getirir, bazen de bir dekoratör gibi yuvalarını dekore eder, süslerler. Doğadaki canlıların yuvalarını yaparken kullandıkları bu yetenekler ise, Yüce Allah’ın kusursuz yaratma sanatının tecellilerinden yalnızca birkaçıdır.

Çayır Köpeklerinin Havalandırma Tekniği

Birçok canlı, düşmanlarından korunmak için özel bir yetenek gerektiren yer altı sığınakları inşa eder. Örneğin, çayır köpeklerinin büyük gruplar halinde yaşadıkları yer altı şehirlerinde, havalandırma hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle tünellerin yeryüzüne açıldığı yerlerde volkana benzeyen havalandırma kuleleri inşa ederler. Bu kuleler yer altı şehirlerine hava akımı çekilmesini sağlar. Hava yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru hareket eder.

Çayır köpeklerinin yaptıkları kulelerin kimileri alçak, kimileri de yüksektir. Aradaki bu yükselti farkı tünel çıkışlarında basınç farkı oluşmasına neden olur. Böylelikle hava, üzerinde alçak basınç oluşan kuleden girerek yüksek basınç oluşan kuleden çıkar. Tünellere çekilen hava bütün yuvalardan geçer, böylelikle mükemmel bir havalandırma sistemi kurulmuş olur.

Mimar Canlılar

Tuzaklı Ağaçkakan Yuvası

Yuvalarını gagalarıyla vurarak oluşturdukları ağaç kovuklarında yapan ağaçkakanlar, bu yuvaları yaparken hiç zorluk yaşamazlar. Bunun sebebi, barınmak için özellikle çam ağaçlarını tercih etmeleridir. Ağaçkakanlar, bir çam ağacını delmeye başlamadan önce ilk iş olarak o ağacın yaşına bakar ve 100 yaşını geçmiş olanları tercih ederler. Çünkü 100 yaşını geçmiş olan çam ağaçları, gövdelerini saran sert ve kalın kabuklarının yumuşamasını sağlayan bir hastalığa yakalanırlar. Sizin belki de ilk defa duyduğunuz ve bilimin son yıllarda keşfettiği bu bilgiyi, ağaçkakanlar ise yüzyıllardır bilmektedirler.

Ağaçkakanların çam ağaçlarını tercih etmelerindeki sebep yalnızca bu değildir. Ağaçkakanlar yuvalarının kenarlarına çukurlar kazarlar. Başlangıçta fonksiyonu anlaşılamayan bu çukurların, daha sonra çok büyük bir tehlikeden onları koruduğu ortaya çıkarılmıştır. Zamanla çam ağaçlarından akan yapışkan reçine bu çukurları doldurur ve böylece ağaçkakanların yuvalarının çevresi, en büyük düşmanları olan yılanlardan korunabilecekleri şekilde bir göletle çevrilmiş olur.

Mimar Canlılar

Kutup Ayılarının Buzdan Sığınağı

Antarktika’nın soğuk ikliminde yaşayan dişi kutup ayıları, eğer hamilelerse veya yavruları varsa kendilerine kar yığınlarının altında yuva yaparlar. Aksi takdirde yuvada yaşamazlar.

Bu yuvaların genellikle birden fazla odası vardır ve kutup ayıları bu odaları profesyonel bir şekilde yuvanın girişinden daha yüksek seviyede hazırlarlar. Böylece odalardaki sıcak havanın girişten dışarı çıkması engellenmiş olur.

Anne ayı barınağının tavanını kimi zaman 75 cm’den başlamak üzere 2 m’ye kadar varan bir kalınlıkta inşa eder. Tavanın kalınlığı iyi bir yalıtkan görevi görür. Yani yuvadaki mevcut olan ısıyı korur. Yuvadaki sıcaklık da bu sayede sabitlenmiş olur. Norveç Oslo Üniversitesi’nden araştırmacı Paul Watts, bu yuvalardan birinin tavanına bir cihaz yerleştirerek ısıyı dikkatlice ölçmüş ve hayli ilginç bir durumla karşılaşmıştır. Bu uzun çalışma esnasında dışarıdaki ısı -30 dereceye kadar düşerken, yuva içindeki ısı 2 ya da 3 derecenin altına hiç düşmemiştir. Bu mucizevi yuva ise, tüm hayvanlarda olduğu gibi şüphesiz Yüce Rabbimiz’in kutup ayılarına ilhamının sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Mimar Canlılar

Porsuğun Güvenli Yuvası

Yaşadıkları yeraltı tünelini inşa ederken kompleks bir sistem kullanan porsukların, yuvalarını yaparken oldukça ilgi çekici bir yöntemleri bulunmaktadır. Bu yöntemleri doğrultusunda kendilerinin ve yavrularının barındıkları yuvalara birçok giriş yaparlar. Bunun amacı ise yuvada kaç tane porsuğun yaşadığının belli olmamasını sağlamak ve böylece düşmanları şaşırtmaktır.

Gökleri, yeri ve ikisi arasındaki her şeyi yaratan Yüce Allah’ın ilham ettiği yöntemlerle kendilerine yaşayabilecekleri en uygun barınakları yapan porsuklar, bu sayede aynı zamanda kendileri için en emniyetli yuvayı da inşa etmiş olurlar.

Timsahların Yuvaları

Florida’da yaşayan dişi bir timsah türü, yumurtaları için çok farklı bir yuva hazırlar. Önce çürümüş bitkileri çamurla karıştırır ve bu bitkilerden yaklaşık 90 cm. yüksekliğinde bir tepecik yapar. Tepeciğin üzerinde bir çukur oluşturur ve bu çukurun içine birkaç düzine olan yumurtalarını yerleştirir. Yumurtaların üzerini ise yine topladığı bitkilerle örterek yuvasını tamamlar.

Terzi Kuşlarının ‘Diktikleri’ Yuvaları

Hindistan terzi kuşunun gagası bir dikiş iğnesi gibidir. İplik olarak kullanmak üzere örümcek ağından ipek, tohumlardan pamuk ve ağaç kabuklarından da lif elde eder. Yuvasını dikmek için halen bir ağaca bağlı olup gelişmekte olan yaprakları seçer ve kenarları üst üste gelecek şekilde bu yaprakları çekerek şekle sokar. Bunun ardından sivri gagasıyla her bir yaprağın kenarına bir delik açar. Topladığı örümcek ağı veya bitki liflerini bir terzinin iğne iplik kullanması gibi gagasıyla deliklerden geçirir ve düşmelerini engellemek için her ilmiği düğümler. Aynı işlemi diğer uçta da yaparak iki yaprağı birbirine “dikmiş” olur. Daha sonra kuş bu keseyi çimlerle doldurup döşer. Ayrıca bu yapraklarla kaplı kesenin içinde, dişisinin yumurtalarını koyacağı gizli bir yuva daha diker.

Deniz Altının Mimarları

Kuzey Amerika ve Avrupa boyunca gölcük ve nehirlerde bulunan erkek dikenli balıklar, birçok canlınınkinden çok daha özenle hazırlanmış yuvalar yaparlar. Bu balık türü, su bitkilerinin parçalarını toplar, böbreklerinden salgılanan yapışkan bir sıvıyı fışkırtarak bitki parçalarını birbirlerine yapıştırır. Yuvaya uzun düzgün bir yığın biçimi vermek için çevresinde sürtünerek yüzer. Sonra bu yığının ortasından hızla geçerek, ön ve arka girişi olan ve arasından suyun aktığı bir tünel oluşturur. Bu mucizevi işlemlerden sonra hayranlık uyandıran yuvasını inşa etmiş olur.

Canlılardaki Yuva Bilinci Rabbimiz’in İlhamıdır…

Bir düşünün; mimarlık bilgisi olmayan, hayatında hiç inşaat yapımında çalışmamış biri; ortada ne malzeme, ne inşaatı nasıl yapacağını anlatan biri, ne de inşaatın planı varken, kendi kendine kusursuz bir bina inşa edebilir mi? Elbette ki hayır. İnsan bilinçli ve akıl sahibi bir varlık olmasına rağmen ondan böyle bir şeyi beklemek dahi oldukça zordur. Ancak her canlı, doğduğu andan itibaren kendi türünün kullandığı yuvanın kurulması ile ilgili tüm bu bilgilere sahiptir.

Bir canlı türü, dünyanın neresinde olursa olsun yuvasını aynı şekilde inşa eder. Bu, canlıların yuvalarını inşa etme yöntemlerini rastgele elde etmediklerinin, onlara bu bilgilerin ve yeteneklerin tümünü tek kudret sahibi olan Yüce Allah’ın verdiğinin açık delillerinden yalnızca biridir.

Kuran’da “… Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.” (Nahl Suresi, 68) ayetiyle balarısına yuvasının yerini ilham ettiğini bildiren Yüce Allah, balarısında olduğu gibi canlıların tamamına yuvalarının yerini, inşaat tekniğini, kullanacağı malzemeleri ilham etmektedir. Unutulmamalıdır ki müminler için, doğada sayısız yaratılış delilleri sergilenmektedir. Yüce Allah, yarattıkları ile ilgili olarak bir ayette şöyle buyurmaktadır:

“(Bunlar,) ‘İçten Allah’a yönelen’ her kul için ‘hikmetle bakan bir iç göz’ ve bir zikirdir.” (Kaf Suresi, 8)

Ergunca

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir