Milli Mücadele’de Gizik Duran ve Faaliyetleri

Yayım tarihi:

Gizik Duran arkadaşlarına;

Ben ateş etmeden hiç biriniz ateş etmeyin”, emrini verir. Ermeni kâfilesi menzile girdikten sonra ateş açılır ve düşman birlikleri tamamen imha edilmiştir. Silah, mühimmat ve altın paralar ele geçirilmiştir. Alınan silahlar millî kuvvetlere dağıtılmıştır. Bu olayda Gizik Duran’ın eşi Şerife hanıma tecavüz eden, Ermeni Teğmen Misak’ta öldürülmüştü. Gizik Duran namusunu kirleten Ermeni subayı da böylece cezalandırmıştır.

Bu olay Kozan’da hemen duyulmuştu. Fransız kuvvetleri bölgede geniş çaplı bir arama ve denetim faaliyetine girmişlerdi. Feke ve Saimbeyli taraflarının kendisi için tehlikeli olacağını düşünen Gizik Duran, derhal Pungu (Kılıçkaya) köyüne geri dönmüştür.

Bu arada Fekeli Cezmi, Kozan’daki Türk jandarma komutanı Ali Saip’i (Supi) Millî Mücadele tarafına katılmaya razı etmiştir. Daha sonra Osman Tufan Bey ve diğer erkânın da huzurunda Ali Saip Fekeli Cezmi sayesinde Kuvây-ı Milliye katılmıştır.

Ali Saip “Namık” takma adını kullanarak ve eşinin el yazısı ile yazdığı bilgileri Fekeli Cezmi aracılığı ile Develi’ye ulaştırıyordu. Millî Mücadele tarafına geçtiğini Fransızların öğrenmemesi için çaba gösteriyordu. Fransızlar nice zaman sora durumu öğrendiler, ancak Ali Saip’de Urfa’ya gönderildi. Burada büyük hizmetleri olmuştu.

Develi’den hareket eden Kamberli Osman, Develi, Yahyalı havalisinden ve Feke’nin köylerinden topladığı 600-700 kadar kişi ile Rumlu Nahiyesi’ni Fransız kuuvetlerinden geri almıştı. Bu olay Doğan Bey’i çok sevindirmişti.

Doğan Bey bu hareketi yakından takip etmeye başlamıştı. Artık sıra Kozan ile Saimbeyli arasında bağlantını kesilmesi açısından önemli olan Feke’nin alınmasına gelmişti. Kamberli Osman’ın emrindeki kuvvetler toplam 850-1000 kişi kadar olmuştu. Gizik Duran’da müfrezesiyle birlikte Pungu’da Kamberli Osman’a katılmıştı. Kamberli Osman kararlı ve cesur davranışlarıyla Türk köylülerini galeyana getiriyordu.

Kamberli Osman, Feke’deki Fransız ve Ermeni komutanlara haber göndererek;

Feke’nin on beş bin kişi tarafından kuşatıldığını, en ufak bir mukavemet karşısında bütün Fransız ve Ermenilerin yok edileceğini, yarım saat içinde kayıtsız şartsız teslim olmalarını” söylemişti.

Telgraf hatları da kesilmişti. Kozan ile bağlantı dahi kuramayan Ermeniler Feke’yi terkederek Koza’a doğru kaçmışlar ve Feke’de ancak yetmiş-seksen kadar Ermeni kalmıştı. Feke’ye 10 Mart 1920 ‘de Türk birlikleri girmişler ve kalan Ermeniler tutuklanmış, resmi binalar ve daireler ele geçirilmiştir. Feke on beş ay kadar Fransız işgalinden sonra kurtarılmış ve Fransız bayrağı indirilip yerine Türk bayrağı çekilmiştir.

Develi’den çıkarak harekete geçen Millî kuvvetler, Feke’den sonra Saimbeyli’nin (Haçın) ele geçirilmesinin gereğine inanmışlardı. Kemal Doğan Bey aldığı emirler çerçevesinde kuvvetlerini gerektiği gibi bölük ve müfrezelere ayırmıştı.

Kemal Doğan Bey Yeşiltepe adını verdiği Yellibelen’de karargâhını kurmuştu. Saimbeyli kuşatması 16 Mart 1920’de başlamıştı. Bu arada Doğan Bey’in isteği üzerine Osman Tufan Paşa, Kozan’ı kuşatmıştı. Burada Kozan ve Saimbeyli eş zamanlı olarak kuşatılmıştır. Bundan maksat, Fransız ve Ermeni işgal kuvvetleri aynı anda karşılıklı olarak destek yada takviye birlikleri gönderemesilerdi.

Fransızlar, çok önem verdikleri Saimbeyli’ye yıl boyunca silah ve cephane yığmışlardı. İşgal kuvvetleri 400 ton yiyecek 2000 kamavor göndermişlerdi. Fransızlar ve Ermeniler bölgeye gelebilecek saldırı hareketini Maraş tarafından bekliyorlar ve Mağara Bucağı’nda tedbirler alıyorlardı.

Bu dönemde Kayseri-Develi tarafından bir saldırı beklemiyorlardı. Mağara Bucağı’nda Ermeni yoktu, Doğanbeyli köyünde ise yarı yarıya Ermeni bulunuyordu. Şar köyü ise tamamen Ermeniler ile meskundu.

Millî kuvvetler, Ermeni çetelerinin aldığı tedbirleri bozmak için öncü kollar çıkardılar. Mağara’ya çıkmakla görevli Hasan Seklikoğlu kuvvetlerinin öncü kolunun vurucu gücü Gizik Duran müfrezesi idi. Kendisiyle beraber elli altı kişiydiler.

Gizik Duran Çatalçam’a geldikten sonra Doğanbeyli köyüne posta çıkardı, ancak durumdan haberdar olan Ermenilerin çoğu Saimbeyli’ye kaçmışlardı. Gizik Duran gece yarısı müfrezesi ile yola çıktı. Doğanbeyli köprüsünü geçerek, nöbetçi Ermenileri öldürmüşler ve 19 Mart 1920’de Doğanbeyli köyüne giren Gizik Duran köyde kalan Ermenileri tutuklamıştı.

Doğanbeyli köyünün Türklerin eline geçtiği Saimbeyli’de duyulunca, Ermeni Cebeciyan kırk kadar kamavor (fedaî) ile Dallıçam’a kadar gelmişse de, Gizik Duran adını duyunca köye giremedi.

Gizik Duran bu Ermenileri kovaladı ise de yakalayamadı. Gizik Duran’ın çalışmaları ile bölgede oluşturulan Ermenilerin ileri savunma hattı dağıtılmıştır. Bölgedeki köyler diğer Türk öncü kollarının da başarılarıyla tamamen Türklerin eline geçmiştir.

Mağara Bucağı ve çevresindeki köyler geri alınırken, çevredeki bütün Ermeniler sadece Şarköy ve Saimbeyli’de toplanmışlardı. Doğan Bey, Gizik Duran tarafından kurtarılan Doğanbeyli (Urumlu) köyüne karargâhını kurarak, Haçin ve Şar’ı kuşatma altına almıştır.

Sarp ve kayalık bir yerde kurulmuş olan Haçın harekâttan önce 4800 hanesi ve 30000 kadar nüfusu olan ve Ermenilerin en kalabalık olduğu bir yerdi. Haçın’da toplanmış 7000 Ermeni silahlı kuvvetlerinin başı olan Terziyan Aram:

Yakında atımın dizginlerini Kayseri’de çekeceğim, büyük intikam günü geldi”, diyordu.

Bu sırada bölgenin en büyük millî müfrezesini oluşturan Yahyalı’da 1000 kişilik bir gönüllü müfrezesi daha oluşturuldu. Silahlar Niğde’deki II. Tümen tarafından sağlanıyordu. 5 Nisan 1920’de Türk kuvvetlerinin durumu 1400-1600 Kuvây-ı Milliye ile 200 kadar piyade ve katıra bindirilmiş bölük olarak toplamı 2000 kişiyi geçmemekteydi.

Ermeni kuvvetleri ise toplamı 15000 kişiden ibaret olup, 5000 silahlı, 1000 kadar atlı ve ellerinde sekiz makinalı tüfek bulunmaktaydı. 6 Nisan 1920’de taarruz başladı. Niğde ve Kayseri’den cephane yardımı yapılmaktaydı. Bu arada Kozan Kadirli, Feke, Develi, Yahyalı, Pınarbaşı, Göksun, Tomarza havalisinden yüzlerce gönüllü Türk millî kuvvetlerine yardım için Haçın’a koşuyorlardı.

Konu daha kolay okuyabilmeniz için sayfalara ayrılmıştır. İsterseniz aşağıdan sayfa seçimi yapabilir veya bir sonraki sayfaya buradan devam edebilirsiniz.  Sayfa 7

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 21 Kasım 2021 Kerim Usta

Bu Konu Kerim Usta tarafından Yayımlandı.

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir