Milli Mücadele’de Gizik Duran ve Faaliyetleri

Yayım tarihi:

Bu durum Türk halkını teşvik bakımından heyecanlandırdı. Gizik Duran Saimbeyli kuşatmasında da yer aldı ve çok önemli katkıları olmuştur. 3 Temmuz 1920’de kurtarılan Şar köyü savaşlarında başarılı hizmetleri görülmüştür.

Gizik Duran ve arkadaşlarının Millî Mücadele tarafına geçmesi ve komutanlığın emrine girmiş olduğu, Fransız ve Ermeniler tarafından hemen öğrenilmişti. Fransızların Kozan askerî mutasarrıfı Taillardat (Tayyarda), Develi kaymakamı Âtıf Bey’e bu konu ile ilgili telgraf çekmiştir:

Develi Kaymakamlığına

Feke ve Haçın havalisinde eşkıyalık yaparak bir çok mal ve can kaybına neden olan Gizik Duran ve arkadaşlarının Kaza’nıza sığındıkları haber alınmıştır. Bunların tutuklanarak en yakın karakolumuza teslim edilmeleri. Kozan Askerî Mutasarrıfı Taillardat”.

Bu telgrafı alan Âtıf Bey ise, Gizik Duran ve arkadaşlarını, teslim etmenin mümkün olmadığını biliyordu. Çünkü bu kişiler komutanlığın emrinde bulunan yegâne silahlı güç idi. Bu kişilere karargâhın ihtiyacı vardı. Bu nedenle Âtıf Bey kendisine bu hususta yapılan baskılara boyun eğmeyecektir. Tailladart’tan gelen telgrafa şu cevabı vermiştir:

Kozan Askerî Mutasarrıflığına,

Yapılan tahkikat neticesinde Kaza’mıza ilticâ etmiş hiçbir eşkıyanın mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Mâlumat verilir. Develi Kaymakamı Âtıf”. Develi Kaymakamı’nın cevabını yeterli bulmayan, Gizik Duran ve arkadaşlarının Develi’de olduğunu bilen Taillardat ise, hareketin büyümesinden endişe ederek bizzat kendisi bölgeyi denetlemeye çıkmıştır. Yanında Kozan Jandarma Komutanı Ali Saip ve yüz kişiden fazla bir askerî kalabalıkla Develi’ye bağlı Çataloluk köyüne kadar gelmiştir. Fransız Tailladart, Kaymakam Âtıf Bey’e Veysel Çavuş adlı bir Türk jandarma ile şu mektubu göndermiştir:

Develi Kaymakamlığına,

Mıntıkamızdan firar eden eşkıyaların Kaza’nızın Pungu köyüne yerleştirildiği, hükümet ve zabıta kuvvetlerinin müsamahası ile eşkıyalığa devam ettiği anlaşıldı.

Yarın akşama kadar bu eşkıyalar tarafımıza teslim edilmediği takdirde Mondros Mütarekesi’ne istinâden Develi Kazası’nın işgal altına alınacağını bildiririm. Durum İstanbul hükümetine de yazılmıştır. Çataloluk köyünde Fransız İşgal Kuvvetleri Kumandanı Kozan Askerî Mutasarrıfı Taillardat”.

Fransız komutanın mektubu çok sert bir üslup ile yazılmıştı. Develi’yi işgal etmekle tehdit ediyordu. Develi kaymakamlığında bir toplantı yapılarak aynı üslupta sert bir cevap verilmesi kararlaştırıldı. Veysel Çavuş’a;

Develi hakkında atıp tutması, duyumlarına göre yakında Kozan’ı kurtarmak üzere askerî hazırlık yaptıkları” gibi, propaganda dolu sözler sarf etmesi belirtilerek bir de mektup verilmiştir.

Çataloluk Köyünde Kozan Askerî Mutasarrıfı Yüzbaşı Mösyö Taillardat’a; Bahsettiğiniz eşkıyalardan hiçbirisi Develi mıntıkasında değildir. Bunların sizin mıntıkanızda ve Torosların sarp yerlerinde barındıklarını haber almaktayız.

Hükümetimiz ve zabıtamız, eşkıyaları himaye etmek şaibesinden münezzehtir. Mondros Mütarekesi’ne dayanarak Develi’nin işgal altına alınacağına dair olan mektubunuzun son bölümüne karşı şu hakikatı bildirmekle müftehiriz.

Develi halkı tamamen silahlıdır. Herhangi bir işgal ve tecavüze karşı koyma azmindedir. Bu yüzden doğacak mesuliyetin şahsınıza ait olduğunu şimdiden belirtirim. Develi Kaymakamı Âtıf”.

Gelen mektubu okuyan Taillardat, mektubun çok sert bir üslup ile yazılmış olmasından kuşkulandı. Veysel Çavuş’tan aldığı bilgilerden sonra, bölgenin kendisi için güvenli olmadığını da anlayarak derhal Kozan’a doğru hareket etmiştir. Develi’deki gelişmeleri duyan Gizik Duran’ın kendisinden intikam alacağı korkusuyla Ali Saip, Develi’de bulunan komutanlar ile temas için fırsat kollamaya çoktan başlamıştır.

Gizik Duran’ı cezalandıramayan Ermeniler ise, sık sık müfreze çeteleri ile Cumhurlu (Kötün) köyü halkını baskınlar yaparak rahatsız ediyorlardı. Gizik Duran’ın akrabaları ve köyün ileri gelenleri falakaya yatırılıyor, suçsuz yere insanlara işkenceler yapılıyordu. Bu arada Gizik Duran’ın tâkibine Kozan jandarmasından Ermeni asıllı Teğmen Misak görevlendirildi. Gizik Duran’ı mutlaka yakalayacağını söylüyordu. Teğmen Misak bir gece yarısı Cumhurlu köyünü basarak, Gizik Duran’ın evine girip eşi Şerife hanıma tecavüz etti. Bu utanç verici olay yüzünden Şerife hanım intihar etmiştir. Ermeniler, Gizik Duran’ı yakalamak için her yolu denemişlerdir. Çünkü Gizik Duran ve arkadaşları gözü kara, yiğit ve vuruşkan insanlardı.

Gizik Duran ve arkadaşlarının Develi karagâhı tarafından muhafazası üzerine, gelen tepkiler de göz önüne alınarak, bu milis kuvvetlerin düşman işgal sahasına girmelerine karar verilmiştir.

İşgal sahasında Ermenilerin Türklere yaptığı zulmü önlemek ve işgal bölgesi hakkında bilgi toplamak görevini yürüteceklerdi. Bu arada Develi İstiklal Komitesi, Ali Saip’i yakalamak ve Türkler aleyhine faaliyet yapmayacağına dair yemin ettirerek, etkisiz hale getirmek üzere Gizik Duran’ı görevlendirmişti. Ali Saip, eğer yemin etmezse öldürülecekti.

Kozan İşgal Kuvvetleri Komutanı, Haçın’da bulunan Ermenilere yardım için silah, cephane ve para göndermek üzere, başlarında bir Fransız subayı bulunan otuz-kırk kişilik bir askerî birliği yola çıkarmıştır.

O tarihlerde Feke Kazası Belediye başkanı olan Cezmi Bey, bu silahların Haçin’e ulaşması durumunda tehlikeli olacağını düşünerek, on beş kadar adamıyla dağda bulunan Gizik Duran’a haber vermiştir.

Gizik Duran arkadaşlarıyla durumu görüşür ve Bozat Gediği denen yerde pusu kurar. Bir müddet sonra Teğmen Misak’ında bulunduğu Ermeni Kamavorlar korumasındaki silah ve cephane yüklü kafile gelmiştir.

Konu daha kolay okuyabilmeniz için sayfalara ayrılmıştır. İsterseniz aşağıdan sayfa seçimi yapabilir veya bir sonraki sayfaya buradan devam edebilirsiniz.  Sayfa 6

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 21 Kasım 2021 Kerim Usta

Bu Konu Kerim Usta tarafından Yayımlandı.

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir