Mescid-i Haram Hakkında Bilgi


Son Güncelleme Zamanı:

KABE

Müslümanların kutsal mekanlarındandır. Dünyada yapılan ilk mabet(ibadethane)tir.

İslamiyet, üç şehri kutsal kabul etmektedir. Bu şehirler Mekke, Medine ve Kudüs’dür. Kabe, Mekke’de yer almaktadır. İlk olarak Adem tarafından yapılmıştır. Nuh tufanından zarar gördüğü için İbrahim ve oğlu İsmail tarafından tekrar yapılmıştır. Mescid-i Haram’ın tam ortasında yer almaktadır. Kabe’nin etrafını halen çevirmekte olan Kâbe yüksekliğini aşmayan kubbeli yapı (revaklar) II. Selim zamanında yapılmış planlarını Mimar Sinan hazırlamıştır. Müslümanların Namaz ibadetleri sırasındaki yöneldikleri kıbledir. (Hanefi mezhebi’ne göre Kâbe ve onun üzerinden semaya doğru olan boşluk da kıbledir, Şafii mezhebi’ne göre sadece Kâbenin bina kısmı kıbledir.

Kâbe’nin geniş duvar yapısı bir küp biçimindedir.
Duvarlarında kullanılan taşlar Mekke tepelerindeki granit taşlardır.
Tavanı ahşaptandır.
Kâbe, kuzeydoğu duvarı 12.63; kuzeybatı duvarı 11.03; güneybatı duvarı 13.10; güneydoğu duvarı 11.22 ve yüksekliği 13 m olan 145 m² alan üzerine kurulmuştur.

Kâbe’nin küresel yer bulma sistemindeki yeri 21°25′24″N, 39°49′24″E.
Kâbe’nin yapısı sade fakat heybetlidir. Üzerindeki örtü ipekli bir kumaştan dokunmuş olup, üzerine Kelime-i Şehadet işlenmiş, çatıya yakın kısmında çevresine altın işlemeli bir şerit geçirilmiş; kemer biçiminde olan bu şeritte de Kur’an ayetleri işlenmiştir.

Mescid-i Haram (Arapça: المسجد الحرام): Kâbe’nin de içinde bulunduğu alanı çevreleyen büyük mescide “Mescid-i Haram” denilmektedir. “Hürmetli Mescid” anlamına gelen bu ifade Kur’an’da 16 ayette yer almaktadır.

Mescid-i Haram’ın doğu köşesine işaret taşı olarak farklı renk ve özelliğe sahip olan siyah taş demek olan ”Hacer-ül Esved” yerleştirilmiş ve gümüş bir çerçeveyle çevrilmiştir. Bu taşın İbrahim’den günümüze kadar gelen bir hatıra olduğu kabul edilir.

Kâbe, İbrahim ve İsmail’den sonra birçok değişikliklere maruz kalmıştır. Çeşitli dönemlerde kısmen ya da bütünüyle yeniden inşa edilmiş ve günümüzdeki haline ulaşmıştır. Şu anda Kâbe, Mescid-i Haram ile birlikte toplam 361.000 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır.

Kâbenin birçok ismi vardır. Bunlar; Beytullah, Mescidü’l-Haram, Kabe-i Muazzama vs.
Kâbe’nin kelime anlamı: Sözlükte dört köşeli veya küp şeklinde olmak anlamlarındaki ka’b kökünden gelen Kâbe “Küp şeklinde nesne” demektir.
Kâbe’ye Allah’ın evi denmesinin sebebi: “Bir zamanlar Kâbe’nin yerini İbrahim’e şu şekilde hazırlamıştık: Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, orada (kıyama) duranlar, rükû edenler ve secdeye varanlar için evimi tertemiz et.” (Hac Suresi 26)
İlk olarak Hz. Âdem’den de önce melekler tarafından yapıldığına inanılmaktadır.

Kâbe’nin fiziksel özellikleri ve konumu:
Duvarlarında kullanılan taşlar Mekke tepelerindeki granit taşlardır.
Tavanı ahşaptandır.
Yeryüzünde yapılmış ilk mescit ve ilk binadır.
Kabe’nin köşeleri yaklaşık olarak dört ana yönü gösterir. Köşelerden her birinin ayrı ismi vardır. Doğu köşesine Hacer’i Esved veya Şarki, kuzey köşesine Iraki, batı kçşesine Şami, güney köşesine de Rükn-i Yemani denir.
Kâbe’nin içinde ne var?
Kâbe’nin duvarları siyah taşlardan yapılmıştır. 25 cm yükseklikte ve 30 cm kadar çıkıntılı bir mermer kaide üzerinde bulunmaktadır.
Kâbe’nin içinde tavana çıkmak için bir merdiven ve üç ağaç sütun bulunmaktadır.
İç duvarlar ve yerler mermer kaplıdır.
Tavanda altın ve gümüş kandiller asılıdır.
Yerden 2 metre kadar yükseklikte altın kapısı vardır.
Kanuni Sultan Süleyman tarafından tavanı onarılan Kâbe, beşinci onarımını I. Ahmet döneminde görmüş, IV. Murat döneminde çıkan sel baskını sonucunda üç cephesi yıkılmış ve yine aynı padişah tarafından onarılmıştır.

Kâbe ilk binasında yüksekliği 9 zira (4,32m.) idi ve yere bitişik iki kapısı vardı. Biri doğuda diğeri ise batıda idi. İbrahim a.s.binasında çatısı yoktu ve kapılara da açılıp kapanan kanat koymamıştı.
İçine de hediyeler koymak için bir kuyu kazmıştı. Kâbe’nin içi ve dışı zaman zaman tamirat görmüştür.
Kabenın yüksekliği her inşa edilişinde değişmiştir.
İbrahim a.s. zamanında 4,32 m.
Kureyş’in yapısında 8,64 m.
Abdullah b. Zubeyr yapısında 12,95 m idi.
Abdulmelik b. Mervan bu yüksekliği daha sonra korumuştur.
Kâbe şimdiye kadar 12 defa bina edilmiştir.
Kâbe ilk inşaasından bu güne kadar 12 defa yeniden inşaa edilmiştir.
Meleklerin inşaası (Adem A.S.dan önce yapılmıştır.)
Âdem a.s. inşaası
Şit a.s.inşaası (Bu bina Nuh A.S.Tufanında yıkılmıştır.)
İbrahim a.s.inşaası
Amelika’nın inşaası
Cürhümlülerin inşaası
Kusay’ın inşaası
Abdul Muttalip inşaası
Kureyş’in inşaası
Abdullah bin Zubeyr’in inşaası
Haccac’ın inşaası
Sultan Murad’ın inşaası
Kâbe Örtüsü (Sitare veya Kisve)
Kâbe örtüsüne verilen addır. Kabenin tamamını kuşatan bu örtü siyah ibrişimden yapılır. Üzeri Altın yaldız sırma yazılarla tezyin edilir. Kâbe’yi örtmekten amaç onun yüceliğini ilan etmektir, onu takdis etmektir.
Kabeye ilk örtü giydiren hakkında çok değişik rivayetler vardır. bunlardan doğruya en yakın olanı İsmail A.S.dır. İbrahim A.S. Kâbe’yi örtmediğinde ittifak vardır. Bazı rivayetlerde peygamberimizin dedelerinden Adnan b.ud ün Kâbe’yi ilk örten kişi olduğu belirtilmektedir. Kabe İsmail a.s. dan sonra hiç bir devirde örtüsüz bırakılmamıştır. Her milletçe bu iş salih amel olarak addedilmiştir.
Tarihte Kâbe’yi örtme işi değişik kabileler tarafından yardımlaşarak yapılmıştır. İlk olarak tek başına Ebu Rabia b.Abdullah örtmüştür. Yine Abdulmuttalib’in zevcesi Netile bt. Hubab (Abbasın annesi) rivayet edildiğine göre; oğlu Abbas kaybolur, bulunursa kabeyi kendi balına örteceğini nezr eder. (Adar) Oğlu bulununca da bu nezrini yerine getirir. Böylece tarihte tek başına Kâbe’yi örten ilk kadın o olur.
Hz. Ömer zamanında ilk olarak Kâbe beyt-ül maldan örtülmüştür. Bundan sonra Kâbe örtüsü hükümetlerin sorumluluğunda olmuştur. Yine ilk olarak Hz. Ömer r.a. kabe örtüsünün Mısırda dokunmasını emretmiştir. Hz. Osman da bu kararlara sadık kalmış ancak senede iki defa dokunmasını emretmiştir.
Kâbe’nin örtüsü üç bölümden meydana gelmektedir. Kâbe’nin dış örtüsü, iç örtüsü (astar) ve kuşak bölümü. Bunların hepsi şu anda Mekke’de bulunan Kâbe örtüsü fabrikasında dokunmaktadır.
Kâbe kapısının İlk nakışlı örtüsü 810 h. 1407 m. yılında dokunmuş ve örtülmüştür

Kâbenin kapısı
İbrahim (a.s.)’in inşa ettiği Kâbe’de, yerle aynı hizada tek bir kapı mevcuttu.
Kureyş, Kâbe’yi yeniden inşa ederken Ebu Huzeyfe b. el-Muğire’nin teklifi doğrultusunda, kapı yerden yüksek tutulmuştur.
Abdullah b. Zübeyr’in inşasında Kâbe’de, kapı tekrar yer seviyesinde tutulmuş ve buna ilâve olarak Kâbe’nin batı tarafında Rükn-i Şâmî ile Rükn-i Yemânî arasında bir başka kapı daha yapılmıştır.
Haccâc döneminde kapı tekrar Kureyş’in inşa ettiği şekle iade edilmiş ve batı tarafındaki kapı kapatılmıştır.
Şu an mevcut kapı ise, saf altından yapılmış olup, Kral Halid b. Abdulaziz tarafından yaptırılmıştır.

KABE’nin anahtarı bu ailenin elinde
Hz. Muhammed ((S.A.V))’in de mensubu olduğu Kureyş Kabilesi’nden Es Sidane Seybe ailesi Kâbe’nin anahtarı ve her yıl örtüsünü değiştirme şerefini elinde bulunduruyor.

Ergunca

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir