Kızınıza Düşündüğünüz İsimler

Yayım tarihi

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 23 Mart 2021 Kerim Usta

İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti
İREN: Özgür, serbest
İSMİHAN: Hükümdar ismi
İYEM: Güzellik,iyilik.
İZEL: El izi anlamında
İZEM: Büyüklük, ululuk
İZGİ: Güzel, adaletli, zeki
İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında
A-B-C-Ç-D****E-F-G-I-İ-J****K-L-M-N-O-Ö-P-R****S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z

J

JALE: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları
JALENUR: Parlayan,ışıldayan çiğ,Kırağı, şebnem.
JANSET : Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi)
JANSELİ : Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi)
JÜLİDE: Dağınık,karmakarışık. Saçı dağınık

K

KADER : Hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanan.
KADER: Alınyazısı,yazgı. Talih.
KAMELYA: Pembe,kırmızı,beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi.
KAMER: 1. ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında
KAMURAN: İstediğine ulaşmış,mutlu.
KAMİLE: Tam,eksiksiz. Kemale ermiş. Bilgin,bilgili.
KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya`nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan
KARANFİL: Kokulu bir çiçek.
KARDELEN: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi
KARMEN: Parlak kırmızı.
KAYRA: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; İhsan, lütuf
KAİNAT: Var edilen şeylerin hepsi, yaratılanlar
KERİMAN : Kerimin çoğulu, keremi bol, cömert.
KERİME: Cömert. Ulu,büyük. Kız çocuk.
KEVSER : Maddeten ve mânen çok, nesli kalabalık. Cennetteki meşhur havuz.
KEVSER: Cennette bulunduğuna inanılan su.
KEZBAN : Ev kadını.
KISMET : Talih, nasip, kader.
KIVANÇ: Sevinç
KIVILCIM: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası
KIZILTAN: Kızıl renk almış tan
KUDRET : Kuvvet, takat, güç, varlık, ehliyet, kabiliyet.
KUMRU: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş
KUMSAL: Kumla örtülü deniz kıyısı
KUTAN : Kutlu, kutsal, mutlu.
KUTAY: Kutlu,uğurlu ay
KUTSAL: Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kimse
KUZEY: Bir yön
KUĞU: Beyaz tüylü bir su kuşu
KÖSEM: Sürünün önünden giden,yol gösteren koç. Cildi temiz,pürüzsüz.
KÜBRA : En büyük en azametli.
KÜNDEM : İtaatli, saygılı.

L

LAL: Parlak, koyu kırmızı renkte olan
LALE: Çan biçiminde bir çiçek
LALEHAN: Lalelerin sultanı.
LALEZAR: Lale yetiştirilen yer,lale bahçesi.
LAMIHA : Parlayan, parıldayan, parlak.
LAMİA: Parlayan, parlak.
LATİFE: Yumuşak,hoş,güzel,nazik. Güldüren güzel söz,şaka.
LEMA: Parıltı,parlayış.
LEMAN: Parlama,parıltı,titrek.
LEMİS: Dokunma,elleme.
LERZAN . Titreyen, titrek.
LETAFET : Latiflik, hoşluk, yumuşaklık.
LEYAN: Parlayan,parlayıcı. Konfor. Lüks hayat.
LEYLA: Saçları siyah olan kadın, Karanlık gecede görülen ışık, Uzun ve karanlık gece.
LEYLİFER: Gece ışığı
LİLA: Açık eflatun

M

MAHPERİ: Güzeller güzeli.
MAHPEYKER : Ay yüzlü parlak ve nur yüzlü.
MAHRU : Ay gibi parlak yüzlü.
MAHİNEV : Yeni doğmuş ay.
MAHİRE: Hünerli,becerikli.
MAHİYE : Aylık.
MAKBULE : Kabul olunmuş, beğenilmiş.
MANOLYA: Bir süs bitkisi
MARAL : Dişi geyik.
MARAL: Dişi geyik
MAVİSU: Deniz
MAYDA : Narin ince yapılı.
MAYIS: Bir bahar ayı
MAİDE : Kurulmuş hazır sofra.
MAİDE: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek, ziyafet
MEBRUKE: Kutlu kadın (“mübarek kelimesinin dişisi”)
MEBŞURE : Yüzü güzel, endamlı.
MEDİHA: Övülen,beğenilen,sevilen kadın.
MEFHARET : İftihar eden.
MEFKURE : Ulaşılmak istenen en yüce amaç.
MEHLIKA : Ay yüzlü.
MEHPARE : Ay parçası.
MEHPARE: Ay parçası gibi güzel.
MEHTAP : Ay ışığı.
MEHTAP: Ay ışığı,dolunay.
MEHVEŞ : Ay gibi güzel.
MEHVEŞ: Ay gibi güzel kadın
MEHİR: Ay parçası
MELAHAT : Güzel yüzlü.
MELDA : İnce ve taze.
MELDA: İnce ve taze bedenli
MELEK : Masum, halim selim.
MELEK: Allah katında bulunan ruhani varlıkların her biri; Pek güzel, yumuşak huylu ve masum (mecazi)
MELIS : Bal arısı.
MELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yel
MELİHA: Güzel,şirin,sevimli.
MELİKE: Kadın hükümdar,padişah eşi.
MELİS: Bal, bal arısı
MELİSA: Oğul otu
MENEKŞE: Mor beyaz renkli, kokulu, yuvarlak yapraklı bir çiçek
MENFUSE : Pek hoş, çok hoşa giden, en güzel.
MERAL: Dişi geyik,ceylan.
MERCAN: deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türü
MERIÇ : Ege denizine dökülen nehir.
MERVE : Kâbe yakınındaki küçük bir tepe.
MERVE: Mekke`de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı
MERYEM: İsa peygamberin annesinin adı, dinine bağlı.
MERZE: Mercan.
MERİÇ: Bulgaristan`dan çıkıp Edirne
MESADET : Mutlu.
MESTİNAZ : Süzgün bakışlı.
MEVHIBE : Bahşiş, ihsan, bağış.
MEYSERE : Zenginlik, rahatlık.
MEYYAL: Meyleden,aşırı istekli. Fazlaca eğilen. Eğik.
MISRA: Manzumenin satırlarından her biri,dizeler.
MİHMAN : Misafir.
MİHRİBAN: Dost,sevgili,Seven. İyi yürekli,güler yüzlü.
MİHRİCAN: Dost,sevgili. Sonbahar.
MİHRİGÜL: Güler yüzlü,dost,sevecen,güzel.
MİHRİMAH : Güneş ile ay.
MİHRİNAZ: Çok nazlı.
MİHRİNUR: Güldüğünde ışıklar saçan.
MİMOZA : Yaprağına dokununca toplanan bir çiçek.
MİNA: Mine. Liman. Şişe,cam,billur. Şarap şişesi.
MİNE: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası; Şişe, cam, billur sırça
MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan
MİRCAN: Güneş gibi aydınlık.
MUALLA : Yüce, yüksek.
MUATTAR : Güzel kokulu.
MUAZZEZ : İzzet ve şeref sahibi, değerli.
MUHABBET : Sevgi.
MUHADDERE : Namuslu, iffetli, örtülü müslüman
MUKADDER : Alın yazısına inanan.
MUKADDES : Mübarek, temiz.
MÜBECCEL : Yüceltilmiş, büyütülmüş, tebcil edilmiş.
MÜBERRA : Temize çıkarılmış, açıkca belirtilmiş.
MÜBEYYEN : Açıklanmış ortaya çıkarılmış.
MÜBEŞŞER : Müjdelenen, iyi haber verilip sevindirilen.
MÜGE: İnci çiçeği
MÜJDE : İyi haber sevinçli haber.
MÜJDE: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış
MÜJGAN : Kirpikler.
MÜJGAN: Kirpikler.
MÜJGEN : Kirpik
MÜNEVVER : Aydınlatılmış, kültürlü ve bilgili, aydın.
MÜNTEHA : Netice, son yer.
MÜRÜVVET : İnsanlık, mertlik, sevinçli günlerini görme.
MÜŞERREF : Şerefli kılınmış.
MÜVEDDET : Sevgi, dostluk, muhabbet.
MÜYESSER : Kolayca yapılan nasip olan.
MÜZEHHER : Çiçekli, çiçek açmış, çiçeklenmiş.
MÜZEYYEN : Süslü, süslenmiş, bezenmiş, donanmış.

N

NADİDE: Az bulunur,görülmemiş. Çok değerli,eşsiz.
NADİRE: Az bulunan.
NAHİDE: Venüs gezegeni. Ergenlik çağında genç kız.
NAKŞIDİL : Gönül nakışı.
NALAN : İnleyen, ağlayan, sızlayan, figan eden.
NARİN : İnce yapılı, nazik ve kibar.
NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış
NAZAN: Cilve yapan,nazlanan,nazenin.
NAZENDE : Naz edici, nazlı.
NAZENİN : Çok nazlı, narin, ince yapılı.
NAZER: Nazar
NAZGÜL: Gül kadar güzel olan,nazlı.
NAZIKENDAM : Narin yapılı.
NAZLI(M): Naz yapan; İşveli(m), edalı(m)
NAZLIHAN: Naz yapan han anlamında
NAZİK : İnce, narin, zarif.
NAZİLE : Aşağı inen.
NAĞME: Güzel uyumlu ses, ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz
NAŞİDE: Şair,şiir okuyan ve yazan.
NEBAHAT : Şan ve şeref sahibi.
NECLA : Kız evlat.
NECLA: Evlat,çocuk. Soylu.
NEDRET : Az bulunan, ender.
NEFİSE: Çok güzel,değerli.
NEHAR : Gündüz.
NEHAR: Gündüz anlamındadır
NEHİR: Akarsu, ırmak
NEHİRE: Gereğinden fazla.
NEMIKA : Mektup.
NERGİS: Bir süs bitkisi
NERMİN : Yumuşak, nazik, kibar.
NERMİN: Yumuşak,narin,ince.
NERİMAN : Pehlivan, kahraman, yiğit.
NESLİ: Soylu.
NESLİHAN : P
NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden. Padişah soyundan gelen.
NESLİŞAH: Şah soyundan
NESRİN : Yaban gülü, mısır gülü, van gülü.
NEVA: Ses, ahenk; Güç, zenginlik, servet; Nasip; Türk müziğinde bir makam
NEVADE: Torun anlamında
NEVAL : Talih, kısmet, baht açıklığı. İhsan, bağış.
NEVBAHAR: İlkbahar, ilkyaz
NEVBAHT :Talihi yeni.
NEVBER : Yeni yetişmiş turfanda sebze, meyve.
NEVCİVAN : Taze, genç, delikanlı.
NEVEDA : Herkesten ayrı bir edası olan.
NEVESER: Türk Müziğinde Dede Efendi`nin bulduğu bileşik bir makam
NEVGECE: Yeni yeni oluşan gece
NEVGÜL: Yeni açmış gül
NEVIN : Yeni, yepyeni, yeni şey.
NEVRA: Beyaz çiçek. Işıklı olma,parlaklık.
NEVRES : Yeni biten,Yeni yetişen, genç taze.
NEVSAL : Yeni yıl.
NEVVARE : Nurlu, ışıklı, parlak, ağaç çiçeği.
NEVİNBAl : Taze yeni yetişmiş fidan.
NEVİNUR : Çeşitli görünümde ışıklar.
NEYİR: Işıklı, aydınlık, parlak
NEZAFET : Temizlik, paklık.
NEZAHET : Temizlik, paklık, iç temizliği, incelik, rikkat.
NEZAKET : Naziklik, zariflik, incelik, terbiye, edep.
NEŞE : Sevinç içinde olan.
NEŞVE: Keyif,neşe.
NEŞİDE : Ünlü mısra, beyit, manzume.
NİDA : Seslenen.
NİGAHBAN : Gözcü, bekçi.
NİGAR : Resim, nakış, resim gibi güzel.
NİHAL : Fidan, taze sürgün, genç. Fidan gibi ince yapılı.
NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan,taze sürgün.
NİHAN : Gizli, sır, örtünmesi gerekli yerleri örten.
NİL: Çivit. Mısır`da bir nehir
NİLAY: Işıklı mavi,ışıklı lacivert.
NİLGÜN: Lacivert renkli, çivit renginde
NİLÜFER : Bir su bitkisi
NİLÜFER: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi
NİRAN : Ateş, parlaklık.
NİSA: Kadın,kadınlar.
NİSAN: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı
NUR : Işık, parıltı, aydınlık, nur.
NUR: Aydınlık, parıltı, parlaklık
NURAN : Işıklı, nurlu, aydın.
NURAN: Nurlu,ışıklı.
NURAY : Ay ışığı gibi.
NURBANU : Işıklı hanım, nurlu hanım.
NURCAN: Aydınlık insan.
NURCIHAN : Cihanın nuru, kâinatın ışıklı, parlak, nurlu.
NURFER: Işık veren,aydınlatan,ferahlatan.
NURGÜL: Nur+Gül
NURGÜN: Nur+Gün
NURHAN : Aydın hükümdar.
NURHAYAT : Parlak hayat.
NURPERİ : Yüzü nur gibi parlayan peri gibi güzel.
NURPERİ: Bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan.
NURSAL: Işıksal ışıkla ilgili
NURSAY: Işık gibi say, ışık gibi bil anlamında
NURSELİ: Işık seli (yağmuru) anlamında
NURSEZA: Nura layık, ışığa, aydınlığa layık anlamında
NURTEN: Işık gibi duru tenli anlamında
NURÇİN : Işıklı.
NURŞEN : Işık gibi şen ve güler yüzlü.
NURŞİN : Çok lezzetli.
NUTİYE:Gökyüzündeki en parlak yıldız
NÜKET: Nükte, zarif, güzel sözler
NÜKHET : Güzel ve hoş koku.
NÜKTE: İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz

0

OKSAL: Ok at; Oka ilişkin
OKŞAN: Sevil,şefkat gör.
OLCA: Ganimet,bolluk.
OLCAY: Mutlu, ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih
OLGAÇ: Bilgi ve görgüde olgunlaşan
OMAY: Gözde,sevilen,beğenilen.
ONGÜL: Ön ayak olmak; İlk gül
ORKİDE: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin ortak adı
OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel
OYLUM: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı

Ö

ÖDÜL: Armağan
ÖĞÜN: Kendini yücelt. Zaman. Kez,defa.
ÖĞÜT: Tavsiye.
ÖMÜR: Yaşama süresi,hayat.
ÖNAY: Yeni çıkmış ay
ÖNGÜL: Direnen,inatçı. Kılavuz. Öncü,teşvik eden.
ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan
ÖVGÜ: Övme, övmek için söylenen söz
ÖVGÜN: Övülmüş, övülen kişi
ÖVÜNÇ: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övünç,
ÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay
ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında
ÖZDE: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan
ÖZDEN: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili
ÖZEN: Büyük hassasiyet göstermek
ÖZGE: Yabancı. İyi,güzel. Cana yakın,şakacı. Yürekli,gözü pek
ÖZGEN: Başına buyruk. Rahat. Özü geniş. Kuzu kulağı otunun filizi
ÖZGÜL: Gerçek gül, benim gülüm anlamında
ÖZGÜR: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, koşula bağlı olmayan, başına buyruk, hür
ÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; Hasret
ÖZLEN: Görme isteği uyandır, kavuşma isteği ver, seni özlesinler
ÖZNUR: Özü ışıklı,aydınlık.
ÖZNİL: Nil gibi verimli.
ÖZSU: Besleyici su, besisuyu, bitkilerin dokularında bulunan su
ÖZTEN: Güzel tenli.
ÖZÜN: Şiir. Hak edilmiş ün.

P

PAKİZE : Çok temiz, hoş ve güzel saf, iyi, lekesiz.
PAMİRA: Orta Asya`da bir yayla
PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi
PARLA: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün sanın artsın; Güzel ol, güzel görünüşlü ol
PELİN: Acı ve güzel kokulu bir bitki
PELİNSU: Pelin+Su, hem pelin hem su anlamında
PENDIYE : Öğüt veren.
PEREN : Ülker yıldızı.
PERRAN: Uçan, uçucu
PERVİN: Ülker yıldızı
PERÇEM: Kahkül
PERİ : Çok güzel, çekici.
PERİDE : Uçarak yükselmiş, rengini atmış.
PERİHAN : Peri padişahı.
PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları
PEYDA: Belli, açık, ortaya çıkmak, oluşmak
PINAR: Büyük su kaynağı
PIRILTI: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık

R

RABİA: Dördüncü.
RAHIME : Müminlere çok acıyan kadın.
RAHŞAN : Parlak, parlayan.
RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık,ışıltı.
RANA : Güzel, hoş görünen.
RANA: İyi, güzel, yumuşak, hoş
RAVZA : Bahçe, yeşilliği bol, çiçekli bahçe.
RAVZA: Sulu, su yatağı yer; Bahçe
RAYIHA : Koku, güzel koku.
REBİA: Bahar.
REFHAN : Varlık içinde yaşayan, bolluk içinde bulunan.
REMIDE : Ürkmüş, korkmuş, ürkek, korkak.
RENAN: Çok ses çıkaran, çınlayan
RENGIN : Renkli, boyalı, güzel.
RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel
RESIDE : Erimiş, yetişmiş, olgunlaşmış.
REVAN: Yürüyen, giden; akan, akıp giden. Ruh,can.
REYHAN : Rızk, merhamet, güzel koku. Fesleğen.
REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen
REZZAN: Ağırbaşlı, onurlu
RIKKAT : İncelik, naziklik.
RİMA: Dişi ceylan yavrusu
ROSA: Gül rengi,pembe kırmızı arası bir renk.
RUGEŞ : Canlı yüzlü, taze yüzlü.
RUHAN: Güzel kokulu
RUHSAR: Yanak, yüz, güzel yüz
RUHUGÜL: Gül kadar temiz bir ruha sahip olan.
RUHŞEN: Neşeli,canlı.
RUKEN : Güler yüzlü, müjde veren.
RUKIYE : Büyüleyici güzellikte. Rumeysa : Büyük yıldız
RUKİYE: Büyü,sihir.
RUZENIN : Çiçek gibi güzel yüzlü.
RUŞEN : Aydın, parlak, belli, aşikar, apaçık, ortada.
RÜVEYDA : Hoş, ince, nazik.
RÜVEYHA : İncelik, zariflik.

Kerim Usta Yayımladı.

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir