Devamı var:Kızınıza Düşündüğünüz İsimler

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 11 Ekim 2020 Kerim Usta

A-B-C-Ç-D****E-F-G-I-İ-J****K-L-M-N-O-Ö-P-R****S-Ş-T-U-Ü-V-Y-Z

E

EBRU : Kaş.
EBRU:1.Keman kaş. 2.Bulut rengi. 3.Bir sanat dalı
ECE: Kraliçe. Güzel kız,kadın.
ECEGÜN: Çok güzel bir günde doğan
ECEM: Kraliçem, sevgili kraliçe anlamında
ECENAZ:Nazlı güzel.
ECESU:Su gibi berrak ve güzel.
ECMEL: Çok güzel
EDA: Naz, cilve. Davranış,tavır. Verme,ödeme. (Namaz için)kılma,yerine getirme. Üslup. Tavırları hoş, nazlı.
EFSER : Taç.
EFİL:Rüzgar,dalgalanma.
EGE: Türkiye`nin batısında yer alan deniz
ELA: Sarıya çalar kestane rengi.
ELANAZ:Ela gözlü,nazlı güzel.
ELANUR:Ela gözleriyle nur saçan.
ELVAN: Renkler,çeşitler.
ELÇİN: Deste, tutam
ELİF : Arap alfabesinin ilk harfi, dost, tanıdık. Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız.
ELİFE:Tutku,istek,alışılan şey.
ELİZ:El izi.
EMEL : Güçlü arzu, umulan şey, özlem.
EMET: Bereket, bolluk
EMİNE: İnanılır,güvenilir.
ENER: Dağ eteği
ERDA: Beyaz karınca.
EREM: Cennet
ERENDİZ: Jüpiter gezegeninin adı
ERVA : Çok güzel, son derece cesur ve yiğit adam.
ERÇİL: Doğru,inanılır,güvenilir kişi.
ESEN: Sağlıklı, salim
ESENGÜL: Rüzgar gibi esen,Gül gibi güzel kokan.
ESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parça
ESMA: İsimler,adlar. Çok yüksek olan.
ESMACAN: Adı can olan.
ESMAGÜL: Adı gül.
ESMANUR: Adı nur.
ESNA: Yüksek, yüce. Bir işin yapıldığı an.
ESRA : Gece yolculuğuna çıkan, En çabuk, çok çabuk
ESİM: Rüzgar gibi olan.
ESİN: Sabah rüzgarı
EŞAY: Ayin güzelliğiyle eşdeğer güzelliğe sahip olan.
EŞLEM: Selametli, güvenilir
EVA: Havva. Yaratılan ilk kadın.
EVİN: Bir şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü
EYLÜL: Sonbaharda bir ay adı
EZGİ: Melodi, şarkı, türkü
EZGİN: Sesi düzenli gelen. Paraca durumu bozuk olan. Çok sıkıntı çekmiş.

F

FATIMA : Kendisi ve nesli Cehennem ateşinden kesilmiş.
FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın.
FATMAGÜL: Gül gibi güzel yeni anne olmuş kadın .
FAZILET : Erdem, iyi huyların ve üstün vasıfların hepsi.
FAZİLET: Erdemli, iyi ahlaklı
FERAH : Bol, geniş, neşeli, açık.
FERAH: Aydınlık, iç açıcı
FERAHGÜL: Güzelliğiyle neşe saçan.
FERAHNUR: İnsanın gönlünü ışık saçarak aydınlatan
FERAY : Parlak, aydınlık ay.
FERAY: Ay ışığı, ayın parlaklığı,ışıltı saçması.
FERCAN: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan
FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet
FERDACAN: İçtenliğini hiç kaybetmeyecek olan.
FERDIYE : Tek ve eşsiz.
FERHAN: Sevinçli, gönlü hoş
FERHUNDE : Uğurlu kutlu.
FERIHA : Sevinçli, ferah.
FERIHAN : Razı, hoşnut, sevinçli.
FERIŞTE : Melek.
FERNUR: Aydınlık,ışık.
FERSUDE: Eskimiş,yıpranmış,örselenmiş.
FERZANE : Hakim, filozof, bilgin, âlim.
FERİ: Köke değil dallara ait olan. İkinci derecede olan.
FERİDE: Eşi benzeri olmayan,tek. Çok değerli inci.
FERİS: Şık,zarif.
FERİSU: Temizliği ve berraklığıyla ışık saçan.
FEYZA: Bolluk, çokluk, bereket. Taşkın.
FEZA: Boşluk, sinirsizlik; Uzay
FİDAN: Yeni yetişen ağaç
FİGEN : Çiçek demeti, gölge eden. Yaralayan, kıran
FİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu.
FİRDEVS : Sekiz Cennetten biri, altın ve gümüştendir.
FİRDEVS: Cennetler. Cennet bahçeleri.
FİRKAT : Ayrı olan, sevgiden uzak kalan.
FİRUZE: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı
FİTNAT : Zihin açık, çabuk kavrayışlı.
FULYA : Güzel kokulu bir nergis.
FULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek
FUNDA: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik
FÜRUZAN : Çok parlak, aydınlık, parlayan, nurlu.
FÜRUZAN: Parlayan, parlak
FÜSUN : Büyü, sihir, efsun.
FÜSÜNKÂR : Büyüleyici güzel.

G

GAMZE: Göz kırpma, gözle işaret; Nazlı bakma; Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur
GAYE: Amaç, erek
GAZAL: Ak geyik, ahu; Geyik yavrusu; Güzel söz (mecazi),Ceylan
GAZEL: Konusu daha çok sevgi ve içki olan, manzume; Tek kişinin özel ahenkte okuduğu müzik parçası; Sonbahar vaktinde düşen yapraklar
GELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek
GENCAY: Yeni doğmuş ay; Hilal biçimindeki ay
GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan
GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey
GONCA: Tam açılmamış çiçek
GONCAGÜL: Gül goncası.
GÖK: Yerin göz ile görülebilen ufuklarından başlayarak yukarıda kubbenin içi gibi gözüken sonsuz boşluk; Mavi renk
GÖKAY: Hem gök, hem ay; Güzel ay
GÖKBEN: Ben gökyüzü anlamında
GÖKSU: Türkiye`nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı
GÖKYEL: Kuzeydoğudan esen rüzgar, poyraz
GÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzel
GÖKÇENAZ: Nazlı mavi.
GÖNEN: Rutubet, yaşlık; Ekilecek toprağın tavlandırılması
GÖNÜL : Kalb.
GÖNÜL: İstek, arzu, sevgi.
GÖNÜLGÜL: Gül gibi zarif bir gönlü olan.
GÖRKE: Heybetli
GÖRKEM: Göz alıcı ve gösterişli olma durumu,ihtişam.
GÖZDE : Göze girmiş, bir büyüğün sevip beğendiği.
GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.
GÖZDEM: Beğendiğim,sevdiğim,saydığım,bitanem.
GÖZDENAZ: Nazlı güzel.
GÖZDENUR: İnsanlara vermiş olduğu iç huzurla herkesin beğenisini kazanan.
GÖZEN: İlgi çekici, samimi; Sulak yer; Pınar
GÜHER: Cevher
GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül
GÜLAL: Gülün kırmızısı gibi güzel.
GÜLAY: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan.
GÜLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı toprak rengi
GÜLBANU: Gül hanım.
GÜLBEN: Gül yüzlü,gül gibi beni olan.
GÜLBERK : Gül yaprağı.
GÜLBİN : Gül fidanı, gül dalı, gül bahçesi, güllük.
GÜLBİN: Gül fidanı, gül yetişen yer.
GÜLBİZ : Gül saçan, gül serpen.
GÜLCAN: Gül gibi güzel kişi.
GÜLCE: Gül gibi.
GÜLCEMAL : Yüzü gül gibi güzel.
GÜLDEMET : Gül buketi, gül demeti.
GÜLDEN: Güle ilişkin, gülden yapılmış. Gül soluklu.
GÜLEDA: Gül gibi güzel ve nazlı.
GÜLEN: Güleç yüzlü, mutlu anlamında
GÜLENAY: Güleç ay, gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzel
GÜLENDAM : Gül gibi ince, uzun, güzel vücutlu.
GÜLESER : Yüzünde gülümseme eksik olmayan.
GÜLFAM : Pembe, gül renginde.
GÜLFEM : Gül dudaklı, gül ağızlı. Ağzı gül gibi olan
GÜLFER: Zarifliği ve güzelliğiyle göz kamaştıran. Gül gibi parlak.
GÜLFEŞAN : Gül saçan.
GÜLFIDAN : Gül gibi genç.
GÜLGEN: Güler yüzlü
GÜLGÜN: Gül renkli; Gülen, gülümseyen
GÜLHAN: Gül kadar çok sevilen, han, hakan
GÜLHİZ : Gül yetiştiren.
GÜLNAR : Katmerli ve büyük gül, büyük çiçek.
GÜLNAZ : Gül gibi ince ve narin, nazlanan.
GÜLNUR: Işık saçan güzellik.
GÜLNİHAL: Gül fidanı.
GÜLNİSA: Gül gibi kadınlar anlamında
GÜLPERİ: Gizemli gül, saklı gül.
GÜLRU: Gül yüzlü, gül yanaklı
GÜLRİZ: Gül saçan
GÜLSANEM: Çok güzel kadın.
GÜLSELİ(N): Coşkulu bir güzelliğe sahip olan.
GÜLSU: Gül ve su gibi güzel
GÜLSÜM : Yüzü dolgun. Ümmügülsüm: Gülsümün annesi.
GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında
GÜLSİMA : Gül yüzlü.
GÜLTEN: Gül tenli, vücudu gül gibi
GÜLTER : Yeni açılmış gül.
GÜLÇEHRE : Gül yüzlü, yüzü gül gibi hoş.
GÜLÇIÇEK : Gül gibi taze, çiçek tazeliği taşıyan.
GÜLÇİN : Gül toplayan, gül derleyici.
GÜLÇİN: Gül toplayan, gül seven.
GÜLÇİÇEK: Her yönüyle güzel olan.
GÜLİN: Güzel,zarif.
GÜLİNAZ: Nazlı,güzel.
GÜLİSTAN : Gül bahçesi, güllük.
GÜLİZ: Gül yetiştiren
GÜLİZAR: Al yanaklı, gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik bir makam
GÜLŞAH: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olan
GÜLŞEN : Gül bahçesi, gülistan.
GÜN: 24 saatlik zaman dilimi; Güneşin yeryüzüne gönderdiği ışık; Güneş, yaşam
GÜNAL: Işık al, ışıklı ol
GÜNAN: Doğumuyla sevinç getiren; Anılan gün
GÜNAY: Hem gün, hem ay
GÜNDEN: Güne ilişkin, güneşe ilişkin; Güneşten bir parça
GÜNDÜZ: Günün aydınlık bölümü
GÜNEY: Her zaman güneş gören, güneşli yer; Bir yön
GÜNEŞ: Çevresindeki gezegenlere ısı ve ışık veren büyük gök cismi
GÜNHAN: Oğuzhan`ın altı oğlundan biri
GÜNNAZ: Nazlı kişi.
GÜNNUR: Güneş gibi ışık saçan.
GÜNSU: Gün gibi aydınlık, su gibi berrak
GÜNÇİÇEK: Ay çiçek
GÜRAY: Bol ışıklı ay, güçlü ay
GÜRDAL: Güçlü dal, sık dal
GÜVEN: Güvenmekten, yürekli ol anlamında
GÜZ: Sonbahar
GÜZEL: Hoşa giden,hayranlık uyandıran
GÜZIDE : Seçkin, seçilmiş, seçme.
GÜZÜN: Güz mevsiminde olan
GÜZİN: Seçilmiş, seçkin. Beğenilen.

H

HABİBE: Sevgili,seven dost.
HACER : Taş, kaya parçası.
HALE : Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
HALE: Ayın çevresindeki ışık halkası.
HALENUR : Işıklı, aydınlık daire, hale.
HALENUR: Kutsal ışık
HAMİYET : Milli onur ve haysiyet.
HANDAN : Gülen, şen.
HANDAN: Güleç, sevinçli,şen şakrak.
HANDE : Gülen, alay eden.
HANDE: Gülüş,gülme. Açılma. Eğlenme.
HANİFE: Allah`ın birliğine inanan; Hazreti Muhammed aleyhisselam zamanından önce tek yaradana inanan
HARİKA : Tabiat dışı meydana gelen fevkalade olay.
HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran
HASLET: Doğuştan gelen güzel huy
HASNA : Çok güzel kadın.
HASİBE: Değerli,soyca temiz,soylu.
HATİCE : Erken doğan kız çocuğu.
HAVER : Gün doğusu, ortak.
HAVLE : Güçlü, kuvvetli, takatlı, kudretli.
HAVVA : Bir şeyin kıvamı, olgun. Hazret-i Ademin hanımı.
HAVVA: Yaratılan ilk kadın.
HAYAL: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü
HAYAT: Ömür, yaşam
HAYRUNNİSA : Kadınların hayırlısı, iyisi.
HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği
HAZAN: Sonbahar
HAZAR: Barış
HEDİYE : İkram olarak verilen şey.
HELİN: Yuva
HEVES: Bir şeye duyulan istek
HİCRAN : Ayrılık, ayrılığın verdiği unutulmaz acı.
HİCRAN: Ayrılık,bir yerden ayrılmak. Ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz acı.
HİCRET : Bir ülkeden başka birine göç etmiş olan.
HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek
HİLÂL : Yeni ay.
HİLÂL: Ayın yay biçimindeki görünüşü,yeni ay,ayça.
HOŞEDA : Davranışı hoş, hareketi güzel.
HOŞENDAM : Boyu posu güzel, görünümü düzgün.
HOŞKADEM : Güzel ayaklı, uğurlu.
HOŞNEVA : Güzel sesli.
HOŞNIGAR :Tatlı, güzel bakışlı.
HOŞSEDA: Hoşa giden ses
HUBAN : Güzeller. Güzel olan.
HURİ : Cennet kızı gibi güzel.
HURİYE : Çok güzel.
HÜLYA : Kuruntu, hayal.
HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş;
HÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu
HÜMEYRA : Küçük kırmızı. Hazret-i Âişe’nin ünvanı
HÜMEYRA: Kızıllık, pembelik
HÜNER: İnce ve şaşırtıcı ustalık
HÜRREM : Taze, şen şakrak, sevinçli. Güler yüzlü.
HÜRREM: Sevinçli, güler yüzlü
HÜRRİYET : İradesine göre karar veren. Kendine ve başkasına zarar vermeyecek şekilde serbest.
HÜSNA: Pek çok güzel
HÜSNÂ : En güzel, pek güzel.
HÜSNÜGÜL : Gül gibi güzel.
HÜVEYDA : Apaçık, belli, besbelli.

F

ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücum,akın.
ILGIM: Serap
ILGIN: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık (genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur)
ILGIT: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında
ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklık
IRMAK: Akarsuların en büyüğü
ITIR: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü, esans
IŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlık,nur.
IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık
IŞILAY: Işıltılı ay, parlayan ay
IŞILTI: Parıltı,titrek ışık.
IŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi
IŞINBIKE: Aydınlık saçan kadın.

İ

İCLAL : Saygı ve büyüklük gösteren, ikram eden,Ağırlama.
İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler`in verdiği ad
İDİLSU: Su için yazılmış şarkı.
İFFET : Namuslu, helali isteyen, haramdan kaçan.
İKBAL : Baht açıklığı, işlerin yolunda gitmesi.
İLAYDA: Su perisi
İLBÜKE: İlbey hanımı, seçkin hanım
İLCAN: Ülkenin canı,sevdiği.
İLGÜN: Ülke güneşi. Başkaları,yabancılar.
İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim
İLGİN: Yabancı,gurbette yaşayan.
İLKAY: Ayın ilk hali.
İLKBAHAR: Yılın ılık mevsimi
İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad.
İLKE: Temel alınan düşünce, kural
İLKGÜZ: Eylül ayı
İLKNUR: İlk ışık
İLKYAZ: İlkbahar
İLKİM: İlk çocuğum anlamında
İLKİN: İlk çocuklar için kullanılan adlardan. Önce,öncelikle.
İLTER: Yurdu koruyan, yurtsever.
İMRAN: Evine bağlı, evcimen anlamında
İMREN: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği.
İNANÇ: İnanılan şey
İNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde
İNCİLAY: Parlama,ışıldama
İNCİNUR: İnci gibi ışıklı,parlak.
İPAR: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek
İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar,zarif.
İREM : Şeddatın Cennet diye yaptırdığı ünlü bahçe.

Lütfen Dikkat:Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz.Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir