Devamı var:

Gençlikte Allah’ı unutma

Ey oğul!

Gerçi gençsin, ama yaşlılar gibi akıllı ve temkinli ol. Birdenbire gençliği bırak demiyorum. Tembel gençlerden olma, neşeli ol. Çünkü gençler neşeli olursa hoş olur.

“Delilik çeşit çeşittir; bir çeşidi de gençliktir.” Ama cahil gençlerden olma. Belâ dedikleri şey cahillerden kopar. Ömrünün lezzetini de gençlik çağında al, yaşlılıkta bu lezzeti bulamazsın, bulsan da faydası olmaz.

Ne olursa olsun gençlikte Allah’ı unutma ve ölümden emin olma, çünkü ölüm gelince genç yaşlı demez. Öyleyse bilmiş ol, her kim ki doğdu, ölecektir ve her kim ki cihana geldi, gidecektir.

Yaşlılara çok hürmet et

Ey oğul!

Yaşlılara çok hürmet et ve onlarla konuşurken boş sözler söyleme, yani kolayına nasıl gelirse, öyle konuşma. Yaşlılar bir söz söylerlerse hemen cevap verme. Ne kadar düşünürsen onların sözüne, “Bundan iyi cevap olmaz. Cevabını yine siz buyurun, söyleyin” diyesin ve susasın. Çünkü yaşlıların sözünün cevabı, onları dinleyip susmaktır. Yoksa onların vereceği cevaptan utanılacak bir duruma düşersin.

Yaşlıların bilgi ve tecrübesi gençlerin bildiklerinden fazladır. Ama bu dediğim yaşlılar sakallarını büyüklerin sohbetinde ağartmış olsunlar, kolayca büyütmüş olmasınlar. Çünkü gelişigüzel yetişmiş yaşlıdan, büyüklerin sohbetini dinlemiş toy gençlerin tecrübesi daha iyidir.

Gençliğini gelişigüzel geçirme

Ey oğul!

Gençliğini gelişigüzel geçirme, tâ ki yaşlılıkta bilgisiz kalmayasın. Gençlikte yaşlıları taklit et, tâ ki yaşlılıkta gençlerden utanmayasın.

Ne zaman ki gençlik çağı geçip ihtiyarlık çağı gelse, artık gençlikteki dinçliği bekleme. Yani gençliğinde olduğu gibi ter ü taze yürüyüp zevk bekleme. Çünkü yaşlılar yiğitlenip yeni yeni zevk ve şehvet peşinde olurlarsa, halk arasında tez rezil olurlar. Öyleyse insan yerini yurdunu iyi bilsin. Yani gençlikte genç olsun, kocalıkta gençlik evinden göçsün, yoksa hali, geminin üstüne saray yapan adama benzeyecektir.

Kişinin geçimi neredeyse evi orada olmalı

Ey oğul!

Yaşlandığında bir yerde yerleşmeye çalış, çünkü yaşlılıkta yolculuk yapmak akıllıların işi değildir, hele yoksul olursa. Çünkü yaşlılık bir düşman, yoksulluk başka bir düşman, bu iki düşmanla yola çıkmak akıllıca bir iş değildir. Ama eğer mecburi olarak yola çıkmak gerekirse, çaresiz olunca çık.

Eğer Yüce Allah o yolculukta sana yardım ederse ve nimet eline girerse, evine dönmeyi arzu etme ki, bir evden ötürü yine yolculuk zahmetini çekmeyesin.

Çünkü kişinin geçimi nerede iyiyse evinin orada olması uygundur. “Orada doğdum, orada yaşlandım” demek olmaz, gerçi “vatan ikinci anadır” derler, çünkü anasını sevmek nasıl imandan ise “vatanım sevmek imandandır” dediler; “içinde aç, müflis oturmak imandandır” demediler.

Öyleyse işin nerede gelişmişse orayı vatan edin. Çünkü demişlerdir ki: “Kazancı nerede ise o yerde olmak saadet belirtisidir.” Bahtsızların belirtisi odur ki, aç ve dinç otursun, kıtlık çeksin, bu vatanımdır, terk etmem desin. Bu eblehliktir. Görmez misin, Resulullah (a.s.m.) Mekke’de doğdu, ama tebliğ görevini Medine’de daha rahat yaptığı için artık Medine’den ayrılmadı.

Sen de yararlı bir yer bulunca oradan ayrılmamaya çalış, orada ayak direyesin. Sakın filan yerde fayda daha çoktur, deyip başıboş varmayasın, burada olan zararı orada kötü kılarsın ve orada daha zararlı olursun. Çünkü demişlerdir ki: İyi bir yeri bırakıp daha iyisini bulayım deme, bu hayal ile onu bulamazsın ve olanı da elden çıkarırsın.

Ömrünü düzensiz geçirme

Ey ciğerköşem!

Eğer dosta ve düşmana iyi görünmek istiyorsan ömrünü düzensiz geçirme. Ömrünü boş yere geçirirsen, avamdan sayılırsın. Öyleyse kendi işinin düzenini iyi koru.

Şakada ölçülü ol

Ey oğul!

Kimseyle şakalaşma. Demişler ki, “Şaka etmek şerrin kılavuzudur, ne ederse eder, savaş şakadan kopar” derler. Ama iyi şakalar yaparsan yap, iyi şaka yapmak ne ayıptır, ne de günahtır. Şaka yapmak iyidir, ama saçma sapan şaka yapma, yaparsan da senden aşağı kişilerle yapma, tâ ki itibarın eksilmesin.

Eğer şakayı terk edemiyorsan bari kendi akranınla yap, tâ ki onların sözü sana ağır gelmesin. Ama bayağı şakayı yapmamak daha iyidir, yaparsan temiz şakaları yap. Gerçi halk arasında şaka herzesiz olmaz, ama şakayı temiz yapmak için çalışmak gerek.

Bayağı şaka insanın bütün hünerini hor eyler, çünkü kişi ne kadar ağır başlı ve hünerli olursa olsun, bayağı mizahla uğraşırsa, hafif ve itibarsız olur. Çünkü sen ne söylersen, ister istemez cevabını işitirsin. Sen başkasına ne yüklersen, sana da o kadar yük gelir.

Malı saklamak kazanmaktan güçtür

Ey oğul!

Mal elde etmekte gafil olma, nereden toplarsan topla, yalnız helâlden sağlanmış olsun, tehlikeli yerden elde etmemeye çalış. Ne kazanırsan doğru ve uygun yerden kazanmaya çalış, tâ ki oradan kazandığın sana sinsin.

Sana kazanç geldiğini gördüğünde, o kazancı telef etme, dağıtma; yani olur olmaz yere harcama. Malı saklamak kazanmaktan daha güçtür. Çünkü parayı çok kişi kazanır, ancak saklamadığı için yine de cimrilikten kurtulamaz.

Çalış, dünyalıktan biriktirdiğin olsun. Eğer bir gün ihtiyacın olursa, toplayıp biriktirdiğinle istediğini satın alırsın. Sonra tez çalış ki, o aldığın kadar toplayasın ve yine yerine koyasın. Eğer hep keseden yersen, aldığınca yerine koymazsan, Karun malı olsa da çabucak heba olur.

Zenginliğe gönül bağlama

Ey oğul!

Gönlünü bir şeye büs bütün bağlama. Eğer o gönül bağladığın şey ansızın elinden giderse üzülmezsin. Yani zenginliğe büs bütün “Bana kalsın” diye gönül bağlama. Eğer başına yoksulluk gelirse, üzülüp gönlün daralmasın. Eğer malın çok olursa, birgün yoksul olacağını düşün, o malı ihtiyatla harca, ölçüyle nafaka edin.

Çünkü ölçüyle harcayınca mal ne kadar az olsa da sonunda bir şey kalır, ama ölçüsüz harcayınca mal ne kadar çok olursa olsun sonunda hiçbir şey kalmaz. Demişlerdir ki: “Zahmetle saklamak zahmetle istemekten iyidir.” Meselâ eline değeri az olan bir şey geçti, “Bundan ne olur?” deme, onu saklamaya çalış. Çünkü değeri az olan şeyi saklayamayan çok değerlisini de saklayamaz.

Tembellikten uzak dur

Ey oğul!

Hangi işi yaparsan tembel davranma. Tembellikten utan, tembellik bahtsızlığın başıdır. Her işe emek ver. Emek verilen işin sonu tembellikten iyi olur. Çünkü emek vermekle elde edilen ne kadar çok olursa, tembellikte de o kadar eksilir. Yazık değil mi, bir anlık emek yüzünden elde edilecek şeyi tembellik yüzünden yitiresin.

Öyleyse geri durmak akıllıca bir iş değildir; yoksa muhtaç olarak yaşarsın. Bilmiş ol ki, muhtaç olduktan sonra, “Ah n’olaydı emek çekseydim, tembellik etmeseydim, şimdi lâzım olan şeyi elde etseydim” deyip pişman olmanın yararı olmayacaktır.

Harcamanı gelirine göre yap

Ey oğul!

Çalış ki emeğinin neticesini yine sen yiyesin, tâ ki emeğin boşa gitmesin. Sende değerli bir şey varsa ve birisi o sevdiğin şeyi senden isterse, eğer lâyıksa ondan esirgeme. Çünkü ne olursa olsun, kişi mezarına bir şey alıp gitmez.

Akıllıysan harcamanı gelirine göre yap, tâ ki yoksulluk ateşi sana yol bulamasın. Elinde olanla yetin, çünkü kanaat ikinci zenginliktir. Sakın açgözlü olma. Çünkü sana yük olacak şey nerede olsa yetişir.

Benzer Konular:
Keykavus Bin İskender Kimdir?

Keykavus Bin İskender Kābûsnâme’yi yazdığı 475 (1082) yılında altmış üç yaşında olduğuna göre 412’de (1021) doğmuş olmalıdır. Eserinden iyi bir Devamını Oku

Bernard Shaw’dan Güzel Sözler

Bernard Shaw'dan Güzel Sözler Bana karşı anlayışlı davranan tek kişi terzimdi. Her gördüğünde yeniden alırdı ölçülerimi. Onun dışında herkes önceki Devamını Oku

Hz. Ömer(r.a.)’dan Tavsiyeler

Hz. Ömer(r.a.)'dan Tavsiyeler Hesaba çekilmeden evvel kendinizi hesaba çekiniz. İstişare etmeden uygulamaya konulan işler başarısızlığa mahkûmdur. Kış mevsimi abidlerin ganimetidir. Devamını Oku

Hz. Ali R.a.’dan Nasihatler ( 2 sayfa)

Hz. Ali R.a.’dan Nasihatler Kişinin imanındaki kemâli, yeminlerinden belli olur. Şu zamanda kardeş geçinenler, ayıp arayan casuslardır. Hakîkî kardeş dar Devamını Oku

Güncelleme tarihi: 20 Aralık 2021

Avatar for Ergunca

Yorum yapın