Karaman’lı Aşık Kenzi


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 8 Mayıs 2020 Kerim Usta

Karaman'lı Aşık Kenzi

Doğum yılı hakkında bilgi olmamakla birlikte,Sayın D.Ali Gülcan 1884 yılında öldüğünü bildirmiştir.Değerli Prof.Dr. Saim Sakaoğlu ise araştırmalarında Sayın D.Ali Gülcan’ın kaynağını  tahmini olarak “Konya Vilayeti Halkıyyat ve Harsıyyatı”  adlı defterde olduğunu belirtmektedir.Bu kaynakta Tahminen Kenzi Hakkında  aşağıdakiler yazılıdır.

“Karamanlıdır.Yaşadığı devrin en iyi şairiydi.Elinde sazıyla memleket memleket dolaşır ve aşıklarla daimi sürette temas ederdi.Kısa boylu nazik bir adamdı.sarıklı gezerdi.Karaman Kaymakamı Abdullah Bey’in himayesine mazhar olmuştu.Okur yazar değildi,fakat kulaktan intikal eden menkıbeleri,hikayeleri söylemekte mahirdi.Tahminen 1330 senesinde vefaat eyledi.Şu şiirler kendisininidir.”

Asıl adı Kerim olan Kenzi,10 yaşında iken babası tarafından terzi yanına çırak verilir.Fakat Kenzi terziliği bir türlü sevememiş ve sürekli aşıklarla haşır neşir olmuştur.Hiç evlenmeyen Kenzi,sadece bir kere Şehriban adlı kızla  nişanlanmıştır. Fakat nişanlısının nişanı bozmasıyla çok içerlemiş… Bu dönemlerde kendisine alıştırdığı bir kuzuya bağlanmış ve nereye giderse birlikte gitmişlerdir.

Kenzi sürekli olarak gezer ve gittiği yerlerde aşıklarla buluşur,karşıklı olarak tartışma,koşma ve şiirler söylerdi.o zamanlarda ise meşhur kahvehanelerde şiir olarak bestelenmiş bilmeceler sorulurdu.Bu bilmecelere aynı şekilde şiir ve saz ile cevaplar verilirdi.(O zamanlarda Rahmetli Dedem Hacı Yahya’nın Kahvehanesi de kahvesi ve aşıkların sohbetleriyle meşhurdur.Sonraları bir kaç tane daha kahve açılmıştır.)Bu bilmecelere o devirde muamma denilmektedir.Bu muammaları sade aşıklar değil,kahvehanede aşıkların geldiğini duyan herkes çözmeye çalışırdı.Bu şekilde aşıkların misafirliği süresince devamlı bir günümüzdeki adıyla sosyalleşme içerisinde olurlardı.Kahvehane sahibi bu süre zarfında kahvehaneneye bir ip gerer ve ağalar,beyler,zenginler,tüccarlar ve halk gönüllerinden ne koparsa bu ip üzerine atarlardı.Bu muammaları örneklemek için hikayesini de anlatmak gerektiğinden başka bir yazımda bahsedeceğim.

İlk olarak çok küçük yaşlarda bile eğlenerek okuduğum ve o zamanın zanaatlerını anlatan şiiryle başlayacağım.Bu şiirinde her işin bir zorluğu olduğunu ve neden bu sanatları yapmadığını harika bir şekilde anlatmış…Şiirde bilinmeyen kelimeleri  alt kısmında günümüz anlamlarıyla vermeye çalışacağım.Diğer şiirlerini ise ara ara şiir bölümünde yayımlıyacağım.

Kerim YARININELİ
kerimusta.com

Destan
Alemde bir kolay sanat bulaydım,
Çekmez idim para için Kasavet,
Ya ekmekçi yahut kasap olsaydım,
Muhtesipten değnek yemek ne hacet.

Terzi olsam iğnesini tutamam,
Halaç olsam herdem pamuk atamam,
Attar olsam ufak tefek satamam,
Bezirgan olmaya yoktur liyakat.

Berber olsam gelmez bana müşteri,
Usta ister kullanmağa neşteri,
Katır çeksem kim yükletir göçleri,
Uzak yolda çekmek ister meşakkat.

Dülger olsam daim ağaç yontmalı,
Kahveci olsam hep fincan sunmalı,
Müşteriye fırıl fırıl dönmeli,
Bende yoktur bunun gibi cesaret.

Yemenici olsam yemeniyi dikemem,
Gazzaz olsam ebrişimi bükemem,
Kuyumcu olsam yan körüğü çekemem,
Demircilik dahi beter rezalet.

Kılınccı olsam pala kılınç silemem,
Tüfenkçi olsam ufak tefek dizemem,
Dellal olsam akşama dek gezemem,
Az paraya dahi etmem kanaat.

Hakkak olsam kazıyama yüzüğü,
Çulha olsam döndüremem neziği,
Kalaycı olsam çalkayamam büzüğü,
Kazancı olsam çekiç ağır ve zahmet.

Mutaf olsam kârım değil edemem,
Keçeci olsam yununu hem didemem,
Sâ’i olsam uzak yola gidemem,
Başa gelir türlü türlü felaket.

Harraç olsam uyduramam havalı,
Hammal olsam kaldıramam çuvalı,
Çoban olsam ben çalamam kavalı,
Koyun kurttan nice bulur selamet.

Nalbat olsam harıma kim dayanır,
Boyacı olsam tırnağımda boyanır,
Hamamcı olsam sabah kim uyanır,
Dellak olsam alır beni hararet.

Remmal olsam aklım irmez hesaba,
Cündi olsam ayak basmam rikaba,
Cinci olsam kim bakacak kitaba,
Şeyh olsam hem idemem ibadet.

Koltukçu olsam bilmem esvap satmağı,
Avcı olsam bilmem tüfenk atmağı,
Katip olsam bilmem kalem tutmağı,
Öğreneydim,hak virirdi inayet.

Kadı olsam mahkemede duramam,
Müftü olsam meseleyi bilemem,
Sofu olsam daim namaz kılamam,
İmam olsam bana uymaz cemaat.

Hırsız olsam bir gün beni ararlar,
Yankesici olsam dare asarlar,
Zanpara olsam evim basarlar,
Gulampara olsam olur necaset.

Mehter olsam bilmem davul çalmağı,
Kaadir olsam gözden puse almağı,
Para ister kisede bal almağı,
Paşa olsam bilmem Hukm-ü hükümet,

Derviş olsam ben giyemem külahı,
Yoldaş olsam ben kuşanmam kuşağı,
Kenzi Kulun ister senden İlahi:
Züğürtlükten tezce bula nedamet.

Sözlük:

  • Kasavet:Sıkıntı,tasa
  • Muhtesip:Bir nevi günümüzdeki zabıta
  • Halaç: Hallac,pamukları didikleyerek işleyen kişi
  • Attar:Güzel koku,iğne ,iplık gibi şeyler satan
  • Bezirgan:Tüccar
  • Liyakat:İktidar,ehliyet,hüner
  • Meşakkat:Zahmet sıkıntı
  • Dülger:Yapıların kabaca ağaç işlerini yapan kişi
  • Yemeni:Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent
  • Gazzaz:İpek İşleyen kimse
  • Ebrişim:ibrişim,ipekten iplık
  • Dellal:Tellal,Bir haberi  bağırarak halka duyuran veya satılacak bir malın alım satımında vasıta olup pazarlığı sonuçlandıran kimse
  • Hakkak:Yakut, zümrüt, akik gibi değerli taşlar veya ağaç eşya üzerine yazı ve şekiller kazıyan kişi
  • Çulha:Dokumacı
  • Nezik:İplikleri yumak yapmaya yarayan dokumacı çıkrığı
  • Mutaf:Keçi kılından hayvan çulu, yem torbası vb. dokuyan kimse.
  • Sa’i:Sa’y, hac veya umre sırasında, safa ve merve tepeleri arasında 7 defa gidip gelmek.
  • Harraç:Haraç,vergi
  • Dellak:Tellak,hamamlarda insanları yıkayan, keseleyen
  • Remmal:kum falına bakanlara verilen isim
  • Esvap:Giysi
  • Zanpara:Zampara,orda burda karı kızla takılan evli erkekler
  • Külah:Keçeden yapılmış bere
  • Züğürtlük:Parasızlık
  • Nedamet:Pişmanlık
Konuyu Paylaş
Avatar

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir