İman Nedir? İman Hakkında Bilgiler

Bu makale Tarihinde

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 8 Haziran 2021 Kerim Usta

Sonuç şudur ki, kâinatın yaratıcısı olan Allah, Hayat sıfatı ile vasıflanmıştır. Hayyü´l-Kayyûm´dur. (Hem kendisi diri hem de her şeyi dirilten ve ayakta tutandır.)

İlim. Bilmek, idrak etmek sıfatıdır. Allah Tealâ ilim sıfatı ile vasıflanmıştır. O´nun ilmi, yaratıkların ilmi gibi basit ve sınırlı değildir, bütün kâinatı çevreler. Allah her şeyi bilir. Onun bilgisinden hiçbir zerre hariçte kalmaz. Hiç bir varlık da düşünce ve hareketini Yüce Allah’tan saklayamaz. Zira her şeyi bilmeyen, her hareket ve düşünceden haberi olmayan bir varlık Allah olamaz, bu kadar güzel ve acayip nesneleri meydana getiremez, bu kadar yaratığı idare edemez.

Allah´ın böyle her şeyi bildiğini güzelce düşünüp doğrulayan bir insan, elbette daima uyanık bulunur, her söz ve hareketini bir edep üzere düzenler. Fena sözler söylemez, fena işler düşünmez, başkasına sarkıntılık etmez, hiçbir kimsenin görüp bilmeyeceği bir yerde bile Allah´ın buyruklarına aykırı bir iş yapmaz. Çünkü her yaptığını bilen yüce Allah´ın varlığına imanı vardır.

İrade. Dileyebilmek, ihtiyar edebilmek sıfatıdır. Yüce Allah irade sıfatı ile vasıflanmıştır. O´nun iradesi ezelîdir. Allah yaratacağı şeyleri bu irade sıfatı ile hikmetine göre meydana getirmeyi diler ve dilediği şey mutlaka olur. O dilemedikçe hiç bir şey vücuda gelmez. Hiç bir şey kendiliğinden var olmaz ve kendiliğinden yok olmaz. Ancak Allah´ın dilemesiyle var olur ve yine O´nun dilemesiyle yok olur.

Allah bütün bu kâinatı ezelî olan iradesi üzere yaratmıştır. Yaratılmış şeylerin milyonlarca cins ve nevilere, ayrı ayrı vasıflara sahip olması, çeşitli özellikleri taşımış olması, hele bir topraktan, bir sudan, bir havadan yararlanan sayısız ağaçların, ekinlerin, meyvelerin, çiçeklerin ve canlıların başka başka renklerde ve tatlarda meydana gelmesi ezelî bir iradenin neticesinden başka değildir.

İşte bütün bunlar, Allah´ın irade sıfatı ile vasıflı bulunduğuna birer şahittir. Yüce Allah hakkında mecburiyet düşünülemez; O, her şeyi kendi dilemesiyle yaratır. Hiç bir şeyi yaratmaya veya yok etmeye mecbur değildir. Mecburiyet bir acizlik halidir ki, Allah´ın şanına uygun olmaz.

Allah dilediğini hemen yapar.” (Hûd: 107)

Kudret. Güç ve kuvvet manasında bir sıfattır. Ezelî ve ebedî kemal üzere bir kudret Allah Teâlâ’ya mahsustur. Allah Tealâ her mümkün varlık üzerinde dilediğini yapmaya kadirdir. Onları yaratmaya ve yok etmeye güçlüdür. O´nun kudretine nihayet yoktur. Bu büyük kâinat, O´nun kudretine çok açık ve kuvvetli bir şahittir.

Yüce Allah dilerse bir anda binlerce âlemi yoktan var eder ve dilerse onları bir anda yok eder. Çünkü dilediğini bir anda yerine getiremeyen, istediğini yapamayan bir varlık kâinatın İlâh´ı olamaz.

Yüce Allah´ın bu büyük kudretini iyice düşünen bir mümin, O´nun büyüklüğü önünde eğilir, O´nun kudretinden titrer, O´nun kutsal emirlerini yerine getirir ve yasaklarından sakınır.

Allah her şeye kadirdir.

Semi. İşitme kuvvetidir. Allah, Semi´ (işitme) sıfatı ile vasıflanmıştır. O´nun işitmesi, yaratıkların işitmesi gibi noksan ve hudutlu değildir. Yüce Allah her şeyi vasıtasız olarak işitir, ancak vasıtalardan ve vasıtalar vasıtasıyla işiten de ondan başkası değildir. O, gizli ve aşikâr söylenenlerin hepsini işitir, hiç bir şey O´nun işitme sıfatının dışında kalamaz. Kullarının dualarını ve zikirlerini, gizli aşikâr dilek ve yalvarışlarını işitip kabul eder ve onları mükâfatlandırır. Yüce Allah´ın böyle her şeyi işittiğine iman eden uyanık bir insan, daima güzel konuşur, her zaman Allah´ı anar, O´nu yüceltir. Her sözünü ve işini Allah´ın rızasına uygun yapar.

Basar. Görme kuvveti demektir. Yüce Allah kendi şanına uygun bir halde Basar (görme) sıfatı ile vasıflanmıştır. Allah, alet ve vasıta olmaksızın her şeyi görür. Fakat alet ve vasıta ile görenlerin gördüklerini de görür. Her gözden gören O´dur. Bazı şeyleri görmesi, diğer şeyleri görmesine engel olmaz ve onun görmesinden hiç bir şey gizli kalmaz. En karanlık gecelerde, karıncaların ve daha küçük yaratıkların kımıldamalarını, hareketlerini görür ve bilir. Şüphe yok ki, görememek ve bilememek büyük bir noksanlıktır. Böyle noksanlıklara sahip olan kör kuvvetler, İlâh ve yaratıcı olamazlar. Yüce Allah ise böyle bütün noksanlıklardan beridir ve bütün kemal sıfatları ile vasıflanmıştır.

Kalbi iman dolu bir insan, Yüce Allah´ın kendisini görüp gözetmekte olduğunu bilir ve üzerinde düşünür. Böylece durumunu düzeltir, edebe aykırı hiç bir harekette bulunmaz, melekler gibi temiz bir hayat içinde yaşamaya çalışır durur.

Biliniz ki, Allah bütün yaptıklarınızı görür.” (Bakara: 233)

Kelâm. Bir manayı belirten, bir maksadı anlatan söz demektir. Yüce Allah Kelâm sıfatı ile de vasıflanmıştır. O´nun kelâmı (sözü) harf ve sesten beri ve kadîmdir (başlangıcı yoktur.)

Yüce Allah, kendi kadim kelâmını, dilediği zaman şanına uygun bir şekilde meleklerine işittirir, bildirir ve anlatır.

Allah Teâlâ’nın peygamberlerine dilediği şeyleri vahy ve ilham etmiş olması da bu kelâm sıfatının bir tecellisidir. Semavî kitaplar hep bu Kelâm sıfatı ile meydana gelmiştir. “Kelâm-ı Kadim” dediğimiz Kur´an-ı Kerim de bu sıfatla Peygamberimize inmiş ve asırlardan beri hidayet rehberliği yapmıştır.

Tekvin. Var etmek, yaratmak manasınadır. Bu da Allah´ın bir sıfatıdır. Yüce Allah bu tekvin sıfatı ile dilediği herhangi bir şeyi yoktan var eder veya var iken yok eder.

Yüce Allah´ın bu alemleri yaratıp yok etmesi, kullarını yaratıp yaşatması, onları beslemesi sonra da öldürüp başka bir aleme onları götürmesi, hep bu tekvin sıfatının tecellisi ile olur.

“Allah bir şeyin olmasını dilediği zaman, ona “ol” der, o da oluverir.” (Yasin: 82)

Ergunca Tarafından Yayımlandı.

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir