İçerisinde Su Geçen Deyim ve Atasözleri (196 adet)

Yayımlanma tarihi:

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 13 Aralık 2020 Kerim Usta

* Su yüzüne (üstüne) çıkmak[Deyim]
Görünür olmak.

* Sudan çıkmış balığa dönmek[Deyim]
Herhangi bir sebeple ne yapacağını bilememek, çok şaşırmak.

* Sudan geçirmek[Deyim]
1) herhangi bir şeyi üstünkörü yıkamak; 2) sabunlu çamaşırı durulamak.

* Sular kararmak[Deyim]
Akşam olmaya başlamak.

* Sular seller gibi[Deyim]
Bir metni yanlışsız söyleyecek kadar.

* Suya göstermek[Deyim]
Hafifçe yıkamak.

* Suya götürüp susuz getirmek[Deyim]
Herhangi bir işte akıl, zekâ, deneyim ve kurnazlıkla bir diğerini alt etmek.

* Suya sabuna dokunmamak[Deyim]
1) sakıncalı konularla ilgilenmemek. 2) Davranışlarını kimseyi incitmeyecek biçimde ayarlamak.

* Suya salmak[Deyim]
Boşuna harcamak.

* Suyu baştan (başından) kesmek[Deyim]
İşin aslı üzerinde kesin bir şey söyleyip ayrıntılarını konuşmaya gerek duymamak.

* Suyu çıkmak[Deyim]
Çok söz edildiği veya üzerinde yerli yersiz durulduğu için değerini yitirmek, önemsizleşmek.

* Suyu getiren de bir, testiyi kıran da[Atasözü]
Görevini iyi yapanla kötüye kullanan arasında bir fark gözetilmemektedir.

* Suyu görmeden paçaları sıvamak[Deyim]
Henüz hiçbir belirti yokken veya gereğinden çok önceden hazırlanmaya kalkışmak.

* Suyu görünce teyemmüm bozulur[Atasözü]
Bir zorunluluk dolayısıyla yapılmakta olan bir işin, bu zorunluluk ortadan kalktığında gereği gibi yapılmak için yeni baştan ele alınması gerekir.

* Suyu ısınmak (kaynamak)[Deyim]
İşbaşından uzaklaştırılması yaklaşmak veya gelmek.

* Suyu kesilmiş değirmene dönmek[Deyim]
işlemez, yararsız duruma gelmek.

* Suyu seli kalmamak[Deyim]
Sulu yemek kaynaya kaynaya suyu azalmak.

* Suyun akıntısına gitmek[Deyim]
Olayların veya durumun gelişmesine göre davranmak, uymak: )Bunlarda sezilen intibakçı hatta biraz suyun akıntısına giden ruh, Ayşe)nin mizacına pek uymuştu.) -H. E. Adıvar.

* Suyun başı[Deyim]
1) suyun çıktığı yer, kaynak. 2) Bir işin asıl yetkililerinin bulunduğu yer; 3) mec. En çok yarar sağlanacak yer.

* Suyun duru akanından, insanın yere bakanından korkmalı[Atasözü]
Duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

* Suyun sessizinden, insanın sözsüzünden korkmalı[Atasözü]
Duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

* Suyun yavaş akanından, insanın yere bakanından kork (sakın)[Atasözü]
Duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.

* Suyuna gitmek[Deyim]
Suyunca gitmek.

* Suyuna tirit[Deyim]
Baştan savma, değersiz, özensiz.

* Suyunca gitmek[Deyim]
Bir kimseyi sinirlendirmeyecek biçimde davranmak.

* Suyunu almak[Deyim]
Kaynatılan yiyeceğin suyunu ayırmak.

* Suyunu çekmek[Deyim]
1) yemek kaynayıp suyu kalmamak; 2) Tükenmek.

* Suyunun suyu[Deyim]
Tavşanın suyunun suyu.

* Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın[Atasözü]
Çiftçinin toprağı suya ne kadar yakınsa değeri o kadar çok olur; bakımı, ürünün güvenliği ve eve kolay taşınabilmesi bakımından toprağın eve yakın olması daha da önemlidir.

* Taşı sıksa suyunu çıkarır[Deyim]
Birinin vücutça çok güçlü olduğunu belirtmek üzere söylenen söz: )Aslan gibidir maşallah, taşı sıksa suyunu çıkarır, diyor.) -A. İlhan.

* Taşıma su ile değirmen dönmez[Atasözü]
İşi yapacak olanda yeteri kadar güç bulunmadıkça başkalarının küçük katkılarıyla sürekli ve büyük bir iş yürütülemez.

Tatsız aşa su neylesin, akılsız başa söz neylesin[Atasözü]
İşe yaramayan nesneyi küçük çabalarla bir şeye benzetmek boş olduğu gibi aptal kişiyi de sözle akıllandırmak imkânsızdır.

* Tavşanın suyunun suyu[Deyim]
iki şey arasındaki ilginin çok uzak olduğunu anlatan bir söz.

* Taze bardağın suyu soğuk olur[Atasözü]
Hayatına giren yeni şeyler, yeni dostlar kişiye hoş görünür.

* Tepesinden kaynar sular dökülmek[Deyim]
Başından aşağı kaynar sular dökülmek.

* Testiyi kıran da bir, suyu getiren de[Atasözü]
Görevini iyi yapanla kötüye kullanan arasında bir fark gözetilmemektedir.

* Ya huyundan ya suyundan[Deyim]
Bazı özellikleri olduğu gibi bir yerden, bir kimseden almış kimseler için kullanılan bir söz.

* Yedi adım yolun, bir yudum suyun hakkı vardır[Atasözü]
İki insanın tanışıp kaynaşması ve aralarında bir dostluk bağı oluşması için özel bir kurala, yola, yönteme gerek yoktur, kısa bir yolculuk, küçük bir ikram bile bu yakınlığı sağlayabilir.

* Yel üfürdü, sel (su) götürdü[Atasözü]
Mal birdenbire ve sebepsiz ortadan yok oluverdi.

* Yelkenleri suya indirmek[Deyim]
Direnmekten vazgeçip karşısındakinin dediğini benimsemek, kabul etmek: )Ben böyle çıkışınca ister istemez yelkenleri suya indiriyorlardı.) -R. N. Güntekin.

* Yem istemez, su istemez[Atasözü]
Elde tutulması hiçbir külfet getirmez.

* Yemeyenin malını yerler (demine hu çekerler) (üstüne bir bardak su içerler)[Atasözü]
Pintinin yemeye kıyamayarak biriktirdiği malı, sağlığında gücünün yetmediği kişiler, öldükten sonra da mirasçıları bol bol yerler.

* Yerinde su çıkmak[Deyim]
Haklı bir sebep olmadan yerini bırakanlara veya bırakmak isteyenlere kınama ve engelleme amacıyla söylenen bir söz.

* Yüreğine su serpmek[Deyim]
Bir kimseyi kaygı sebebinin ortadan kalkmasıyla veya yeniden umut verecek bir haberle ferahlatmak: )Bizim nesil sözü, Selma Hanım)ın yüreğine biraz su serpti.) -Y. K. Karaosmanoğlu.

* Yüzsuyu dökmek[Deyim]
Onurunu sarsacak kadar çok yalvarmak.

* Zemzem suyu ile yıkanmak[Deyim]
Hiçbir suçu veya günahı olmamak.

Kaynak:
Türk Dil Kurumu Sözlüğü

Kerim Usta tarafından yayımlandı.

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir