Hicaz Demiryolu

Yayım tarihi

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 7 Ekim 2021 Kerim Usta

Hicaz Demiryolu

Hicaz Demiryolu, II. Abdülhamit tarafından 1900-1908 yıllarında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen, Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’dan başlayan demiryollarının bir bölümüdür. Demiryolunun teknik işlerinin başında Alman mühendis Meissner bulunuyordu.

Hicaz Demiryolu özellikle İstanbul ile Kutsal Topraklar arasındaki ulaşımı güçlendirmek için yapılmıştır, bu bölgelere taşınacak askerlerin ulaşımının kolaylaşması, hacıların daha güvenli bir şekilde hacca gidip gelmesi ve Arap ülkelerinin ekonomik gücünü yükseltmek öncelikli hedeflerdir. Ancak Alman mühendislerinin çalışması özellikle Almanya’nın Berlin şehrinde başlayıp İstanbul üzerinden geçerek Hicaz bölgesine ulaşımı kolaylaştırması istekleri üzerinedir.O dönemde Mısır İngilizlerin işgali altındadır ve Süveyş kanalı kontrolleri altındadır. Almanların ileride İngilizlerle Mısırda doğrudan Osmanlı topraklarında üzerinde açmayı planladıkları bir çephe için en kısa yol bu demir yoluyla olacaktır.

Demiryolunun inşası 1900 yılında başlamıştır, yapımında çoğunlukla Türkler ve bölge işçileri çalışmış, ama bunun yanında Almanların teknik tavsiyeleri ve destekleri de alınmıştır, bir çok Alman mühendis de yapımda görev almıştır. Aynı yıllarda yapılan bir diğer demiryolu da Berlin-Bağdat demiryoludur.

Yapımından sonra ise sıkıntı yaşanmıştır. Özellikle soygunculukla ve Hacı kafilelerini yağmalamakla geçinen Arap kabileleri bu sefer demiryolunu hedef almış, bölgedeki halk ise çokça traversleri söküp kendi işlerinde kullanma girişiminde bulunmuştur.

Demiryolu, asıl hedefteki ulaşım noktası olan Mekke’ye kadar uzatılamamıştır. Hicaz Demiryolu hedefine varamamıştır.

Hicaz Demiryolu

Ürdün’ün önemli şehirlerinden biri olan Maan, Hicaz Demiryolu üzerindeki başlıca istasyonlardan biriydi. Günümüzde demiryolunun Suudi Arabistan’daki kısmı kullanılmadığı için Maan sıradan bir ara istasyona dönüşmüş durumda. Hicaz Demiryolu inşaatında 2666 kâgir köprü ve menfez, yedi demir köprü, dokuz tünel, 96 istasyon, yedi gölet, 37 su deposu, iki hastane ve üç atölye yapılmıştı.

Şam-Hicaz demiryolunun onu başka hatlardan farklı kılan pek çok olağanüstü özelliği var. Esas yapılış nedeni, inananların mukaddes topraklara yapacakları hac seyahatini eskisine göre daha kolay hale getirmek.

Hicaz Demiryolu, Osmanlı Devletinin son dönemlerinde hem dinî, hem de stratejik sebeplerle inşa edilmişti. Ülkedeki diğer demiryollarının aksine, maliyeti iç kaynaklar ve İslâm âleminden yollanan bağışlarla karşılanmıştı.

Bin Bir Gece Masallarının ruhuyla yoğrulmuş bu topraklarda, esrarengiz bir vadinin kayalık yamaçlarında Zümrüd-ü Anka kuşunun yumurtasına ya da sihirli bir lambadan çıkan bir cine rastlamak hiç de şaşırtıcı olmayabilir. Demiryolu Şam’da hac seyahatinin başlangıç noktası olan Bab-ı Allah’tan başlar. Raylar Şeria Nehri’nin kollarından Yarmuk’u takip eder.

Buradaki koyaklar inşaatta pek çok mesele çıkartmış, ama hepsinin üstesinden gelinmiştir. İtalya, Karadağ, Hırvatistan, Yunanistan ve başka Avrupa ülkelerinden bir çok işçi, bu bölümün kaya kırma işleriyle tünel ve köprü yapımlarında çalışmıştı. Hattın geçtiği yerde, Şeria Vadisi Akdeniz’den 245 metre aşağıdadır; ama Yarmuk’tan sonra denize doğru yumuşak bir meyille çıkılır.

Hicaz Demiryolu

Deraa’nın güneyinde, demiryolu bereketli mısır tarlalarını terk edip rüzgârlı Başan yaylasındaki otlaklara doğru yol alır. Baharda buralarda gezinen ceylanlar ile demiryolunun kıyısında Bedeviler eşliğinde dolanan deve sürüleri göze çarpar. Tren güneye indikçe manzara solgunlaşmaya başlar.

Baştan sona eski hac yolunun izinden giden bu demiryolunun istasyonlarında, hacıların su ihtiyacını karşılayan eski taş sarnıçlar ve su depoları dikkat çeker. Su azaldıkça, bazı yerlerde kuyulardan motorlu pompalar ile su çekilir. Buralarda her nedense artezyen kuyusu yok. Kayalık bir arazideki bir sondajda makineler kırıldıktan sonra bu yöntem rafa kaldırılmış.

Hicaz Demiryolu

Maan, Amman’ı geçtikten sonra, istasyon kuyularında ya da bu küçük kasabanın pınarlarında su bulabileceğiniz ilk noktadır. Burası resmî taş binaları, ufak tefek onarımlar için küçük atölyesi, hastanesi, küçük de olsa oldukça iyi oteliyle büyük bir demiryolu merkezidir. Demiryolundan 1,5 kilometre uzaktaki bir tepenin arkasındaki, taş ve kerpiç evlerden kurulu bu küçük kasaba trenden görülmez. İki gür pınar kasabanın su ihtiyacını karşılar.

Konuyu okumaya devam et.  Sayfa 2

Yazar: Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir