Fındıktan Gelen Mucize

Son Güncelleme Zamanı:

Fındıktan Gelen Mucize

Fındık içerdiği yağ ve doymamış yağ asitleri, protein, karbonhidrat, vitaminler, mineraller, diyet lif sayesinde insan beslenmesi ve sağlığı açısından oldukça önemli et grubu yiyecekler içine girebilen bir yağlı tohumdur. Bileşiminde kolesterol yoktur. Antioksidan özelliği olan E vitaminini içerir. Kanser riskini azaltan besinler grubunda yer alır.
Fındıkta yenilebilen iç kısım, meyvenin ortalama %50’sini oluşturmaktadır. İç fındığın kimyasal bileşimi ise %2-6.5 nem, %10-24 protein, %50-73 yağ, %10-12 CHO, %1-3 selüloz, %1-3.4 küldür.Fındığın Protein İçeriği

İç fındığın protein içeriği çeşit, bakım şartları ve ekolojik faktörlere bağlı olarak %10-24 arasında, sindirilebilirliği ise %73-83 arasında değişmektedir. Fındığın protein miktarı yumurta ve tahıllardan yüksek, et ve kuru baklagillerin içerdiği miktara hemen hemen eşittir. Protein kalitesi ise yumurta et ve et ürünlerinden düşüktür.
Fındığın Karbonhidrat İçeriği

İç fındık % 10-22 arasında karbonhidrat içermektedir. Toplam şeker miktarı kuru madde de %2.8-7.9 arasındadır. Toplam şekerin %90’ı sakarozdur. Sakkaroz iç fındığa lezzet sağlar ve bazı çeşitlerde tatmayla hissedilebilecek kadar yüksek miktarda bulunmaktadır. Ayrıca nişasta kuru maddede %1-3.6 oranında bulunur.

Diyet lifi (posa) ve pektinler fındıkta %1-3 oranında bulunur. Bu bileşikler barsakta kimyasal bileşiklerin toksik etkilerini, kalın barsak hastalıklarını, kabızlığı ve kalp rahatsızlıklarını önler, serum lipit düzeyi ve kan şekerini düşürür.Fındığın Yağ İçeriği

Fındıkta yağ miktarı bölge, iklim, toprak ve çeşidine bağlı olarak 50-73 g/100 g arasında değişmektedir. Yağların organizmada enerji sağlamalarının yanı sıra vücut ısısının korunması, dış etkenlere karşı korunma ve yağda eriyen vitaminlerin taşınması gibi önemli fonksiyonları vardır. Ayrıca yağların bileşiminde organizmada çeşitli görev ve yararları olan yağ asitleri bulunmaktadır.

Yapılan çeşitli araştırmalar sonucunda tekli doymamış yağ asitlerinin fındık yağında bulunan yağ asitlerinin büyük çoğunluğunu oluşturduğu belirlenmiştir (% 79.5). Çoklu doymamış yağ asitleri miktarı ise fındık yağında bulunan toplam yağ asitlerinin % 12.5’ini oluşturur. Fındık yağı bileşimi üzerine yapılan çalışmalarda, bileşimce zeytinyağına benzediği ve tüm çeşitlerde de en fazla oleik yağ asidinin bulunduğu ve bunu sırasıyla linoleik, palmitik, stearik ve linolenik yağ asitlerinin izlediği belirlenmiştir. Oleik asidin yüksek oranda bulunması yağa dayanıklılık kazandırmaktadır.

Amerika’da 6 yıl süren bir araştırma sonucunda günde en az bir kere fındık yiyen veya fındık yağı kullanan insanlarda hiç kullanmayanlara göre kalp krizinden ölme riskini yarı yarıya azalttığı belirlenmiştir.

15 birey üzerinde yapılan bir araştırmada bireylere günlük 4 hafta 40 gram fındık verilmiştir. Araştırma sonucunda LDL, VLDL, trigliserid düzeylerinin düştüğü ve HDL düzeyinin yükseldiği belirlemişlerdir. Bunun sonucunda da koroner kalp hastalıklarından korunmak için yeterli ve dengeli bir program içinde fındığın yer alabileceğini, ayrıca içerdiği yüksek yağ içeriğinden dolayı enerji içeriğinin yüksek olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiğini bildirmişlerdir. Fındığın Mineral Madde İçeriği

Fındık mineral madde açısından oldukça zengin bir kaynak olup %1-3.4 arasında kül içermektedir. 100 g iç fındıktaki mineral madde yoğunluğu ve erişkin bir insanın günlük mineral madde ihtiyacı göz önüne alındığında insan beslenmesinde elzem olan demir (Fe), magnezyum (Mg), bakır (Cu), mangan (Mn), potasyum (K), fosfor (P), çinko (Zn), kalsiyum (Ca) rahatça karşılanabilir. Ayrıca fındıkta bulunan tuz normal suda bulunan miktardan daha düşüktür. Fındıkta sodyum (Na)’ un düşük Mg, Ca ve K’ un yüksek olması vücutta kan basıncının düzenlenmesinde rol oynamaktadır.

Fındığın Vitamin İçeriği

Fındık vücutta karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapan vitamin B1 ve vitamin B2 için iyi vitamin B6 içinse çok iyi kaynak olması yanında özellikle doğal antioksidan vitamin E bakımından bitkisel yağlardan sonra en iyi kaynaklardan birisidir.

Tübitak tarafından ülke çapında 960 okul çocuğu ile yapılan bir tarama çalışmasında çocukların %90’ ı B2, %84’ünün B6 vitamini yönünden yetersiz beslendikleri gözlenmiştir. Kan yapımı ve ruhsal sağlık açısından gerekli olan B2 ve B6 vitaminleri fındıkta önemli düzeyde bulunduğundan bu besinin her gün düzenli olarak tüketilmesi ülkemiz çocuklarının beslenme sorununa pratik bir çözüm olarak düşünülebilir.

Sonuç olarak; fındık içerdiği yağ, protein, vitamin ve mineral maddeler ile beslenme ve sağlık açısından oldukça önemlidir. Bu yüzden dengeli ve sağlıklı beslenmek için fındığın her gün doğrudan alınması önerilmektedir.

BESİN DEĞERLERİ100 gr. çiğ (pişirilmemiş) fındık içinin besin değerleri şunlardır: 181 kalori: 3,6 gr. protein; 5 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 17,8 gr. yağ bunun büyük bölümü doymamış yağlardır; 0.5 gr. lif; 96 mgr. fosfor; 59,7 mgr. kalsiyum; 0.9 mgr. demir: 0,5 mgr. sodyum; 201 mgr. potasyum: 52 mgr. magnezyum; 0,13 mgr. B1 vitamini; 0.2 mgr. B3 vitamini: 0.16 mgr. B6 vitamini: 17,7 mcgr. folik asit; 24 mgr. E vitamini ve çinko minerali.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda görülen pek önemli besin değerlerinin yanı sıra;

o Fındık; ceviz, badem, antepfıstığı, kestane vb. sert kabuklu meyvelerde olduğu gibi, bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.

o Fındık, kalbimizin ve kaslarımızın dostudur: içerdiği yüksek orandaki E vitaminiyle kalp ve kas sağlığımızda etkili olan fındık, aynı nedenle hücre yıkılmalarını (ölümünü) da önler.

o Fındık, içerdiği yüksek orandaki doymamış yağlarla kolesterol düzeyinin düşürülmesine yardımcı olur: Bedenin ısısının korunmasını ve yağda eriyen vitaminlerin bedenin en uzak noktalarına taşınmasını sağlar.

o Fındık, yüksek oranlardaki B vitaminleri ve demir mineraliyle kan yapımını destekler: Aynı öğeleri nedeniyle alyuvarların parçalanmasını önler, kansızlığa karşı koruyucu işlev yapar ve çocukların beslenmelerine yardımcı olur.

o Fındık, yüksek oranlarda içerdiği tüm maddelerle bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir, bedene güç katar, hastaların iyileşme dönemim kısaltır ve gebe kadınlara da yararlı olur.

o İçerdiği çinko mineraliyle bedenin büyümesinde ve cinsel hormonlarının üretilmesinde rol oynar. Afrodizyak (cinsel gücü artırıcı) etkileri olduğu da savunulmaktadır.

Bütün bu yaşamsal değerdeki etkilerinden yararlanmak üzere, fındığın günlük diyetimize katılması, fındık içinin ya da fındıktan üretilmiş besinlerin tüketilmesi uzmanlarca ısrarla öğütlenmektedir.

Dikkat: Yağ yönünden zengin olduğu için yüksek tansiyonu olanlar ya da damar sertliği rahatsızlığını çekenler fındığı az yemelidir.

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Fındık, kök sürgünü (piç) oluşturan bir bitkidir. Üretimi, belli kurallara uyularak bu sürgünlerinden yapılmaktadır. Sürgünler bol güneş gören, hastalıksız ve 1-2 yaşında olmalı; üzerlerinde iyi oluşmuş tomurcuklar bulunmalı ve anaç bitkinin kök yapısı sağlam olmalıdır. İşte bu koşullara uyan sürgünler, köklerine zarar verilmeden topraktan sökülür.

Dikimleri genellikle sonbaharda, kışı sert yaşayan yörelerde ilkbahar mevsiminde yapılır. Fındık fidanları, bazı üreticilerin tersini savunmalarına karşın, kesinlikle sık dikilmemelidir. Uzmanlara göre 5 m. aralıkla dikim yapılması fındık bitkileri için en iyisidir.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Dünyanın hemen hemen her yerinde yabani örneklerine rastlanan fındık, ekonomik ve iyi nitelikli ürün veren bir bitki olarak ılıman ve nemli yerlerde yetiştirilmektedir. Ülkemizde diğer bazı yörelerde yetiştirilmekte ise de, fındık yetiştiriciliği için iklimi en uygun bölgemiz, Karadeniz’in kıyı şerididir. Bu bölgede de en iyi bitki gelişimi, kıyıdan 35-40 km. içeriye kadar ve denizden 500 m. yüksekliğe kadar olan alanlarda gerçekleşmektedir.

Fındık, yıllık ortalama sıcaklığı 13-16 derece olan, en düşük sıcaklık -8, -10 dereceye indiği ve en yüksek sıcaklığın 36-37 dereceyi geçmediği yerlerde en iyi yetişir. Kışın açan çiçekleri -10 dereceye kadar zarar görmez. -15 derecede zarar görme oranı artıp -20 derecelerde tüm çiçekleri ölür. Fındık bitkisi için havanın nemi de büyük önem taşır:

Haziran-temmuz-ağustos aylarında havanın nem oranı %60’ın altına düşmemelidir.

Toprak isteği: Fındık bitkileri toprak bakımından aşırı seçici olmamakla birlikte en iyi, organik madde yönünden zengin, humuslu, tınlı, tınlı-killi ve derin toprakta gelişme gösterir ve bol ürün verirler. Fındık, toprağın pH’ı 6-7 arasında olan yerleri sever. Taşlı, kumlu çakıllı ve ağır topraklar ile taban suyunun yüksek (yani yüzeye yakın) olduğu yerlerden hoşlanmaz, kireçli topraklarda yetiştirilemez.

Sulama: Fındık bitkilerinin ekonomik olarak yetiştirilebilmesi için bölgede yıllık yağış ortalaması en az 700 mm. olmalı ve yağışlar aylara göre dengeli olarak dağıtmalıdır. Ama yıllık yağış ortalamasının 1.200-1.300 mm. olduğu yerlerde dahi, bazı sıcak ve kurak yıllarda haziran-temmuz aylarında bitkinin sulanması gerekmektedir.

Gübreleme: Fındık fidanlarının dikiminden başlayarak sağlıklı olarak gelişmesi, iyi taçlanma göstermesi ve verime yattıktan sonra iyi ürün vermesi için gübreleme büyük önem taşımaktadır. Bitkiye gerekli besin maddelerinin saptanmasında, kesenkes toprak ve yaprak analizleri yapılmalıdır. Bu analizlerin sonuçlarına göre fındık bitkilerine azotlu, fosfatlı ve potaslı fenni kompoze gübreler verilir. Ayrıca analiz sonuçlarına göre kalsiyum, magnezyum, demir, mangan, çinko, bor ve bakır gibi mineral besin maddeleri de verilmelidir.

Fenni gübrelerden gayrı toprağa iyi yanmış çiftlik gübresi verilmesi, ürün veriminin artmasında etkili olur. Bu gübrenin, ahırda 80 cm. kalınlıktaki tabakalar halinde 6 ay-1 yıl kadar bekletilmiş ve tabakalara fosforlu gübre ile kireç katılarak iyi yanmalarının sağlanmış olması gerekmektedir.

Budama: Fındık yetiştiriciliğinde budama, yapılması gereken işlerin başında gelir. Budama zamanında yapılmaz ya da eksik kalırsa büyük ürün kayıplarına yol açar. Fındıkta esas budamalar sonbahar ya da kış mevsimlerinde yapılır. Tamamlayıcı budama ilkbahar mevsiminde yapılmaktadır. Fındık bitkilerinde şekil, ürün ve gençleştirme budamaları yapılır. Ayrıca bitkilerin yetiştirildiği ocaklarda kök ve dip sürgünü temizlikleri yapılmalıdır. Bütün bu uygulamaların fındık bitkilerini iyi tanıyan kişiler tarafından, kurallarına uygun ve özenli şekilde yapılması çok olumlu sonuçlar verir.

Hasat (Derim): Fındık bitkilerinin hasadından en az 5-10 gün önce bitkilerin altı iyice temizlenir. Fındıkların hasat olgunluğuna geldiği; kadehçiklerin iyice sararıp kızarması, fındık tanelerinin kadehçik içinde oynamaya başlaması, sert meyve kabuğunun kızarması ve fındık içinin kendine özgü sertlik ve tadı alması ve bir de dallar sallandığında meyvelerin 3/4’ünün dökülmesiyle anlaşılır.

Zamanından erken yapılan hasatta, fındık içi kabuğu doldurmaz, buruşukluk ve verim düşüklüğü başlar, meyvenin niteliği düşer. Hasat, bölgelere göre ağustos ayı içinde ve eylül ayı başlarında yapılır. Fındıklar elle teker teker, dallar sıyrılmadan ve kırılmadan özenle yapılmalı, fındığı alınan dal yavaşça yerine bırakılmalıdır. Dallarda hoyratça yapılan toplamada meydana gelen örselemeler, ertesi yılın verimini kötü yönde etkilemektedir.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Fındık bitkilerine dadanan zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak zamanında, aksatılmadan ve eksiksiz mücadele sürdürülmelidir.

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir