Eski (Antik) Mısır Uygarlığı

Bu makale Tarihinde

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 28 Mart 2021 Kerim Usta

Orta Krallık döneminin son firavunu 3. Amenemhat, özellikle madenlerde ve inşaa işlerinde yeterli işgücü sağlamak için Asyalı göçmenlerin Delta’ya yerleşmelerine izin verdi. Ancak bu iddialı inşaat ve madencilik faaliyetleri, dönemin sonlarına doğru Nil taşkınlarının yetersiz olması ile birleşince ekonomiyi fazlasıyla zorladı İkinci Ara Dönem’in sonlarına doğru, 13. ve 14. Hanedanlık yıllarında yavaş seyreden bir çöküşe yol açtı. Bu gerileme döneminde yabancı Asyalı yerleşimciler Delta’da kontrolü ele geçirmeye başladılar ve sonunda Mısır’da, Hikksoslar olarak iktidarı ele geçirdiler. Göçebe bir Asyalı kavim olan Hiksoslar, Mısır’ın yabancısı olan ilk hanedanıydı. Hiksos Kralları’na Çoban Krallar denirdi. Mısırlılara göre daha ileri silah ve savaş tekniğine sahiptiler. Mısırlıları atlı savaş arabalarıyla tanıştırmışlardır. Thebes (Teb) kentinin yerli hükümdarı Ahmose onları Mısır’dan sürmüş ve böylece Yeni Krallığın kurucusu olmuştur.

İkinci Ara Dönem ve Hiksoslar (MÖ674–1549)
MÖ 150 dolaylarında Orta Krallık firavunlarının gücü zayıflarken, Delta’nın doğusunda Avaris kentinde yerleşmiş olan Asyalı göçmenler, bölgenin kontrolünü ele geçtiler ve merkezi yönetimi Teb’e çekilmeye zorladılar. Teb’deki firavun, bağlı olmaya ve haraç ödemeye zorlandı. Eski Mısır dilinde “yabancı krallar” anlamına gelen Hiksoslar, Mısır yönetim modelini benimsediler ve kendilerini firavun olarak gösterdiler. Böylece Mısır kültür unsurları, Hiksoslar’ın Orta Bronz Çağı uygarlığıyla kaynaştı.

Bu gerilemeden sonra Teb kralları kendilerini kuzeyde Hiksoslar’la güneyde Hiksoslar’ın Nubyan müttefiki olan Kuş Krallığı arasında tuzağa düşmüş durumda buldular. Bu durumu MÖ 155 yılından öncesine kadar hemen hemen 100 yıl nispeten sakin bir dönem izledi. Bu tarihte artık Teb askeri gücü, Hiksoslar’a meydan okumaya yeterli gücü toplamıştı. Hemen ardından 30 yıldan fazla sürecek bir çatışma başladı. Firavun 2. Seqenenre Tao ve Kamose sonunda Nubyalıları yenilgiye uğratmayı başardı. Fakat Hiksoslar’ın Mısır’daki varlığını kalıcı olarak sona erdiren, Kamose’nin ardılı 1. Ahmose’nin birbiri ardına giriştiği başarılı seferler oldu. İzleyen Yeni Krallık’ta ordu, firavunların Yakın Doğu hakimiyetini güven altına alınmasını sağlamak ve Mısır sınırlarını genişletmek istemesiyle merkezi bir önem kazandı.

Yeni Krallık Dönemi (MÖ549–1069)
Yeni Krallık Dönemi’nde I. Tuthmosis ile Mısır’ın dış politikası değişmiş ve Mısır emperyalist bir dış politika izlemiştir. Yani Krallık’ın firavunları, sınırların güvenliği ve komşularıyla ilişkileri güçlendirme yoluyla görülmemiş bir refah dönemi getirdiler. Fırat Nehri’nin ötesine geçen ilk Mısır Firavunu olan 1. Tuthmosis’in torunu 3.Tuhtmosis zamanında kuzeyde Suriye, güneyde ise Nubye içlerine kadar Mısır hakimiyeti altına alınmıştır. Bu dönem egemenlik politikası kapsamında diğer devletlerle evlilik yoluyla bağlar kurulmuş ve vasal devletler oluşturulmuştur. Sonuçta bu firavunlar, Mısır’ın etkisinin yayıldığı alanda sadakati pekiştirdi ve bronz ve ağaç gibi dışarıdan getirilebilecek malların Mırıs’a akışının sürmesini sağladı. Yeni Krallık firavunları, tanrı Amon’u yücelten ve ona tapıncı geliştiren büyük ölçekli inşaat işlerini Karnak merkezli olarak başlattılar. Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşaa ettiler. Kadın firavun Hatşepsut da taht üzerindeki iddiasını yasallaştırmak için bu tür propagandayı kullandı. . Somali – Puntland’a yaptığı bir ticaret seferinin başarılarını, zarif bir anıtsal mezar – tapınak, devasa bir çift dikilitaş ve Karnak’taki bir şapel’le anıtlaştırdı.

Kraliçe Hatşepsut ticari ilişkilere önem vermiş, Punt’a (Somali) gemiler göndererek Ümit Burnu’na ulaşılmasını sağlamıştır. Bu ülkeden Mısırlılar değersiz mallar karşılığında değerli mallar almışlardır. Alınan malların listesi Hatşepsut Tapınak Duvarı’na yazılmıştır. Bu listede fildişi, abanoz, maymun, leopar derileri, köleler gibi maddeler yer alır. Bu başarılarına karşın yeğeni ve aynı zamanda üvey oğlu olan 3. Tuthmosis, kendi hükümdarlığının sonlarına doğru, belki de tahtı gasbetme girişimine misilleme olarak onun mirasını silmeye çalıştı.

MÖ 1.279 civarında tahta çıkan ve Büyük Ramses olarak bilinen II. Ramses, Mısır tarihindeki diğer firavunlardan daha çok tapınak, daha çok yontu ve dikilitaş inşa ettirdi ve daha çok çocuk sahibi oldu. Atılgan bir askeri lider olan II. Ramses, ordusunu Kadeş Savaşı’nda Hititler’in üstüne yürüttü. Kazanan tarafın belli olmadığı savaşın sonunda, tarihin ilk yazılı antlaşması MÖ 1.258 tarihinde akdedildi. Ancak Mısır’ın zenginlikleri, özellikle Antik Libya’lılar ve Deniz kavimleri açısından bölgeyi istila için cazip bir hedef haline getirdi. Başlangıçta Mısır ordusu bu istila girişimlerini püskürtmeyi başardı. Ama sonunda Mısır, Filistin ve Suriye’nin kontrolünü kaybetti. Dış tehdidin etkisi, yolsuzluk, mezar soygunculuğu ve sivil huzursuzluk gibi iç sorunları ağırlaştırıcı yönde oldu. Teb’deki Amon tapınak kompleksi’ndeki yüksek rahipler, çok geniş ölçüde arazi üzerinde güç elde ettiler ve geniş bir servet topladılar. Öyle ki onların gelişen gücü, Üçüncü Ara Dönem boyunca tüm Mısır’a yayıldı

Deniz Kavimleri ve Mısır
Mısırlılar Ege Göçleri’yle gelen kavimleri Deniz Kavimleri olarak adlandırmışlardır. MÖ 1.208 yılında Mısır’a saldıran kavimler başarılı olamamışlardır. Mısırlılar bu savaş başarısını unutulmaz kılmak için bu gün adına İsrail Anıt Taşı denilen anıtı dikmişler ve bu anıtın üzerine de egemen oldukları bölge ve halkların adlarını yazmışlardır. İsrail adının ilk kez geçtiği belge bu anıt taşıdır.

Deniz Kavimleri 20. Hanedan (Ramsesler) Dönemi’nin son önemli hükümdarı III. Ramses zamanında farklı yerde ve zamanlarda birçok saldırı düzenlemişler; fakat başarısız olmuşlardır.

Ergunca Tarafından Yayımlandı.

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir