En İyi Amellerdendir Ağlamak

Bu makale Tarihinde

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 17 Nisan 2021 Kerim Usta

“Gözünüzü ağlamaya, kafanızı düşünmeye alıştırın.” buyuran Ebû Süleymân Dârânî hazretleri, ağlamayı terk etmeyi, ilâhî inâyetten mah­rumiyet sayardı. Çünkü irfan sâhibi geceleri kâim olarak ibâdete devâm ettiği sürece Allahü teâlâ ona rahmet kapılarını açar. “Her şeyin bir alâ­meti, işâreti olduğu gibi, ilâhî feyzlere kavuşmaktan mahrum kalmanın alâmeti de ağlamamak, ağlamayı terk etmektir.” buyururdu.

Dünyâya ve dünyâ bağlılarına rağbet etmeyen Esrâr Dede (rahme- tullahi teâlâ aleyh) kendisinden nasîhat isteyenlere dünyâ nîmetlerinin ve güzelliklerinin geçici olduğunu söyler ve ölümü hatırlatırdı. Çok cömert olup, eline geçen malı ve parayı fakirlere dağıtırdı. Esrar Dede´nin şu şiiri onun ne kadar ince ruhlu olduğunu göstermektedir.

Derd-i dile bîgâne vü mahrem güler ben ağlarım
Özge belâ kim hâlime âlem güler ben ağlarım.
Hiç kimseye olmuş değil böyle belâ-yı bü´l-aceb
Kim beytü´l-ahzân-ı dilimde gam güler ben ağlarım.
Naz ü niyâza yok vakit hayran olur görse gözüm
Ancak hemen ol dilber-i gülfem güler ben ağlarım.
Nâdîde bir dîvaneyim baştan başa efsâneyim
Hicrânımın ahvâline mâtem güler ben ağlarım.

(Gönül derdine yabancı ve dost güldüğü halde ben ağlıyorum. Bu â- lemin güldüğü benim ağladığım başka bir derttir.

Böyle ziyâdesiyle şaşılacak belâyı hiç kimse görmedi. Ki o gönlü­mün hazret-i Yâkûb gibi hüzünlü evinde gam güldüğü halde ben ağlıyo­rum.

Gözüm görse nâz ve niyâza yalvarıp yakarmaya vakit bırakmadan hayran olup kendinden geçer. Fakat o gül ağızlı sevgili güldüğü halde ben ağlıyorum.

Eşi bulunmaz baştan başa efsâne olmuş bir deliyim, benim ayrılık hallerime mâtem güldüğü halde ben ağlıyorum).

Musul âlimlerinden ve Evliyânın büyüklerinden Feth-i Mûsulî (rah- metullahi teâlâ aleyh) hazretlerinin gözlerinden bir gün sicim gibi yaş a- karken gördüler: “Ey Feth! Neden böyle ağlıyorsun ” dediklerinde; “Gü- nahlarımı hatırladıkça, gözlerimden yaş akmakta, ağlamam ihlâssız ve riyâ ile olmasın diye de böyle ağlamaktayım!” cevâbını verdi.

Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerinin kalbi yufka, gözleri yaşlıydı. “Ağlamak, gözün ağlaması de- ğil, kalbin ağlamasıdır. Adam var ki gözleri ağlar, fakat kalbi hastadır. Çünkü münâfıkların ağlaması, kalpten ve içten değil, sâdece baştaki gözden gelir.” buyurdu.

Bir arefe günü Arafat´ta vakfe yaptı. Öğleden akşama kadar ağladı. Hem de günâhları düşünüp; “Şu günde bağışlanmış olsa bile vah yaptı­ğım çirkin işlere, vah günâhlarıma.” deyip dururdu.

Meşhur velîlerden Huzeyfetü´l-Mer´âşî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerinin Allahü teâlâdan olan korkusu sebebiyle çok ağlardı. Böyle bir zamanda yanına gelen birisi ona dedi ki: “Bu derece ağlayıp sızla­mana, ızdırap çekmene sebep nedir Yoksa Allahü teâlânın Rahîm, çok merhâmetli, Kerîm ve Gafûr olduğunu bilmiyor musun ” dedi. Bunun ü- zerine Huzeyfetü´l-Mer´âşî hazretleri; “Allahü teâlâ; “Bir fırka Cennet´te, bir fırka Cehennem´dedir.” buyuruyor. Ben bu iki fırkanın acaba hangi­sindeyim, bunu bilmediğim için ağlıyorum.” dedi. Soran; “Mâdem ki, sen daha kendi hâlini bilmiyorsun, nasıl olur da başkalarına yol gösterirsin ” dedi. Bu sözü duyan Huzeyfet-ül-Mer´âşî hazretleri, çok mânâlar ifâde eden bu sözün tesiriyle düşüp bayıldı. Kendine gelince, “Ey Huzeyfe! Biz seni dost edindik, kıyâmet günü seni Cennetliklerden olarak haşrede- ceğiz.” diyen bir ses duydu. Bu sesi, o mecliste bulunup da henüz müs- lüman olmayan üç yüz kişi duyup müslüman olmuşlardır.

Ergunca Tarafından Yayımlandı.

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir