Kategori: e-)Hikaye, Masal, Destan ve Efsaneler

Şamanizm’den Kalan Adetler

Şamanizm'den Kalan Adetler

Türkler’in Şamanizm’den İslamiyet’e geçişi yüzyıllar öncesine dayansa da, günümüzde Şamanizm’den kalan birçok adet ve gelenekleri bulunuyor.

İşte onlardan birkaçı:
Ay:Anadolu’da yeni ayın görünmesi sırasında yere diz çökerek niyaz edilmekte, gökyüzüne, aya ve toprağa bakarak dilekte bulunulmaktadır. Yeni ayın yeni umutlara ve yeni başlangıçlara vesile olacağı düşünülür. Bu olgu da Türklerin eski Gök tanrı inancından kaynaklanmaktadır.
Su dökerek uğurlama:

Gidenin arkasından su dökmek eski Türklerdeki su kültünün doğurduğu bir adettir.
Mum yakma, çaput bağlama:Cami avlularında mum yakılması, ağaçlara bez ve çaput bağlanması da Şamanizm döneminden günümüze aktarılan geleneklerdir. Daha Fazlasını Oku

Salur Kazanın Evinin Yağmalanması Hikayesi

Salur Kazanın Evinin Yağmalanması Hikayesi

Bir gün Ulaş oğlu Kazan Bey otağının gölgeliğinde hem şarap içerek eğleniyor hemde etrafı seyrediyordu.İçtiği şaraplar artık onu sarhoş ettiği için her önüne gelene elbiseler, kaftanlar, develer bağışlıyordu.Sol yanında dayısı Aruz,sağ yanında ise kardeşi Kara Göne vardı.Oğlu Uraz ise karşısında yay’a dayanmış duruyordu.
Kazan sağına dönüp Kardeşi Kara Göne’ye bakıp kahkalarla güldü.Sol tarafında bulunan dayısı Aruz’a bakınca ise içini kaplayan sevinç yüzüne vurdu. Sonra karşısında Oğlu Uruz’a bakınca elini yüzüne kapayıp ağlamaya başladı.Oğlu Uraz dayanmayıp yanına gelip diz çöktü. Babasına;
-“Sağına baktın güldün,soluna baktın sevindin ama beni görünce neden ağladın baba?” diyerek sebebini sordu.
Kazan Bey kızardı, oğlanın yüzüne bakarak; Daha Fazlasını Oku

Hazreti Mevlana’dan Dudu kuşu Hikayesi

Hz.Mevlana Dudu Kuşu  hakkında iki tane ibretlik hikaye anlatmıştır.Her ikisini de yazıyorum.

* Bir bakkal vardı, onun bir de dudusu vardı. Yeşil, güzel sesli ve söyler duduydu. Dükkanda dükkan bekçiliği yapar; bütün alış veriş edenlere hoş nükteler söyler, latifeler ederdi. İnsanlara hitap ederken insan gibi konuşurdu, dudu gibi ötmede de mahareti vardı. Daha Fazlasını Oku

Mehmet Akif Ersoy’un Etkilendiği Abdulhamid Han Hikayesi

Mehmet Akif Ersoy'un Etkilendiği Abdulhamid Han Hikayesi

“Senin istifa ettirdigini bizde istifa ettirdik”
Mehmet Akif Ersoy, Sultan AHMET Camii’ne her gittiğinde orada iki gözü iki çeşme ağlayan yaşlı bir zâta rastlamaktadır. Bu yaşlı zât, başından geçen bir olayı kendisine anlatınca, Mehmet Akif Ersoy bundan çok etkilenmiş, bu yaşlı zatla aralarında geçen konuşmayı ise bizlere şöyle nakletmiştir:
Sabah namazlarını kılmak için Sultan AHMET Camii’ne gidiyordum. Her sabah ne kadar erken gidersem gideyim, mihrabın bir kenarına oturmuş, saçı sakalı bembeyaz olmuş ihtiyar bir adam, ümitsizce, bedbin bir şekilde durmadan ağlıyor. O kadar ağlıyor ki, ağlamadığı tek bir dakikayı yakalayamadım. Nihayet bir gün yanına sokuldum ve “Muhterem” dedim,”A efendim!” dedim.
“Niye bu kadar ağlıyorsun? ALLAH’ın rahmetinden bir insan bu kadar ümitsiz olur mu?” Daha Fazlasını Oku

Segrek Destanı

Segrek Destanı
UŞUN KOCA OĞLU SEGREK DESTANI
OĞUZ zamanında Usun Koca derler bir kişi var idi, ömründe iki oğlu var idi. Büyük oğlunun adı Eğrek idi. Cesur, deli, güzel yiğit idi.Bayındır Han’ın sohbetine ne zaman istese getirdi. Beyler beyi olan Kazan’ın divanında buna hiç kapı baca yoklu. Beyleri çiğneyip Kazan’ın önünde otururdu.Kimseye iltifat eylemezdi.Meğer hanım gene bir

Daha Fazlasını Oku

Türkülerden Destanlara

Türkülerden Destanlara

TÜRKÜLERDEN DESTANLARA
Türküsüz millet olmaz. Oyunsuz, efsânesiz, masalsız, destansız, şiirsiz, şâirsiz, müziksiz bir millet olmaz. Olur diyenler, millet gerçeğini hiç bilmeyenlerdir. Olur diyenler susuz, tuzsuz, yağsız, baharatsız, malzemesiz yemek yapılacağını sananlardır.

Biz çocuklarımızı ninnilerle, laylalarla büyüten, onları türkülerle evlendiren, türkülerle askere gönderen, gurbette kalanlara türküler yakan, türkülerle sevinen, hüzünlenen, Rahmet-i Rahman’a kavuşanların arkasından türküler, ağıtlar söyleyen bir milletiz. Türkülerimiz, Türkçemizin elvan-elvan açıldığı, güzelleştiği çiçek bahçelerimizdir. Efsânelerimiz, masallarımız, destanlarımız da öyle. Millet hayatımızda onların güzelliğini ve büyük önemini anlatmak için saatler lâzım. Daha Fazlasını Oku

Bamsı Beyrek Destanı

Bamsı Beyrek Destanı

BAMSI BEYREK DESTANI
kam pürenin oğlu bamsı beyrek destanını beyan eder hanım hey
KAM Gön oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Kara yerin üstüne ak otağını diktirmişti. Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti. İç Oğuz, Dış Oğuz beyleri Bayındır Han’ın sohbetine toplanmıştı. Pay Püre Bey de Bayındır Han’ın sohbetine gelmişti.

Bayındır Han’ın karşısında Kara Göne oğlu Kara Budak yaya dayanıp durmuştu. Sağ yanında Kazan oğlu Uruz durmuştu. Sol yanında Kazılık Koca oğlu Bey Yigenek durmuştu. Pay Püre Bey bunları gördüğünde ah eyledi, basından aklı gitti, mendilini aldı, böğüre böğüre ağladı.

Daha Fazlasını Oku

Süleyman Şah Türbesinin Bilinmeyen Hikayesi

Süleyman Şah Türbesinin Bilinmeyen Hikayesi

SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİNİN BİLİNMEYEN HİKAYESİ..

Suriye sınırları içinde olduğu halde Türkiye’ye ait olan Süleyman Şah türbesi dünyanın gündemine oturan bir operasyonla tarihinde üçüncü kez yeni bir yere nakledildi. ‘Şah Fırat Operasyonu’yla naaşı güvenli bölgeye alınan Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesi olan Süleyman Şah, Filistin’e geçmek isterken Fırat Nehri’nde boğulmuştu…

“Türk Mezarı” olarak bilinen ve ülkemiz sınırları dışındaki tek vatan toprağımız olan Süleyman Şah Türbesi, Şah Fırat Operasyonu’yla yeniden gündeme oturmuştu.. Suriye sınırları içindeki türbe bir süredir IŞİD tehdidiyle anılıyordu.. Daha Fazlasını Oku

Kırmızı Gülün Hikayesi…

Kırmızı Gülün Hikayesi...

Kırmızı gülün hikayesi…
Bir delikanlı güzel bir kıza ölümüne sevdalanış…Yüreği daha fazla dayanamaz olmuş onu uzaklardan seyretmeye. Bir gün o adını bile henüz bilmediği,dış görünüşünden başka hayatı hakkında hiç bir bilgi edinmediği o genç güzel kızın yolunu kesip durdurmuş delikanlı.

Güzel kız azarlayıcı ve manidar bakmış adamın gözlerine;

-Durup dururken neden kestin yolumu böyle?Yoksa yeni haramiler mi tünedi buralara?
Delikanlı:

-Yok,demiş.Harami filan değilim.Sadece sonunun ne olacağını bilmediği karşılıksız bir sevdaya düştü gönlüm.Günler var ki ben o ateşte kavrulur dururum.

Güzel kız şaşırıp kalmış duyduklarına…

-Ne kadar tanıyorsun ki beni?Diye sormuş tanımadığı delikanlıya.

Daha Fazlasını Oku

Ulubatlı Hasan Destanı

Ulubatlı Hasan Destanı

Ulubatlı Hasan Destan’ı

Ak Şemsettin çıkar bir gün huzura
Mehmet yeni doğmuş
Dişleri süt kokan bebe
Hümâ Hatun’un oğlu Mehmet…
Babası Murat’ın naşı gelir Varna’dan
Oğlum Sultan Mehmet
14 yaşında
Sağ yanında Ak Şemsettin
Sol yanında Molla Hüsref…
Edirne üzerinden akın akın
Şehr-i İstanbul’a akar
Daha Fazlasını Oku

Dirse Han Oğlu Boğaç Han Destanı

Dirse Han Oğlu Boğaç Han DestanıBir gün Kamgan oğlu Bayındır Han ipek halı ile döşenmiş çadırında Oğuz Beylerine ziyafet verir.Ziyafet için develer,koçlar kesilerek kurulan beyaz ,siyah ve Kızıl çadırlar misafirleri ağırlamak üzere hazırlanır.Beyaz çadırlara oğlu olanları,kızıl çadıra kızı olanları,siyah çadıra ise çocuğu olmayanların misafir edilmesini emir verir.Ayrıca çocuğu olmayanlara siyah keçe serilmesini,yemek olarak ise kara koyun yahnisi verilmesini özellikle tembih eder.Oğuz beyleri bir araya toplandıklarında Dirse han’ın çocukları olmadığı için siyah çadıra alınınca bu duruma çok üzülür.Sabah olduğunda bütün Oğuz Beyleri Bayındır Han ile sohbet için bir araya gelirler.Dirse Han altına siyah keçe serilerek kara koyun yahnisinden ikram ederler.Dirse han bu duruma tepki göstererek:

-Bayındır Han benim ne eksikliğimi gördü?Kılıcımdan mı?Soframdan mı?Benden aşağı kimseleri beyaz Daha Fazlasını Oku