Kategori: d-)Kelimelerin Anlamları

Momentum Nedir ?

Doğrusal momentum (“moment” ile karıştırılmamalıdır!), bir doğru boyunca hareket eden bir cismin hareket miktarının (taşıdığı hareketin) bir ölçüsüdür. Bir parçacığın doğrusal momentumu, eğer cismin hızı v ve kütlesi m ise, kütle ve hızın çarpımı olarak tanımlanır.

Momentum p=mv
Momentum p=mv şeklinde ifade edilir. Hız, v, vektörel olduğundan, p momentum da
vektörel bir niceliktir (Bir vektörün skaler ile çarpımı hatırlanırsa, (skaler.vektör=vektör).
Momentüm vektörünün yönü, hız ile aynı yönlüdür. Daha Fazlasını Oku

Paranoya Nedir ?

Başlıca belirtisinin sanrılar olduğu psikiyatrik bozukluklardır. Hasta genellikle iyi giyimlidir ve kişilikte bir dagilma ya da günlük bir bozulma görülmez. Fakat egzantrik,garip,kuşkucu ya da düşmanca tutum içinde olabilir. Hastanın duygudurum sanrısının içeriği ile uygunluk gösterir.

Büyüklük sanrıları olan hasta coşkulu,kötülük görme sanrıları olan hasta kuşkucudur. Klasik tanım sanrısal bozukluğu olan hastaların belirgin ve sürekli varsanılarının bulunmamasını öngörüyorsa da DSM-III-R ve DSM-IV de kısa süreli varsanıların (özellikle somatik tip sanrısal bozuklukta beden kokusuyla ilgili ya da genel olarak işitsel) bulunabileceği kabul edilmiştir.

Daha Fazlasını Oku

Antik Mısırda Ampulle Aydınlatma

Antik Mısırda Ampulle AydınlatmaAntik MISIR’da Ampul Kullanılarak Aydınlatma Yapılıyordu
Mısır’da özellikle Dendera Tapınak Kompleksi’ndeki Hathor Tapınağı’nda bulunmalarıyla dikkat çeken bazı duvar resimleri, Antik Mısır’la ilgili oldukça ilginç bir bilgiyi gün yüzüne çıkarmıştır. Aşağıda incelenen duvar resimlerinin büyük kısmı Mısır’daki Dendera Tapınak kompleksinde yeralmaktadır. Bu resimlerde Mısırlıların günümüzde kullandığımız ampül ve ark lambası tekniğini kullanarak aydınlatma yaptıkları görülmektedir. Daha Fazlasını Oku

Savat Sanatı Nedir?

Savat siyah renklidir. Savat çamuru; kurşun, gümüş, bakır, kükürt karışımından oluşur.Arapça “kara” anlamına gelen “esvad” sözcüğünden gelen savat, gümüş üzerine sürülen siyah renkli savat çamuru ile yapılan bir el sanatı dalıdır. Savat yapılmadan önce bu işin uygulanacağı gümüş tokaların, gümüş kemerlerin, gümüş hançer kabzalarının, tütün tabakalarının, gümüş sigara ağızlıklarının, muskaların ve dua taslarının yüzeylerine savat ustası kalemkârlar tarafından çeşitli şekillerin işlenmesi gerekir. Bundan sonra savat ustaları belirli oranlarda gümüş, bakır, kurşun ve kükürt karışımından elde ettikleri bir alaşımı dövüp tülbentten geçirerek ince siyah bir toz hazırlarlar. Bunu gümüş eşyaların yüzeylerinde yaptıkları desen,motif, yazı ve resimle kuru olarak sıvayarak “ekme savat”,toza boraksla karıştırıp macun haline getirdikten sonra sürmek suretiyle de “sürme savat” yaparlar. Daha Fazlasını Oku

Kimekler (Kimek Devleti)

Kimekler (Kimek Devleti)
Ortaçağ’da Türk Anayurdu’nun batı kesiminde yaşayan Kimekler (Kimegler), eski ve büyük bir Türk ulusudur. VIII. yüzyıl ortalarından, XI. yüzyıl ortalarına değin süren bir devlet de kurmuşlardı.

Kimekler’in yaşamış olduğu bölgenin yerli tarih kaynakları, son derece kıttır. Orada yürütülen arkeoloji araştırmaları, pek yetersiz bulunduğu gibi, yazılı tarih kaynakları da henüz ele geçmediğinden, Kimek ülkesinin iç haberleri yoktur. Göktürk çağı yazıtlarında (VIII. yy.) Kimekler veya bu boy birliğinde bulunan öteki boylar üzerinde bilgi verilmemektedir. Daha Fazlasını Oku

Patrona Halil İsyanı

Patrona Halil İsyanı, Osmanlı Devleti’ndeki Lale Devri’nin sonunu getiren ayaklanmadır. Patrona Halil idaresinde, bu ayaklanma 28 Eylül 1730’da başlayıp günlerce sürmüştür. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa idam edilmiş; Sultan III. Ahmed tahttan indirilmiş ve yerine yeğeni I. Mahmud tahta geçirilmiş ve sonradan Lale Devri adı verilecek devir sona erdirilmiştir. Daha Fazlasını Oku

Ziggurat Nedir?

(Babilce ziqqurrat, zaqā “yükselmiş yere kurmak”) eski Mezopotamya vadisinde ve İran’da terası bulunan piramitlere benzeyen tapınakkulesidir.

Zigguratlar eski Mezopotamya’da Sümerlerde, Babillerde ve Asurlarda bir çeşit tapınaktır. En eski ziggurat örnekleri basit yükselti platformları iken Ubaid döneminde, M.Ö. 4000lü yıllara aitti. En sonuncusu da M.Ö. 6’ıncı yüzyıldadır. Piramitlerin aksine zigguratların üstü düzdür. Basamaklı piramit tarzı ilk krallık dönemleri sonunda olmuştur. Dikdörtgen, oval ya da kare platformlar üzerinde kurulan zigguratların pramitsel tasarımı mevcuttu. Güneşte ısıtılmış tuğlalar zigguratların dışındaki görüntüsünü yaratmıştır. Bu tuğlalar genelde astrolojik anlamlarından dolayı değişik renklere sahipti. Kat sayısı 2 ila 7 arasındaydı ve tepesinde ya bir tapınak ya da türbe bulunurdu. Türbeye ulaşmak için bir tarafında rampalar yapılır ve bu rampa en aşağısından en yükseğine kadar uzanırdı. Tanınmış örnekleri arasında Horsabad’da bulunan Büyük Ur Zigguradı bulunur.

Daha Fazlasını Oku

Rubai Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Kendine özgü bir ölçüsü olan 4 dizelik (mısralık) nazım birimidir. Rubailerde birinci, ikinci, dördüncü dizeler uyaklı, üçüncü dize serbesttir. İki beyitlik kıtalar biçiminde yazılmış rubailer de vardır. Her dizesi birbiriyle uyaklı rubailere “rubai-i musarra” ya da “terane” adı verilir. Rubainin aruzun hezec bahrinden 24 kalıbı bulunur. Bunlardan mef’ulü birimiyle başlayan 12 kalıba “ahreb”, mef’ulün birimiyle başlayan öbür 12 kalıba da “ahrem” denir. Kalıpların sonu “faül” ya da “fa” birimiyle biter.

Rubainin her dizesi ayrı bir ölçüde olabildiği gibi, dört dizesi de aynı ölçüde olabilir. Türk divan şiirinde daha çok ahreb kalıbına rastlanır. Rubailer genellikle mahlassız şiirlerdir. Ve divan şairlerinin divanlarının sonunda rubaiyyat başlığı altında sıralanırlar. Bu türün tartışmasız en büyük şairi Ömer Hayyam’dır. Daha Fazlasını Oku

Bor Madeni Hakkında Bilgiler

Dünyada toplam bor rezervi 1,176 milyon tondur.Dünyadaki bor yatakları Türkiye,Rusya ve ABD’de bulunmaktadır.Bu üç ülkenin rezerv dağılımına bakıldığında toplam rezervin %72’sinin Türkiye’de bulunduğu görülmektedir.
Bor madenleri bor elementi içeren minerallerdir.Periyodik sistemin üçüncü grubunun başında bulunan ve atom numarası 5 olan bor elementi,kütle numaraları 10 ve 11 olan iki karalı izotopdan oluşur.Elementel bor 1808 yılında Fransız kimyacı Gay-Lussac ile Baron Louis Thenard ve İngiliz kimyacı Sir Humpry Davy tarafından bulunmuştur. Daha Fazlasını Oku