Dulkadiroğulları Devleti Üzerinde Osmanlı-Memluklu Rekabeti


Son Güncelleme Zamanı:

Prof. Dr. Remzi KILIÇ
Özet:

Dulkadiroğulları Devleti (1337-1522) Elbistan, Maraş merkezli önemli bir Türkmen devletidir. Dulkadiroğulları Devleti Orta Anadolu’da Tokat’tan Halep’e kadar uzanan sahada hâkimiyet kurmuş ve iki yüz yıla yakın yaşamıştır. Osmanlı ve Memluklu devletleri arasında özellikle XV. yüzyılın ikinci yarısında Dulkadiroğulları Devleti üzerinde kıyasıya bir rekabet söz konusu olmuştur. Bilhassa, Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet (1451-1481) ile II. Bâyezit (1481-1512) devirlerinde, Dulkadiroğulları tahtına kimin “Bey” olarak geçeceği hususunda, Osmanlı-Memluklu sultanları arasında sürekli bir mücadele ve üstünlük yarışı meydana gelmiştir.

Osmanlılar, Alâuddevle Bozkurt Bey’in Dulkadiroğulları tahtına geçmesi için çaba sarf ederken, Memluklar Şah Budak Bey’i tahta geçirmek için uğraşmışlardır. Osmanlılar bu hususta üstünlüklerini kabul ettirmişlerdir. Ancak Memluklu sultanları da asla rekabetten geri kalmamışlardır. Bir biçimde ne yapıp yapıp Dulkadiroğulları Devleti üzerinde Osmanlı Devleti’ne karşı nüfuzunu kullanmaya devam etmek istemişlerdir. Hatırı sayılır orta ölçekli bir Türkmen devleti olan Dulkadiroğulları da siyasetleri gereği bazen Memluklu sultanlarına, bazen de Osmanlı sultanlarına yakın olarak, siyasî varlık ve hâkimiyetlerini sürdürmeyi başarmışlardır.

Osmanlı Devleti; Mısır, Suriye, El-Cezire, Güney Anadolu ve Hicaz’a sahip olan Memluklu Devleti ile XIV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dostâne münasebetler içerisinde olmuşlardı. Memluklu sultanları, Rumeli’de fetihler kazanan bu gâziler ocağını hep desteklemişlerdi. Osmanlılar’da devamlı başarılar kazandıkça hediyeler ile Memluklu sultanlarına iltifat etmekteydiler. I. Bâyezit (1389-1402) ve II. Murat (1421-1451) devirleri iki devlet arasında böyle müspet ilişkiler ile geçmişti.

Ancak, Fatih Sultan Mehmet ve II. Bâyezit devirlerinde durum değişmiştir. Dulkadiroğulları meselesi ve Hicaz Su Yolları meselesi ön plana çıkmıştır. Osmanlı Devleti ile Memluklu Devleti 1485-1491 yılları arasında altı defa savaşmışlardır. Çukurova, Tarsus, Adana ve havalisini ele geçirmek, Suriye topraklarına kadar hâkimiyetini genişletmek ve Hicaz bölgesine hizmet edebilmek için Osmanlılar, Memluklu sultanları ile mücadele içerisine girmişlerdir.

XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti, iki yüz yılı aşmış bir Müslüman–Türk devleti idi. Fatih Sultan Mehmet ile başlayan ve II. Bâyezit ile devam eden Osmanlı-Memluklu ilişkileri, adetâ Sünnî İslam’ın bayraktarlığını el’de tutma mücadelesine dönüşmüştür. Osmanlılar, Türkler’de öteden beri var olan “İlây-ı Kelimetullah” ve “Nizâm-ı Alem” anlayışına dayanarak, Sünnîliği bir devlet siyaseti haline getirmişlerdi. Yavuz Sultan Selim (1512-1520) ve Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) aynı siyaseti takip etmişlerdir. 1514 yılında Çaldıran savaşı ile Şii-Safevîlere ağır bir darbe indiren Yavuz Sultan Selim, Sünnî Müslüman olan Dulkadiroğulları’na 1515’de bir sefer düzenleyerek Elbistan-Maraş ve havalisini Osmanlı Devleti hâkimiyeti altına almıştır.

* Niğde üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölüm Başkanı ve Öğretim üyesi, kilicremzi@gmail.com

Giriş:

Dulkadiroğulları Devleti’nin kurucusu Zeyneddin Karaca’ya Memluklu Sultanı tarafından Kahire’ye çağırılarak, Türkmenlerin Emîri olarak kabul edildiğine dair bir menşur verilmiştir. Böylece 1337 yılında Memlukların himayesi altında Maraş ve Elbistan havalisinde yaklaşık iki asır kadar devam edecek olan bir beyliğin temeli atılmış oluyordu. Karaca Bey’e Elbistan-Maraş bölgesine dönerken Kahire’de muhteşem bir tören yapıldı ve zamanın adetlerine göre maiyetini teşkil eden Türkmenlerin her birine kıymetli hediyelerle birer hil’at verilmiştir[1]. Kuruluşu bu şekilde gerçekleşen Dulkadiroğulları Devleti’nin Mısır ve Suriye’de hüküm süren Memluklar tarafından kendilere tâbi bir Türkmen devleti olduğunu görmekteyiz.

Lütfen Dikkat: Konu uzun olduğundan daha hızlı ve rahat okunabilmesi için sayfalara bölünmüştür. Sayfanın en altında bulunan Sonraki ve Önceki düğmeleriyle veya hemen üstte bulunan sayfa numaralarını  kullanarak gezebilirsiniz. Allta bulunan link sizi yazı başlangıcına getirecektir.

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir