Dava Adamının İzinde: Muhsin Yazıcıoğlu Sözleri

Dava Adamının İzinde: Muhsin Yazıcıoğlu Sözleri
Muhsin Yazıcıoğlu, Türk siyasetinin önemli bir ismi ve bir dava adamıydı. 2009 yılında yaşanan bir helikopter kazasında hayatını kaybetti. Muhsin Yazıcıoğlu, hayatı boyunca doğruluk, dürüstlük, mertlik, vatanseverlik, milliyetçilik, dindarlık, demokrasi ve idealizm gibi değerleri savundu. Bu değerleri, yaptığı konuşma, yazı, şiir ve röportajlarda da dile getirdi. Muhsin Yazıcıoğlu’nun sözleri, Türk milletine olan sevgi ve bağlılığını göstermektedir. İşte, Muhsin Yazıcıoğlu’nun en sevilen, anlamlı ve kısa sözlerinden bazıları:

  • Devir, bir dev gibi doğrulmak devridir… Zengin toprakların fakir ve ezik bekçileri olarak kalmak yerine, bu coğrafyanın başı dik ve varlıklı sahipleri olarak yeniden dev gibi doğrulalım.
  • Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim.
  • Eğer Anadolu’da rahat oturmak istiyorsak; o zaman Türkiye, Bosna’da olmak mecburiyetindedir, Kafkaslarda olmak, Ortadoğu’da olmak mecburiyetindedir.
  • Eğer şimdi birleşmezsek, endişem o ki, yarın uğruna birleşmek mecburiyetinde olacağımız bir şeyler kalmayabilir… Kaybedecek vakit yoktur…
  • Eski hatıralarımız yeni umutlarımız olmalıdır.
  • Gençliğim dedim, “Ver” dediler. İstikbalim dedim, “Yok” dediler. Kanım dedim, “Dök” dediler. Canım dedim, “Milletin” dediler. Sevdim dedim, “Suçtur” dediler. Ve çığlıkla yarıldı karanlık; sevgimi çarmıha gerdiler.
  • Hiçbir şey üretmeden biz herkesten daha çok vatanımızı seviyoruz, daha çok milliyetçiyiz ve devletimize daha fazla hizmet ediyoruz demenin bir geçerliliği yoktur.
  • İnancınızı, ümidinizi ve hayallerinizi asla kaybetmeyin!
  • İnsan zenginliği, tabii kaynakları ve benzersiz jeopolitiğiyle Türkiye, büyük ve onurlu olmaya mecbur bir ülkedir.
  • Kadın-erkek birbirini tamamlar. Kadın-erkek eşitliği kavramı anlamsızdır.
  • Kim Allah’ın rızasına uygun hareket ediyorsa, o bizdendir. Kim Allah rızasından uzaksa bizim dışımızdadır.
  • Milliyetçilik, bir milletin kendini millet yapan değerlerle var olma iradesidir.
  • Jakoben, tepeden inmeci, tutucu, devletin adına milleti ezen ulusalcı anlayışlarla aynı yerde değiliz.
  • Nasıl ki, “halka rağmen halkçılık” fiyasko çıktıysa, milletin inançlarına ters düşecek milliyetçilik de fiyaskodur.
  • Milletine namlusunu çevirmiş tankı asla selamlamayız.
  • Slogancı, kavgacı, ezberci zihniyetten geleceğimizi aydınlatacak Alperenler değil, çetelerin güdümüne girebilecek kuklalar çıkar.
  • Önümüzde iki seçenek var: Ya ibret almayanlar gibi tarihin tekerrürüne seyirci kalacağız ya da bu ezberi bozacağız. Biz, ikinci yolu seçiyoruz.
  • Türk gençliği Türk vatanının hem ziynetidir, hem de bekasının teminatıdır.
  • Biz gayemizi “İ’lay-ı Kelimetullah için Nizam-ı Âlem davası” diye tercih ettiğimize göre, kaynağımız Kur’an olacaktır.
  • Biz, büyük bir medeniyetin mirasçıları olan büyük Türk milletiyiz. Milletimizin bölünmesine, ülkemizin parçalanmasına müsaade etmeyeceğiz.
  • Biz, herkesin inandığını açıkça ifade edebileceği, ifade ettiğini serbestçe hiçbir baskıya uğramadan yaşayabileceği ve bütün mezheplerin, bütün inançların, bütün fikirlerin tartışılmaz bir şekilde yaşayabileceği bir Türkiye istiyoruz.
  • Biz, Kürt’üyle, Türkmen’iyle, doğulusuyla batılısıyla, Alevi’si Sünni’siyle biriz ve beraberiz. Ortak sorunlarımız var ve onları demokrasi içinde çözeriz.
  • Kardeşliğimizi pekiştirecek, birlik ve beraberliğimizi koruyacak olan, İslam’ın hoşgörüsü, birlik ve tevhid ilkesidir.
    Gençliğimiz geçmişine sahip çıkmalı, iddialarına uygun yaşamalıdır.”
    Ahlak her şeyin esasıdır.
  • Allah’a vereceğimiz hesapla milletimize ve tarihimize vereceğimiz hesap arasında herhangi bir farklılık ya da çelişki yoktur.
  • Alperenler, çelik bilekli, cesur yürekli, bilge Türklerdir.
  • Bir hayalim var: Bütün vatandaşlarımızın, ayyıldızlı bayrağın altında şerefle yaşadığı bir Türkiye hayal ediyorum. Bir hayalim var: Başını örtenle, açanın aynı üniversitede yasaksız, kavgasız kardeşçe yaşadığı bir ülke hayal ediyorum. Bir hayalim var: Kürt-Türkmen, Alevi-Sünni ayrımı olmadan, zengin-fakir ayrıcalığı görülmeden imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir Türkiye istiyorum. Kısacası; Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar kaynaşmış, güçlü bir Türk dünyası hayal ediyorum. Büyük bir Türkiye hayal ediyorum.
  • Bir saniyesine bile hâkim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur.
  • Biz gayemizi “İ’lay-ı Kelimetullah için Nizam-ı Âlem davası” diye tercih ettiğimize göre, kaynağımız Kur’an olacaktır.
  • Biz, “alt kimlik-üst kimlik” gibi kavramları kabul etmiyoruz. Dinimizde bölücülüğe yer yoktur.
  • Biz, büyük bir medeniyetin mirasçıları olan büyük Türk milletiyiz. Milletimizin bölünmesine, ülkemizin parçalanmasına müsaade etmeyeceğiz.
  • Biz, herkesin inandığını açıkça ifade edebileceği, ifade ettiğini serbestçe hiçbir baskıya uğramadan yaşayabileceği ve bütün mezheplerin, bütün inançların, bütün fikirlerin tartışılmaz bir şekilde yaşayabileceği bir Türkiye istiyoruz.
  • Biz, Kürt’üyle, Türkmen’iyle, doğulusuyla batılısıyla, Alevi’si Sünni’siyle biriz ve beraberiz. Ortak sorunlarımız var ve onları demokrasi içinde çözeriz.
  • Kardeşliğimizi pekiştirecek, birlik ve beraberliğimizi koruyacak olan, İslam’ın hoşgörüsü, birlik ve tevhid ilkesidir.
  • Gençliğimiz geçmişine sahip çıkmalı, iddialarına uygun yaşamalıdır.
  • Bizim için cumhuriyet ve demokrasi kavramları, bir paranın yazı ve turası gibidir.
  • Bizim milliyetçiliğimiz ayırıcı değil birleştirici, çatışmacı değil barıştırıcıdır.
  • Bizim milliyetçiliğimiz ete, kemiğe, kana veya ırka değil, kültüre dayanır.
  • Bizim siyasi projelerimizin esasını, milli, manevi, insani ve demokratik değerler üzerinde yükselecek, her halükarda kudretli ve büyük bir Türkiye ideali oluşturmaktadır.
  • Bu devlete bir kimlik aranıyorsa, İstiklal Marşı yeniden, defalarca okunmalıdır. Anayasadan daha fazla mutabakat İstiklal Marşımızda vardır.
  • Bu millet, cumhuriyeti kendi canıyla, teriyle, irfanıyla kurmuştur; onu gözü gibi korumayı, kollamayı herkesten daha iyi bilir.
  • Bu millet, gömleğini satar ama devletinin yanında yerini alır. Yeter ki, kendisini idare edenlerin samimiyetine, açıklığına inanmış olsun.
  • Bu millet, kendisinin yapmış olduğu fedakârlıkların aynısını yönetenlerinin yapacağına inandığı zaman onun etrafında kenetlenir, hiç tereddüt etmez.
  • Çerkez’iz, Laz’ız, Boşnak’ız, Azeri’yiz, Terekeme’yiz, Türkmen’iz, Kürt’üz, Alevi’yiz, Sünni’yiz; ama hepimiz hep beraber büyük Türk milletiyiz. Asla ve asla etnik köken değiliz.
  • Çoğunluğun ırkçılık yapması suç ve ayıp ise, azınlık ırkçılığı da suçtur.
  • Çoğunluğun istediği her şeyi yaptığı, örttüğü, Meclis’i kendi hukuk dışı ve ahlak dışı davranışlarına alet ettiği rejimin adı demokrasi değildir.
  • Ordudan evvel, bu sivil davetiyecilerin kendilerine çekidüzen vermeleri gerekmektedir.
  • Dava, boş gurur ve hırsların tatmini için yapılan bir koşuşturmaca değil, içtimai, iktisadi, siyasi ve beşeri hayatımızı Hakk’a uydurma davası olmalıdır.
  • Demokrasilerde, demokratik kurumlar tarafından tartışılmayan hiçbir karar, milli menfaatlere uygun değildir.
  • Devir, bir dev gibi doğrulmak devridir… Zengin toprakların fakir ve ezik bekçileri olarak kalmak yerine, bu coğrafyanın başı dik ve varlıklı sahipleri olarak yeniden dev gibi doğrulalım.
  • Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim.
  • Eğer Anadolu’da rahat oturmak istiyorsak; o zaman Türkiye, Bosna’da olmak mecburiyetindedir, Kafkaslarda olmak, Ortadoğu’da olmak mecburiyetindedir.
  • Eğer şimdi birleşmezsek, endişem o ki, yarın uğruna birleşmek mecburiyetinde olacağımız bir şeyler kalmayabilir… Kaybedecek vakit yoktur…*
  • Eski hatıralarımız yeni umutlarımız olmalıdır.
  • Gençliğim dedim, “Ver” dediler. İstikbalim dedim, “Yok” dediler. Kanım dedim, “Dök” dediler. Canım dedim, “Milletin” dediler. Sevdim dedim, “Suçtur” dediler. Ve çığlıkla yarıldı karanlık; sevgimi çarmıha gerdiler.
  • Hiçbir şey üretmeden biz herkesten daha çok vatanımızı seviyoruz, daha çok milliyetçiyiz ve devletimize daha fazla hizmet ediyoruz demenin bir geçerliliği yoktur.
  • İnancınızı, ümidinizi ve hayallerinizi asla kaybetmeyin!*
  • İnsan zenginliği, tabii kaynakları ve benzersiz jeopolitiğiyle Türkiye, büyük ve onurlu olmaya mecbur bir ülkedir.
  • Kadın-erkek birbirini tamamlar. Kadın-erkek eşitliği kavramı anlamsızdır.
  • Kim Allah’ın rızasına uygun hareket ediyorsa, o bizdendir. Kim Allah rızasından uzaksa bizim dışımızdadır.
  • Milliyetçilik, bir milletin kendini millet yapan değerlerle var olma iradesidir.
  • Jakoben, tepeden inmeci, tutucu, devletin adına milleti ezen ulusalcı anlayışlarla aynı yerde değiliz.
  • Nasıl ki, “halka rağmen halkçılık” fiyasko çıktıysa, milletin inançlarına ters düşecek milliyetçilik de fiyaskodur.
  • Milletine namlusunu çevirmiş tankı asla selamlamayız.
  • Slogancı, kavgacı, ezberci zihniyetten geleceğimizi aydınlatacak Alperenler değil, çetelerin güdümüne girebilecek kuklalar çıkar.
  • Önümüzde iki seçenek var: Ya ibret almayanlar gibi tarihin tekerrürüne seyirci kalacağız ya da bu ezberi bozacağız. Biz, ikinci yolu seçiyoruz.
  • Türk gençliği Türk vatanının hem ziynetidir, hem de bekasının teminatıdır.

Yorum yapın

Kerim Usta sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin