Dadaloğlu


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 2 Kasım 2019 Kerim Usta

Dadaloğlu Osmanlı Devleti’nin Anadolu Türkmenlerini iskân politikasına tepki olarak tanınmı bir Halk ozanıdır. 18. yüzyılın son çeyreğinde Kayseri’nin Tomarza ilçesinde doğup 19. yüzyılın ortalarında öldüğü bilinmektedir. Doğum ve ölüm tarihleri hakkında kesin bilgi yoktur. Oğuzların Avar boyundandır.Osmanlı Devleti’nin konar-göçer Avar, Karsantı, Sırkıntı, Bozdoğan, Kırıntı, Berber, Menemenci gibi Türkmen airetlerini yerleik hayata geçirmek için verdiği uğra, yer yer bakaldırılara ve çatımalara neden olmutur. Dadaloğlu’nun iirleri, yerleik hayata geçmek istemeyen Türkmen airetlerinin sesi ve sözlü tarihi sayılabilir.Dadaloğlu, Öztelli, Taha Toros, Haim Nezihi Okay, Ahmet Z. Özdemir ile Saim Sakaoğlu yayınlamıtır. Diğer 19’uncu yüzyıl halk ozanlarından üstün yeteneği ile, Köroğlu’nun yiğit ve kavgacı anlatımını birletirir.

Kalktı göç eyledi, Avar elleri
Ağır ağır giden eller, bizimdir.
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aan yollar bizimdir.

Halk Ozanı Dadaloğlu hakkında aile kütüğü ile ilgili yapılan çalımalardan bilgilere göre Gavurdağında elleri” Kanlıgeçit) buradan gittiği
Yarsuvatta güre ettim yıkıldım Dokuzyüz atlıynan harbe dıkıldım Yüzü burda sekizyüzü nicoldu.”demektedir. Bu türkünün airet kavgasında Kozanoğlu, Dulkadiroğlu ve Ali Osman Oğlu isimli beylerin Mara’ın üst tarafında bulunan Kırım isimli yerden gelerek Çukurova’ ya yerlemek isteyen Ceritler ile kavgaya girmemesi ve bundan haberi olmayan bu gün Kozan Kadirli arasında bulunan Anavarza Kalesine ulaınca söylediği bilinmektedir.

Türküde:
“Sana derim sana Anavarza Kalesi
Sana konup göçenlerin nicoldu”
diye hüküm sürmekte olan bu beyler ,Ceritler önünce çekilince Ceritler Çukurova’yı istilaya balamı ve bunun doğal sonucu olarakta Çukurova da airet kavgaları balamıtır. Çukurova halkı ve Ceritler konar-göçer olduğundan Gavurdağını ve Kozandağını kontrol altına alarak Erzin, Kadirli ve Kozan gibi kasabalar Fırka-i İslahiye’nin kurduğu veya yeniden düzenlediği yerlerdir. Dadaloğlu’nun Gavurdağı-Kozandağı arasında hareket eden airet beylerinden biri olduğu bilinmektedir. Kozan Dağları, Binboğa Dağları ve Gavurdağları’nda aynı isimde yerlerin bulunması ve her yörede sözlü hikâyenin farklı anlatılması türkülerin veya türkü mısralarının farklılık göstermesi de bundandır.Gerçek olan bir ey vardır. O da Dadaloğlu’nun Çukurova, Kozan, Binboğa ve Gavurdağı yöresinde konar-göçer bir halk ozanı olarak yaadığıdır. Çok bilinen bestesi yapılan iirlerinden iki tanesi

KARALAR BAĞLADI BURUĞU DÜTÜ

Karalar bağladı buruğu dütü
Misis mihenk imi alasın kaçtı
Sırkıntılı karahacılı kaçtı
Boz kartala pay oldu ya ölünüz

Avar’ın uyluğu duruyor atta
Cerid’in hopuru çıktı yarsuvat’ta
Kaçtı tecirliler hep selamette
Kaçın sırkıntılı gavur dağı carınız

Çekildi Avar’ın atlısı bindi
Cerid’in üstüne petemal döndü
Göçmü sırkıntılı yurduna kondu
Nerde kaldı kolu bağlı delimiz

Der Dadal’ım bu böyle olmadı
Atlı fena dütü birbirini bulmadı
Yürü bire cerit sana yurt kalmadı
Geç arabistan’a amut yolunuz

MİSİS KÖPRÜSÜ DE MÜHENGİ ATI

Misis köprüsü de mühengi atı
Karalar ho dedi buruk’a dütü
Sırkıntı menemenci hep yalın kaçtı
Hani ya kabak hasan kodaz ali’niz.

Avar’ın uyluğu tutmuyor atta
Tecirli de kaçtı gitti firkatta
Cerit'(in) hopuru çıktı yarsuvat’ta
Boz kartala pay oldu ya ölünüz

Bozdoğan davaya girmeden kaçtı,
Reyhanlı beyi de Halep’e dütü
Kozanoğlu duydu buna pek atı,
Hani ya hiç beri gelmez biriniz.
Çekildi Avar’ın atlısı bindi
Cerit’in üstüne petemal döndü
Göçmü sırkıntılı yurduna kondu
Nerde kaldı kolu bağlı deliniz.

Der Dadal’ım hani beyler kalanı
Mistik paa’m ne tez tuttun belen’i
Çapanoğlu gene yaptın planı
Hani sizin çakmak çalan eliniz.

Konuyu Paylaş
Avatar

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

“Dadaloğlu” için bir yanıt

Harika :D O kadar çok türküsü var ki bir güzelin sallanışı…Ne güzel anlatmış.Çok severim. (:

Şöyle bir güzelin sallanışını
Selviye benzettim dallar içinde
Irmak kenarında derya yüzünde
Kuğuya benzettim göller içinde

Yürü güzel yürü yolun basmazlar
Söyletip de şirin dilin kesmezler
Güzel sevdi diye çekip asmazlar
Ko ben (de) söyleneyim diller içinde

Benim yarim gelişinden bellidir
Ak elleri deste deste güllüdür
Yarinden ayrılan neden bellidir
Gezer melul melul eller içinde

Alına hey deli gönlüm alına
Ciğerciğim aşk oduna deline
Eller libasını giymiş salına
Ko ben de yanayım sallar içinde

Veli’m der ki işim ahuzar m’ola
Aşk kemendi boynumuza dar m’ola
Acep yarim gibi güzel var m’ola
Hakk’ın yarattığı kullar içinde

Bunun yanında feleğe kahredişi var ki sormayın gitsin. :)

Felek senden şikayetim çok benim
Tilki delisinden tef ettin beni
Ya ben mi yanlışım yoksa imam mı
Acemi imama saf ettin beni

Dadaloğlu’m güler iken ağladı
Aktı gitti gözüm yaşı çağladı
Erkek çakal kollarımdan bağladı
Amma dişi aslan affetti beni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir