Kategori: 2-Bilgilendirme Konuları

Dilşad Hatun (İpar Hanım) Kimdir?

200 yıl önce Türkistan’da yaşamış kahraman bir Türk kadını…

Güzelliği ile birlikte kahramanlıkları da dillere destan olan kraliçelerimizin en ünlülerinden olan, Dilşâd Hatun, aynı zamanda Budist Çinlilerle Müslüman Türkler’in yaptıkları mücadelenin en şanlı ve tertemiz betlerinden birini oluşturur.

Dilşâd Hatun (İpar Hanım)(Ayrıca, Çinlilerin adlandırdığı “ŞİANG – FEİ” Güzel kokulu Kraliçe)

XVIII. yüzyıl ortalarında Doğu Türkistan’ı sınırları içine katmak isteyen Çin (Mançu) İmparatoru Chien Lung , Kuçar Beyi Hocası Bey ile Hoten beyi Hoşköpek’in ihaneti ve casuslukları sayesinde Hocalar’ın ve Kalmukların askeri sırlarını öğrenip Türkistanı fethetmek üzer büyük bir orduyu Türkistana yolladı. Çoğu şehirlerhalk arasında yapılan propaganda sayesinde savaşmadan teslim oldu. Bütün bu olan ihanetlere rağmen Hocalar vatanlarını 2 yıl kadar savundular. Daha Fazlasını Oku

İmam-ı Şibli’den Güzel Sözler

* Öğrenmenin acısını bir müddet tatmayan, hayatı boyunca cehaletin zilletini yudumlar.
* Kendini Hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder.
* İbret almak istersen, hata sahibi kişilerin akıbetlerine bak da kalbini topla.
* Kanaatkâr olmak, rahatlığa kavuşturur.
* İlmi sevmeyende hayır yoktur. Böyle kimselerle dostluk ve bağlılığını kes. Çünkü, ilim kalblerin hayatı, gözlerin aydınlığıdır.
* İlim, ezber edilen şey değil, ezber edilen şeyden temin edilen faydadır.
* Dünyayı ve Yaradanını bir arada sevdiğini söyleyen kimse yalancıdır.
* Dünyada en huzursuz kimse, kalbinde haset ve kin taşıyanlardır.
* Dünya işlerinde bir darlığa ve sıkıntıya düşen kimse, ibadete yönelmelidir.
* Dünya sevgisi ile Allah sevgisini bir arada toplarım iddiasında bulunmak, yalandır.
* Bütün düşmanlıkların aslı, kötü kimseler ile dostluk etmek ve onlara iyilik yapmaktır. Daha Fazlasını Oku

Eski Türklerde ve Farklı Uygarlıklarda Kurban

ESKİ TÜRKLERDE KURBAN ADETLERİ
Türk’lerin eski dinleri konusunda elimize ulaşan gerçek bilgilere gore  Çinlilerin “Wei-shu” ve “Sui-shu”salnamelerinde rastlanır. Çünkü Orta Asya’da Türkler en çok Çinlilerle etkileşim halindedir.

“Wei-shu” kurbanla birlikte Türk dinî törenlerini şu şekilde göstermektedir:
1- Güneşin memleket üzerine doğuşunu temsilen hanın otağına doğudan girişi.
2- Devlet erkânının ataların mağarasına yılda bir defa kurban takdim etmesi.
3- Beşinci ayın 10–20. Günleri arasında halkın kenarında toplanarak göğün ruhuna takdim etmesidir.
4- Tu-chin’in [Ötügen] (Dugin okunur) 500 Li  batısında yüksek bir dağ vardır ve dağın tepesinde ağaç ve bitki bulunmayan Po-teng-nin-li (Bodıninli okunur) isminde bir yer bulunmaktadır ki manası ülkelerin koruyucu ruhu demektir.
Tarihi kaynaklara göre, Türklerde kurban gelenekleri Orta Asya’dan başlar. Türkler, gökyüzünde görülen güneş, ay, yıldızlar ve sonsuz gökyüzü maviliğini kutsal sayarlar. Öyle ya yağmurlar, fırtınalar gökyüzünde olmaktadır. Bu nedenle Gökyüzünü kutsal sayan Türkler, gökyüzüne törenlerle kurban keserlerdi. “Kök-Tenri- kültü Orhun yazıtlarında şöyle bir kitabe vardır: “Başlangıçta yukarıda gök, aşağıda kara toprak vardı; benî adem bu ikisinin arasında yaratıldı”. Daha Fazlasını Oku