Kategori: 2-Bilgilendirme Konuları

Kelebekler ve Keşfedilen Bazı Sırları

Büyüleyici kanatlarını bir fizikçi gibi kullanan kelebeklerin, kısa ömürlerinde kamufle olmak için düşmanlarının düşmanını taklit ettikleri ve 17 bin gözleri olduğu tespit edildi.

Tat alma duyuları ayaklarında olan kelebeklerin, binlerce küçük gözden oluşan özel görme organına sahip olduğunu belirleyen uzmanlar, bu küçük göz sayısının bazı türlerde 17 bine çıktığını tespit etti. Kendi boylarının 3 katı kadar uzayabilen bir dile sahip olan kelebeklerin, bunu çiçeklerin derinliklerindeki nektar ile su içmede kullandıkları görüldü. Kelebekler, bu uzun dillerini kullanmadıkları zamanlarda ise içeriye doğru sarıyor.

Ayrıca kelebeklerin fizikte kullanılan 3 temel kuralı uygulayarak uçtukları ortaya çıktı. Vücut sıcaklığı 28 dereceden düşük olduğunda uçamayan kelebeklerin üzerlerinde ısıyı emen siyah renklerin bulunduğu kanatlarını, güneş ışınlarıyla 90 derece yapacak şekilde ayarlayarak vücut ısılarını yükselttikleri, ısıyı Daha Fazlasını Oku

Mustafa Türkel Hakkında Bilgi – Tekgıda-İş Genel Başkanı

1955 yılında Zile’de doğdu ilk, orta ve endüstri meslek lisesini Torna/Tesviye bölümünü Zile’de okudu. Özel sektör ve Kamuya ait İşletmelerde işçilik hayatına başladı. 1983 yılında Tokat Sigara Fabrikasında Teknik Usta olarak iş hayatına başladı. 1989 yılında Tokat Şube Başkanlığına ve aynı yıl yapılan Samsun Bölge Şubesi Olağan Genel Kurulunda Bölge Şubesi Sekreterliğine seçildi.10 yıllık bu görev süresi sonucunda Genel Merkez 11. Olağan Genel Kurulu sonucu TEKGIDA-İŞ Sendikası Genel Sekreterlik görevine seçildi.

26–27–28 Eylül 2003 tarihinde yapılan Genel Merkez 12. Olağan Genel Kurulunda tekrar aynı görevine seçildi.

03–07 Aralık 2003 Türk-İş Konfederasyonu 19. Olağan Genel Kurulunda Genel Eğitim Sekreterliğine seçildi.

Sendikamızın 24–25 Eylül 2005 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda Genel Başkanlık görevine getirilen Türkel, 01–02 Eylül 2007 tarihlerinde gerçekleştirdiğimiz 13. Olağan Genel Kurul’da bu göreve tekrar seçildi.

6–9 Aralık 2007 tarihinde yapılan son Türk-İş Genel Kurulu’nda da Genel Sekreterliğe seçilmiş ve bu görevden 23.02.2010 tarihinde kendi rızası ile istifa etmiştir. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Bülent Ersoy Hakkında Bilgi

Türk Müziği’nin yetiştirdiği en büyük seslerin başında gelen Bülent

Ersoy, 1952 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Çok küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenmeye başladı. Melahat Pars, Rıdvan Aytan gibi üstadlardan ve belediye konservatuarı hocalarından özel dersler aldı.

 İstanbul Belediye Konservatuarı’nı bitiren değerli sanatçı, aldığı akademik terbiye vasıtasıyla hem Tanrı vergisi sesini hem de müzikal tecrübelerini geliştirme fırsatı buldu.

1971 yılında Saner Plak’tan çıkan kırkbeşlik plağı ilk albüm çalışması oldu. Bu çalışmada, güfte ve bestesi bestekâr Muzaffer Özpınar’a ait “Lüzûm Lalmadı” ve “Neye Yarar Gelişin” adlı eserleri seslendirdi. Sahneye ilk Daha Fazlasını Oku

Muammer Kaddafi Hakkında Bilgi

Libya’nın Batı karşıtı Lideri Albay Muammer Kaddafi, ‘domino etkisi’yle gelen halk isyanıyla sarsılıyor. Peki kimdir bu demir yumruklu lider?

DOĞUM YERİ VE YILI: Libya- Sirte/1942

EĞİTİMİ: Libya Üniversitesi Hukuk Fakültesi – Tarih Bölümü (1963) Bingazi Askeri Akademisi

MAKAMA GELİŞİ: 1 Eylül 1969

MEDENİ HALİ: Safiye Farkaş ile evli

ÇOCUKLARI: 7’si erkek 8 çocuğu; iki de evlatlığı var.

Albay Muammer Kaddafi, 41 yıldır demir yumrukla yönettiği Libya’da halkının isyanıyla karşı karşıya… İcraatıyla tüm dünyanın gündemine girmeyi başaran Kaddafi, Kıbrıs Harekâtı sırasında ABD’ye rest çekip Türkiye’ye destek verince Türklerin gönlüne taht kurmuştu. Daha Fazlasını Oku

Köroğlu (Ali Ruşen)

1Köroğlu veya asıl adıyla Ali Ruşen 16. yüzyılda Anadolu’da yaşamış ve adına destanlar yazılmış (Köroğlu Destanı) bir halk ozanıydı. Köroğlu (16. yüzyıl) Halk şairlerimiz içerisinde kavganın, özgürlüğün sembolü. Doğum, ölüm tarihleri bilinmeyen, bir eski efsane kahramanı olan Köroğlu’nun adını alan bir şairimizdir. Bu şairin, Sultan III. Murat zamanında (1574-1595) Osmanlı ordusuyla İran savaşlarına katıldığı (1578-1584) bilinmektedir. Bolu Beyi’nden babasının intikamını almak üzere dağlara çıkan, yiğitlik ve iyilikseverliği destanlaşan eşkıya Köroğlu ile şair Köroğlu halk zihninde kaynaşmış durumdadır. Köroğlu; halk şairlerimiz içerisinde kavganın ve özgürlüğün sembolüdür. Şiirlerinde coşkun bir seslenişle yiğitlik,dostluk, aşk, doğa sevgisi çok sade bir dille anlatılır.Bu şiirler, hikâyeci aşıkların nesirle anlatılan hikâyeleri arasına serpiştirilmiştir. Yirmi dördü bulan bu hikâyeler, Türklük dünyasına yayılan bir Köroğlu destanının doğuşunu hazırlamıştır.Köroğlu; yiğit,adaletli, inançla dolu ideal bir Türk’tür. Köroğlu destanımız ise Anadolu Türklüğünün yüreğinde yaşayan tutkularla, isteklerin, değerlerle inançların sembolüdür.Bu destana göre Köroğlu’nun asıl adı Ruşen Ali’dir. Babası Yusuf, Bolu Beyi’nin seyisidir.( Bolu Erzurumla Erzincan illeri arasında bulunan bir mevkiinin adıdır. Bu günkü Bolu ilimizle bir alakası yoktur.) At meraklısı olan Bolu Beyi, seyisi Yusuf’u cins bir at almaya gönderir; fakat Yusuf’un Daha Fazlasını Oku

Flamenko Müziği ve Dansı Hakkında Bilgi

1
Flamenko Nedir?
Flamenko, Güney İspanya’nın Endülüs bölgesine özgü ama bu bölgeyle sınırlı kalmamış bir müzik ve dans türüdür. 14.yy. sonrasında çingenelerin, Arapların, Yahudilerin ve toplumdışı bırakılmış Hristiyanların toplumun dış çevresinde kaynaşması sonucu meydana gelmiştir. Her ne kadar flamenko Endülüs bölgesine özgü olsa da sadece bu bölgeye veya İspanya’ya ait değildir. Flamenko flamenkocularındır. Dünyanın her yerinden gönül verenlere, flamenko için içten olarak bir şey yapanlara aittir. Halkların problemleri vardır. Kendilerini bir şekilde ifade etmek isterler. Bunu da müzik ve dans yoluyla yaparlar. Yıllarca zulüm gören, yoksulluk çeken, ezilen, toplumsal sorun ve güvenilmez olarak nitelendirilen, bütün tarihleri boyunca mal mülk edinemeyen, adi işlerde, tarım yada maden ocaklarında çalıştırılan çingeneler hırs, şefkat, özgürlük ruhu, isyan, sosyal kalıplaşmanın olmaması gibi etkenlerle flamenko’yu oluşturdu. Daha Fazlasını Oku

Üç ihtiyar Misafir

Bir kadın, kapıdan dışarı çıktığında, bembeyaz sakallı üç ihtiyarın kendi evinin önünde oturduklarını görür. ‘Ben sizi hiç tanımıyorum, der… Ama aç ve susuz olmalısınız… Lütfen içeriye gelin de sizlere bir şeyler ikram edeyim…’ ‘Evin erkeği içerde mi?’ Diye sorar adamlar.

‘Hayır, der kadın. Şu an evin dışında.’

‘O evde olmadığı sürece bizim bu eve girmemiz mümkün değil…’ diye cevap verirler.

Akşam olup kocası eve döndüğünde kadın olanları anlatır. Daha Fazlasını Oku

Küçük Kuştan Öğüt (Mesnevi’den)

Avcının yakaladığı küçük kuş birden konuşmaya başladı:
– Ben minicik bir kuşum dedi, etim, dişinin kovuğunu bile doldurmaz. Eğer serbest bırakırsan işine yarayacak üç öğüt veririm. Dinle, birinci öğüdüm şu: “Olmayacak bir söz duyarsan, asla inanma!”
Avcı şaşırmıştı. ikinci öğüdü isteyince küçük kuş:
… – Beni bırak, ikinci öğüdümü şu damın üstünde vereceğim dedi.
Avcı kuşu bıraktı. Bir lahzada dama konan kuş:
– Dinle dedi, “geçip gitmiş şeyler için asla üzülme”. Olan olmuş, biten bitmiştir çünkü. Bak, benim karnımda on Daha Fazlasını Oku

Gerçek Aşk Hikayesi

Ewan 22 yaşına o sene basmıştı, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanın asaletini taşıyordu. 10 gün sonra Kore’deki bir savaşa katılmak üzere İngiltere’den ayrılacaktı, hiçbir şeyden korkmuyordu ama duygusallığı nedeniyle, ülkesinden ayrılma fikri zor geliyordu ona. Ağır adımlarla büyük kütüphaneden içeriye girdi, bir kitap alıp oturdu ve okumaya koyuldu. Gerçekten de çok güzel temalara değinmiş etkileyici bir kitaptı elindeki, ama daha da güzel olanı kitabı daha önce başkasının da okumuş ve Daha Fazlasını Oku

Karne Alan Çocuğa Davranış Şekli

Karne Alan Çocuğa Davranış Şekli

Karne çocuğun o dönem edinmesi gereken akademik ve sosyal uyum becerilerine ne derecede ulaştığını yansıtıyor. Aslında düşük karne notlarının hem çocuk hem de aile için sürpriz olmaması bekleniyor. Çünkü dönem içinde gerek öğretmen ve çocukla ilişkisi iyi olan, çocuğunu takip edebilmiş bir ebeveyn karneyi zaten öngörebiliyor.

Ara tatil ilk dönemin nasıl geçtiğini gösteren bir karne ile biterken “Yeni dönem için ne yapılabilir?” düşüncesini uyandırmaya ve bunu planlayabilmeye de olanak verir. Çocuk ve aile bu sorun Daha Fazlasını Oku

Virgül Nerelerde Kullanılır,Nerelerde Kullanılmaz?

Virgül aşağıdaki durumlarda kullanılır.
* Eş görevli kelime ve kelime grupları arasına konur.
* Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
* Uzun cümlelerde özneden sonra konur.
* Cümlede ara cümleleri veya ara sözleri belirlemek için kullanılır.
* Anlam karısıklığına yol açmamak için tekrarlanan kelimeler arasına konur.
* Tırnak içinde olmayan aktarma sözleri cümlede belirlemek için kullanılır. Daha Fazlasını Oku

Klasik Edebiyatta Şiir

Şiir yani nazım ne için yazılır? Genel anlamda beş alanda yazılır. Bunlar; Epik, Satirik, Didaktik, Pastoral ve Liriktir. Lirik lirizmden türemiştir. Lirizm ise Fransızca kişisel duyguların ilham yolu ile coşkulu ve etkili anlatımı demektir. Bunun Klasik(Divan) Edebiyatı’nda karşılığı ise ‘Aşk’tır. Bu konuda Klasik edebiyatın sevgiliye bakış açısını ele almaya çalışacağım. Zira maşuk aşık için kolay ifade edilemez.

Şair günlerden bir gün hayatını tamamen değiştirecek, alt üst edecek ve hatta yıkıma uğratacak sevgiliyi görür. Sevgili demesi daha onu ilk gördüğü andan itibaren başlar. Çünkü sevgisini ona layık görmüştür. Canla başla Daha Fazlasını Oku