Kategori: 2-Bilgilendirme Konuları

Rönesans’ın Sebepleri,Hareketleri ve Sonuçları

  1. ve 16 yy larda Avrupa’da bilim edebiyat ve sanat alanında yeniliklerin meydana geldiği döneme “yeniden doğuş” anlamına gelen Rönesans denir.

Rönesans “yeniden doğuş” anlamına gelen bir süreçtir. 15. yüzyılda başlayan bu süreç, aynı yüzyıl içinde bütün Avrupa’ya yayıldı. Bu yenilikte, Roma ve Grek başarılarının yeniden cezalandırılması istemi vardır. Rönesans şu temel anlayışlara dayanıyordu.
• Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir.
• İhsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir.
• İnsanın sürekli faal olması şerefli bir şeydir ve “gerçek” güzeldir. Bu anlayışlara bağlı olarak da yaşadığımız dünya o kadar ilgi çekici bir yerdir ki, başka dünyaları düşünmenin hiçbir anlamı yoktur, anlayışı hakimdir.

Rönesans’ın Sebepleri:
1. Kâğıt ve matbaanın icadı.
2. Coğrafi keşiflerden sonra Avrupa’da sanattan zevk alan zengin bir sınıfın ortaya çıkması.
3. İstanbul’un fethinden sonra birçok bilim adamının İtalya’ya giderek çalışmalarda bulunması.
4. Coğrafi keşiflerin etkisi.
5. Antik kültürün ( Eski Yunan kültürü ) incelenmesi.

Rönesans ilk olarak İtalya’da başladı.Daha sonra diğer Avrupa ülkelerine yayıldı. Bu dönemde insan ve insana ait değerlere ön palana çıkaran hümanizm akımı ortaya çıkmıştır.Bu dönemde edebiyat alanında Dante, Petrark ve Makyavel,resim alanında Leonardo da Vinci, heykeltıraşlık alanında Mikelanj, mimarlık alanında Rafael önemli sanatçılardır. Okumaya Devam Ediniz…

joseph Barnabas Kimdir?

İsa aleyhisselama ilk inananlardandır. Kıbrıs’ta doğdu. Önceleri Yahudi dininde idi. İsa aleyhisselamı görünce iman etti. İsa aleyhisselama inandığı ve çok sevdiği için, Havariler ona “Barnabas” ismini verdiler. “Barnabas” lakabı, nasihat verici, iyiliğe teşvik edici anlamına gelmektedir.
Fransızlar Saint Barnabe derler ve 11 Haziranda yortusunu yaparlar. Okumaya Devam Ediniz…

İSTANBUL’UN KANLI ÇINARI

İstanbul’un meşhur ağaçlarından birisi de Sultanahmed meydanında ki büyük çınardı. Kanlı çınar da denilen bu uğursuz ağaç pek çok dehşetli hadiseye şahit olmuştur. Bunların en ibretli ve vahametlilerinden birisi Sultan İbrahim devrinde yaşanandır.
1648’de Sultan İbrahimi tahtan indirmek üzere ayaklanan serkeş Yeniçeri güruhu önce Sadrazam Ahmed Paşa’nın konağını bastı. Paşa’yı buradan alarak ihtilale destek veren Vezir Sofu Mehmed Paşa’nın konağına götürdüler. Sadrazam ne kadar istiğfar ettiyse de yakasını kurtaramadı. Konağın merdivenlerinden inerken bir koluna cellat Kara Ali diğerine Börekçi Mustafa girince vaziyeti anladı. İki cellat sadrazamı konağın mahzenine indirerek bir yumruk da yere yıktılar ve kemendi boynuna atarak iki taraftan asıldılar.  Az sonra padişahtan sonra imparatorluk da ki en güçlü fanî ruhunu teslim etmişti.

Ahmed Paşanın cesedi bir beygire yüklenip Atmeydanına (Sultanahmed) getirilerek meşur çınarın altına bırakıldı. Ertesi gün Yeniçeri kılığındaki bir serkeş “insan yağı mafsal ağrılarına iyi gelür” diyerek çınarın altındaki ölü sadrazamın cesedini parça parça edip zorla beşer onar akçeye halka satmağa başladı. Ancak akşama doğru cesedin kalan parçaları gömülebildi.

Ahmed Paşa bundan sonra hezarpare (bin parça) diye yâd edilir olmuştur.
1655 sensinde ulufelerinin mağşuş akçe ( Kalp para) ile ödenmesi ve Girid seferinden dönen bir kısım yeniçerilerin paralarını alamamaları İstanbul da yeni bir isyanı patlattı.
Asker ve gayrimemnun halktan bir kısım sarayın önünde toplanarak naralar attılar. Padişaha kendilerine teslimini istedikleri zevatın isimlerini yazdıkları defteri gönderdiler. İhtilal’ın büyük vahametiyle geldiğini gören padişah IV. Mehmed defterde yazılı memurları asilere teslime mecbur kaldı.  Asiler, teslim aldıkları kişileri hemen orada parça Okumaya Devam Ediniz…

Alexa Hakkında Bilgiler

Aslında Alexa Amazon‘a ait bir site sayacıdır.Bu sayaç farklı bir algoritma ile çalışmaktadır. Dünyanın kabul ettiği  güvenilir sayaç sitelerinden biridir.Alexa,tüm dünyadaki kurulu siteleri numaralandırarak en fazla ziyaret edilenden en az ziyaret edilene doğru sıralanır.Bu nedenle diğer sayaçların tersi olarak numaranız ne kadar fazla ise o kadar geride olduğunuzu gösterir.İlk kurduğumuzdaki milyonlu rakamlar güzel görüksede aslında değerimizin az olduğunu gösteren rakamdır.

Bu sıralamalara herhangi bir müdahele yapılmadığı için veriler gerçek değerlerdir ve sitenize yapılan ziyaretlerle alakalıdır.

Şimdi sayaçtaki verileri inceleyelim. Okumaya Devam Ediniz…

Sait Faik Abasıyanık Hakkında Bilgi

kerimusta_Sait-Faik.jpg

23 Kasım 1906’da Adapazarı’nda dünyaya geldi. İstanbul’da 11 Mayıs 1954’te sirozdan yaşamını yitirdi. İlköğrenimini Adapazarı Rehber-i Terakki Mektebi’nde yaptı. İki yıl Adapazarı İdadisi’nde öğrenim gördü. Kurtuluş Savaşı‘ndan sonra ailesi İstanbul’a yerleşince İstanbul Sultanisi’ne girdi. Onuncu sınıfta bir öğretmene yapılan şaka yüzünden sınıfı dağıtılınca Bursa Erkek Lisesi’ne geçti, 1928’de buradan mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bir süre eğitim gördü. Ekonomi öğrenimi için İsviçre Lozan’a gitti. Kısa süre kaldı ve Fransa’ya geçti. 3 yıl Fransa’da Grenoble’da yaşadı. Eğitimini yarım bırakarak 1933’te İstanbul’a döndü. Kısa bir süre Halıcıoğlu Ermeni Yetim Mektebi’nde Türkçe grup dersleri öğretmenliği yaptı. Babasının desteğiyle girdiği ticarette de başarılı olamadı. Daha sonra hiçbir işle uğraşmadı. Geçimini babasından kalan mirasla sürdürdü. Yaşamını Şişli’de Bulgar Çarşısı’ndaki apartman ve Burgaz Ada’daki köşklerinde annesiyle geçirdi.

Şiir yazmaya İstanbul Sultanisi’ndeki öğrencilik günlerinde başladı. Öyküye Bursa’daki öğrencilik zamanında geçti. İlk öyküsü “Uçurtmalar” 9 Aralık 1929’da Milliyet gazetesinin sanat sayfasında yayınlandı. 1934-1940 arasında Okumaya Devam Ediniz…

Irakeyn Seferinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Gelişmeler

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

Kanuni sultan Süleyman’ın Irakeyn Seferinde(1533-1535)Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Gelişmeler

ÖZET:

Avrupalıların “Muhteşem Türk” diye bildikleri Osmanlı Devleti Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Şii-İran üzerine yapmış olduğu meşhur Irakeyn Seferi sırasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde ortaya çıkan gelişmeler nelerdir? Bu topraklarımızda yüzyıllar önce Şii-İran’ın baskı, zulüm, saldırı ve propogandaları nasıl bertaraf edilmiştir? Bölgede yaşayan Türk-Kürt vali ve beylerinin milletimizin birliği için gösterdiği çabalar nelerdir? Osmanlı Devleti’nin aldığı tedbirler, bölgede oluşan huzur ve güvenin temininde Osmanlı Ordusu’nun faaliyetleri, bu araştırmada ortaya konulmaya çalışılmıştır. Irakeyn Seferi boyunca takip edilen yollar, karşılaşılan güçlükler, elde edilen başarılar ve Erzurum Eyaleti’nin teşekkülü açıklanmıştır.

Avrupalıların “Muhteşem Süleyman” diye tanıdığı, Kanuni Sultan Süleyman’ın onüç defa “Sefer-i Hümâyun”a çıktığı ve bunlardan üç tanesini Şii-İran üzerine yapmış olduğu bilinmektedir. Gerek Yavuz Sultan Selim’in Okumaya Devam Ediniz…

Yavuz Sultan Selim Devri Osmanlı-Özbek Münasebetleri

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

Osmanlı Devleti Padişahı Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) XVI. yüzyılın başında Türkistan’da hüküm süren Özbek Hanları ile olan münasebetleri nasıl olmuştur?
Özellikle Şii-Safevi Devleti hükümdarı Şah İsmail’e (1501-1524) karşı ortak siyasi karar ve davranışları bu araştırmada ortaya konmuştur. Özbek hanları ile Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim’in olumlu diyalogunu bu çalışmada görmek mümkündür.

THE OTTOMAN-UZBEK RELATIONS DURING THE REIGN OF YAVUZ SULTAN SELIM(1512-1520)
ABSTRACT
The Ottoman-Uzbek relations during the reign of Yavuz Sultan Selim (1512-1520) this study is to find out the establishment of the relations between the Ottoman Empire and the Uzbek Khans during the reign of Yavuz Sultan Selim. A special attention was given to the policy of the Sultan Selim against Shah Ismail (1501-1524). This topic was in detail analysed. Furthermore this study shows that good relations as far as the dowments were concerned, was established between the Uzbek’s and the ottomans.
Key Words:Yavuz Sultan Selim, Muhammed Seybani Khan, Shah İsmail, The Ottoman Empire, Safevids, Uzbek Khan, Central Asia.

GİRİŞ

Osmanlı Devleti tahtına dokuzuncu padişah olarak, 24 Nisan 1512’de cülus eden Sultan Selim (1512-1520), II. Bayezid Han’ın oğludur. II. Bayezid Han (1481-1512) tahta geçtiği sırada şehzade Selim’i Trabzon sancağına vali olarak tayin etmişti. Selim, Kefe’ye sancakbeyi olarak gidişine kadar, yaklaşık yirmi dokuz yıl (1481-1510) Trabzon’da valilik yapmıştır. Selim’in Trabzon’da; yönetim anlayışı, kumandanlık tecrübesi, kitleleri sulh ve idare kabiliyeti ve asker kişiliği iyice gelişmişti. Okumaya Devam Ediniz…

KOMMAGENE KRALLIGI

imagesKommagene Krallığı Türkiye’nin güneydoğusunda, Dicle ve Fırat Nehirlerinin yukarı kıyılarında kurulmuştu. Bugün bu topraklar anlatılan o cennete ait ipuçları vermiyor-cenneti çağrıştırmakta zorlanıyor. Yamaçları kapladığı söylenen o ağaçlar artık yok ve keçi sürüleri bitki örtüsünün son yeşilliklerini tüketmekle meşgul. Başlatılan sulama kanalları mucizeler yaratacak ve verilen çabalar sonunda bölge yeniden ağaçlanacak zira toprak burada çok verimli ve sayısız dağ pınarı var.

Kommagene kömür, demir, altın ve petrol gibi mineral ve madenleriyle ünlü çok verimli bir bölgeydi. Bu zenginliklerin bir kısmı bugün yeniden keşfedilmiş durumda. Örneğin 1960larda bir arkeolog Fırat’tan altın çıkarmayı başardı. Diğer bir kesif petrol ile yasandı. Son birkaç yıldır bölgede yaygın olarak ham petrol sondajı yapılıyor.Her yerde Türk Petrol Ofisi’nin kara altın çıkaran petrol çıkarma şantiyelerini görmek mümkün. Ama artık zamanda yolculuk etme vakti. Kommageneyi ilk kez I.Ö. 850 civarında Okumaya Devam Ediniz…