Kategori: c-)Belgesel Yazılar

Meluncanlar

Oradaki İngilizler, Amiral’e Amerika”ya alışamadıklarını, geri İngiltere’ye dönmek istediklerini söylerler. Bunun üzeri Amiral, İngiliz sayısı kadar Osmanlı leventinin gemilerden inmesini ve kendisiden 3-4 hafta sonra adaya gelecek Walter Raleigh adında diğer bir İngiliz Amiral’in gemilerine binerek Osmanlı topraklarına dönebileceklerini söyler. Gemilerde kalan 100 kadar levent ise fidye karşılığı Osmanlı Devletine verilir. Bu husus tarihçi David Hakluyt’un kitabında belirtilmektedir.
Ayrıca olayın Osmanlı Arşivleri’nden de teyidi için araştırmalar yapılmaktadır. Adada kalan 300-400 civarındaki levent ise Amiral Raleigh’in gelmesini beklemeden İngilizler’in adaya geldikleri teknelere binerek ana karaya çıkıp orada bulunan Kızılderili kabilelerinin kızları ile evlenirler ve ortaya Türk asıllı Meluncanlar çıkar. Okumaya Devam Ediniz…

Philadelphia Projesi-Deneyi Nedir?

Aslında bu deneyi ilk okuduğumda çok heyecanlandığımı söyleyebilirim. Deneyin yapıldığı ihtimalini ortaya çıkaran kişinin adı Dr.Morris K. Jessup’dur. Jessup aslında matematikçiydi ve amatör olarak gökbilimi ve UFOlar üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyordu.En ilginç çalışmaları ise Bermuda şeytan üçgeni ve ufolardır.
1950 yılında(bazılarına göre 1955) kendisine gelen bir mektupla birdenbire kendini bu olayın içerisinde bulur. Mektubun sahibi, Carlos Miguel Allende adında bir denizciydi…İddiasına göre Allende, deneye gözlem gemisi olarak katılan SS Andrew Furuseth adlı şilepte görevli bir denizciydi. Deneye baştan sona şahit olmuştu.Kendisine inanmıyorsa hipnozla test etmesini teklif etsede Jessup  pek konuyla ilgilenmez. ikinci mektuptan sonra jessup deniz kuvvetlerine çağrılır.Kendisine yıllar öncesinde bir generale göndermiş olduğu kitap verilir.Bu kitapta değişik notlar vardır. Yazılardan birisini allen’in Okumaya Devam Ediniz…

Yavuz Sultan Selim Devri Osmanlı-Özbek Münasebetleri

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

Osmanlı Devleti Padişahı Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) XVI. yüzyılın başında Türkistan’da hüküm süren Özbek Hanları ile olan münasebetleri nasıl olmuştur?
Özellikle Şii-Safevi Devleti hükümdarı Şah İsmail’e (1501-1524) karşı ortak siyasi karar ve davranışları bu araştırmada ortaya konmuştur. Özbek hanları ile Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim’in olumlu diyalogunu bu çalışmada görmek mümkündür.

THE OTTOMAN-UZBEK RELATIONS DURING THE REIGN OF YAVUZ SULTAN SELIM(1512-1520)
ABSTRACT
The Ottoman-Uzbek relations during the reign of Yavuz Sultan Selim (1512-1520) this study is to find out the establishment of the relations between the Ottoman Empire and the Uzbek Khans during the reign of Yavuz Sultan Selim. A special attention was given to the policy of the Sultan Selim against Shah Ismail (1501-1524). This topic was in detail analysed. Furthermore this study shows that good relations as far as the dowments were concerned, was established between the Uzbek’s and the ottomans.
Key Words:Yavuz Sultan Selim, Muhammed Seybani Khan, Shah İsmail, The Ottoman Empire, Safevids, Uzbek Khan, Central Asia.

GİRİŞ

Osmanlı Devleti tahtına dokuzuncu padişah olarak, 24 Nisan 1512’de cülus eden Sultan Selim (1512-1520), II. Bayezid Han’ın oğludur. II. Bayezid Han (1481-1512) tahta geçtiği sırada şehzade Selim’i Trabzon sancağına vali olarak tayin etmişti. Selim, Kefe’ye sancakbeyi olarak gidişine kadar, yaklaşık yirmi dokuz yıl (1481-1510) Trabzon’da valilik yapmıştır. Selim’in Trabzon’da; yönetim anlayışı, kumandanlık tecrübesi, kitleleri sulh ve idare kabiliyeti ve asker kişiliği iyice gelişmişti. Okumaya Devam Ediniz…

Sultan Gazneli Mahmud Hakkında Bilgi (967-1030)

İslam dünyasında “Halifelik“ten sonra,ilk olarak “Sultanlık“ünvanını alan Türk ve dünya tarihinin büyük cihangirlerinden biridir. Esasen “Nizameddin, Ebu-l Kasım Gazi” olarak ismi olduğu halde tarihte “Gazneli Mahmud ” olarak bilinir.Babası, Kara Aslan oğlu Sebük Tigin’dir. Gazneli Mahmud genç yaşlarından itibaren cesaret ve zekâsı ile babasının yardımcısı olarak savaşlara katıldı. Daha 17 yaşında iken babasının Hint toprakları üzerine tertip ettiği seferlerde büyük yararlıklar gösterdi.Zamanın ünlü alimlerinden ders aldı. Ünlü savaşçılar ile genç yaşta kılıç kılıca geldi. Bileğine güçlü, attığını vurur bir genç olarak yetişti. Okumaya Devam Ediniz…

Win7 ‘de Disklere Atanan Sürücü Harflerini Değiştirmek

İlk önce hangi diske,hangi harfi belirleyeceğimizi planlayalım.Çünkü atamak istediğimiz harfi diğer sürücüler kullanıyor olabilirler.Örneğin cd veya dvd sürücüsüs gibi…Eğer kullanıyorlarsa  ve siz illa ben bu harfi kullanacağım diyorsanız,önce kullanmak istediğiniz sürücünün harf değişikliğini yaparak harfi boşa çıkarmalısınız.Diskinizde meydana gelebilecek tüm sorumlulukları kendiniz üstleniyorsanız bu işi yapınız.Yoksa bu iş size pahalıya patlayabilir.Tüm sorumluluk kendinize aittir.Kabul etmiyorsanız bundan sonraki yazıları okumanıza gerek yok…

Öncelikle bir başlangıç açıklaması yapalım.
* Sürcünüze A ile Z arasında herhangi bir harf atayabilirsiniz.
* Önceki dönemlerde flopy olarak adlandırılan taşıanbilir küçük diskler vardı.Bunlar her zaman A ve B Okumaya Devam Ediniz…

16.Yüzyılın İkinci Yarısında Osmanlı Devleti’nin Karadeniz Siyaseti

XVI. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA OSMANLI DEVLETİ’NİN
KARADENİZ SİYASETİ

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

ÖZET:
XVI. yüzyıl gerek Osmanlı devletinin gerekse diğer Türk devletlerinin kıyasıya rekabet ettikleri ve Türk tarihi açısından Türklerin güçlü oldukları bir dönemdir. XVI. yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı devletinin başında Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad, padişah olarak hüküm sürmüşlerdir. 1563 tarihinde Kanunî’nin Rusya’ya karşı Karadeniz ile Hazar Denizi’ni bir birine bağlama ve Osmanlı devletinin Karadeniz ve Kafkasya bölgelerinde kalıcı hakimiyet kurma mücadelesine yöneldiğini görüyoruz. Ancak, “Don-Volga Kanal Projesi” veya “Astarhan Seferi” olarak bilinen tarihi olay, II. Selim zamanında 1569’da Sokullu Mehmed Paşa tarafından uygulamaya konulmuştur. Okumaya Devam Ediniz…

Lelegler

Antik çağlarda Ege´de “Karia” olarak adlandırılan bölge, Bodrum Yarımadası dahil, kabaca günümüzdeki Muğla ilini içine alan bir bölgeydi. Batı Anadolu´da eski Yunanlılar´dan önce “Mis”ler, “Leleg”ler ve “Kar”lar oturuyorlardı. Misler Anadolu´nun kuzeybatısında, Karlar güneybatıda, Lelegler de Bodrum Yarımadası´nda yaşıyorlardı. Eski Yunan kaynaklarına göre bu iki halk, (Karlar ve Lelegler), Pelasg´larla birlikte Ege´nin en eski halkıydı. Daha sonraları Karia´mn kuzey kıyılarını İonlar, güney kıyılarını da Dorlar ele geçirmişlerdi.

Lelegler hakkında bilgi veren ilk en önemli kaynak, ünlü tarihçi Herodot… Onun anlattığına göre, eski Yunanlılar Miletos´a ilk geldiklerinde burada Karialılar bulunuyordu. Giritliler, ona “Karialılar´m eskiden adalarda oturduğunu, destanlarda adı geçen Girit Kralı Minos´a bağlı bulunduklarını ve daha o zamanlarda bile ´Lelegler´ diye anıldıklarını” kendi masalsı bilgilerinden aktarmışlardı. Tarihçinin Giritlilerin ağzından yaptığı bu aktarmanın önemi, daha sonra aynı bilgiyi Karialılar´m ağzından da yapmış olmasında yatıyordu. Herodot, yapıtında Lelegler´le Karialılar arasında hiçbir ayrım gözetmemişti. Üstelik yapıtının bir yerinde “Karialılar´a eskiden Leleg denildiğinden de söz etmişti…
Okumaya Devam Ediniz…