Kategori: b-)Bilgi Dağarcığı

Holman Hunt’dan Güzel Bir Söz

Holman Hunt'dan Güzel Bir Söz

19’uncu yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından William Holman Hunt’ın, bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi’nde sergileniyordu. Hunt’ın “Evrenin Işığı” adını verdiği bu tabloda gece elinde bir fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı.

Adam, öteki eliyle bir kapıyı vuruyor ve içeriden sanki bir yanıt bekliyormuşcasına duruyordu.Tabloyu inceleyen bir sanat eleştirmeni Hunt’a döndü:

“Güzel bir tablo doğrusu, ama anlamını bir türlü kavrayamadım” dedi. “Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı? Okumaya Devam Ediniz…

Yaşlı Çobanın Hikayesi

Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak:

“Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık”.

Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur’an’ını okumaya koyulurdu.

Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlat sevgisiyle okşarken : Okumaya Devam Ediniz…

Unguentarium (Gözyaşı Şişesi)

Unguentarium sıvı parfüm, krem, bitkisel ilaç, sıvı baharat, zeytinyağı, bal, sirke gibi nesnelerin saklanmasında kullanılan bir kaptır.

Uzun bir dönem, özellikle de mezarlarda bulunduğundan, unguentariumların, cenaze törenlerinde ölünün yakınlarının ve yas tutmak için kiralanan ağlayıcıların gözyaşlarının toplandığı, sonra da mezara ölü hediyesi olarak bırakıldığı düşünüldüğünden, arkeoloji biliminde unguentariumlara “Gözyaşı Şişesi” de denmektedir. Okumaya Devam Ediniz…

Paranoya Nedir ?

Başlıca belirtisinin sanrılar olduğu psikiyatrik bozukluklardır. Hasta genellikle iyi giyimlidir ve kişilikte bir dagilma ya da günlük bir bozulma görülmez. Fakat egzantrik,garip,kuşkucu ya da düşmanca tutum içinde olabilir. Hastanın duygudurum sanrısının içeriği ile uygunluk gösterir. Okumaya Devam Ediniz…

Kimekler (Kimek Devleti)

Kimekler (Kimek Devleti)
Ortaçağ’da Türk Anayurdu’nun batı kesiminde yaşayan Kimekler (Kimegler), eski ve büyük bir Türk ulusudur. VIII. yüzyıl ortalarından, XI. yüzyıl ortalarına değin süren bir devlet de kurmuşlardı.

Kimekler’in yaşamış olduğu bölgenin yerli tarih kaynakları, son derece kıttır. Orada yürütülen arkeoloji araştırmaları, pek yetersiz bulunduğu gibi, yazılı tarih kaynakları da henüz ele geçmediğinden, Kimek ülkesinin iç haberleri yoktur. Göktürk çağı yazıtlarında (VIII. yy.) Kimekler veya bu boy birliğinde bulunan öteki boylar üzerinde bilgi verilmemektedir. Okumaya Devam Ediniz…

Ziggurat Nedir?

(Babilce ziqqurrat, zaqā “yükselmiş yere kurmak”) eski Mezopotamya vadisinde ve İran’da terası bulunan piramitlere benzeyen tapınakkulesidir.
Ziggurat Videosuna Buradan Bakiniz

Zigguratlar eski Mezopotamya’da Sümerlerde, Babillerde ve Asurlarda bir çeşit tapınaktır. En eski ziggurat örnekleri basit yükselti platformları iken Ubaid döneminde, M.Ö. 4000lü yıllara aitti. En sonuncusu da M.Ö. 6’ıncı yüzyıldadır. Piramitlerin aksine zigguratların üstü düzdür. Basamaklı piramit tarzı ilk krallık dönemleri sonunda olmuştur. Dikdörtgen, oval ya da kare platformlar üzerinde kurulan zigguratların pramitsel tasarımı mevcuttu. Güneşte ısıtılmış tuğlalar zigguratların dışındaki görüntüsünü yaratmıştır. Bu tuğlalar genelde astrolojik anlamlarından dolayı değişik renklere sahipti. Kat sayısı 2 ila 7 arasındaydı ve tepesinde ya bir tapınak ya da türbe bulunurdu. Türbeye ulaşmak için bir tarafında rampalar yapılır ve bu rampa en aşağısından en yükseğine kadar uzanırdı. Tanınmış örnekleri arasında Horsabad’da bulunan Büyük Ur Zigguradı bulunur.

Okumaya Devam Ediniz…

Rubai Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Kendine özgü bir ölçüsü olan 4 dizelik (mısralık) nazım birimidir. Rubailerde birinci, ikinci, dördüncü dizeler uyaklı, üçüncü dize serbesttir. İki beyitlik kıtalar biçiminde yazılmış rubailer de vardır. Her dizesi birbiriyle uyaklı rubailere “rubai-i musarra” ya da “terane” adı verilir. Rubainin aruzun hezec bahrinden 24 kalıbı bulunur. Bunlardan mef’ulü birimiyle başlayan 12 kalıba “ahreb”, mef’ulün birimiyle başlayan öbür 12 kalıba da “ahrem” denir. Kalıpların sonu “faül” ya da “fa” birimiyle biter.

Rubainin her dizesi ayrı bir ölçüde olabildiği gibi, dört dizesi de aynı ölçüde olabilir. Türk divan şiirinde daha çok ahreb kalıbına rastlanır. Rubailer genellikle mahlassız şiirlerdir. Ve divan şairlerinin divanlarının sonunda rubaiyyat başlığı altında sıralanırlar. Bu türün tartışmasız en büyük şairi Ömer Hayyam’dır. Okumaya Devam Ediniz…

İstiklal Marşımızın Türkçesi

iSTiKLAL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal! Okumaya Devam Ediniz…

Bor Madeni Hakkında Bilgiler

Dünyada toplam bor rezervi 1,176 milyon tondur.Dünyadaki bor yatakları Türkiye,Rusya ve ABD’de bulunmaktadır.Bu üç ülkenin rezerv dağılımına bakıldığında toplam rezervin %72’sinin Türkiye’de bulunduğu görülmektedir.
Bor madenleri bor elementi içeren minerallerdir.Periyodik sistemin üçüncü grubunun başında bulunan ve atom numarası 5 olan bor elementi,kütle numaraları 10 ve 11 olan iki karalı izotopdan oluşur.Elementel bor 1808 yılında Fransız kimyacı Gay-Lussac ile Baron Louis Thenard ve İngiliz kimyacı Sir Humpry Davy tarafından bulunmuştur. Okumaya Devam Ediniz…