Kategori: a-)İz Bırakanlar

Hatipoğlu Hakkında Bilgi

Hatipoğlu Hakkında Bilgi

Doğum tarihi hakkında kaynaklarda  tam bir bilgiye rastlanmayan Hatiboğlu’nun 1451-1456 arası  öldüğü tahmin edilmektedir. Bahrü’l-Hakâyık, Letâif-nâme ve Ferah-nâme adlı eserleriyle bu yüzyılın önemli mesnevi şairlerinden biridir. 1465 beyitten oluşan ve mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün vezniyle yazılmış olan Bahrü’l-Hakâyık, Hacı Bektaş-ı Velî’nin Arapça mensur Makalât’ının manzum bir çevirisidir. Dinî-didaktik bir eser olan Bahrü’lHakâyık’ta bazı ayetlerin açıklamaları yapıl mıştır. 1414’te yazılan Letâif-nâme, Arapça mensur bir Sûre-i mülk şerhi’nin manzum tercümesidir. Eserin başındaki tevhid, na’t, münacat, dört halifenin övgüsü, Daha Fazlasını Oku

Hamdullah Hamdi Hakkında Bilgi – Akşemşeddinzâde Hamdullah Hamdî

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı

Akşemseddin’in oğlu olan Hamdullah Hamdî (1449-1503)’nin XV. yüzyıl mesnevi şairleri içinde ayrı bir yeri vardır. İyi bir öğrenim görmüş olan şair, bir süre Bursa’da Çelebi Mehmed medresesinde müderrislik yaptıktan sonra Göynük kasabasına çekilmiş, eser yazarak kanaatkârane yaşamış ve orada ölmüştür.

Hamdî’nin şiirlerinde tasavvufun etkisi görülmekle birlikte mutasavvıf bir şair değildir. Hamdî’nin Divan ve Hamse’si vardır. Hamse’sindeki mesneviler, Yûsuf u Züleyhâ, Leylâ ve Mecnûn, Mevlid, Kıyafet-nâme ve Daha Fazlasını Oku

Elvan-ı Şirazi Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmasa da,Orhan Gazi zamanında Anadolu’ya yerleşen Türkleşmiş İranlı bir aileye mensup bulunduğu ve ataları Şîrazlı olduğundan Şîrâzî nisbesiyle tanındığı ileri sürülmektedir.

Şeyh Elvan-ı Şirazî, Mahmud Şebüsteri’nin Gülşen-i Râz adlı Farsça eserini 1426’da Türkçeye tercüme ederek II. Murad’a sunmuştur. Tercüme-i Gülşen-i Râz’ı tamamladığı 829 (1426) yılında elli yaşında olduğunu bildirmesinden hareketle (Süleymaniye Ktp., Mihrişah Sultan, nr. 173, vr. 7a) 779’da (1377) doğduğunu söylemek mümkündür.Elvân-ı Şîrâzî’nin ölüm tarihi de belli değildir.

Gülşen-i Râz’ın Farsça aslı 1000 beyit olduğu halde çevirisi 3000 beyte yakındır. Mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün Daha Fazlasını Oku

Derviş Şemseddin Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Latîfî Seferihisar’dan, Âşık Çelebi ve Kâtib Çelebi ise İran bölgesinden (Acem’den) geldiğini söylemektedirler. Her üç kaynaktan ve eseri Dehmurg’dan anlaşıldığına göre Yavuz Sultan Selim zamanında (1512-1520) eser vermiştir. Latîfî, “Ol ahd-i hümâyûnun âhirlerinde âhirete gitmiştir” (Tezkire, s. 209) demekle Yavuz Sultan Selim devrinin son yıllarında vefat ettiğine işaret etmektedir. Dehmurg adlı mesnevisini 919’da (1513) nazmettiğine göre bu tarihte hayatta olduğu kesindir.

Sade bir dile sahip olan Derviş Şemseddin şiirlerinde zaman zaman realist tasvirlere de yer vermiştir. Latîfî ve Âşık Çelebi’nin tezkirelerinde yer alan birkaç şiiri dışında mevcut olduğu ileri sürülen divanı henüz ele geçmemiştir.

Şairin günümüze ulaşan tek eseri Dehmurg’dur. Mesnevi tarzında ve aruzun “fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbıyla yazılmış olan eser sembolik bir hikâye olup 710 beyit civarındadır. Vasfi Mahir Kocatürk’le Fahir İz’in ve bunlardan naklen bazı kaynakların ileri sürdüğü gibi eserin 909 (1503) yılında yazıldığını kabul etmek mümkün Daha Fazlasını Oku

Cemali Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Şeyhî’nin yeğeni olan Cemâlî, Fatih dönemi şairlerinden olup Akşehirlidir. 1410 yılına yakın bir tarihte doğduğu ve II. Bayezid’in saltanatının son yıllarında vefat ettiği göz önüne alınırsa, uzun bir ömür sürmüş ve bu üç padişah döneminde şiirler yazmıştır. Şeyhî’nin Hüsrev ü Şîrîn adlı mesnevisine zeyl yazmıştır. Gülşen-i Uşşâk adlı mesnevisini 1446 yılında yazan şairin Miftahü’l-Ferec mukaddimesinde yer alan,

Şâh içün düzmiş idüm bir hoş kitâb
Kim safâ bulurdı andan şeyh ü şâb
….
Anı tertîb eyledüm Sultân içün
Bunı tertîb it Mehemmed Han içün

şeklindeki beyitlerinden saraya yakın bir şair olduğu anlaşılmaktadır. Fetihten sonra İstanbul’a gelen şair, yazdığı kaside ve kıtalarında İstanbul’u n fethini anlatmış ve Fatih Sultan Mehmed’i övmüştür. Kasidelerinin yanında gazel ve kıtalarında da övgüye yer veren Cemâlî, sevgili ve aşk konulu gazeller de yazmıştır. Cemâlî’nin Daha Fazlasını Oku

Cem Sultan Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Cem Sultan, Edirne’de 23 Ocak 1459 tarihinde doğmuştur. İyi yetiştirilmiş, Farsçayı ve Arapçayı çok iyi öğrenmiş, kültürlü, şair yaradılışlı bir şehzade olan Cem, dokuz yaşında Kastamonu sancak beyliğine gönderilmiştir. Fatih, 1473 yılında Uzun Hasan üzerine çıktığı seferde Cem’i Edirne’de yerine bırakmış ve Rumeli’nin korunmasını onavermiştir. 1474 yılında Şehzade Mustafa’nın ölümü üzerine Cem’i Konya’ya, Karaman eyaletine göndermiştir. Burada altı yıl kalan şehzade, 3 Mayıs 1481 tarihinde Fatih’in ölümü üzerine saltanat kavgalarına karışmış, ancak II. Bayezid ile yaptığı mücadeleyi kaybetmiştir. Güvendiği bazı adamlarının ihanetine uğrayan Cem Sultan, 25 Eylül 1481 tarihinde Kahire’ye gitti. 1482’de Rodos’a, 1489’da Roma’ya ve 1495 yılında Napoli’ye giden Cem, 25 Şubat 1495 tarihinde Napoli’de vefat etti. Ancak onun Avrupa’daki hayatı bir nevi esaret idi. Dört sene sonra da Daha Fazlasını Oku

Cafer Çelebi Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Cafer Çelebi,856 Şabân ayında (Ağustos 1452) Amasya’da doğmuştur. İlk öğrenimini Amasya’da babasından ve Amasya’nın önde gelen âlimlerinden almıştır. Eğitimini tamamlamak için Bursa’ya gitmiş ve Hâcı Hasan-zâde’den mülazım olmuştur. Önce Simav’da bir medreseye, sonra Simav kadılığına, 1489 yılında Edirne Bâyezîd İmâreti mütevelliliğine atanmıştır. 1492 yılına kadar süren bu görevden sonra İstanbul’daki Mahmûd Çelebi Medresesi müderrisliğine getirilmiştir. 1497’de Dîvân-ı Hümâyûn’a nişancı tayin edilmiştir.1497’de Dîvân-ı Hümâyûn’a nişancı tayin edilmiştir. 1511 yılındaki yeniçeri ayaklanmasından sonra padişah tarafından azledilmiş ve bir müddet devlet görevinde bulunmamıştır. Cafer Çelebi, inşâdaki kabiliyeti dolayısıyla II. Bâyezîd gibi Yavuz Sultân Daha Fazlasını Oku

Avni Hakkında Bilgi (Fatih Sultan Mehmet)

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Fatih Sultan Mehmet, Avnî mahlasıyla şiirler yazan ve Osmanlıda Divan’ı olan ilk padişahtır. Sehî’ye göre sözleri merdane olan Fatih’in gazelleri, âşıkane ve ders verici özelliktedir. Fatih’in Divan şiirinin genel özellikleri görülen manzumelerinde, devrinde ve sonraki şairlerde olduğu gibi aruz kusurlarına rastlanır. Ancak kafiyede kuvvetli bir tasarrufu bulunan Fatih’in bazı beyitlerinde, sanatkâr kimliğinden çok hükümdar şahsiyetinin açık izleri görülür. O, böyle olmasına rağmen alçak gönüllü, dünyayı önemsemeyen, içli, lirizme yönelik ve sevgiliye bütün varlığı ile Daha Fazlasını Oku

Ahmed Paşa Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Fatih döneminin önde gelen şairlerinden biri olan ve Türk edebiyatında Şeyhî ile Necâtî arasında yer alan Ahmed Paşa, II. Murad’ın kazaskerlerinden Veliyüddîn Efendinin oğlu olup Edirne’de doğmuş ve Bursa’da ölmüştür. Bursa’daki Muradiye medresesinde müderrislik yapan Ahmed Paşa, Edirne kadılığı sırasında padişahın dikkatini çekerek padişahın nedîmi ve hocası olmuştur. Şair, İstanbul fethine katılmış, daha sonra kazasker ve vezirlik rütbeleri de elde etmiştir.

Padişah’ın nedimlerinden birine ilgi duyduğu şeklindeki bir söylenti üzerine hapse atılan Ahmed Paşa, “Kerem kasidesi”ni yazarak Fatih’e kendini affettirmiştir. Sehî tarafından şiirlerinin halk arasında meşhur olduğu bildirilen şair, Necâtî ve Bâkî gibi döneminin ve sonraki devirlerin önde gelen şairlerini etkilemiş ve bu şairler tarafından üstad kabul edilmiştir. Ahmed Paşa’yı, Tâcizâde Cafer Çelebi gibi, devrinde İran edebiyatını Türk edebiyatına yansıtan ve nakleden bir şair olarak değerlendirenler de olmuştur. Daha Fazlasını Oku

Ahmed-i Dai Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Germiyan bölgesi şairlerinden olan Ahmed-i Dâî Türk edebiyatının önde gelen şairlerindendir. 1350-1355 yıllarında doğduğu tahmin edilen şairin Süleyman Çelebi ile aynı zamanlarda yaşadığı, doğum ve ölüm tarihlerinin birbirlerine yakın olduğu anlaşılmaktadır. Ancak Süleyman Çelebi Bursa’da, Ahmed-i Dâî ise Germiyan bölgesinde bulunmaktadır. Ailesi ve yaşayışı hakkında bilgi bulunmayan şairin asıl adı Ahmed, mahlası ise Dâî’dir. Çocukluk ve gençlik yıllarını Germiyanoğlu Süleyman Şah zamanında geçirmiştir. Sonra Yıldırım Bayezid’in Kütahya valiliği ve Germiyan Beyi II. Yakup Bey zamanlarını yaşayan şair, ayrıca Emir Süleyman’ın hizmetinde bulunmuştur (Alpay Tekin, 1992:18).

Süleyman Şah’ın ölümü üzerine oğlu II. Yakup Bey’e intisap etmiş, bu durum Yıldırım Bayezid’in Menteşe, Aydın, Saruhan ve Germiyan Beyliklerini aldığı 1390 yılına kadar sürmüştür. Ahmed-i Dâî bundan sonra hep bu bölgeye vali olan Yıldırım Han’ın oğlu Emir Süleyman’ın yanında bulunmuştur. Daha Fazlasını Oku