Kategori: 2-Bilgilendirme Konuları

Emir Sultan Hakkında Bilgi

Emir Sultan Hakkında Bilgi
Emîr Sultan’ın 770 (1368-69) yılı civarında Buhara’da doğdu. Asıl adı Şemseddin Muhammed’dir. Seyyid olduğu için “Emîr”, çömlekçilik yaparak geçimini sağladığı için “Külâl” unvanları verilen ve Emîr Külâl diye tanınan babası Seyyid Ali Buhara’nın tanınmış mutasavvıflarındandır. Çocukluk yılları hakkında bilgi bulunmamakla birlikte iyi bir tahsil gördüğü söylenebilir.

On yedi on sekiz yaşlarında iken babası vefat eden Şemseddin Muhammed, muhtemelen bir süre çömlekçilik yaptıktan sonra Seyyid Usûl, Seyyid Nâsır, Seyyid Ni‘metullah, Ali Dede, Baba Zâkir gibi mutasavvıflarla hacca gitmek üzere Buhara’dan ayrıldı. Birkaç yıl Medine’de kaldıktan sonra Bağdat’a uğrayarak tezkire müellifi Âşık Daha Fazlasını Oku

Mukoza Nedir? Mukoza Hakkında Bilgi

Mukoza Nedir? Mukoza Hakkında Bilgi

Mukoza Latince bir kelime olup kısaca anlamı sümüksü dokudur. İç organların sindirim ve üretim sistemlerinde bulunduğu yeri zar gibi kaplayarak koruyucu tabaka oluşturur. Bu nedenle Mukoza zarı olarak da bilinir. Burun delikleri, ağız, göz kapakları, kulaklar, genital bölge gibi vücudun dış dünyayla olan bağlantısında birincil koruyuculuk sağlar. Yetişkin bir insanda mukozanın toplam yüzey alanı yaklaşık 400 metrekare iken cildin yüzey alanı yaklaşık 2 metrekaredir.

Mukozanın başlıca görevlerinden örnekler;
* Bulunduğu organın dokusunu nemli tutar. (Örnek: Ağız ve burun ve solunum yollarında.) Daha Fazlasını Oku

Gılgamış Destanı Yazıldığı Tabletlerin Özeti

Gılgamış Destanı Yazıldığı Tabletlerin Özeti

Gılgamış destanı, Babil’lilerin ulusal destanıdır. Destanın bu nitelemeye hak kazanmasının nedeni, ulusun her bireyine seslenmesinden; destan kahramanının, halkın erkeklik ülküsünü en özlü biçimde canlandırmasından ve insan yaşamı sorununun destanda büyük bir yer tutmasından ileri gelmektedir. Babil’liler bu destanla, Yunanlıların ulusal destanları İlayda’yı oluşturmasından çok önce, eski kavimlerde görülmeyen bir yapıt yaratmışlardır.

Tablet-1

Gilgameş’in çok bilgili olduğu, çok gezdiği, Uruk duvarını yaptırdığı, tapınakları onarttığı, onları bir tasa yazdırttığı, halka verdiği sıkıntı, Enkidu’nun kırlarda yaratılışı, bir tapınak fahişesiyle karşılaştırılması, Gilgameş’in gördüğü rüyalar anlatılıyor.

Tablet-2 Daha Fazlasını Oku

Şair Dede Ömer Ruşani Hakkında Bilgi

Şair Dede Ömer Ruşani Hakkında Bilgi
Dede Ömer Rûşenî de Fatih devrinde yaşayan tekke şairlerindendir. Tire kazasının Ruşen köyünden olduğu için Rûşenî lâkabıyla anılmıştır. Öğrenimine memleketinde başlayan Rûşenî, Bursa’da öğrenimini tamamlayınca müderris oldu. Karaman’a ve Bakü’ye gitti. Seyyid Yahya Şirvânî’ye bağlandı ve Halvetîlik tarikatı içinde yer aldı. Daha Fazlasını Oku

Canlılarda Korku ve Korku Çeşitleri

Canlılarda Korku ve Korku Çeşitleri

Fransızcada dilimize giren Fobinin anlamı, belirli nesneler veya durumlar karşısında duyulan olağan dışı güçlü korku, yılgı olarak ifade edilmektedir.İşte harf sırasına göre dilimizde kullanılan yabancı ve Türkçe korkularımız…

* Agorafobi: Fransızca agoraphobie sözcüğünden dilimize girmiştir. Genel olarak “Alan korkusu” diye anlamı vardır.
* Akrofobi: İngilizce acrophobia sözcüğünden dilimize girmiştir. Genel olarak “Yükseklik korkusu” diye anlamı vardır.
* Bazofobi: Fransızca basophobie sözcüğünden dilimize girmiştir. İsim olarak “Yürürken düşme korkusu” diye anlamı vardır. Bunun yanında tıpta Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığına da “Bazofobi” denilmektedir.
* Can korkusu: “Ölüm korkusu” olarak anlamı vardır. Daha Fazlasını Oku

2020 Yılı Resmi Tatil Günleri

2020 Yılı Resmi Tatil Günleri

* 1 Ocak Yılbaşı Çarşamba Günü

* 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Perşembe Günü

* 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Cuma Günü

* 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Salı Günü

* 23 Mayıs Ramazan Bayramı Arifesi Cumartesi Günü (Yarım Gün Tatil)

* 24 Mayıs Ramazan Bayramı 1’nci Günü Pazar Günü

* 25 Mayıs Ramazan Bayramı 2’nci Günü Pazartesi Günü Daha Fazlasını Oku

Lezyon Nedir? Lezyon Hakkında Bilgi

Lezyon Nedir? Lezyon Hakkında Bilgi
Lezyon kelimesi tıpta kullanılan bir kelime olup Fransızca lésion sözcüğünden dilimize girmiştir. Kelime anlamı ise kısaca doku bozukluğudur. Herhangi bir organ üzerinde lezyona rastlandığında bunun test edilmesi patoloji biliminin görevidir. Patoloji alanında yapılacak testler ile olumlu veya olumsuz bir sonuca ulaşmak mümkündür. İlgili doktora başvurulduğu zaman doktor genellikle iki farklı test yapar.

1- Makroskobik: Mevcut lezyonlu organı çıplak göz ile incelenmesi,
2- Mikroskobik: Mevcut lezyonlu organdan parça alınarak laboratuvar ortamında parçanın incelenmesidir. Daha Fazlasını Oku

Yörelere Göre Sazlı, Sözlü ve Sohbetli Oda Toplantıları

Yörelere Göre Sazlı, Sözlü ve Sohbetli Oda Toplantıları

Türk milleti duygu ve düşüncelerini, güncel hayatı, toplumsal olayları türkülerle anlatmıştır. Bu nedenle; birçok yörede kış aylarında evlerde, yaz aylarında ise düğünlerde, bağ, bahçe, kaya ve havuz başlarında toplantılar yapılır. Bu toplantılarda hem sohbet hem de müzikler çalınarak hep birlikte eğlenilir. Türkiye’nin, her bölgesinin, her şehrinin ve hatta bazı ilçelerinin bile kendine özgü bir müzik yapısı vardır. Şimdi her yöreye göre değişik adları bulunan oda toplantı adlarını ve hangi yöreye ait olduğunu inceleyelim.

* Yaran: Çankırı, Kastamonu-Tosya, Manisa-Kula, Manisa-Soma, Afyon-Sandıklı, Isparta-Gelendost-Şarkîkaraağaç ve Eğirdir

* Sıra Yarenleri: Konya-Akşehir Daha Fazlasını Oku

Osmanlı Devleti’nde Askeri Teşkilat Yapısı ve Görevleri

Osmanlı Devleti'nde Askeri Teşkilat Yapısı ve Görevleri

Ordu-yi Hümâyûn :Osmanlı İmparatorluğu’nun ordusudur .

Osmanlı kara ordusu; Kapıkulu askerleri ve Eyalet askerleri olarak ikiye ayrılır.

Kapıkulu Askerleri ve Piyade Birlikleri:

* Acemi Oğlanlar Ocağı: Devşirme kanununa göre toplanan Hıristiyan çocukları bu ocakta eğitilir ve kabiliyetlerine göre diğer ocaklara gönderilirdi.
* Yeniçeriler Ocağı: Ocaklar içerisinde en önemlisi olup komutanlarına Yeniçeri Ağası idi. Yeniçeriler savaşta padişahın otağının yanında bulunurlardı. Barış zamanında İstanbul’da şehrin güvenliğini sağlarlardı. Ayrıca yangın söndürme gibi işlere de bakarlardı. Yeniçeri ocakları kendi aralarında; Ağa bölükleri, Sekban bölükleri ve Yaya ortaları olmak üzere üçe ayrılırlardı.
* Cebeci Ocağı: Ordunun ok, yay, kalkan, kılıç, tüfek, balta, kazma, kürek, kursun, barut, zırh, tolga, harbe gibi savaş aletlerini imal, tamir ve tedarik eden ocağa “Cebeci Ocağı” denirdi. Cebecibaşı en üst rütbeli komutanlarına Daha Fazlasını Oku

Şair Cemal-i Halveti Hakkında Bilgi

Şair Cemal-i Halveti Hakkında Bilgi
Çelebi Halîfe diye meşhur olan Cemâl-i Halvetî’nin tam adı Ebü’l-Füyûzât Muhammed b. Hamîdüddin b. Mahmûd b. Muhammed b. Cemâleddin el-Aksarâyî’dir. Doğum tarihi bilinmemektedir.  Bazı kayıtlarda Amasya’da doğduğu yazılı ise de tarihçiler çoğunlukla Aksaray’da doğduğunda birleşirler. İlk tahsilini doğduğu yerde yaptıktan sonra İstanbul’a gitti. Medresede okurken tasavvufla ilgilenmeye başladı. Zeyniyye tarikatı şeyhlerinden olup Hacı Halîfe diye tanınan Seyyid Abdullah el-Kastamonî’ye bağlandı ve sonrasında icâzet aldı. Bir müddet sonra Karaman’da olduğunu duyduğu Alâeddin Halvetî’nin müridi Abdullah Karamanî’ye, onun vefatından sonra da Tokat’a giderek Ümmî Şeyh Tâhirzâde’ye bağlandı.

Daha sonra Bakü’de bulunan Halvetiyye’nin ikinci pîri Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî’den istifade etmek üzere yola çıktı. Onun vefat haberi üzerine Molla Pîrî diye bilinen halifesi Muhammed Bahâeddin Erzincânî’ye bağlandı. İcâzetnâmesini aldıktan sonra bir süre Amasya’da hizmet veren Cemâl-i Halvetî, II. Bayezid ve Koca Mustafa Daha Fazlasını Oku