Kategori: 2-Bilgilendirme Konuları

Ernest Shackleton Antartika Macerası (75 Fotograf)

Ernest Shackleton; ünlü kâşifler arasında anılan Frank Hurley, Frank Worsley,Frank Wild ve 27 adamla 8 Ağustus 1914’te birlikte Endurance gemisiyle İngiltere’den Antartikaya doğru yola çıktı. Kısa bir süre sonra buzlar arasında sıkışan Endurance, Antarktika’ya ulaşamadan terk edildi. Artık hepsi için bir ölüm kalım mücadelesi başladı.Antarktika’yı geçme hedefini bir yana bırakan Shackleton, tüm gücünü adamlarını kurtarmak üzerine yoğunlaştırdı. Önce buz üzerinde kamp kuran mürettebat, daha sonra sallarla Fil Adası’na ulaştı. Shackleton adamlarından beşiyle James Caird adını verdikleri bir sandala binerek Güney Georgia adalarına doğru yola çıktı. Onbeş günlük bir yolculuktan sonra, Güney Georgia göründü ve bir gün sonra adaya çıkabildiler. Shackleton tekrar denize açılmaktansa yürüyerek kuzey kıyısındaki balina istasyonuna gitmeye karar verdi ve 36 saat sonunda balina istasyonuna vardılar.

Sonunda Güney Kutbundaki bu maceradan hiç kayıp vermeden kurtulmayı başardılar.İşte bu sırada çekilen belgesel niteliğindeki fotoğrafları aşağıdan görebilirsiniz.Çok cesur adamlarmış…

1Ernest Shackleton Antartika Macerası (75 Fotograf)
Okumaya Devam Ediniz…

Tarihteki En Büyük Toplu İntihar (10 Fotograf )

Tarihteki En Büyük Toplu İntihar (10 Fotograf )

Dünya tarihinde bilinen en büyük toplu intihar 18 Kasım 1978 yılında Guyana’da meydana gelmiştir. 1970 yılında Amerika’nın San Fransisco şehrinde kurulan tarikat daha sonra Guyana’da bir arazi üzerine kurulmuştur. “Halkın Tapınağı” adlı tarikatın lideri Jim Jones adındaki kişi müritlerine verdiği emirle 912 kişi siyanürlü üzüm suyu içerek hayatlarına son verdiler. Ölenlerin 276’sı ise henüz bir çocuktu…Müritlerinin öldüklerini sonuna kadar Okumaya Devam Ediniz…

Kur’an-ı Kerim’in İlk Türkçe Tercümeleri

Türkler Müslüman olduktan sonra, yeni dinin öğretilerini ve esaslarını öğrenmek ve ana kaynak olan Kur’an-ı Kerim’i anlamak için onu Türkçeye tercüme etmişlerdir. Eldeki bilgilere göre Kur’an önce, Samanoğulları’ndan Mansûr b. Nuh (350-365/961-976) zamanında, Taberî Tefsiri’nden Farsçaya tercüme edilmiştir. Bu tercüme Horasanlı ve Maveraünnehirli bilginlerden kurulan bir heyet tarafından yapılmıştır. Bu heyette Türk üyelerin de bulunduğu bildirilmektedir.

Kur’an’ın ilk Türkçe tercümesi ise Zeki Velidi Togan’a göre, Farsçaya yapılan ilk tercümeyle aynı zamanda, belki de aynı heyetteki Türk üyeler tarafından meydana getirilmiştir. Bu tercüme “satır-arası” kelime kelime bir tercüme olup, Taberî Tefsiri’nden yapılan Farsça çeviriye dayanmaktaydı. Okumaya Devam Ediniz…

Terekeme Ağzı Sözcük ve Anlamları

Bu araştırmam ile Terekeme-Karapapak Türkleri ağzına ait sözcükleri bir araya getirdim.Yaşadığım şehir olan Karaman İç Anadolu’da olmasına rağmen şaşılacak derecede ağız  benzerlikleri beni oldukça çok şaşırttı. 2012 yılından bu zamana kadar toparlayabildiklerimi bir araya getirip arşiv oluşturdum.Terekeme ağzı ile şiirler yazan  Hasan Demirci(Emekli Öğretmen) hocamdan öğrendiğim sözcükleri de ilave ettim.Eğer ilave etmek istediğiniz veya yanlış sözcük varsa yorumdan iletiniz.

Abi: Gaga.
Abla: Aba, Kız Kardeş.
Adahlı: Nişanlı.
Ahan: İşte, Burada.
Aheey: Eyvah Anlamında Olan Sözcük.
Ahora: Yakın Bir Yer.
Ajans: Radyo.
Ak-Ağ: Beyaz.
Al: Kırmızı.
Alaca: Siyah-Beyaz.
Alazlanma:Yüzde Ve Vücutta Çıkan Çıbanlar, Kızartılar.
Alaşa: Arsız, Çemkiren Orta Yaşlık Kadın.
Aloy (Yaloy): Alev
Alça: Erik.
Anaç: Kuluçkaya Yatan Tavuk. Ana Gibi Davranan,
Andır: Her Hang Bir Parça, Vücut Parçası Da Olabilir.
Anne: Ana.
Arh: Ark.
Arheyin: Rahat, Gamsız. Okumaya Devam Ediniz…

Şair Mehmed Hakkında Bilgi

Bu 14.YY şairi Mehmed hakkında bilinen pek azdır.Doğum ve ölüm tarihlerine ait bir bilgi bulunamışdır.Bugün elde Işknâme’den başka eseri bulunmayan ve kaynaklarda kimliği hakkında herhangi bir kayda rastlanmayan şairin bir adının da  Muhammed olduğu ve kendi eserinde bir kez zikretmesinden anlaşılmaktadır.

Işknāme veya doğru adıyla Ferruh-u Humā mesnevisi  31 Aralık 1397 yılında Sivas’ta valilik yapan Yıldırım Bayezid’in büyük oğlu Emîr Süleyman Çelebi’ye sunulmuştur.Tuhfenâme adını da kitabın Emîr Süleyman’a sunuluşunun bir ifadesi saymışlardır. Buna göre şair eserine Tuhfenâme demekle onu şehzadeye Mısır hediyesi olarak sunduğunu anlatmak istemiştir. Okumaya Devam Ediniz…