Belgrad Nasıl Feth Edildi?

Yayım tarihi

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 20 Mayıs 2021 Kerim Usta

Belgrad Nasıl Feth Edildi?

Avrupa’nın bir çok yerlerini Viyana ve Budapeşte üzerinden İstanbul’a ve Önasya’ya bağlayan ana yollar üzerinde bulunan şehir. Macaristan ovasına giden yollara hâkim bir yerde kurulan şehir, Sava nehrinin Tuna’ya karıştığı yerde ve tahkim edilebilecek stratejik bir noktada bulunmaktadır. Târih boyunca pek çok savaşın yapıldığı bu yere Türkler, Balkanlara yerleştikten sonra Dârülcihâd adını vermişlerdir. Avrupa’nın kilidi sayılan bu şehre, Osmanlılar tarafından üç sefer düzenlenmiştir.

İlk Belgrad seferi, sultan İkinci Murâd devrinde 1441 senesinde yapıldı ve Evrenosoğlu Ali Bey altı ay Belgrad’ı muhasara etti. O devirde top tekniği tam gelişmediği için, toplar kale surlarında büyük gedikler açmıyordu. Kuşatma kuvvetlerinin sayısı da son derece müstahkem olan kaleyi düşürmeye yeterli değildi. Salgın hastalığın artması ve zayiatın fazlalığı yüzünden kuşatma kaldırılmıştı.

Belgrad İkinci defa, Fâtih Sultan Mehmed Han tarafından kuşatıldı. Fâtih Sultan Mehmed, Macarlardan Belgrad’ı almak ve şehrin güney varoşlarından başlayan Sırbistan prensliğini Osmanlı topraklarına katmak gayesi ile 1456 senesinde üçüncü Sırbistan seferine çıktı. Fâtih bu sefere 150.000 kişi, 300 top ve Tuna’dan 200 parçalık ince bir filo ile hareket etti. Durum Avrupa’da hemen öğrenildi. Fâtih’in nereye sefere çıktığı bilinmemekle beraber, bu kadar büyük bir kuvvetin Balkanlarda ancak Macaristan’ın üzerine yürüyebileceğini kestiren Avrupa devletlerinden Almanya ve İtalya, Belgrad’a altmış bin gönüllü asker gönderdi. Gönüllüler papa üçüncü Calixtus’un teşvîki ile toplandı. Ayrıca Macar millî kahramanı, Hunyadi Yanoş da büyük Macar kuvveti ile Belgrad’a geldi. Osmanlı ordusu bu muhasara sırasında üç büyük hücum yaptı, özellikle 22 Temmuz gününe tesadüf eden son hücumda, ilk önce varoşlara, daha sonra şehrin içine kadar girmeye muvaffak olundu. Fakat kale içindeki tedbirsiz hareketler sonunda, Osmanlı askeri geri çekilmek zorunda kaldı. Bu sırada Azabların bozulmaya yüz tuttuğunu gören Sultan, ümerâ ve ulemânın engellemelerine rağmen en ön saflara atılarak kahramanca savaşıp, ordugâha kadar saldıran düşman kuvvetlerini geri püskürttü. Fakat Fâtih’in dizinden yaralanması ve askerin yorgunluğu, Belgrad muhasarasının kaldırılıp, ordunun geri çekilmesine sebeb oldu.

Belgrad Nasıl Feth Edildi?

Muhasarada Rumeli beylerbeyi Dâmâd Dayı Karaca Paşa ve Yeniçeri Ağası Hasan Ağa şehîd düşmüştü. Karşı taraftan ise, Hunyadi Yanoş ile Papa’nın temsilcisi Giovanni Capistrano çok ağır yaralandılar ve bu yaralarının te’siriyle biri 11 Ağustos’da, diğeri 23 Ekim’de öldü. Bu İki kişinin hıristiyanlığa son hizmetleri; Avrupa’nın kilidi olan bu şehrin Osmanlılar tarafından fethini 65 sene geciktirmesi dir. Ancak Osmanlılar, Belgrad’ı feth etmek için fırsat kollamaya başladılar.

Kânûnî Sultan Süleymân Han tahta geçtikten sonra, bütün yabancı devletler elçiler göndererek kendisini tebrik ettiler. Macaristan bunu yapmadığı gibi, ödediği senelik vergiyi de göndermedi. Kânûnî’nin gönderdiği elçiye kötü davranan Macaristan kralı ikinci Layoş, vergi ödemeği reddettiği gibi, Behrâm Çavuş’u da öldürttü. Bunun üzerine Sultan ilk seferine çıktı. Hedef Belgrad kalesi idi. Macar kralı ordusuna çok güvendiği için vergi ödemeyi reddetmişti. Diğer taraftan vergi gönderirse Osmanlı Pâdişâhı’nı tanımış olacaktı. Bu târihlerde Belgrad, Macaristan krallığının Türk topraklarına doğru uzanmış bir kalesi durumunda idi. Osmanlı sınırlarının şehre uzaklığı ise yirmi kilometre kadardı. Şehrin güneydoğusunda Rumeli beylerbeyine bağlı bir sancak olan Sırbistan krallığının eski merkezi Semendire bulunuyordu.

Sefer hazırlıklarını büyük bir hızla tamamlayan Kânûnî Sultan Süleymân, ordunun başında 18 Mayıs 1521 günü İstanbul’dan ayrıldı ve iki günde Edirne’ye vardı. Sefer hazırlıkları içinde bir donanmanın hazırlanması da vardı. Bu donanma Tuna nehri yoluyla Belgrad önlerine gelerek, kara ordusuna yardımcı olacak, Belgrad kalesi alındıktan sonra, Viyana ve Budapeşte yolu Osmanlı ordularına açılacaktı. Ordu-yu hümâyûn, 16 Haziran’da Sofya’ya vardı. Üçüncü vezir Dâmâd Ferhad Paşa kuvvetleriyle orduya katıldı. Yanında üç yüz deve yükü barut ve kurşun getirmişti. Ordu-yu hümâyûnun Sofya’da kaldığı zaman zarfında, ordunun ihtiyâçlarını karşılamak için bir ferman çıkarıldı. Ordunun yiyecek maddelerinin çevre köy ve kasabalardan karşılanacağı, bedellerinin devlet hazînesinden ödeneceği bildirildi. 22 Haziran’da Sofya’dan hareket eden ordu, tam bir disiplin altında ilerliyordu, özel mülkiyete verilen zarar derhâl karşılanıyor, alınan her şeyin parası ânında ödeniyordu.

Belgrad Nasıl Feth Edildi?

Osmanlı ordusu 27 Haziran günü Niş’e vardı. Bu sırada Semendire sancakbeyi Sultanzade Gâzi Hüsrev Bey, Belgrad şehrine giden bütün yolları tutmuştu. Hüsrev Bey’in akıncı ve sipahilerini takviye için 1000 yeniçeri gönderildi. Rumeli beylerbeyi Ahmed Paşa, Türklerin Böğürdelen dedikleri Sabcz önlerine geldi. Mihaloğlu Mehmed Bey, Erdel ve Sultanzâde Bali Bey de Hırvatistan’a akınlar düzenlediler. Bu akınlar; Macar kuvvetlerinin Belgrad’a yardımlarını engellemek ve düşmanı çeşitli cephelerde oyalamak için yapılmıştı. Ordu-yu hümâyûna, Mor sancakbeyi Turhanoğlu Hasan Bey öncülük ediyordu. Sadrâzam Pîrî Mehmed Paşa ise, Sultân’ın kumanda ettiği asıl ordudan bir kaç gün önde gidiyordu. Pîrî Mehmed Paşa, Gâzi Hüsrev Bey’i Belgrad ablukasını sıkıştırmak ve Zemlin’t almakta vazîfelendirdi. Zemlin, Belgrad’ın Tuna’nın öbür yakasında bulunan banliyösü idi. 7 Temmuz’da Kânûnî Sultan Süleymân’ın komuta ettiği Türk ordusu, Böğürdelen kalesini fethetti. Bu kale, Kânûnî’nin ilk fethettiği kaledir. 9 Temmuz’da Sava nehri üzerinden geçişi te’min için büyük bir köprü inşâsına başlandı ve inşâata bizzat Sultan nezâret etti. 12 Temmuz günü Gâzi Hüsrev Bey, Zemlin kalesini fethetti. Böylece Belgrad’ın kuzeyde Macaristan ile alâkası kesilmiş oldu. 9 gün içinde Sava köprüsünün inşâası tamamlandı ve 18 Temmuz’da ordunun esas kısmı öteki yakaya geçmeye başladı. 26 Temmuz’da Kânûnî Sultan Süleymân da karşıya geçti. Pîrî Mehmed Paşa daha önceden hisarı dövecek topları gereken yerlere yerleştirmişti. Kalenin çevresinde savunma amacıyla yapılmış çok derin hendekler vardı. Kânûnî Sultan Süleymân Belgrad önlerine gelince, yapılan hazırlıklara ek olarak, ordunun önemli kollarından olan Anadolu, Rumeli askerlerini ve akıncıları kalenin üç yanına gönderdi. Kendi de merkezde Kapıkulu askerleriyle birlikte bulundu. Hazırlıklar tamamlanınca toplar bütün güçleriyle kaleyi dövmeye başladı. 8 Ağustos günü Belgrad şehri teslim oldu ise de kale müdâfaaya devam etti. Kaleyi Çepeçevre kuşatmak için Sava nehri üzerinde ikinci bir köprü inşâsına başlandı ve Karaca Paşa’nın nezâret ve kumandasında kısa zamanda tamamlandı. Muhasaranın bütün gücüyle devam ettiği günlerde, lağımcıların kalenin en büyük kulelerinden birini ortadan kaldırmaları üzerine, artık dayanmanın bir işe yaramıyacağını gören kale muhafızları, kaleyi teslim etmek mecburiyetinde kaldılar (29 Ağustos 1521).

Yazar: Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir