Bayan İsimleri ve Anlamları


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 13 Mayıs 2020 Kerim Usta

Abide : Anıt – değerli eser

Açelya : Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.

Adalet : Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.

Adile : Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.

Afet : İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket

Afife : Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst

Afitap : Güneş / çok güzel

Afşar : Atak, uyumlu, oğuz boylarından avşar adı

Ahsen : En güzel, çok güzel

Ahu : Ceylan, karaca, maral güzel kadın

Ajda : Filiz, sürgün üzeri çentik çentik olan şey

Akasya : Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen Salkım ağacı

Akgül : Beyaz gül, gül gibi

Akgün : Aydınlık gün

Akife : Sebatlı, kararlı ibadet eden

Alara : Bezeyen, süsleyen , kırmızı süs anlamında bir tamlama

Alarcın : Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan

Alçin : Kırmızı renkli küçük bir kuş türü

Alev : Ateşin çıkardığı yalım

Aleyna : Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan

Aliye : Yüce, yüksek

Altan : Kızıl şafak

Altın : Değerli bir metal

Andaç : Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra

Arife : Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip

Arzu : İstek, özlem eğilim

Asena : Türk mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt

Asiye : Acılı kadın / direk

Aslı : Kök, köken aşık Kerem’in sevgilisi

Aslıhan : Kökeni soylu han soyundan

Asrın : Çağdaş, yaşadığımız çağa ait olan, asıra uygun olan

Asu : Asi, ehlileşmeyen huysuz at isyankar

Asude : Sessiz, sakin dinlendirici

Asuman : Gök, gök kubbe, sema

Asya : Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı

Aşkın : Aşmış, ileri, üstün/ senin aşkın

Ateş : Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması

Atıfet : Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever

Atike : Özgür soylu güzel, genç kız

Aybel : Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle fark edilen, seçilen

Ayben : Ay gibi. Ayın kendisi

Aybüke : Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı

Ayca : Ay gibi parlak ve aydınlık

Aycan : İçi aydınlık

Ayça : Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal

Ayçin : Ayçın, ay gibi, aya benzer

Ayda : Dere kıyılarında yetişen bir bitki parmakları, endamı güzel kadın

Aydan : Aya benzer ay gibi

Aydil : Güzel, parlak, aydınlık gönül

Ayfer : Ay ışığı

Aygen : Gönül dostu

Aygül : Ay gibi güzel ve parlak renkli

Ayla :Kadın, eş zevce /ayın çevresindeki ışıklı daire

Aylin : Ayın çevresinde görülen ışıklı daire

Aynur : Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl

Aypare : Ay parçası

Aysel : Ay gibi parlak ve güzel

Aysen : Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli

Aysu : Ay gibi parlak, berrak su

Aysun : Ay gibi güzel ve parlaksın

Ayşan : Şanı ay gibi parlak olan

Ayşe : Yaşam, dirlik,

Ayşegül : Güleç, güler yüzlü

Ayşem : Ay ışığı ,benim Ayşe’m

Ayşen : Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık

Ayşenur : Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel

Ayşin : Ay gibi, aya benzeyen

Aytaç : Ay gibi taçlı

Ayten : Ay gibi beyaz tenli

Aytül : Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak

Azime : Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı

Azize : Kutsal, ermiş kadın sevgi hitabı

Azmiye : Niyetli, kararlı

Azra : Bakire, el değmemiş

Bahar : Doğanın canlandığı mevsim

Bahriye : Donanma ve denizle ilgili

Balca : Bal damlası, bal gibi

Balım : Benim balım, tatlım çok sevgili, samimi arkadaş

Banu : Ev kadını , bayan

Baran : Yağmur

Başak : Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım

Başar : Başarılı ol anlamında

Bedia : Güzellik, üstün değerli olan

Bedihe : Başlangıç güzel söz

Bedriye : Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili

Begüm : Saygıdeğer kadın, hanımefendi Hint prensesi

Behice : Şen güler yüzlü

Behire : Güzel, asil

Behiye : Güzel ve alımlı kadın

Belgin : Açık. Belirli, fark edilen

Belin : Şaşkınlık, hayret

Belkıs : Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim

Belma : Sakin, yumuşak

Benan : Parmakla gösterilecek kadar güzel

Bengi : Sonsuz, sonsuzluk

Bengisu : İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / abıhayat

Bengü : Sonu olmayan, ebedi

Bengül : Üzerinde benekler bulunan gül

Bensu : Su gibi aziz benlik

Beray : Ayın en ışıltılı, en parlak hali

Berfin : Kar toplayan

Beria : Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan

Beril : Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden

Berin : Manen çok yüksek

Berna : Genç, delikanlı

Berra : Bereketli olan

Berrak : Temiz, saf, arınmış

Berrin : Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı

Berşan : Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden

Beste : Ezgilerin özgün dizimi,

Bestegül : Gül demeti

Betigün : Beti

Betil / Betül : Temiz, iffetli Ayrı kök salmış fidan Hz. Meryem’in lakabı bakire

Beyhan : Ayrı kök salmış fidan Hz. Meryem’in lakabı bakire Bey soyundan

Beyza : En beyaz, en ak günahtan kaçınmış

Bihter : En iyi

Bike / Bikem : Kadın, hanım

Bilge : Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan

Billur : Pek duru ve temiz cam

Bilun : Yarım ay

Bingül : Bin gülün güzelliğinde

Binnaz : Çok nazlı

Binnur : Çok nurlu

Bircan : Herkesçe sevilen, candan

Birgül : Tek ve benzersiz gül

Biricik : Tek, bir tane, emsalsiz

Birsen : Yalnız sen anlamında

Birsu : Özel bir su biricik su gibi

Bucak : Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad

Buket : Çiçek demeti

Burcu : Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı

Burçak : Tohumları kullanılan bir bitki türü

Burçin : Dişi geyik

Buse : Öpmek, öpüşmek, öpücük

Büşra : İyi haber

Cahide : Çalışan, çaba gösteren

Canan : Sevgili, yar

Candan : Yürekten, içten

Canel : İçten, candan uzatılan dostluk eli

Cankat : Yaşamına can ekle, sevinçle dol

Cansel : Cana dair, canla ilgili

Cansın : İçten, gönüldensin

Cansu : Cana benzer değerde

Cavidan : Ebedi, sonsuz

Celile : Büyük, ulu

Cemile : Hoşa giden davranış

Cemre : Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık

yükselişi

Cennet : Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer

Ceren : Ceylan, ahu

Cevher : Bir şeyin özü güç, enerji değerli taşlar

Cevriye : Eziyet, cefa, sıkıntı

Ceyda : Yararlı, herkese iyilik yapan

Ceylan : Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan

Cihan : Evren, alem

Cihannur : Alemi aydınlatan nurlu ışık

Cilvenaz : Nazı özellikle yapan / cilveyle nazı bir arada bulunduran

Çağla : Badem, erik ve kaysı gibi meyvaların ham hali

Çağrı : Davet

Çiçek : Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü

Çiğdem : Zambakgillerden bir tür kır bitkisi

Çilay : Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler

Çiler : Güzel öten, güzel ötüşlü

Çisem : Çiseleyen yağmur

Çolpan : Gözleri uzağı iyi gören, ileri görüşlü

Damla : Bir sıvının küçük parçacığı

Defne : Yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü

Delfin : Yunus balığı

Demet : Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek

Deniz : Yeryüzünün 3/4’ünü oluşturan tuzlusu tabakası

Deren : Derleyen, toplayan

Derin : Yüzeyi, tabanından uzak olan

Derya : Deniz, çok bol, gönül

Destan : Kahramanlık olaylarını konu alan şiir

Deste : Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin bir arada bağlanması

Devran : Talih, kader

Diba : Çiçek desenli ipek kumaş sevgilinin yüzü

Dicle : Güneydoğu bölgemizde bir nehir

Diclehan : Dicle ve han kelimelerinin birleşimi

Dide : Arapçadan geçen bu kelime Göz anlamındadır.

Didem/Dide : Göz, Didem , Gözüm

Dilan : Gönül dostu, gönüldaş

Dilara : Gönül alıcı, sevgili

Dilay : Gönlü ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan

Dilberan : Dilberler, güzeller

Dilberay : Ay gibi güzel kadın

Dildar : Birinin gönlünü almış, sevgili

Dilek : İstek, arzu

Diler : İsteyen, dileyen

Dilhan : İçten, samimi söylenen

Dilruba : Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan

Dilşad : Gönlü hoş

Dolunay : Ayın tam olarak görünen biçimi,

Döndü : Henüz evlenmemiş kız

Duru : Saf, berrak

Duygu : His, gönülde uyanan yankı ya da tepki

Dünya : Yeryüzü

Dürdane : İnci tanesi

Dürriye : İnci gibi parlayan

Ebru : Kaşe / hare gibi dalgalı kumaş

Ebrar : Hayır sahibi, iyilik seven

Ece : Reis / ulu / ileri gelen, kraliçe

Ecehan : : Yönetici konumundaki ece, kraliçe

Ecem : : Kraliçem, benim sultanım

Eda : Anlatış yolu ve biçimi / sevimli olma hali

Edibe : Edepli, terbiyeli edebiyatla uğraşan, yazar

Edis : Benzerlerinden üstün, yüce

Efser : Taç

Eftalya : Yunancadan geçen bu kelime denizkızı anlamındadır.

Ege : Bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan bir deniz

Ekim : Ekme, yetiştirme yılın onuncu ayı

Ekin : Buğday / tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / kültür

Ela : Sarıya çalar kestane rengi

Elçin : Deste / demet / bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne

Elif : Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız

Elmas : Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş

Elvan : Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması

Emel : Güçlü istek / umulan ve beklenen şey

Emine : Güvenilir, inanılır kimse

Engin : Uçsuz bucaksız genişlikte denizin karadan uzak geniş bölümü

Enise : Sevimli / dost / cana yakın arkadaş

Erden : Bakire el sürülmemiş yer

Ergül : Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü

Ertaç : Erkeklerin baştacı olmuş güzel

Esen : Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı

Eser : Rüzgarın esmesi/ ortaya konan yapıt

Esin : Rüzgar / ilham /içe doğan duygu ve düşünce

Esma : Adlar , isimler

Esmeray : Ay güzelliğinde esmerlik

Esra : Arapça seri kelimesinden (artarda sıralanan)’den Esra

Evren : Var olan şeylerin tümü felek, cihan

Evrim : Değişim ve gelişmeler dizisi

Evşen : : Hafif / şen olan ev gibi de tanımlanabilir

Eylem : Değişiklik doğuran davranış, iş

Eylül : Yılın 30 gün süren 9. Ayı

Eyşan : Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü

Ezgi : Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü

Ezra : Sözü, konuşması düzgün

Fadik : Fatma adının bir söyleniş biçimi

Fadime : Fatma adının bir söyleniş biçimi

Fadiş : Fatma adının bir söyleniş biçimi

Fahire : Övünülecek, iftihar edilecek kıymetli parlak, güzel, mükemmel

fahriye : Bir karşılık beklemeden yapılan iş bir şiir türü

Fahriye : Bir işi çıkar beklemeden yapan

Fahrünissa : Övünülecek değerde kadın

Fatma : Sütten kesme / aslı Fatima

Fatmanur : Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim

Fatoş : Fatma adının halk arasında bir söyleniş biçimi

Fazilet : Erdem / iyi huyların tümü

Fehime : Anlayışlı, çabuk kavrayan

Ferah : Bol geniş / rahatlık veren / gönlü şenlendiren

Feray : Aydınlık, parlak

Feraye : Ay ışığı

Ferda : Yarın / gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü

Ferhan : Sevinçli, mesut

Ferhunde : Mübarek, kutlu, uğurlu

Feride : Tek eşsiz, benzeri olmayan

Feriha : Sevinçli, ferah

Ferzan : Bilim

Fevziye : Galip gelen üstün tanrının bereketiyle ilgili

Feyman : Ahlaki olgunluk

Feyza : Başarılı, refah içinde, mutlu

Feza : Uzay, evrenin genişliği

Fidan : Ağaçların genç ve yeni yetişeni

Figen : Çiçek demeti / gölge yapan, gölge düşüren

Fikret : Fikir, düşünce amaç, niyet

Fikriye : Düşünce ile fikir ile ilgili

Filiz : Ağaçtan süren taze dalcıklar

Firdevs : Cennetteki altıncı bahçenin adı

Firuze : Mesut, mutlu açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş

Fuldem : Her zaman geniş açık görüşlü

Fulden : Her zaman geniş açık görüşlü

Fulya : Nergislerden soğan köklü bir bitki

Funda : Küçük çalılık / süpürge otu

Füreyya : Parlak, ışıltılı günler

Füruzan : Çok parlak, parlayıcı, aydınlık

Füsun : Efsun / büyü, sihir

Gamze : Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk

Gaye : Amaç , erek, varılmak istenen hedef

Gazal : Ceylan, geyik güzel, iri göz

Gencay : Hilal

Gizem : Sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik

Gonca : Açılmamış, tomurcuk halinde gül

Gökben : Özü genç olan

Gökçe : Sevimli güzel / gök rengi, mavimsi

Gökçen : Mavi gözlü

Göknil : Gökyüzüne ait olan, gök + nil olarak da düşünülebilir

Göknur : Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü

Göksu : Mavi su, akarsulara verilen ad

Gökşin : Gök gibi mavi gözlü / sonsuz mavi derinlik

Gönül : Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer

Görkem : İhtişam, gösteriş

Gözde : Göze girmiş, birince sevilip beğenilen

Güher : İnci / soy sop

Gül : Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği

Gülay : Güllerin açtığı ay, mayıs

Gülbahar : Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı boya

Gülben : Ben, Gül’üm anlamında

Gülbiz : Bizim gülümüz

Gülcan : Gül gibi güzel canlı

Gülçin : Gül derleyen, gül toplayan

Güldem : Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen

Gülden : Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış

Gülderen : Gül toplayan

Güldeste : Gül destesi

Gülen : Güleç yüzlü

Gülendam : Gül gibi endamlı, zarif görünümlü

Güler : Gülen, sevinçli

Gülfem : Gül dudaklı, gül ağızlı

Gülfidan : Gül fidanı gibi endamlı

Gülgün : Gül renginde, kırmızı, pembe

Gülhanım : Gül gibi güzel kadın

Gülin : Güle ait olan, gülden gelen

Gülistan : Gül bahçesi

Güliz : Gül gibi güzel iz bırakan

Gülizar : Gül yanaklı

Güllü : Güzel kadın gülü olan

Gülnaz : Gül gibi ince ve narin

Gülnihal : Gül fidanı

Gülnur : Çevresini aydınlatan gül

Gülpembe : Gül pembesi / gül gibi pembe yanaklı

Gülriz : Gül saçan, gül serpen

Gülseli : Gül seli

Gülsen : Gül gibi güzel

Gülseren : Gül toplayan, dağıtan

Gülsoy : Gül gibi güzel bir soydan gelen

Gülsüm : Yuvarlak yüzlü, güzel

Gülsün : Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında

Gülşah : Gül dalı, güllerin kraliçesi

Gülşen : Gülistan / gül bahçesi

Gülten : Gül gibi pembe tenli

Gülümser : Her zaman gülümseyen

Gün : Gündüz vakti / aydınlık

Günal : Gün al yaşa, kızıl renkli güneş

Güner : Güneşin doğma zamanı fecr

Güneş : Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi

Güngör : İyi günler yaşa anlamında

Güniz : Günün başlangıcını belirleyen görüntü

Günnur : Güneş ışığının aydınlığı, nuru

Günsel : Günle ilgili güne ait

Günseli : Işık seli, bol parlak ışık demeti

Gürcan : Herkesi seven, özveride bulunan

Güven : Bir şeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak

Güzide : Seçkin, seçme, seçilmiş

Güzin : Seçici, beğenici

Habibe : Seven, sevgili, dost

Hacer : Taş, kaya parçası, çakıl

Hafize : Koruyucu, esirgeyici

Hale : Ayın çevresinde görülen ışıklı halka

Halenur : Ayın ya da güneşin çevresindeki halkadan geçen ışık

Halide : Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan

Halime : Sakin, sessiz

Hamide : Şükredici, hamd edici

Hamiyet : İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik

Handan : Gülen, şen

Hande : Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme

Hanım : Soylu kadın, bayan

Hanife : Allah’ın birliğine inanan, iman eden

Harika : Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü

Hasibe : Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen

Hasret : Ele geçirilemeyen bir şeye üzülmek iç çekme, inleme

Hatıra : Anı, andaç

Hatice : Erken doğan kız çocuğu

Havva : Allah’ın yarattığı ilk kadın

Hayal : İnsanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar

Hayat : Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre

Hayriye : Hayır’la, iyilikle ilgili

Hayrünissa : Kadınların hayırlısı

Hazal : Haz duy, tad al anlamında

Hazan : Güz, sonbahar

Hazer : Deniz, büyük su

Hediye : Armağan, bahşiş

Hicran : Ayrılık unutulmaz acı, keder

Hilal : Gül yanaklı

Huri : Cennet kızı, melek

Huriye : Melekle ilgili, melek gibi

Hülya : Kuruntu, hayal

Hümeyra : Aklık, beyazlık

Hüner : Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak

Hürmüz : Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı

Hürrem : Sevinçli, hoş vakit geçiren

Hürriyet : Özgürlük

Hüsniye : Güzellikle ilgili, güzelliğe ait

Ilgaz : Hücum, akın bir dağ

Ilgın : Akdeniz bölgesinde yetişen bir tür ağaç

Irmak : En büyük akarsu, nehir

Işık : Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke

Işıl : Aydınlık, parlak ışık

Işılay : Ay ışığı, mehtap

Işıltı : Parıltı, titrek ışık

Işın : Bir ışık kaynağından çıkan ışık demeti

Itır : Güzel koku / çiçek

İclal : Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram

İdil : Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı içten, saf aşk

İffet : Temizlik, namuslu olmak

İkbal : Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi

İlayda : Su perisi

İlcan : Ülkenin canı, sevdiği

İlgin : Yabancı, gurbette yaşayan

İlhan : Moğol hükümdarı

İlkay : Ayın ilk hali

İlkben : Ben ilk’im anlamında

İlkcan : İlk doğan çocuklara verilen ad

İlke : Temel düşünce, ana görüş ve inanış

İlkin : Önce, öncelikle

İlknur : Ayın ilk hali

İlksen : Önce sen anlamında

İlkyaz : Bahar sonu, yaz başlangıcı

İlsu : Lekenin suyu, bereketi

İlter : Yurdunu seven, koruyan

İmge : Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey

İmran : Bayındırlık, mutluluk, bolluk, bereket

İmren : Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği

İnci : İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi

İncinur : İnci gibi ışıklı, parlak

İpek : İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel

İrem : Şam, Yemen veya İskenderiye de bulunduğu ileri sürülen ve cennete benzetilmeye çalışılan bağlarıyla, rengârenk çiçekleriyle ünlü bahçenin adıdır.

İsmihan : Hükümdar ismi

İyem : Güzellik

İzel : El izi

İzgi : İyi, güzel, adaletli

Kader : Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç

Kadriye : Değerle ilgili / itibar, onur

Kamelya : Çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki yabangülü

Kamile : Tam, eksiksiz kemale ermiş bilgin, bilgili

Kamuran : İstediğine ulaşmış, mutlu

Karanfil : Kokulu bir çiçek

Kardelen : Baharda çok erken açan bir çiçek çiğdem

Karmen : Parlak kırmızı

Kayra : Büyük birinden gelen iyilik ihsan

Keriman : Cömert ulu, büyük

Kerime : Cömert ulu, büyük kız çocuk

Kevser : Cennette bir akarsuyun adı

Kezban : Evi çekip çeviren

Kısmet : Talih, nasip, kader

Kıvılcım : Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası

Kıymet : Değer, paha (baha), bedel

Kibariye : İnce, zarif cömert, asil

Kiraz : Gülgillerden bir meyve ağacının sulu

Kösem : Sürülere rehberlik eden cildi temiz, pürüzsüz

Kumru : Güvercinden küçük boz renkli kuş

Kübra : En büyük

Lale : Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi

Lalehan : Lalelerin sultanı

Lamia : Parlak, parlayan

Latife : Yumuşak, hoş, güzel,nazik güldüren güzel söz , şaka

Leman : Parlama, parıltı

Lemide : Parlak, parıldayan

Lerzan : Titreyiş, titrek

Letafet : Latiflik, hoşluk güzellik

Leyla : Uzun ve karanlık gece

Lütfiye : İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili

Lütuf : İyilik, güzellik, hoşluk ihsan, bağış

Macide : Şan ve şeref sahibi

Mahinur : Ay ışığı ay yüzlü güzel

Mahmure : Uyku basmış, yarı baygın göz

Makbule : Alınan, kabul olunan, beğenilen

Manolya : Beyaz, güzel kokulu ağaç ve çiçekleri

Maral : Dişi geyik, ceylan, karaca

Mediha : Övülmeye neden olan

Mefharet : Övünç, övünme, kıvanç

Mefkure : Ulaşılmak istenilen en yüce amaç

Meftun : Gönül vermiş, tutkun

Mehpare : Ay parçası

Mehtap : Ay ışığı, dolunay

Mehveş : Ay yüzlü güzel

Melahat : Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak

Melda : İnce ve taze vücutlu

Melek : Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık

Meliha : Güzel, şirin

Melike : Kadın hükümdar, hükümdarın karısı

Melis : Bal arısı

Melisa : Baklagillerden, yaprakları limonu andıran kokulu bir bitki

Melodi : Ezgi, müzik parçası

Meltem : Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı

Menekşe : İnce saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki

Mengü : Ebedi, ölümsüz

Meriç : Bulgaristan’la olan sınırımızda bulunan bir nehir

Merih : Dokuz gezegenden biri (mars)

Merve : Mekke yakınlarında bir dağ

Meryem : Dinine bağlı kadın

Mesude : Mutlu, bahtiyar

Mısra : Şiirin bir satırı

Mihriban : Seven, şefkatli

Mimoza : İnce sarı yapraklı çiçek açan bir süs bitkisi

Mine : Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası

Miray : Yılın ilk aylarında doğan / güneş gibi ay gibi parlayan

Mualla : Makam ve rütbece yüksek olan

Muazzez : Saygı uyandıran, kıymetli izzet, şeref sahibi

Muhterem : Saygın, saygıdeğer

Mukadder : Tanrı hükmü, kader, alın yazısı

Mukaddes : Kutsal olan , mübarek olan mukaddes kutsal olan , mübarek olan

Munise : Sıcak kanlı, sevimli

Muzaffer : Zafer kazanan, üstün gelen

Müberra : Aklanmış, temize çıkarılmış

Mücella : Parlak, cilalanmış

Müesser : Eser bırakan, eser sahibi

Müge : İnci çiçeği,

Müjde : İyi haber, sevinçli haber

Müjgan : Kirpik

Mükrime : İkramı bol olan

Münevver : Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili

Münire : Işık veren, aydınlatan

Mürüvvet : Kişilik, şahsiyet, insanlık

Müşerref : Onurlandırılmış, şerefli kılınmış

Müyesser : Kolaylıkla yapılan

Müzeyyen : Süslü, süslenmiş, bezenmiş

Naciye : Kurtulmuş, selamete kavuşmuş

Nadide : Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan

Nadire : Az bulunur, seyrek, ender bulunan

Nafia : Bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmalar

Nagehan : Ansızın

Nağme : Ezgi, uyumlu ses

Nahide : Venüs ergenlik çağındaki kız

Naile : İsteğine ulaşmış

Nalan : İnleyen

Name : Mektup aşk mektubu

Narin : Zarif, ince yapılı

Naşide : Şiir okuyan , yazan

Naz : Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış

Nazan : Nazlanan, işve yapan, cilve yapan

Nazende : Nazlanan sevgili

Nazife : Zarif, kibar temiz

Nazlı : Naz eden, cilveli, işveli

Nazmiye : Şiirle ilgili, düzenli

Nebahat : Onur, şeref, ün

Necla : Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale, nesil

Necmiye : Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait

Nedime : Hoş sohbet, kadın arkadaş

Nedret : Az bulunan

Nefise : Beğenilen, hoş, güzel

Nehir : Irmak, büyük akarsu

Nergis : Çiçekleri ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki

Neriman : Pehlivan, yiğit

Nermin : Nazik, ince

Neslihan : Han soyundan gelen

Neslişah : Şah soyundan gelen

Nesrin : Bir tür yaban gülü

Neşe : Sevinç, gönül ferahlığı

Neval : Talih bağış, ihsan

Nevcan : Yeni doğmuş

Nevin : Yeni

Nevra : Işıklı parlak, çiçek

Nezahat : İç temizliği, paklık

Nezaket : Naziklik, zariflik, incelik ç

Nezihe : Temiz, pak

Nida : Seslenme, çağırma, seslenen

Nigar : Resim, resim gibi güzel

Nihal : İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi

Nihan Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz

Nil : Afrika kıtasında bir nehir

Nilay : Nil’e ışık saçan

Nilgün : Mavi renkte, çivit rengi

Nilüfer : Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi

Nimet : İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler

Nisa : Kadın

Nisan : Yılın dördüncü ayı

Nur : Işık, parıltı aydınlık, Allah’ın gönderdiği ışık

Nural : Kutsal ışık

Nuran : Işıklı, nurlu, aydın

Nuray : Ay ışığı gibi nurlu

Nurcan : Işık canlı, can ışığı

Nurçin : Işık derleyen

Nurdan : Işıklı, parlak

Nurgül : Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık

Nurhan : Aydın hükümdar

Nuriye : Işıklı, ışıktan gelme

Nurperi : Peri kadar aydınlık, güzel

Nursel : Sel gibi ışık

Nurseli : Işık seli

Nursen : Işık gibi nurlu

Nurşen : Işık gibi şen ve güler yüzlü

Nurten : Teni ışık gibi beyaz olan

Nükhet : Güzel ve hoş kokulu

Nesibe : Soylu, soyu temiz.

Okşan : Sevil, sevgiye değer ol

Olca : Düşmandan ele geçirilen mal, ganimet

Olcay : Talih, baht, ikbal

Orkide : Az bulunup zor yetiştirilen değerli bir çiçek

Oya : İpek ibrişim kullanılarak iğne, firkete gibi şeylerle yapılan ince dantel

Öğün : Kendini yücelt, gurur duy zaman kez, defa önde gelen

Öğüt : Birisine ne yapıp ne yapmaması gerektiğini belirten söz

Ömür : Yaşama süresi hayat

Öngül : Direnen, inatçı kılavuz öncü, teşvik eden

Övgü : Övmek için kullanılan söz

Övgül : Övülmeye değer

Övün : Başarılarınla, niteliklerinle yücel

Öykü : Hikaye / masal

Özden : Özgür, özle ilgili

Özge : Başka, yabancı, iyi güzel

Özgen : Özü geniş, rahat

Özgül : Bir türe ait olan özü gül gibi olan

Özlem : Hasret, birine ya da bir yere duyulan görme arzusu

Özlen : Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol

Öznur : Özü ışıklı, aydınlık

Özün : Şiir hak edilmiş ün

Pakize : Çok temiz, hoş ve güzel

Papatya : Taç yaprakları beyaz, ortası sarı baharda açan bir kır çiçeği

Parla : Parlamak fiilinin emir kipi, 3. Tekil şahıs

Pelin : Siyah ve beyaz renkte acı kokulu bir tür bitki

Pelinsu : Pelin + su

Pembe : Açık kırmızı renk

Perçem : Kakül mızrak, bayrak gibi şeylerin üzerine konulan püskül

Peren : Ülker yıldızı

Peri : Çok güzel, çekici, dişi cin

Perihan : Peri padişahı, perilerin başı

Perran : Uçan, uçucu

Pervin : Ülker yıldız takımı (süreyya)

Petek : Arıların bal depoladığı Yuvacık

Pınar : Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer

Pırıltı : Parıldayan şeylerin çıkardığı ışık

Piraye : Süs, bezek

Püren : Sarı, kırmızı renkte açan küçük yapraklı bir tür ot

Rahşan : Işıltı

Rana : Güzel, hoş

Raziye : Kabul eden, boyun eğen

Rebia : Bahar

Refah : Bolluk, rahatlık

Refika : Eş, zevce

Remziye : Sembolik, simgesel

Renan : İnleyen

Rengin : Parlak renkli hoş süslü

Reşide : İyiyi, doğruyu seçebilen, ergin

Revan : Su gibi akan ruh, can

Reyhan : Fesleğen, güzel kokulu bitki

Rezzan : Ağır başlı, vakur, ciddi

Ruhan : Güzel kokulu

Ruhsar : Yüz, çehre

Ruhşen : Neşeli, canlı

Rüya : Düş / uyku anında bilinç altında oluşan kurgular

Rüyet : Görme. Kalp gözüyle görme

Saadet : Mutluluk

Sabah : Günün başlangıcı

Sabahat : Güzellik

Sabiha : Güzel, şirin

Sabite : Yerinde duran, kımıldamayan

Sabriye : Sabırlı, dayanıklı

Sacide : Secdeye varan, yere yüz süren

Sadriye : Göğüsle ilgili

Safiye : Katıksız, katışıksız saf

Sahiba : Bir şeyi elde etmiş olan

Sahure : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad

Saime : Oruç tutan, oruçlu

Sakine : Oynamayan, kımıldamayan, durgun

Saliha : İyi, yarar, yetkili, hakkı olan

Salime : Eksiksiz, sağ, sağlam

Samime : Bir şeyin temeli, en köklü yeri

Samiye : Yüksek, ulu

Sanay : Ay gibi güzel

Sanem : Put güzel kadın

Sania : Sanat eseri yaratan yapan , oluşturan

Saniye : Dakikanın 60’ta biri süresinde zaman birimi

Satı : Düğün alışverişi satış, alışveriş

Sebla : Uzun kirpikli göz

Seçil : Beğenilen, seçilen

Seda : Yankı, ses

Sedef : Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu

Seden /Sedan : Sesin, seslenişin

Seher : Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an

Selcan : Hareketli, coşkulu

Selda /Seldağ : Dağ seli, dağdan inen sel

Selen : Haber, havadis, kulakla duyulan, işitilen

Selin : Senin sel’in, sana ait sel

Selma : Doğru ve iyi yolda, selamette olma

Selvi : Yaz kış yeşil kalan ince uzun bir ağaç

Sema : Gökyüzü

Semahat : Cömertlik, el açıklığı

Semiha : Cömert gönüllü, eli bol

Semin : Değerli, pahalı

Semiramis : Asur kraliçesinin adı

Semra : Esmer

Sena : Övme, övüş şimşek parıltısı

Senay : Ay gibisin sen anlamında

Senem : Tapılacak kadar güzel kadın, sevgili

Seniha : Yüce, yüksek

Serap : Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltmacı

Seray : Ay gibi güzel

Seren : Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç

Serin : Ilıkla soğuk arası

Serpil : Serpilmiş, gelişmiş

Serra : Rahatlık, kolaylık

Sertap : İnatçı

Serva : Masal

Seval : Severek alınan

Sevcan : Sevgili insan

Sevda : Aşk, sevgi, tutku tutkunluk

Sevgi : Aşk, sevme duygusu

Sevil : Sevgiye değer, sevilen

Sevilay : Ay gibi hep sevilen

Sevim : Birine yakınlık duymak, sempati

Sevin : Memnun ol, neşelen

Sevinç : Neşe, iç ferahlığı

Sevtap : Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan

Seyhan : Kenten kente yolculuk

Seyran : Gezinme

Seyyal : Akışkan, sıvı, yerinde duramayan

Seza : Uygun, yaraşan

Sezal : Sezgili

Sezen : Sezgisi güçlü olan

Sezer : Sezgisi güçlü olan

Sezgi : Anlama, sezme yeteneği

Sezgin : Duygulu, anlayışlı

Sıcak : Sıcakkanlı, cana yakın

Sıdıka : Çok içten ve doğru kimse

Sıla : Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer

Sırma : Altın yaldızlı, ya da yaldızsız ince gümüş tel

Sibel : Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / buğday başağı

Sima : Düz, çehre insan, tip

Simge : Alamet, sembol, bir şeyi anlatan im, imge

Sinem : Benim tenim, benim vücudum, göğsüm

Solmaz : Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan

Sonat : Bir veya iki çalgı için yazılmış 34 bölümlü müzik eseri

Sonay : Yılın son ayı

Songül : Son açan gül

Sonnur : Son ışık

Su : Rengi kokusu ve tadı olmayan saydam sıvı madde

Suat : Mutlu, mutlulukla ilgili

Sultan : Hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş

Suna : Boylu poslu endamlı / erkek ördek

Sunay : Ay sun, ay ışığı sun

Suzan : Adak ayı

Şadiye : Sevinç, neşe, mutluluk

Şafak : Gündoğumundan önceki aydınlık

Şahika : Yüksek, yüce, dağın zirvesi

Şaziment : Allah’ın adamı Allah’a ait olan, onun yolundan giden kişi

Şaziye : Özellikleri kimseye benzemeyen

Şebnem : Çiğ, gece nemi, jale

Şefika : Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan

Şehnaz : Doğu müziğinde bir makam / çok Nazlı

Şehrazat : Özgür

Şehriban : Şehrin ileri geleni

Şelale : Büyük çağlayan, çavlan, akarsuyun yüksekten yere düştüğü bölümü

Şenay : Mutlu geçen ay

Şengül : İnsanın içini açan gül / hep şen olup hep gülmek

Şeniz : Mutlu, sevindiren iz, hatıra

Şennur : Işık saçan, neşe saçan

Şerife : Şerefli, kutsal

Şermin : Utangaç

Şevkiye : Neşeyle, istekle ilgili

Şevval : Arap takviminin onuncu ayı

Şeyda : Çılgın, deli divane

Şeyma : Eski türk adlarından

Şiir : Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi

Şirin : Cana yakın, sevimli

Şölen : Eğlence, kutlama, şenlik

Şule : Alev, ateş alevi

Şükran : İyilik bilme, minnettarlık

Şükriye : Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak

Taçnur : Mutluluk

Tahire : Gündoğusundan esen rüzgar

Tahsine : Günün başlangıcı

Talha : Güzellik

Talia : Güzel, şirin

Tamay : Sabırlı, dayanıklı

Tanay : Secde eden

Tansu : Şafak rengi vurmuş su

Tanyel : Katıksız, arı seçilmiş

Tara : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad

Tayyibe : İyi, hoş, çok temiz

Tekgül : Durgun kendi halinde sessiz

Tenay : Uygun, yakışan yetkili olan dine uygun hareket eden

Tendü : Öz, asıl

Tennur : Yüksek, ulu

Tezer : Çabuk ve erken

Tijen : Ay gibi güzel

Tilbe : Put güzel kadın

Tuba : Sanat eseri yaratan yapan , oluşturan

Tuğçe : Dakikanın altmışta biri

Turna : Avrupa ve kuzey Afrika’da yaşayan göçmen kuş türü

Tutam : Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / tutmaktan tutam

Tutku : İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras

Tülay : İncelikle, düşünce ile ilgili

Tülin : Uzun kirpikli göz

Tünay / Tunay : Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık

Türkan : Hakana saltanatta ortaklık eden eşi

Türkü : Yankı, ses

Ulviye : Yüce, yüksek, gökle ilgili

Umay : Üzerinden geçtiği kişilere mutluluk getirdiğine inanılan kuş, devlet kuşu

Umur : Görgü, deneyim

Umut : Ümit, geleceğe güven duygusu

Uzay : Bütün varlıkları kaplayan sonsuz boşluk

Uzel : Usta, becerikli

Ülfer : Irmak, büyük su

Ülker : Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı

Ülkü : Amaç, ideal

Ümmiye : Okur yazar olmayan kadın

Ümran : Mutluluk bolluk bereket / bayındırlık

Ünsel : Ünü sel gibi aşan

Ünseli : Ünü sellere benzeyen

Ünzile : Gönderilmiş

Vahide : Tek, bir

Varide : Gelen, erişen söylenti

Vasfiye : Nitelikli

Vedia : Korunması için bırakılan emanet

Vefika : Uygun, aynı fikirde, yoldaş

Velide : Yeni doğmuş çocuk

Verda : Gül anlamında

Vesile : Neden, sebep kavuşma

Vicdan : İyiyi kötüden ayırmaya yarayan şuur, ahlak

Vildan : Yeni doğmuş çocuklar

Vuslat : Kavuşma, yetişme, ulaşma

Yağmur : Yeryüzüne düşen yağışın sıvı halinde olanı

Yakut : Alüminyum oksit, yapısında parlak kırmızı renkli değerli taş

Yankı : Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi ile oluşan ikinci ses, ses yansıması

Yaprak : Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları

Yaren : Dost, arkadaş

Yasemin : Kokulu çiçekler açan bir tür ağaççık

Yaşam : Hayat

Yazgülü : Yaz ve gül tamlaması / yazın açan gül

Yelda : Uzun ve siyah / yılın en uzun gecesi

Yeliz : Rüzgar ve sonrasında bıraktığı iz

Yeşim : Yeşil renkli değerli taş

Yeter : Kafi, tamam, gereksinimi karşılayacak nitelikte olan

Yıldız : Güneş ve ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri

Yonca : Birçok türü bulunan bitki

Yosun : Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü

Yudum : Bir içimlik sıvı

Yurdagül : Yurduna güller saçan, güzellik getiren

Yurdanur : Yurduna nur getiren

Yüksel : Özellikle manevi anlamda yüce ol

Zahide : Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan

Zambak : Güzel iri çiçekli bir süs bitkisi

Zarafet : İncelik, güzellik

Zehra : Beyaz ve parlak yüzlü olan

Zekiye : Zeka sahibi, kavrayışlı

Zeliha : Züleyha, su perisi

Zennan : Kadınlar

Zennur : Zinnur, nurlu, ışıklı

Zeren : Anlayışlı, zeki

Zerrin : Altından yapılmış altın renginde bir cins çiçek fulya

Zeynep : Değerli taşlar, mücevherler

Zeyno : Zeynep’in halk dilindeki söylenişi

Zinnur : Nurlu, ışıklı

Zişan : Şanlı, ünlü, çok tanınmış

Ziynet : Süs, süs eşyası

Zuhal : Satürn

Zübeyde : Öz, asıl

Zühal : Dokuz gezegenden altıncısı (satürn)

Zühre : Çiçek açan / çoban yıldızı (venüs)

Zülal : Berrak, saf, tatlı, soğuk su

Züleyha : Hz. Yusuf’un karısının adı

Zülfiye : Saçları çok güzel olan

Zümra : Güzel, iyi ahlaklı zeki, bilgili kadın

Zümrüt : Yeşil renkli bir değerli taş

Paylaşabilirsiniz
Avatar

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir