Bağcılık, Asma ve Üzüm Yetiştiriciliği


Son Güncelleme Zamanı:

Bağ, asma yetiştirilen yer.
Bütün dünyada bağlar 10 milyon hektarlık bir alanı kaplar. Soğuğu sevmeyen asma, Akdeniz ülkelerine özgü bir bitkiyse de sadece Türkiye, İtalya, Yunanistan ve Güney Fransa gibi güneşli ülkelerde yetişmez; yazları kurak geçeri bazı ülkelerde de geniş bağ alanları vardır, hattâ bunlardan bazıları şarap yapımında başta gelen ülkelerdendir: Macaristan (Tokay şarabı), Bohemya, Almanya (Ren şarapları). Amerika’da, özellikle Kaliforniya’da ise iyi cins kokulu üzümler yetişir.

Bileşiminde yüksek oranda şeker (yüzde 17-35) bulunduğu için değerli bir besin olan üzüm ve bundan yapılan maddeler tarih boyunca Türklerin hayatında ayrı bir önem taşımıştır. Şarap Müslümanlıkta haram sayıldığı halde bağ alanları durmadan artmış, Türk halkı üzümü taze veya kuru olarak tükettiği gibi pekmez, bulama, cevizli sucuk, pestil, günbalı şeklinde değerlendirme yollarını bulmuştur.

Türkiye’de en çok üzüm Akdeniz Bölgesi’nde üretilir. Üretimde ikinci sırayı Ege Bölgesi alır. Fakat çekirdeksiz üzüm üretiminde bu bölge başta gelir. Özellikle İzmir, Manisa ve Denizli illeri çekirdeksiz üzümleri ile ünlüdür.

Türkiye’de üretilen üzümün çoğu yurt içinde tüketilir, bir kısmı yurt dışına satılır. 1972′de 14 000 ton yaş üzüm, 101 000 ton kuru üzüm ihraç ş edilmiş, 400 milyon lira döviz sağlanmıştır.

Asma

Bodur bir ağaççık olan asmanın anayurdu Anadolu’dur; 4 000 yıl önce yapılmış Hitit kabartmalarında üzüm salkımları görülür. Asmanın kökü çok derinlere gider (5-10 m). Gövdesine asma kütüğü veya omca denir. Kütü ğün şekli iklime ve budama tarzına göre değişir.

Asma her yıl bakıma muhtaçtır. Asmanın boğazının açılması, buradaki gereksiz köklerin kesilmesi, bağ yetinin çapa veya belle işlenip kabartılması, gübrelenmesi, asmaların budanması şarttır. Külleme, mildiyu ve -filoksera (asma biti) gibi asma hastalık ve asalaklarından korumak için, kütükler yılda birkaç kere bordo bulamacı (göztaşı ve kireç karışımı) ve  kükürt ile ilaçlanmalıdır.

Bağ Kurulması

Bağcılıkta asmanın seçimi ve toprağın işlenmesi çok önemlidir. Bağ yerinin 70-80 sm derinlikte kazılması (kirizme) gereklidir. Filokseradan korunmak için aşılı ve köklü Amerikan asma fidanı dikilmelidir. Türkiye’de yakın zamana kadar aşısız Amerikan asma çubukları dikilip sonra aşılanırdı. Şimdi yurdun çeşitli yerlerinde kurulmuş bağcılık istasyon ve fidanlıklarında yetiştirilen aşılı ve köklü Amerikan asma fidanları halka dağıtılmaktadır. Bir yılda dağıtılan fidan miktarı 3 milyonu Amerikan, 1,5 milyonu yerli olmak üzere 4,5 milyonu bulur. Buna rağmen fidan ihtiyacı tam karşılanamıyor. Ülkemizde bağcılığı geliştirmek ve verimi artırmak için (Türkiye’de bir hektar bağdan 350-400 kg, Avrupa’da 1 000 – 1 400 kg üzüm alınır) yeteri kadar aşılı fidan üretmek, bağları gübrelemek, donlardan korumak, 30-40 yılda bir yenilemek, bağ hastalıklarıyla savaşmak, seçkin ve kaliteli üzüm çeşitleri yetiştirmek gereklidir.
Üzerinden salkımlar halinde üzüm alınan bitkiye asma denir. Ayrıca omca, bağ kütüğü de denir. Asmanın anavatanı Kafkasya – Anadolu’ dur. Bağcılığın ülkemizdeki tarihçesi M.Ö. 5000-3500′ lere dayanır. Ülkemizde yaklaşık 1256 üzüm çeşidi yetiştirilmektedir. Bu çeşitler Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Milli Koleksiyon Bağı nda canlı olarak muhafaza edilmektedir.

Asma çok serin iklimleri (Doğu Anadolu Bölgesinin 1500 m’ den yüksek yerleri), bol yağış alan (Karadeniz Bölgesi’nin bol yağışlı yerlerini), ayrıca çok killi, ağır ve su tutan toprakları sevmez. Ülkemizde bu yerler dışında, hemen her bölgede bağcılık yapılmaktadır.

Türkiye bağcılık açısından 9 bölgeye ayrılmıştır. Bağcılığın yapıldığı bölgeler alan bakımından sırasıyla, Ege, Akdeniz, Orta Güney Anadolu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Ortakuzey Anadolu, Ortadoğu Anadolu, Marmara, Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu’ dur.

Türkiye’ de 2011 yılı FAO verilerine göre 472.545 ha bağ alanından 4.2969.350 ton ürün alınmaktadır.
Üretim

Aşılı-köklü asma fidanı üretimi en çok Masabaşı Omega Aşısı kullanılarak yapılmaktadır. Ocak-Şubat aylarında anaçlıktan kesilen sürgünler, 35-40 cm uzunluğunda çelikler halinde kesilir. Kesilen aşılık anaç çelikleri 1 yıllık ve 8-12 mm çapında olmalıdır. Budama mevsiminde aynı şekilde kültür çeşidinden de çelikler alınır. Her iki çelik de soğuk hava deposunda +1 – +4 derecede aşı zamanına kadar bekletilir. Soğuk hava deposu olmayan işletmelerde dere kumu içerisinde hendeklenir. Aşı zamanı geldiğinde bu çelikler yıkanır ve bir gece suda bekletilir. Masabaşı Omega Aşısı ile aşılanır. Kaynaştırma Odası koşullarında 26-28 derece ve %85-90 nemde 21 gün tutulur. Buradan çıkarılan aşılı çelikler köklendirilmek üzere fidanlık parsellerine ilkbaharda dikilir. Bir vegetasyon periyodu boyunca kültürel işlemleri (sulama, gübreleme, ilaçlama, vb.) yapılır. Sonbaharda aşılı-köklü asma fidanı olarak sökülürler. Demetlenerek ve ismine doğru etiketlenerek satışa sunulur. Bağ kurulacak yer işaretlenir ve fidanın 1/3 toprak yüzeyinde, 2/3 toprak altında kalacak şekilde dikilir.

Asma, filokseranın olmadığı yerlerde daldırma usulü ile de çoğaltılmaktadır. Uzun bir sürgünün ucu, toprak içine 8-10cm derinlikte daldırılır.

Budama ve Bakım
Asma, şiddetli veya sert budamaya gelebilen ve buna uygun tepki gösterebilen çok yıllık bir kültür bitkisidir.Asmanın budanması çok bilgi ve beceri isteyen bir teknik iştir. Bu nedenle asmanın fizyolojisini ve budama esaslarını bilmek gerekir. Aksi halde üzümün kalitesi düşmekte, verim azalmaktadır.
Ekolojik ve kültürel sebeplerin etken olduğu budamada esas, bir yıllık sürgünler üzerinde, üzüm çeşitlerine göre mahsuldar gözlerin yerinin bilinmesi şartı ile asmanın kaldırabileceği kadar verimli çubuk (göz) bırakmak ve lüzumsuz çubukları kesmektir.

Budama; asmalarda büyüme ve gelişme ile verimlilik ve kalitenin dengeli bir şekilde düzenlenerek, bağlardan sağlanan yararın en üst düzeye çıkarılması amacıyla, canlı toprak üstü organları, özellikle bir yaşlı dallar ve sürgünler üzerinde gerçekleştirilen kısaltma, çıkarma ve seyreltme gibi işlemlerdir. Bağcılıkta özellikle kış budaması önem taşır. Bu budamada bir yıl önce, sürgün halinde oluşan ve budama mevsiminde yıllık dal (çubuk) adını alan organların % 70-80’i kesilip çıkarılır. Yaz budamasında ise uç alma veya benzeri uygulamalarla asmada kesilip çıkarılan kısımlar toplam yeşil aksamın % 30-40’ı kadardır. Asmada budama her yıl mutlaka yapılması gereken önemli kültürel bir işlemdir.

Budama şekli açısından hem daha yüksek bir verim ve kalite elde edilmesi, hem de özellikle boncuklanmanın önlenmesi açısından 5-8 göz üzerinden uzunlu kısalı karışık budamaya imkan sağlayan telli terbiye şekillerinden 60-80 cm gövde yüksekliğine sahip “guyot sistemi” ya da “guyot + T” terbiye şeklinin uygulanması önerilmektedir.

Bağlarda budamanın yararları;

* Sürgün sayısı ve sürgün büyümesine,
* Yaprak sayısına ve fotosentez kapasitesine,
* Ürünün miktarı ve kalitesine,
* Ürünün olgunlaşmasına,
* Gözlerin uyanmasına,
* Göz verimliliğine ve bir yıl sonraki ürün verimine,
* Kök gelişmesine etkisi vardır.

Bağcılıkta budama yöntemleri yapıldığı zamana göre 2’ye ayrılır:
– Kış (ürün) budaması
– Yaz (yeĢil) budama
Bağlarda, budama çok dikkat ister. İlk yıllar şekil, sonraki yıllar ürün budaması yapılır. Budama yapıldığı zaman göre kış ve yaz budaması olmak üzere ikiye ayrılır.

Kış budaması budama ile bırakılan kısmın uzunluğuna göre 4 şekilde yapılır. Kısa budama 2-4 göz, yarı uzun budama 5-8 göz, uzun budama 8 gözden fazla ve karışık budamada kısa ve uzun budama birlikte yapılır. Kış budaması asmanın dinlenme döneminde yapılır. Ayrıca bağlarda Yazlık (yeşil) budama da yapılır. Yazlık budama uygulamaları:

Filiz alma
Salkımsız sürgünlerin (filiz) ve yaşlı kısımlardan çıkan sürgünlerin (obur) alınmasıdır.
Yaprak alma
Salkımları örten ve dipteki yaşlı yaprağın koparılmasıdır.
Uç alma
Sürgünlerin uzunluğuna büyümesini sınırlandırmak, salkım gelişmesi ve tane tutumunu artırmak için yapılan işlemdir.
Tepe alma
Kuvvetli büyüyen yazlık sürgünlerin uç kısımlarının 30-60cm kesilmesidir.
Dip sürgünleri alma
Toprak altından çıkmış sürgünlerin alınmasıdır.
Koltuk alma
Aktif gözlerden süren koltuk sürgünlerinin koparılmasıdır.
Salkım ve tane seyreltme
Fazla oluşan salkımların veya tanelerin, tane tutumundan sonra alınarak seyrekleştirilmesidir.

Hasat
Üzümlerin olgunlaşma durumu dikkate alınarak, bir veya birkaç defada yapılır. Bu amaçla, olgunlaşan salkımlar, budama makasıyla kesilerek, sepetlere veya derin olmayan kasalara, kutulara doldurulur, satışa sunulur.

Üzümün Değerlendirme Şekilleri;

Sofralık
Taze olarak tüketilmektedir. Ülkemizde yetiştirilen yerli-beyaz sofralık üzüm çeşitleri: Atasarısı, Barış, Çavuş, Hafızali, İtalya, Müşküle, Razakı, Yalova İncisi, Ergin Çekirdeksizi, Samancı Çekirdeksizi, Tarsus Beyazı, Tahannebi, vb. Ayrıca ülkemizde yetiştirilen yerli-renkli sofralık üzüm çeşitleri: Trakya İlkeren, Uslu, Yalova Misketi, Tekirdağ Çekirdeksizi, Karagevrek, Adana Karası, Horoz Karası, Burdur Dimriti, vb.

Kurutmalık
Doğal veya bandırmalı olarak kurutulur. Çekirdekli kurutmalık üzüm çeşitleri: Besni, Dımışkı, Karadimrit, Rumi, Sergi Karası, Ekşikara, İskenderiye Misketi, vb. Çekirdeksiz kurutmalık üzüm çeşitleri: Sultani Çekirdeksiz, Yuvarlak Çekirdeksiz.

Şaraplık
Hasat edilen üzümler işlenmek üzere fabrikaya getirilir ve işlenir. Ülkemizde yetiştirilen yerli-beyaz şaraplık üzüm çeşitleri: Emir, Narince, Beylerce, Akdimrit, Bornova Misketi, Hasandede, Dökülgen, Kabarcık, Sungurlu, Vasılaki, vb. Ülkemizde yetiştirilen yerli-renkli şaraplık üzüm çeşitleri: Boğazkere, Öküzgözü, Adakarası, Çalkarası, Kalecik Karası, Karalahana, Karasakız, Papazkarası, vb.

Diğer
Pekmez, sirke, üzüm suyu, reçel, bulama, köfter, muska, sucuk, vb. Ayrıca son yıllarda üzüm çekirdeği sanayi,ilaç ve kozmetik alanlarda kulanılmaya başlanmıştır.
Üzüm Hangi Bölgede Yetişir: Kışın –40ºC ye kadar dayanabilir. Bundan dolayı meyveler içinde yetişme alanı en geniş olanıdır. Üzüm üretiminde başta Ege Bölgesi (Manisa, İzmir, Denizli) gelir. 2. G.Doğu Anadolu Bölgesidir. 3. İç Anadolu Bölgesidir. Dünya kuru üzüm üretimde birinciyiz ve ihracat yapmaktayız. En az üretim Karadeniz’de yapılır.

Toprak İsteği: Asma kökleri derine giden bir bitkidir. Bu yüzden yumuşak dokulu topraklardan hoşlanır. Bağlar yazları kurak veya az yağışlı yerlerde en iyi geliştiğinden bağ toprağının derin ve su tutma kapasitesinin yüksek olması istenir. Toprak yapısı fidan köklerin gelişmesine müsait olduktan sonra fakir topraklarda bile yetişir. Yerli asmalar kendi kökleri üzerinde yetiştirildiğinde topraktaki kirece oldukça fazla tolerans gösterirler. Fakat, Amerikan asma anacı kullanılması gerekirse, toprak seçimine dikkat edilmesi gerekir.

Bölgemizde, su geçirir olmak şartıyla killi topraklar çok verimli ve bağcılığa elverişli topraklardır. Tinli topraklar ise, kalite bağcılığı bakımından orta derecede, fakat kantite bağcılığı için besin maddelerince zengin topraklardır.

Kalkerli topraklar şaraplık kırmızı üzüm çeşitlerinin sevdiği topraklardır. Ancak bazı Amerikan asma anaçları yetişmez. Humuslu toprakların bağcılık açısından önemi olmamasına rağmen iyi bir bağ toprağında % 5-10 humusun bulunması arzu edilir.

Toprak Hazırlığı: Bağ yeri seçildikten sonra toprağın hazırlanması işlemine geçilir. Arazide varsa, büyük kayalar, ağaçlar ve çalılar temizlenir. Omcaları muntazam ve düzgün dikebilmek için tümsekler düzeltilir, çukurlar doldurularak toprak tesviyesi yapılır. Fazla su tutan yerlerde drenaj için önlemler alınır.

Asmanın ekonomik ömrü bakım koşullarına göre değişmekle birlikte 40 yılın üzerindedir. Bu nedenle ömrü bitinceye dek fidanın dikildiği yerde kalacağından, tesisinde çok titiz davranılmalıdır. İyi hazırlanmayan bir yere tesis edilen bağ iyi gelişemez, ömrü kısa, verimi az olur ve hastalıklara daha kolay yakalanır.

Yeni kurulacak bağ yeri, hiç işlenmemiş bir toprak üzerinde olacaksa alan iyi bir şekilde işlenmelidir. Eğer eski bir bağ alanı ise toprağı bir kaç yıl dinlendirilerek bol yeşil gübre ile gübrelenmelidir.

Lütfen Dikkat:Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz.Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.
Ergunca

Yazar Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

“Bağcılık, Asma ve Üzüm Yetiştiriciliği” için 5 yanıt

Merak ederek uzun zamandır araştırma yaptığım bu konuyu hocam çok güzel bir şekilde ele almışsınız. Bu yazınızdan çok faydalandığımı söylemek istiyorum ve umarım benim gibi bu işi öğrenmek isteyenler için de bu güzel yazınız faydalı olur teşekkürler..

Dünya Kuru Üzüm Piyasasında Var mıyız Yok muyuz?
Soruyorum; dünya medeniyetinin harmanlandığı topraklarda yetişen, ölümsüz toprakların ölümsüz bitkisi olan ve dünya piyasasında lider durumda olduğumuz kuru üzüm piyasasında,
VAR MIYIZ, YOK MUYUZ???
apelasyon.com/Yazi/6-var-miyiz-yok-muyuz

Apelasyon için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir