Ayak ile İlgili Deyim ve Atasözleri


Son Güncelleme Zamanı:

Ayak ile İlgili Deyim ve Atasözleri

İçinde “Ayak ” kelimesi geçen deyim ve atasözlerini bir araya getirerek kendi çapımda kısa açıklamaları ekledim. Aklıma geldikçe konuyu güncelleyeceğim. Umarım ihtiyacı olanlara faydası olur.

* Akılsız başın cezasını (zahmetini) ayak çeker (Atasözü)
Bir işte düşüncesizce davranan kişi her türlü olumsuz sonuca katlanır.

* Atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz(Atasözü)
Küçükler büyüklerin yanında hadlerini bilmelidir.

* Ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta(Atasözü)
1) Çobanların akşam erken yatması, sabahleyin erken kalkması gerekir; 2) Genel düzene yardımcı olan araçlar varsa yönetici rahat eder yoksa çok uyanık olması gerekir.

* Ayağı (ayakları) dolaşmak(Deyim)
Yürürken telaştan ayakları birbirine takılmak.

* Ayağı (ayakları) suya ermek(Deyim)Bir gerçeği anlayarak aklı başına gelmek.

*Ayağına (ayaklarına) kapanmak(Deyim)
1) Alçalırcasına yalvarmak. 2) Bağışlanmak için yalvarmak.

* Ayağını (ayaklarını) öpeyim(Deyim)
‘Yalvarırım’ anlamında kullanılan bir söz.

* Ayağını (ayaklarını) sürümek(Deyim)
1) Verilen bir işi ağırdan almak; 2) Bir yerden uzaklaşmak üzere bulunmak; 3) Halk inanışına göre bir kimse gelirken ardından başkalarının da gelmesine yol açmak; 4) Ölmek üzere olmak.

* Ayağının (ayaklarının) altını öpeyim(Deyim)
‘Yalvarırım’ anlamında kullanılan bir söz.

* Ayak açmak (vermek)(Deyim)
Aşıklar arasındaki tartışmalarda veya sıralı söyleyişlerde söze başlamak amacıyla kelime, kelimeler takımı, dize, beyit ile konuyu belirtmek.

* Ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz(Atasözü)
İnsan, yaşamı boyunca çeşitli engellerle ve güçlüklerle karşılaşır.

* Ayak almak(Deyim)
Çalınan çalgıya uymak.

* Ayak atmak(Deyim)
1) Girmek. 2) İlk kez gitmek.

* Ayak bağı olmak(Deyim)
Bir yere gidilmesine veya bir işin yapılmasına engel olmak: Bu çocuk bana ayak bağı oluyor.

* Ayak basmak(Deyim)
1) Bir yere varmak, ulaşmak. 2) Girmek, gelmek, uğramak. 3) Mesleğe girmek; 4) bir yere bağlanmak.

* Ayak basmamak(Deyim)
Bir yere hiç uğramamak.

* Ayak çekmek(Deyim)
Kandırmaya çalışmak, avutmak.

* Ayak diremek(Deyim)
Bir düşünceyi, bir davranışı sonuna kadar sürdürmek, kendi tutumundan şaşmamak.

* Ayak oyununa gelmek(Deyim)
Kandırılmak.

* Ayak sürümek(Deyim)
1) verilen bir işi ağırdan almak; 2) gönderilen yere isteği ile gitmemek.

* Ayak tutmak(Deyim)
hlk. 1) Mâni yarışmalarında karşısındakine uyması gereken uyağı vermek. 2) Öncülük etmek, 3) söz açmak, 4) ileride söylenecek bir söze önceden zemin hazırlamak.

* Ayak uydurmak(Deyim)
1) Yürüyüşte adım atışını başkalarınınkine uydurmak; 2) Ayak açmak; 3) Mec. Kendi gidiş ve davranışını başkasınınkine benzetmek.

* Ayak üstünde olmak(Deyim)
1) dinç olmak, canlı olmak. 2) İş görür durumda olmak.

* Ayak vermek(Deyim)
Aşık atışmalarında dinleyicilerden biri uyak belirtmek.

* Ayak yapmak(Deyim)
Birini aldatmak, kandırmak için dalavere çevirmek.

* Ayakaltına almak(Deyim)
Hakir görmek, gözden çıkarmak.

* Ayakaltında bırakmak(Deyim)
Ezilmesine, yok olmasına göz yummak, korumamak.

* Ayakaltında dolaşmak(Deyim)
Bir işe yaramadığı hâlde herkesin işine engel olacak bir biçimde ortalıkta dolaşmak.

*(Ayakkabı) ayağını vurmak(Deyim)
Ayakkabı ayağını yara etmek.

* Ayakkabı vurmak(Deyim)
Ayakkabı ayağı zedelemek, ayağı rahatsız etmek.

* Ayakkabılarını çevirmek(Deyim)
1) Konuk ayakkabılarını gidiş yönüne doğru düzgün bir biçimde sıralamak; 2) Mec. Bazı davranışlarla konuğu gitmeye zorlamak.

* Ayaklar altına almak(Deyim)
Önem verilmesi gereken şeyleri hiçe saymak, çiğnemek.

* Ayaklar baş, başlar ayak olmak(Deyim)
Değersiz kimseler başa geçip değerli kimseler ise en geride bırakılmak.

* Ayakları geri geri gitmek(Deyim)
Bir yere gönülsüz, istemeye istemeye gitmek.

* Ayakları üstünde durmak(Deyim)
Başkasının yardımına ihtiyaç duymadan güçlü bir biçimde sorunları çözebilecek durumda olmak.

* Ayakları yere değmemek(Deyim)
Çok sevinmek.

* Ayaklarına (ayağına) kara su (sular) inmek(Deyim)
Çok yorulmak, güçsüz, dermansız kalmak.

* Ayaklarını yerden kesmek(Deyim)
Bir taşıta binerek yürümekten kurtulmak.

* Ayakta kalmak(Deyim)
1) oturacak yer bulamamak; 2) yıkılmamak, çökmemek. 3) Değerini yitirmemek, önemini korumak.

* Ayakta uyumak(Deyim)
Aşırı dalgın, şaşkın veya yorgun olmak.

* Baş nereye giderse ayak da oraya gider(Atasözü)
Küçükler büyüklerin izinde gider, her işte onları örnek tutarlar.

* Binbir ayak bir ayak üstüne(Deyim)
‘Herkesin ayakta olduğu kalabalık’ anlamında kullanılan bir söz.

* Bir ayak üstünde bin yalan söylemek(Deyim)
Çok kısa sürede pek çok yalan söylemek.

* Bir ayak üstünde kırk yalanın belini bükmek(Deyim)
Çok kısa sürede pek çok yalan söylemek.

* (Bir şeyden) el ayak (etek) çekmek(Deyim)
Uzaklaşmak, kaybolmak.

* (Bir şeyi) ayakta tutmak(Deyim)
1) O şeyin sürekliliğini sağlamak. 2) Bozulmasına, yıkılmasına, çökmesine engel olmak; 3) bir kuruluşun yaşamasını sağlamak.

* (Bir yer) ayağının (ayaklar) altında(Deyim)
Yüksek bir yerden geniş bir alanı görür durumda.

* (Bir yere) ayak atmamak(Deyim)
Bir yere hiç gitmemek, uğramamak.

* (Birini) ayakta tutmak(Deyim)
1) Oturtmak gerekirken oturtmamak; 2) oyalamak.

* Boş çuval ayakta (dik) durmaz(Atasözü)
1) karnı doymayan kimse çalışamaz; 2) bilgisiz ve yeteneksiz bir kişi, kendisine verilen görevlerde tutunamaz.

* Dimdik ayakta durmak(Deyim)
Yıkılmamak.

* Dört ayak üstüne düşmek(Deyim)
1) Tehlikeli bir durumdan zarar görmeden kurtulmak; 2) işi rast gitmek.

* El ayak çekilmek(Deyim)
Ortalıkta hiç kimse kalmamak, ıssızlaşıp sessizleşmek.

* (El, ayak, parmak) çivi gibi olmak(Deyim)
Çok üşümek, donmak.

* Elden ayaktan düşmek (kesilmek)(Deyim)
Yaşlılık sebebiyle veya sağlığı büsbütün bozularak çalışamaz duruma gelmek

* Gururunu ayakaltına almak(Deyim)
Her türlü fedakârlığı göze alıp ödün vermek, ilkelerden vazgeçmek.

* İnsan ayaktan, at tırnaktan kapar(Atasözü)
Birçok hastalık insana ayağını üşütmesi, ata da tırnağı yoluyla gelir.

* Karaya ayak basmak(Deyim)
1) Deniz, göl vb.nden karaya çıkmak; 2) deniz taşıtından karaya çıkmak.

* Kedi gibi dört ayak üzerine düşmek(Deyim)
En güç bir durumdan zarar görmeden kurtulmak.

* Merdiven ayak ayak (basamak basamak) çıkılır(Atasözü)
En yüksek mevkiye yavaş yavaş yükselerek çıkılır.

* Ortama ayak uydurmak(Deyim)
Çevreye uyum sağlamak.

* Sağlam pabuç (ayakkabı) değil(Deyim)
Bir kimsenin güvenilmez olduğunu belirten bir söz: ‘Nasıl aldattı beni meğer sağlam ayakkabı değilmiş.’ -P. Safa.

* Seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne(Atasözü)
Kişi dostuna sık sık giderse seyrek gittiğinde gördüğü konukseverliği görmez.

* Sinirleri ayakta olmak(Deyim)
Çok sinirlenmiş veya öfkelenmiş bulunmak.

* Sütçü beygiri gibi ayakta uyumak(Deyim)
Çok tembel ve miskin olmak.

* Yalın ayak, başı kabak(Deyim)
Çok perişan bir kılıkta.

Kerim YARININELİ – (26.11.2019 tarihinde güncelleme yapıldı)
kerimusta.com

 

Kaynak olarak Türk Dil Kurumu Sözlüğü kullanılmıştır.

Etiketler:, , ,

2 Yorum Var

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir