Ateş ile İlgili Deyim ve Atasözleri (44 Adet)


En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 11 Ekim 2020 Kerim Usta

Ateş ile İlgili Deyim ve Atasözleri (45 Adet)

* Altın ateşte, insan mihnette belli olur [Atasözü]
Altına benzeyen maddenin altın olup olmadığı ateşe dayanıklılık derecesi ile anlaşıldığı gibi bir kişinin değeri de sıkıntılara katlanma, zorlukları yenme ve benliğini koruma gücü ile ölçülür.

* Ateş açmak [Deyim]
Ateşli silahla mermi atmaya başlamak.

* Ateş almaya mı geldin? [Deyim]
Uğradığı yerden hemen gitmeye kalkan kimseye sitem olarak söylenen bir söz.

* Ateş bacayı (saçağı) sarmak [Deyim]
Bir olay, önüne geçilemez, tehlikeli bir durum almak.

* Ateş demekle ağız yanmaz [Atasözü]
Kişi, zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini zarara sokmuş olmaz.

* Ateş düştüğü yeri yakar [Atasözü]
Bir acıyı onu çekenden başkası tam anlayamaz veya aynı ölçüde üzülemez.

* Ateş gibi [Deyim]
1) Çok sıcak; 2) zeki, çalışkan ve becerikli; 3) kıpkırmızı.

* Ateş gibi kesilmek [Deyim]
Beklenmedik bir olay karşısında öfke sonucu kanı beynine sıçramak.

* Ateş gibi yanmak [Deyim]
Ateşi yükselmek.

* Ateş kesilmek [Deyim]
1) Çok kızgın davranışlarda bulunmak, ateş püskürmek; 2) sonradan çok çalışkan, hareketli ve becerikli olmak.

* Ateş kesmek [Deyim]
Ateşli silahlarla yapılan atışa son vermek.

* Ateş olmayan yerden duman çıkmaz [Atasözü]
Küçük de olsa birtakım belirtilerin önemli olaylara işaret olduğunu anlatan bir söz.

* Ateş olsa cirmi kadar yer yakar [Atasözü]
Hasmın pek önemsenmediğini anlatan bir söz.

* Ateş püskürmek [Deyim]
Çok öfkeli olmak.

* Ateş saçmak [Deyim]
Çok kızmak, çok öfkelenmek.

* Ateş vermek [Deyim]
Tutuşturmak.

* Ateş yağdırmak [Deyim]
1) Ateşli silahlarla aralıksız mermi atmak; 2) Çevresindekilere ağır sözler söylemek.

* Ateşe tutmak [Deyim]
1) Az ısıtmak; 2) üzerine ateşli silahla mermi atmak.

* Ateşe vermek [Deyim]
1) Ateş içine sokmak. 2) Bir yeri kasten yakmak, kundak sokmak; 3) Aşırı telaşa ve sıkıntıya düşürmek; 4) Bir ülkeyi savaşa sokarak veya kargaşa ve karışıklık yaratarak sıkıntı ve yıkıma uğratmak.

* Ateşe vurmak [Deyim]
Bir yemeği pişmek üzere ocağa koymak.

* Ateşe vursa duman vermez [Deyim]
Pek cimri olanlar için söylenen bir söz.

* Ateşi başına vurmak [Deyim]
Çok öfkelenmek, sinirlenmek, coşmak.

* Ateşi çıkmak (yükselmek) [Deyim]
Hasta vücut ısısı olağandan çok artmak.

* Ateşi düşmek [Deyim]
Hastanın ateşi geçmek veya azalmak.

* Ateşi uyandırmak [Deyim]
Sönmek üzere olan ateşi canlandırmak.

* Ateşini almak [Deyim]
1) Yüksek vücut ısısını düşürmek. 2) Derece ile ateşi ölçmek; 3) Acıyı, yanmayı azaltmak.

* Ateşle barut bir yerde durmaz (olmaz) [Atasözü]
Birinin yaptığı yanlışlar diğerine zarar verebilir.

* Ateşle oynamak [Deyim]
Pek tehlikeli bir işle uğraşmak.

* Ateşler içinde yanmak [Deyim]
1) Hasta çok ateşli bir durumda olmak; 2) Bir şeye fazlasıyla tutulmak.

* Ayıyı (maymunu) fırına (ateşe) atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış [Atasözü]
Duygusuz insanlar, kendilerini kurtarmak için gerekiyorsa çocuklarını bile tehlikeye atmaktan çekinmezler.

* Az ateş çok odunu yakar [Atasözü]
Az sayıda kötü insan, çok sayıda iyi insanın başını belaya sokabilir.

* Barutla ateş bir yerde durmaz [Atasözü]
Birinin yaptığı yanlışlar diğerine zarar verebilir.

* Başını ateşlere yakmak [Deyim]
Başına büyük bir dert almak.

* (Birine) ateş basmak [Deyim]
Kızarmak, sıkılıp başına kan yürümek.

* (Birinin) ateşine yanmak [Deyim]
Bir kimse yüzünden zarara uğramak.

* Boşboğazı ateşe atmışlar, odunum yaş (az) demiş [Atasözü]
Çenesi düşükler umulmadık anlarda densizce konuşabilirler.

* İçine ateş atmak [Deyim]
Aşırı acı, sıkıntı veya üzüntü verecek davranışta bulunmak.

* İçine ateş düşmek [Deyim]
Büyük bir acı ve üzüntünün etkisi altına girmek.

* İçinin ateşi küllenmek [Deyim]
Sıkıntıdan kurtulmak.

* İki ateş arasında kalmak [Deyim]
Zor bir durumda karar verememek.

* Kendini ateşe atmak [Deyim]
Bile bile tehlikeli bir işe girişmek

* Maşa varken elini ateşe sokma [Atasözü]
Başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.

* Yüreğine od (ateş) düşmek [Deyim]
Felakete uğramak, çok üzülmek.

* Yüreğini ateş almak [Deyim]
Aşırı üzülmek, fazla üzüntüden içi yanmak.

 

 

Kaynak:

Türk Dil Kurumu Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Konuyu Paylaş
Avatar

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir