Ateş ile İlgili Deyim ve Atasözleri (44 Adet)

Ateş ile İlgili Deyim ve Atasözleri (45 Adet)

Ateş ile İlgili Deyim ve Atasözleri

  • Altın ateşte, insan mihnette belli olur [Atasözü] Altına benzeyen maddenin altın olup olmadığı ateşe dayanıklılık derecesi ile anlaşıldığı gibi bir kişinin değeri de sıkıntılara katlanma, zorlukları yenme ve benliğini koruma gücü ile ölçülür.
  • Ateş açmak [Deyim] Ateşli silahla mermi atmaya başlamak.
  • Ateş almaya mı geldin? [Deyim] Uğradığı yerden hemen gitmeye kalkan kimseye sitem olarak söylenen bir söz.
  • Ateş bacayı (saçağı) sarmak [Deyim] Bir olay, önüne geçilemez, tehlikeli bir durum almak.
  • Ateş demekle ağız yanmaz [Atasözü] Kişi, zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini zarara sokmuş olmaz.
  • Ateş düştüğü yeri yakar [Atasözü] Bir acıyı onu çekenden başkası tam anlayamaz veya aynı ölçüde üzülemez.
  • Ateş gibi [Deyim] 1) Çok sıcak; 2) zeki, çalışkan ve becerikli; 3) kıpkırmızı.
  • Ateş gibi kesilmek [Deyim] Beklenmedik bir olay karşısında öfke sonucu kanı beynine sıçramak.
  • Ateş gibi yanmak [Deyim] Ateşi yükselmek.
  • Ateş kesilmek [Deyim] 1) Çok kızgın davranışlarda bulunmak, ateş püskürmek; 2) sonradan çok çalışkan, hareketli ve becerikli olmak.
  • Ateş kesmek [Deyim] Ateşli silahlarla yapılan atışa son vermek.
  • Ateş olmayan yerden duman çıkmaz [Atasözü] Küçük de olsa birtakım belirtilerin önemli olaylara işaret olduğunu anlatan bir söz.
  • Ateş olsa cirmi kadar yer yakar [Atasözü] Hasmın pek önemsenmediğini anlatan bir söz.
  • Ateş püskürmek [Deyim] Çok öfkeli olmak.
  • Ateş saçmak [Deyim] Çok kızmak, çok öfkelenmek.
  • Ateş vermek [Deyim] Tutuşturmak.
  • Ateş yağdırmak [Deyim] 1) Ateşli silahlarla aralıksız mermi atmak; 2) Çevresindekilere ağır sözler söylemek.
  • Ateşe tutmak [Deyim] 1) Az ısıtmak; 2) üzerine ateşli silahla mermi atmak.
  • Ateşe vermek [Deyim] 1) Ateş içine sokmak. 2) Bir yeri kasten yakmak, kundak sokmak; 3) Aşırı telaşa ve sıkıntıya düşürmek; 4) Bir ülkeyi savaşa sokarak veya kargaşa ve karışıklık yaratarak sıkıntı ve yıkıma uğratmak.
  • Ateşe vurmak [Deyim] Bir yemeği pişmek üzere ocağa koymak.
  • Ateşe vursa duman vermez [Deyim] Pek cimri olanlar için söylenen bir söz.
  • Ateşi başına vurmak [Deyim] Çok öfkelenmek, sinirlenmek, coşmak.
  • Ateşi çıkmak (yükselmek) [Deyim] Hasta vücut ısısı olağandan çok artmak.
  • Ateşi düşmek [Deyim] Hastanın ateşi geçmek veya azalmak.
  • Ateşi uyandırmak [Deyim] Sönmek üzere olan ateşi canlandırmak.
  • Ateşini almak [Deyim] 1) Yüksek vücut ısısını düşürmek. 2) Derece ile ateşi ölçmek; 3) Acıyı, yanmayı azaltmak.
  • Ateşle barut bir yerde durmaz (olmaz) [Atasözü] Birinin yaptığı yanlışlar diğerine zarar verebilir.
  • Ateşle oynamak [Deyim] Pek tehlikeli bir işle uğraşmak.
  • Ateşler içinde yanmak [Deyim] 1) Hasta çok ateşli bir durumda olmak; 2) Bir şeye fazlasıyla tutulmak.
  • Ayıyı (maymunu) fırına (ateşe) atmışlar, yavrusunu ayağının altına almış [Atasözü] Duygusuz insanlar, kendilerini kurtarmak için gerekiyorsa çocuklarını bile tehlikeye atmaktan çekinmezler.
  • Az ateş çok odunu yakar [Atasözü] Az sayıda kötü insan, çok sayıda iyi insanın başını belaya sokabilir.
  • Barutla ateş bir yerde durmaz [Atasözü] Birinin yaptığı yanlışlar diğerine zarar verebilir.
  • Başını ateşlere yakmak [Deyim] Başına büyük bir dert almak.
  • (Birine) Ateş basmak [Deyim] Kızarmak, sıkılıp başına kan yürümek.
  • (Birinin) Ateşine yanmak [Deyim] Bir kimse yüzünden zarara uğramak.
  • Boşboğazı ateşe atmışlar, odunum yaş (az) demiş [Atasözü] Çenesi düşükler umulmadık anlarda densizce konuşabilirler.
  • İçine ateş atmak [Deyim] Aşırı acı, sıkıntı veya üzüntü verecek davranışta bulunmak.
  • İçine ateş düşmek [Deyim] Büyük bir acı ve üzüntünün etkisi altına girmek.
  • İçinin ateşi küllenmek [Deyim] Sıkıntıdan kurtulmak.
  • İki ateş arasında kalmak [Deyim] Zor bir durumda karar verememek.
  • Kendini ateşe atmak [Deyim] Bile bile tehlikeli bir işe girişmek
  • Maşa varken elini ateşe sokma [Atasözü] Başka birine yaptırabileceğin tehlikeli işe kendin girişme.
  • Yüreğine od (ateş) düşmek [Deyim] Felakete uğramak, çok üzülmek.
  • Yüreğini ateş almak [Deyim] Aşırı üzülmek, fazla üzüntüden içi yanmak. 

 

Kaynak:

  • Türk Dil Kurumu Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü
Benzer Konular:
Baldırı Çıplak Deyiminin Anlamı

Baldırı Çıplak Deyimi Bu deyimi anlayabilmek için öncelikle "baldır" kelimesinin anlamını bilmek gerekir. Baldır, bacağın dizden ayak bileğine kadar olan Devamını Oku

Toprak ile İlgili Deyim ve Atasözleri

Toprak ile İlgili Deyim ve Atasözleri Altın tutsa toprak olur. [Atasözü] Giriştiği işlerde büyük talihsizliklere uğrayan kimsenin durumunu anlatan bir Devamını Oku

İçerisinde Su Geçen Deyim ve Atasözleri (196 adet)

İçerisinde Su Geçen Deyim ve Atasözleri Acı acıyı keser, su sancıyı[Atasözü] Bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurulmalıdır. Devamını Oku

Akıl ile ilgili Deyim ve Atasözleri (58 Adet)

Akıl ile ilgili Deyim ve Atasözleri Acıklı başta akıl olmaz(Atasözü) Büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler. Ahmak iti Devamını Oku

Güncelleme tarihi: 16 Ocak 2022

Avatar for Kerim Usta
Kerim Usta Son Yazıları (Hepsini Gör)

Yorum yapın