Devamı var:

Amerikan misyonerleri İstanbul’da sürdürdükleri eğitim faaliyetlerinin yanı sıra, İzmir’de de Gayrimüslimler için inanç, dini eğitim, özgürlüklerin arttırılması gibi faaliyetlere yönelmişlerdi. Özellikle, Hıristiyanlık inancı ve kültürünün yayılması için Malta’dan İzmir’e naklettikleri matbaayı kurarak, açmış oldukları okullara daha çok yayın ve doküman sağlayabileceklerdi. Ayrıca, İzmir’de 1836 yılında kırk öğrencisi olan bir Ermeni kız ilkokulu açılmış ve yönetimini Ermeni Cemaati mensupları kendi üzerlerine almışlardı.

Bu arada Ruslar da, Ermeniler ile ilgili Osmanlı Devleti’ne karşı siyasetini, Ermenilerin eğitim kurumları üzerinde yoğunlaştırmıştı. 19. yüzyılda bir kısım Ermeniler, İran’dan Rusya’ya göç etmişlerdi. Rusya, 1816 yılında Moskova’da Ermeni Şark Dilleri Enstitüsü’nü kurarak, Ermeniler konusunda daha sistemli bir çalışma başlatmıştı. Rusya, 1826-1828 yıllarında İran’la yaptığı savaşları kazandıktan sonra 1828’de imzaladığı Türkmençay Antlaşması ile elde ettiği Revan ve Nahçivan hanlıklarını birleştirerek, Ermeni Vilayeti’ni kurup,ardından İran’dan yeni bir Ermeni göçü gerçekleştirmişti. Ruslar, Kafkasya hakimiyetini sağladıktan sonra, kurmuş olduğu Ermenistan Vilayeti’ne, Anadolu’daki Ermenilerin de göç etmelerini istemişlerdir.

Ermeni toplumunda, yoksul öğrencilere yönelik ilk yatılı okul, 1838’de İstanbul’da Bezciyan tarafından açılmıştır. Bezciyan tarafından hazırlanan yönetmenlikte; Ermenice’den başka dil konuşulmaması, öğrencilere dayak atılmaması, okuyan öğrencilerin okul idaresinin izni olmadan alınıp sanata verilmemesi gibi, kurallar konulmuştu. Ermeniler, 1840 yılında ilk kez Kumkapı’da “Lusaviriç” adlı bir Kız okulu açmışlardır. 1853’ten sonra ise, on dört kişilik bir Ermeni “Maarif Komisyonu” oluşturmuştu. Ermeni Anayasası niteliğindeki 1863’teki “Nizamname-i Millet-i Ermeniyan” adlı çalışmayla Ermeni eğitim sisteminin denetimi, Osmanlı yönetimi tarafından yirmi kişilik “Ermeni Maarif Komisyonu”na verilmişti. Böylece Ermeni eğitim anlayışı dini motiften kurtarılarak, millî ve siyasî bir görünümüne bürünmüştür.

Benzer Konular:
Osmanlı Türkiye’sinde Azınlık Okulları (19.Yüzyıl)

Prof. Dr. Remzi KILIÇ ÖZET: Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üzerinde eğemen bulunduğu Misâk-ı Milli sınırları içerisindeki ülke topraklarımız üzerinde19.yüzyılda bulunan Devamını Oku

Fatih Devri Osmanlı-Akkoyunlu İlişkileri

Prof.Dr. Remzi Kılıç Osmanlı-Akkoyunlu İlişkileri ÖZET: Osmanlı Devleti, Fatih Sultan Mehmed zamanında büyük devlet olmaya başlamıştı. İstanbul’un fethi ile Doğu Devamını Oku

Yavuz Sultan Selim Han’ın Kılıcı

Cihan padişahı Yavuz Sultan Selim Han, devamlı sade giyinirdi. Bunun sebebini de kendisi şöyle açıklamıştır: “Süslü ve şaşaalı giyinmek külfetten Devamını Oku

Sekularite Nedir?

Sekularite’yi  bir nevi laiklik ile eş anlamlı  olarak düşünenler çoğunluktadır.Aslında aralarında  önemli bir fark vardır.Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden Devamını Oku

Güncelleme tarihi: 14 Mayıs 2021

Avatar for Kerim Usta
Kerim Usta Son Yazıları (Hepsini Gör)

Yorum yapın