Devamı var:

Ermeniler, Osmanlı Devleti yönetiminde hem dinî hem de millî açıdan hür ve rahat bir dönem yaşamışlardır. Osmanlılar zamanında Ermeni Patrikliği çok geniş yetkiler ile donatılmıştı. Ermeni Kültürü, özellikle Gregoryan Kilisesi vasıtasıyla korunarak sürdürülmüştür. Ermeni halkta, Osmanlı halkları arasında refah düzeyi en yüksek halklardan bir olarak yaşamıştır. Ermenilerin Hıristiyan mezhepleri içerisinde kendilerine has ayrı bir yeri vardı.

Osmanlı Devleti’nde Ermeni Okulları’nda Amerikan Misyonerleri:

Ermeni okulları konusunu inceleyen Azadyon’a göre, 1790 yılına gelinceye kadar Osmanlı devleti içinde, okul niteliği taşıyan bir Ermeni kurumuna rastlanmamıştır. Ancak, Rahip Mateos, Kumkapı Ermeni Kilisesi’nde Ermeni çocuklarına ve gençlerine ders verdiğini belirtmektedir. Tespitlerimize göre ilk resmi Ermeni Okulu, 1790’da Şinork Mığırdıç ve Amira Miricinyan tarafından Galata’da izin alınmak suretiyle açılmıştır. Yine 1790’da açılan Ermeni okullarından biri de Mesropyan okuludur. Kumkapı Kilisesi Başpapazı ve Kumkapı mektebi Ermenice öğretmeni Erzurumlu Papaz Mesrop tarafından, 1808 yılında yayınlanan gramer muhtırasında, Patrik Ohannes Çamaşırcıyan’ın devrinde (1803-1812) İstanbul’un bütün semtlerinde Ermeniler, ücretsiz cemaat mektepleri açmışlardı, diye belirtilmiştir.

1824 yılında Patrik Karabet, Ermenice gramer okutan tek okul olan Kumkapı Mektebi’ni Patrikhane’nin himayesi altına almıştır. Patrik Karabet, 10 Temmuz 1824 tarihinde, Anadolu’daki diğer Ermeni cemaatlerine birer talimatname göndererek bölgelerinde yeni Ermeni okulu açmalarını emretmiştir. Ermeni toplumunun okullarının sayısı arttıkça ve okul eğitim sistemi geliştikçe, Ermeniler eğitim kadrosunun kalitesini artırmak için 1810 yılında Paris’e, 1816 yılında Moskova’ya ve 1823 yılında da Tiflis’e öğrenci göndermişlerdi. 1834 yılına gelindiğinde Anadolu coğrafyasında, Ermeni okulu sayısı 120’ye ulaşmıştır. Okulların sayısının artmasıyla birlikte oluşan maddi ihtiyacı Ermeni esnafı üstlenmiş ve eğitim işlerinin sorumluluğunu ise bir heyet üzerine almıştır.

Çeşitli Ermeni kaynaklarına göre Patrik Karabet, 1831 yılında Ermeni ileri gelenlerini toplayarak “sayıları hızla artan okulların masraflarına katkıda bulunmalarını” istemiştir. Bunun için de Ermeni iş adamlarına masrafları ödetmek için bazı senetler imzalatmıştı. Bu okullar mezun verdikçe, yüksek okullar açmak gereği ortaya çıkmış, sorunu çözümlemek için de 13 Eylül 1838’de Üsküdar’daki “Cemeran Okulu” inşa edilerek faaliyete geçirilmiştir.

Amerikalı misyonerler, Amerikan Ermeni teşkilatlarının yardımı ve Ermeni tüccarların desteği ile Ermeni eğitim kurumlarının, Anadolu’da hızla yaygınlaşmasını sağlamayı amaçlıyorlardı. Bu yöntemle, Ermenileri Protestan mezhebine kazandırmak, siyasî nüfuz elde etmek, hem de Osmanlı topraklarına yerleşmek için Ermeni okullarını kullanmak istemişlerdi. 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında Protestan Ermeni sayısı altmış bin kadar olmuştu. Ermeni Cemaati Protestan, Gregoryan ve Katolik olmak üzere üç kısma ayrılmıştı. Amerikan misyonerleri 1834’de İstanbul Beyoğlu’nda Ermeniler için bir ilkokul açmışlardı. Ayrıca, Ermeni eğitim sistemini ilkokul, lise ve yüksek okul şeklinde yeniden düzenlemişlerdir.

Amerikalı misyonerler, Ermeni çocukları için 1834 yılında Pera’da bir Erkek Lisesi açmışlardı. Bu okulda eğitim alanında, aktif ve katılımcı eğitim yönteminin yanı sıra, çok daha gelişmiş eğitim araç gereçlerinden yararlanılmaktaydı. Pera’daki okulu model alarak, Goodell’in ilk öğrencilerinden Ermeni Papazı Der Kevork, Hasköy’de mevcudu dört yüz öğrenciyi bulan bir okul açmıştı. Bu arada Ermeni Patrikhanesi’ne bağlı Papaz Bogos Pisika, Üsküdar’da bir başka okul açmıştı. Bogos, ayrıca zengin Ermeni bankerlerden Hasköy’deki okula maddi destekte sağlamıştı.

Benzer Konular:
Osmanlı Türkiye’sinde Azınlık Okulları (19.Yüzyıl)

Prof. Dr. Remzi KILIÇ ÖZET: Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üzerinde eğemen bulunduğu Misâk-ı Milli sınırları içerisindeki ülke topraklarımız üzerinde19.yüzyılda bulunan Devamını Oku

Fatih Devri Osmanlı-Akkoyunlu İlişkileri

Prof.Dr. Remzi Kılıç Osmanlı-Akkoyunlu İlişkileri ÖZET: Osmanlı Devleti, Fatih Sultan Mehmed zamanında büyük devlet olmaya başlamıştı. İstanbul’un fethi ile Doğu Devamını Oku

Yavuz Sultan Selim Han’ın Kılıcı

Cihan padişahı Yavuz Sultan Selim Han, devamlı sade giyinirdi. Bunun sebebini de kendisi şöyle açıklamıştır: “Süslü ve şaşaalı giyinmek külfetten Devamını Oku

Sekularite Nedir?

Sekularite’yi  bir nevi laiklik ile eş anlamlı  olarak düşünenler çoğunluktadır.Aslında aralarında  önemli bir fark vardır.Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden Devamını Oku

Güncelleme tarihi: 14 Mayıs 2021

Avatar for Kerim Usta
Kerim Usta Son Yazıları (Hepsini Gör)

Yorum yapın