Yayım tarihi:

Devamı var:

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

Harput’taki Fırat Koleji için Crosby H.Wheeler; “1875 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde 140.000 dolar yardım toplandı ve buna ilaveten yerli halkta 40.000 dolar bağışta bulundu”, demektedir. 1877 yılına gelinceye kadar Harput ve çevresinde yirmi iki kilise, otuz Protestan papaz ve 5612 kişilik bir cemaat bulunuyordu. Bütün bu faaliyetler Amerikan misyonerleri tarafından yürütülmüştür.

Sonuç:
Ermeniler, 19.yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Avrupa devletleri karşısında gerilemeye başladığı fırsatını kendi lehlerine değerlendirerek, Hıristiyanlık ve Ortodoksluk özgürlüğü düşüncesiyle ciddî mesafeler almışlardır. Esasen Osmanlı ülkesindeki, her bir azınlık grubu yönlendiren Batılı Hıristiyan devletler, “eşitlik, hürriyet, adalet” sloganı ile bütün Gayri Türk ve Gayrimüslim unsurları kışkırtıyorlardı. Amaçları, Osmanlı ülkesinden koparacakları toplulukları kendilerine sözde bağımsız-sömürge yapmak ve dünya yüzeyindeki pazar paylarını artırmaktı. Ne yazık ki, yüzyıllarca barış, inanç ve ibadet özgürlüğü içerisinde yaşayan Ermeniler ve diğer toplulukların çoğu ise, bu ayrılıkçı rüzgarlara yelken açıyorlardı.

Osmanlı Devleti yönetiminde gerek Gayrimüslim, gerekse yabancılara eğitim kurumu açma imkanı verilmiş, hatta bu okulların açılması teşvik edilmiştir. Bu durum her geçen gün artarak gelinen noktada, Ermeni okullarına İstanbul ve Anadolu’da 1901-1902 yıllarında toplam 104.300 öğrenci devam etmekteydi.

Osmanlı Devleti kendi bünyesindeki Gayrimüslimlerin eğitim işlerini düzenliyor, onlara geniş bir müsamaha gösteriyordu. Cemaat eğitimi; cemaat veya millet ismi verilen ve Müslüman olmayan toplulukların sahip olduğu eğitim teşkilatı idi. Osmanlı ülkesinde yüzyıllar boyunca Gayrimüslimler, ibadet ve eğitimlerini istedikleri gibi yapıyorlardı. Bu eğitim teşkilatına dâhil her dereceden okullar, Gayrimüslim cemaatleri tarafından kurulmakta ve cemaat parasıyla işletilmekte idi. Osmanlı devleti 1856 yılından itibaren -Islahat Fermanıyla- sadece bu okulların öğretim usullerini tespit ediyor ve öğretim elemanlarını tayin ediyordu.

Osmanlıların yenileşme çabaları ve emperyalist devletlerin Hıristiyan tebaaya yönelik kışkırtıcı bir milliyetçilik propagandası bu sebeplerin başında gelir. Meselâ; “Viyana Ermeni Akademisi” ve “Ermeni Şark Dilleri Enstitüsü” matbaalarında değişik zamanlarda basılan Ermeni toplumuna dair araştırmalar da Ermeni milliyetçiliğinin tezahüründe önemli bir yere sahiptir.

Osmanlı Devleti içerisinde, Yabancı Okullar ile Gayrimüslim Okulları ortak çerçevede hareket ederek, ayrılıkçı hareketlere destek vermişlerdir. Ermeni okullarında Milliyetçilik düşüncesiyle hareket eden Ermeni gençleri, Misyonerler ile birlikte, Türk millî varlığına zararlı faaliyetleri sonucu, Osmanlı Devleti’nin yıkılışını hızlandırmışlardır. Ermeni Okulları başta olmak üzere, diğer Gayrimüslim Okulları da, Türk eğitim sisteminin modernleşmesine, Batılı ülkeler tarzında eğitim yapılmasına, müspet bilimlerin öğretim kurumlarında geliştirilmesine katkı sağlamıştır. Türkiye’de, Türk toplumunun değişimi, demokrasinin gelişmesi, kadın hakları ve eğitimde fırsat eşitliği gibi konularda yararlı etkileri olmuştur.

Amerikan Board Misyonerleri başta olmak üzere, Ermeni Milliyetçiliği Ermeni Cemaat Okulları’nda Misyonerler tarafından öğretilmiştir. Osmanlı Devleti’ni yıkmak için çoğu Yabancılar ve Misyonerler işbirliği içerisinde hareket etmişlerdir. Yüz yılı aşkın faaliyetleri sonucunda Osmanlı Devleti, diğer bazı iç ve dış değişik etkilerin de tesiriyle yıkılıp parçalanmıştır.

Lütfen Dikkat: Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz. Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.

Kerim Usta tarafından

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir