Yayım tarihi:

Devamı var:

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

1859’da Ermenilerce yapılan bir istatistiğe göre, İstanbul’da kırk iki tane Ermeni okulu ve bu okullarda toplam beş bininin üzerinde öğrenci bulunduğu belirtilmiştir. 1871’deki bir araştırmaya göre de, İstanbul’da kırk sekiz Ermeni mektebinde toplam olarak altı bin civarında öğrenci bulunmaktaydı. Yine Ermeni Maarif Komisyonu’nun 1874 yılı verilerine göre, Anadolu’da toplam 469 tane ilk ve ana mektebi, Ermeni okulu mevcut bulunuyordu. Ermeni okullarında uygulanan eğitim programında; daha çok siyasî eğitime ve beden eğitimine önem verilmiş, öğrencilerin kişisel beceri ve yeteneklerini geliştirmeleri ve hayatta kendi kendilerine yeterli olmaları amaçlanmıştı.

1893 yılı itibariyle Türkiye’de 4085 öğrenciye hizmet veren beş kolej vardı. Bunlar; 1852’de Harput’ta Fırat Koleji, 1854’de Kayseri’de Talas Koleji, 1854’de Mersin’de Tarsus Koleji, 1856’da Samsun’da Merzifon Koleji, 1863’de İstanbul Bebek’te Robert Koleji olarak açılmış eğitim kurumlarıydı. Lise düzeyinde eğitim veren bu kolejlere ilaveten, ayrıca, seksen adet orta dereceli okul bulunuyordu. Bu okulların ise on altısı yatılı kız okulları idi. İlkokul seviyesinde 530 ilkokul vardı. Toplam 624 okul’da 27400 civarında öğrenci bulunmaktaydı.

Osmanlı Devleti üzerinde emperyalist emelleri olan her devlet, Türkiye’de bir azınlık cemaatini âdeta himaye altına alarak onları kendi maksatları doğrultusunda kullanıyorlardı. Azınlık unsurlara çeşitli vaatlerde bulunarak istismâr ediyorlardı. Bu acı gerçeği gören Osmanlı padişahları ve devlet adamları, zaman zaman bunları durdurmaya, etkisiz hale getirmeye çalışıyorlardı. Yabancı Okulları ile Azınlık Cemaat Okulları’nın müşterek hareketleri gösteriyor ki, Osmanlı ülkesinde yaşayan Gayrimüslimler kendilerine tanınmış olan hak ve hürriyetlerini olumsuz yönde kullanmışlardır.

Amerikan Board Misyonerleri, Yahudilerle ilgilenmeyi de ihmâl etmemişlerdi. Yahudilerin Osmanlı Devleti’ndeki durumu incelendikten sonra, Yahudiler arasında Protestanlığı yayma çabaları başlatılmıştı. Dinî amaçlara ulaşılmamasına rağmen, İstanbul’daki Yahudi okullarında okutulmak üzere bir imlâ kılavuzu ve bir de İbrânice gramer kitabı hazırlanmıştı. Ayrıca Emeniler ve Rumlar için yazılmış bir aritmetik kitabı, coğrafya ve İncil Tarihi, Yahudiler için de uyarlanmıştı.

Selânik’te 1849 yılında Yahûdiler için bir misyoner istasyonu açılmış, fakat şehirde sıtma hastalığının yaygın olması sebebiyle üç yıl sonra, Selânik’te bulunan misyonerler, İzmir’e gelmişlerdi. Amerikan Board personelinin sayıca yetersiz oluşu, ayrıca Yahudilerin misyoner eğitimine itibar etmemelerinden dolayı, Yahudilere yönelik misyoner faaliyetlerine 1856 yılında son verilmişti.

Lütfen Dikkat: Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz. Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.

Kerim Usta tarafından

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir