Birinci Dünya Savaşında Gaz Maskeli Hayvanlar (15 fotograf)

Birinci Dünya Savaşında  milyonlarca insan haricinde atlar ve köpekler de dahil olmak üzere bir çok hayvan öldü. Hayvanlar askerlerin sadık dostlarıydı ve savaş alanlarında onlara yardım etti. Ayrıca doktorlar tarafından uyuşturucu ve ekipman taşımak için kullanıldılar. Bununla birlikte, o yıllarda kimyasal silahların oldukça sık kullanıldığını hatırlamakta fayda var. Bu nedenle, çeşitli gaz maskeleri kullanmak gerekiyordu. Ancak askerler sadece kendilerini değil, aynı zamanda ortakları olan köpekleride savundular. Bugün, gaz maskeli bir kişiyi görmek şaşırtıcı değil. Ancak eski gaz maskelerindeki insanlar ve  hayvanlar oldukça korkunç görünüyor.

Birinci Dünya Savaşında Gaz Maskeli Hayvanlar (15 fotograf)

Bir Parça Ekmeği Bölüşeceğiz- Orhan Afacan

Bir Parça Ekmeği Bölüşeceğiz- Orhan Afacan
Bir parça ekmeği bölüşeceğiz,
Komşuların açken tok yatamazsın,
Parçalanmayıp, bütünleşeceğiz,
Belayı başından tek atamazsın.

Kara borsa, fahiş fiyat ne demek!
Hakkınmıdır böyle kazancı yemek!
Yaşamak haliyle, sosyal bir emek,
Belayı başından tek atamazsın.

Türk Mitolojisi- Maaday Kara Destanı

Türk Mitolojisi- Maaday Kara Destanı
Yaşlı bahadır Maaday-Kara’nın ülkesinde refah ve huzur içerisindeki yaşamaktadır. Çok sayıda halkı, mal-davarı ve yılkısı vardır. Ay altında yay gibi uzanan kuzey ormanlarına “ata” diyen, güneş altında yay gibi uzanan kuzey ormanlarına ‘ana’ diyen Maaday-Kara’nın ülkesinde kışın kar yağmaz, yazın ise sağanak yağmur bulunmaz. Bu haliyle Maaday-Kara’nın memleketinde sulh ve sükûn hüküm sürmektedir. Bu refah ve huzurun simgesi olarak Maaday-Kara ülkesinde Ulu Tanrı Üç-Kurbustan tarafından yaratılmış olan ölümsüz ağaç (demir kavak) vardır. Bu ölçüme gelmez devasa ağacın ortadaki dalları üzerinde iki benzer kara kartal tünemekte ve düşman bahadırın gelme ihtimali olan yolu beklemektedir Ağacın altında zincire vurulmuş Azar ile Kazar adlı

Türklerin kullandığı Alfabeler

Tarih boyunca farklı yerlerde, farklı isim ve topluluklar ile devletler kurmuş olan Türkler yine tarih boyunca 5 farklı alfabe kullanmışlardır. Bunlar sırayla ;

Göktürk Alfabesi

Göktürk Alfabeleri

Göktürk Alfabesi, 4’ü sesli olmak üzere 38 harf içermektedir. Sağdan sola doğru yazılan bu alfabeyi Göktürkler, Hunlar, Kırgızlar ve birçok Türk Kavmi tarafından kullanmıştır. Orhun yazıtlarında kullanıldığı için Orhun

Deli Fettah’ın Ağıdı

Deli Fettah'ın Ağıdı

Akşamın alaca karanlığı. Etrafta derin bir sessizlik. Dingin bir zaman.Birden bir acı feryat yankılandı Berit Dağında: “Ah anaammm, ah anaammm, anaaamm!” diye vadileri yırttı gitti bir haykırış.
Çadırın içinde, yatağının üstünde dikiliyordu Deli Fettah. Bir yiğit ki sormayın gitsin. Civan gibi boylu boslu, göğsü kurt göğsü, geniş. Namı vardı civarda.
Düşmanları çadıra kadar sokulmuş, köpeklere ekmek atıp susturmuşlardı. Ellerinde mavzerler zamanı kollamışlar ve ateş etmişlerdi. “Ah anaaamm!” feryatlarından sonra yatağının üstüne çam gibi devrildi. Sol böğründen girmişti kurşun, bir de göğsünden. Yayladan yaylaya, koymaktan koyağa yankılandı silah sesleri. Acı haber Karabacaklı

Şair İbrahim Tennûrî Hakkında Bilgi

Şair Şeyhî Hakkında Bilgi

Akşemseddin’in öğrencilerinden olan İbrahim Tennûrî Fatih devrinde yaşamış bir tekke şairidir. Doğum tarihi ve doğum yeri tam olarak bilinmemektedir. Fakat Sivas’ta veya Amasya’da dünyaya geldiği söylenmektedir. Bunun sebebi büyük bir ihtimalle Babası Sarrafoğlu’nun Hüseyin Sivas’lı, annesinin ise Amasyalı olmasıdır.

İbrâhim Tennûrî aile çevresinde başladığı öğrenimine Konya’da devam etti. Müderris Sarı Yâkub Efendi’den icâzet aldıktan sonra Kayseri’ye giderek bir süre Huand (Hunda) Hatun Medresesi’nde müderrislik yaptı. Bu yıllarda tasavvufa yönelen İbrâhim kendisine mânevî ilimleri öğretecek bir mürşid aramaya başladı. Önceleri Safeviyye

Evde Kal Şiiri (Terekeme Ağzı)- Kısıklı

Evde Kal Şiiri (Terekeme Ağzı)- Kısıklı

Bürüyüfdü katil virüs dünyayı
Bilersenki hele yoğdu dermanı
Devlet size tanıyacak imkanı
Ağrın alem üşçe hafta EVDE kal

Sabır ele bu cihana bak hele
İyi oku camda görsen tabele
Kıra çıkıf goyma bizi engele
Ağrın alem üşçe HAFTA evde kal

Gönül Şiiri- Mestan Karabacak

Gönül Şiiri- Mestan Karabacak
Aldırma be gönül hayat bu işte
Yaşarsan coşkuyla yaşa da aç git
Hak vaki olursa bakma geriye
Bu fani dünyayı boşa da geç git.

Hayıflanma geçen güne bakarak
Zarar verme, mamureyi yıkarak
Kartal gibi zirvelere çıkarak
Vurmadan kanadın taşa da uç git.

Eski Türk Mitolojisinde At ve Ata Verilen Önem

Eski Türk Mitolojisinde At ve Ata Verilen Önem

At eski Türk dünyasında özellikle insanın ayrılmaz dostu olarak özel bir kişiliğe sahiptir. O dönemde özellikle gök tanrı (Tengri) için kurban hayvanı olarak kabul ediliyordu. Bu hayvanın gök kökenli olduğu veya göğe benzediği yolundaki düşünce, henüz milâttan önceki dönemde bile bozkırlarda yaygın olan bir inanç olsa gerek. Dolayısıyla, bu inancın Türklerde var olması gayet muhtemeldir. 12 Hayvanlı Takvimde at ayı haziran ayına, başka bir deyişle yaz gündönümünün olduğu aya, yani güneşin en yüksek noktada bulunduğu zamana karşılık gelir. Kutadgu

Virüse Yenilme Yaşamayı Seç- Orhan Afacan

Virüse Yenilme Yaşamayı Seç- Orhan Afacan

Evinde,İşinde kurallara uy,
Virüse yenilme taarruza geç,
Galibiyet sevincini şöyle duy,
Virüse yenilme yaşamayı seç.

Topluluk olan yerlerden uzak dur,
Temassızlık salgına doğal bir sur,
Böylece virüse sende tuzak kur,
Virüse yenilme yaşamayı seç.