Komik Resimler Arşivi 1(14 Fotograf)

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 25 Şubat 2019 Kerim Usta

Komik resimleri çok seviyorum.Bu nedenle komik resimleri ara ara yayımlayacağım ama karışmasın diye artık her konuya bir numara vereceğim.Bu konu 1 olsun 🙂

Komik Resimler Arşivi 1(14 Fotograf)

Bamsı Beyrek Destanı

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 10 Mayıs 2020 Kerim Usta

Bamsı Beyrek Destanı

BAMSI BEYREK DESTANI
kam pürenin oğlu bamsı beyrek destanını beyan eder hanım hey
KAM Gön oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Kara yerin üstüne ak otağını diktirmişti. Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti. İç Oğuz, Dış Oğuz beyleri Bayındır Han’ın sohbetine toplanmıştı. Pay Püre Bey de Bayındır Han’ın sohbetine gelmişti.

Bayındır Han’ın karşısında Kara Göne oğlu Kara Budak yaya dayanıp durmuştu. Sağ yanında Kazan oğlu Uruz durmuştu. Sol yanında Kazılık Koca oğlu Bey Yigenek durmuştu. Pay Püre Bey bunları gördüğünde ah eyledi, basından aklı gitti, mendilini aldı, böğüre böğüre ağladı.

Kış Lastiği Uygulaması Başlıyor

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 8 Ocak 2019 Kerim Usta

Kış Lastiği Uygulaması Başlıyor

Kış lastiği uygulaması 1 Aralık 2016 tarihinde başlıyor. Uygulama 1 Nisan 2017 tarihinde sona erecek.Uymayana 602 TL ceza…Uygulamada araçlarda kayma oranı azalacak,buna bağlı olarak kaza riskini minumuma indirecek.Kış lastiklerini diğer lastiklerden ayıran en önemli fark, kışın özellikle kar yağışı ve sıcaklığın düştüğü havalarda aracın yola tutunmasını artırması, aşırı buzlanma olmadığı sürece aracın kar üzerinde yol almasına ve daha emniyetli durmasına olanak vermesidir. Bu lastikler, daha yumuşak

Sultan Sencer Kimdir?

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 27 Aralık 2019 Kerim Usta

Sultan Sencer Kimdir?

Ahmed Sencer veya Sultan Sencer ya da Muizzeddin Ahmed Sencer (1086 – 1157), 1097-1118 tarihleri arası Horasan Selçuklu Sultanı, 1118-1157 döneminde Büyük Selçuklu Sultanı.Sultan olmadan önce

Melikşah’ın oğludur. Babasının bir seferi sırasında, 1086 yılında Sincar’da doğdu. Babası öldüğünde 1092’de henüz küçüktü. Melikşah’ın ölmesi ile Büyük Selçuklu Devleti bir anarşi içine girdi. Melihşah’ın eşi Terken Hatun, Melikşah’ın kücük yaştaki oğlu ve Sencer’in kardeşi I. Mahmud’un sultanlığını ilan etti. Melihşah’ın büyük oğlu

Kızılay’ın Kuruluşu ve Tarihçesi

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 26 Mayıs 2020 Kerim Usta

Kızılay’ın Huruluşu ve Tarihçesi

Kızılay’ın kuruluşu ve tarihçesi
Kızılay nedir diye baktığımızda Kızılay yardım kuruluşudur diye tek bir cümleyle cevap verebiliyor olsak da, Kızılay’ın hem tarihi geçmişi hem de sorumlu olduğu görevler kendisini çok özel bir yerde tutmaktadır.

Bu kuruluş günümüzde “Türkiye Kızılay Derneği” ismiyle; hem savaş durumunda hem barış zamanında hem de milletlerarası süregelen yardımlaşma süreçlerinde faaliyet gösterebilen oldukça geniş kapsamlı bir yardım kuruluşu statüsündedir.

Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu’nun Duası

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 13 Ekim 2019 Kerim Usta

Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu'nun Duası

Ya RAB,

Kulluğumıuzu şu kelimeyle ilan ediyoruz; Estağfirullah, Estağfirullah, sümme estağfiruulah

İmanımızı da şu kelimeyle yeniliyoruz; Eşhedü en laiLAHE ilLALLAH ve eşhedü enne Muhammeden Abdühü ve Rasulühü.

Ya RABBi! Yaratılışımızın gayesi; ubudiyettir. Ve ubudiyet o dur ki, biz, fatır-ı Zülcelâlin dergah-ı rahmetinden affımızı talep ediyoruz yani; Estağfirullah ve Sübhanallah ile kusurumuzu, Hasbünallah ve Elhamdülillah ile

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 26 Mayıs 2020 Kerim Usta

Seyyid Abdülhakîm Arvâsî

Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ve Türkiye’nin ilk yıllarında yaşamıştır. Seyyid ve Hüseyin kolundandır. Moğol istilâsı sebebiyle Irak’tan Doğu Anadolu’ya yerleşmiş ve çok sayıda âlim yetiştirmiş bir aileye mensuptur. Halife Mustafa Efendi’nin oğludur. 1860’ta o zaman Hakkâri vilâyetinin merkezi olan ve şimdi Van’a

Ya Deyyan

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 27 Mayıs 2020 Kerim Usta

Ya Deyyan

Gece senli benli olmanın ifadesidir aslında.
Gecenin yarısından sonra “Ya Deyyan (c.c)…..” diyerek iste… Gecenin sessizliğinde seccadenin üzerinde yaşlı gözlerle “Ya Deyyan “de başla sözlere, dök içini alemlerin Rabb’ı olan Allah’a ve iste her ne ihtiyacın varsa Deyyan olan Allah’tan… Derdini, kederini, sevincini, ümitlerini, anlat “Ya Deyyan (c.c)…” diyerek… Görmesin seni hiç kimse, duymasın sesini kimseler, şeytan duymasın duanı, melekler bile duymasın gecenin bir yarısı sadece Sen ve duan “Ya Deyyan…”

II. Abdülhamid Han ve Pasteur

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

II. Abdülhamid Han ve Pasteur

II. ABDÜLHAMİD HAN VE PASTEUR
II. Abdülhamid Han’a yönelik akıl almaz iftiralar atan güruha, cevap vermeye devam etmek istiyorum. Yaklaşık iki hafta önce kaleme aldığım “Abdülhamîd Hân-ı Sânî” yazımda, Ulu Hakan’a yönelik mesnetsiz ve yakışıksız karalamalara, onun yaptığı hizmetler ve açtığı çığırlar penceresinden bakmaya çalıştık. Bu yazımda ise daha öznel bir meseleyi ele almak istiyorum.

Malumumuzdur ki, her türlü teknik gelişmeyi dikkatle takip eden Sultan Abdülhamid Han, tıbbî sahadaki araştırma ve gelişmelerle de yakînen ilgileniyor, buna ayrı bir önem atfediyordu. Bu konuda Said Naim Duhânî,
birkaç kelâm etmiş ve bir yazı da kaleme almıştır. Bu arada, Said N. Duhânî, Osmanlı hariciye nâzırlarından ve bir vakitler de Paris sefirliği yapmış Naum Paşa’nın oğludur.
Said N. Duhânî, Abdülhamid Han ile Mikrobiyolog ve Kimyager Pasteur arasında vukû bulan bir hâdiseyi ve
takiben diğer anekdotlar aktarımında şunları dile getiriyor:
Rum-Ortodoks bir Osmanlı olan Ferik Dr. Zoeros Paşa (kuduz aşısı çalışmalarıyla tanınan Osmanlı hekim) II.

Sultan Alparslan’ın Vefatı

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 26 Mayıs 2020 Kerim Usta

Sultan Alparslan’ın Vefatı

SULTAN ALPARSLAN’IN VEFATI…
Sultan Alparslan, Malazgirt zaferinden sonra 1072 senesinde çok sayıda atlı ile Maveraünnehr’e doğru sefere çıktı. Türkleri bir bayrak altında toplamak istiyordu. Ordunun başında Buhara’ya yaklaştı. Amuderya nehri üzerinde bulunan Hana kalesini muhasara etti. Kale komutanı, batıni sapık fırkasına mensup Yusuf el-Harezmi, kalenin fazla dayanamayacağını anladı ve teslim olacağını bildirdi. Hain Yusuf, Alparslan’ın huzuruna çıkarıldığı sırada Sultan’a hücum edip, hançer ile yaraladı. Yusuf’u derhal öldürdüler.
Fakat Sultan Alparslan da aldığı yaralardan kurtulamadı. Dördüncü günü, 25 Kasım 1072 tarihinde; “Her ne zaman düşman üzerine azmetsem, Allahü tealaya sığınır, O’ndan yardım isterdim. Dün bir tepe üzerine çıktığımda, askerimin çokluğundan, ordumun büyüklüğünden bana, ayağımın altındaki dağ sallanıyor gibi geldi. “Ben, dünyanın hükümdarıyım. Bana kim galip gelebilir?” diye bir düşünce kalbime geldi. İşte bunun neticesi

 

olarak, cenab-ı Hak, aciz bir kulu ile beni cezalandırdı. Kalbimden geçen bu düşünceden ve daha önce işlemiş olduğum hata ve kusurlarımdan dolayı Allahü tealadan af diliyor, tövbe ediyorum. La ilahe illallah Muhammedün resulullah!…” diyerek şehid oldu. Tahran yakınlarındaki Rey şehrine defnedildi. Yerine oğlu Melikşah geçti.