Şor Türkleri

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

Şor Türkleri

Şor Türkleri günümüzde Rusya’nın Kemerovo Oblastı’nda yaşayan Türk bir boyudur. Eskiden Kemerova bölgesinin adı Şor Türklerinin ülkesi anlamında Şorya idi. Rusların Şor Türklerini yok etmek için uğraşları neticesi Şorya’nın adı değiştirildi.

Şorların nüfusu 2010 nüfus sayımı sonuçlarına göre 12 bin 88 kişidir. 2002 yılında 13.975 olan Şor nüfusu son nüfus sayımına göre gerilemiş görünmektedir.

Şorların dili Şor Türkçesi veya Şorca adı verilen Türkçedir. Ruslar tarafından uygulanan sistemli asimilasyon politikaları sonucu bugün ana dilini bilen Şor sayısı 900 kişiden ibarettir.

19. yüzyılın ortalarında Radloff tarafından “kızak” anlamına gelen Şor adıyla anılmış ve bu ad daha sonraki dönemlerde yaygınlaşmıştır. Şorlar kendilerine Şor Kiji ya da Tadar Kiji derler.

Daha önceleri Şaman olan Şorların önemli bir kısmı, 19. yüzyılda Ruslar tarafından Hristiyanlaştırılmıştır.

Hun, Göktürk, hatta Moğolların ,demir bir dağın ardına saklanıp kalabalıklaşan sonra o dağı eritip çıktıklarını anlatan Ergenekon ve türeyiş efsanelerinde adı geçen demir dağın Şor Türklerinin yaşadığı coğrafi bölge olduğu sanılmaktadır.

Osmanlı Devleti ve Eyaletler

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

Osmanlı Devleti ve Eyaletler

Osmanlı Devleti’nin idari taksimat bakımından en büyük ünitesi eyaletlerdir. Osmanlı Ülkesi,beylerbeyilik,eyalet ve vilayet olarak adlandırılan büyük idari ünitelere ayrılmış ve bu üniteler ise ,sancak ve livalara bölünmüştür.Liva ve sancakları mutasarrıf yöneterdi.Eyaletler önceleri beylerbeyiler,daha sonraları hem beylerbeyi hem vezirler idaresinde bulunurdu. Beylerbeyi ve vezirler valilerden çok daha yetkili idiler.Eyalet valileri mülki memurlar da değillerdi.Eyalet valilerine Emiru’l Umera da denilirdi.Eyalet sancaklardan meydana gelirdi.

Eyalet,kelime olarak “iyala” yani hükmetmek anlamına gelmektedir.Selçuklular devrinden itibaren kullanılmıştır.Osmanlı Devlet’nde 16.Yüzyılda “eylalet”özel

Kazım Karabekir Paşa Kimdir?

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

Kazım Karabekir Paşa Kimdir?

Kurtuluş Savaşı komutanlarından asıl adı Musa Kazım Karabekir 23 Temmuz 1882 yılında İstanbul’un Kocamustafapaşa semtinde Dünyaya gelmiştir. 26 Ocak 1939 Yılında 66 yaşında hayata gözlerini yummuştur.
Karamanlı Mehmet Emin Paşa’nın oğlu olan Kazım Karabekir Paşa aslen Karaman’ın Gaferriyat ya da yeni adı ile Kazımkarabekir İlçesindendir.Annesi ise Hacı Havva Hanımdır.

Botoks Caiz mi?

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 27 Mayıs 2020 Kerim Usta

Botoks Caiz mi?

Sual: Kadınların botoks yaptırmaları caiz midir? Botoks, yüzündeki kırışıkları gidermek, daha genç görünüm vermek için yapılan bir estetik ameliyattır.
CEVAP
Kozmetik kitaplarında diyor ki:
Botoks, Clostridium botulinum adlı bakteri tarafından salgılanan bir proteindir. Bu madde sinirlerden kaslara

Atatürk’ün İslam Hakkında Görüşleri

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 8 Mayıs 2020 Kerim Usta

* (1930)Din vardır ve gereklidir.Din gerekli bir kurumdur.Dinsiz ulusların yaşamasına imkan yoktur.Yalnız şurası var ki din,Tanrı ile kul arasında ki bağlılıktır.
* (1923)Ulusumuz din ve dil gibi güçlü iki erdeme sahiptir.Bu erdemleri hiç bir güç ulusumuzun yürek ve vicdanından çekip alamamıştır.

Bu Sözler Çok Manidar

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 23 Mart 2019 Kerim Usta

Bu Sözler Çok Manidar

1 – Çin Atasözü
Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür…

2 – (Söz Sahibi Bilinmiyor)
Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer… Nehir asla durmaz…

3 – Edward de Bono
Yarının bugünden daha iyi olacağı ümidiyle yetinmek yerine, hemen bugün yarın uyandığımızda kendimizi önceki günden biraz daha iyi hissetmemizi sağlayacak bir şeyler yapabiliriz.

4 – Voltaire
Uzun bir tartışma her iki tarafında haksız olduğunun delilidir.

5 – Epictetus
Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bu günden başlamıyorsun?

6 – Miguel de Cervantes
Kalem aklın dilidir.

7 – Jean Paul Sartre
İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir.

8 – Jean Baptiste Racine
Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar.

Aspirin Hakkında

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 8 Ekim 2019 Kerim Usta

Aspirin Hakkında

Aspirinin icadını kim yaptı?

Aspirin ilacı, ilk olarak 1897’de kimyager Felix Hoffman tarafından icat edilmiştir. Tabi bu icadın bir anda ortaya çıkmadığı da tahmin edilebilir bir gerçek. Hoffman’ın babası o dönemlerde ciddi romatizmal rahatsızlıklarla savaşmaktadır. Ve Hoffman da babasının bu rahatsızlığını tedavi etmek amaçlı pek çok araştırma ve deney yapar. O dönemlerde halk arasında bu tip rahatsızlıkların ve ağrıların atlatılması için kullanılan salisilik asitler, söğüt

İşkolikmisiniz?

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 23 Mart 2019 Kerim Usta

İşkolikmisiniz?

İşkolik ne demektir?

Bir kişinin çalışmayı ”hayat mottosu” haline getirmesi ve bütün yaşamsal aktivitelerini ikinci plana atarak sürekli işi üzerine bir şeyler yapmasına toplum arasında işkoliklik diyoruz. Bu tip bireyler tek bir an boş durmadan sürekli çalışmak isteği içerisindedirler. Hayatlarından ”boş vakit” diye bir kavramı çıkartıp 7/24 işlerinin üzerine yoğunlaşan, ailesel ve sosyal yaşantılarını bir kenara bırakan işkolikler, çalışmadıkları bir süreç geçirirlerse

Karaman’lı Aşık Kenzi

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 8 Mayıs 2020 Kerim Usta

Karaman'lı Aşık Kenzi

Doğum yılı hakkında bilgi olmamakla birlikte,Sayın D.Ali Gülcan 1884 yılında öldüğünü bildirmiştir.Değerli Prof.Dr. Saim Sakaoğlu ise araştırmalarında Sayın D.Ali Gülcan’ın kaynağını  tahmini olarak “Konya Vilayeti Halkıyyat ve Harsıyyatı”  adlı defterde olduğunu belirtmektedir.Bu kaynakta Tahminen Kenzi Hakkında  aşağıdakiler yazılıdır.

“Karamanlıdır.Yaşadığı devrin en iyi şairiydi.Elinde sazıyla memleket memleket dolaşır ve aşıklarla daimi sürette temas ederdi.Kısa boylu nazik bir adamdı.sarıklı gezerdi.Karaman Kaymakamı Abdullah Bey’in himayesine mazhar olmuştu.Okur yazar değildi,fakat kulaktan intikal eden menkıbeleri,hikayeleri söylemekte mahirdi.Tahminen 1330 senesinde vefaat eyledi.Şu şiirler kendisininidir.”

Karaman’lı Aşık Gufrani ve Eserleri

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 8 Mayıs 2020 Kerim Usta

1

Aşık Gufrani(1864-1926)

Karaman’a bağlı Başkışla köyünde 1864 yılında dünyaya gelen Gufrani’nin asıl adı Durmuş Ali’dir. Babası köyün ağalarından, Ferhat oğullarından Mehmet Ali Ağa’dır. İlkokul tahsilini , köyündeki “Sıbyan Mektebi’nde” yapmıştır.

1879 yılında Gufrani 15 yaşındadır.O yıl kış mevsimidir ve gece başlayan kar,gece yarısına kadar yağmıştır. Kar dindikten sonra her tarafı kaplayınca dolunayın ışığ ile ortalık sabah gibi aydınlanır.Gufrani bir ara uykusundan uyanır ve pencereden dışarı bakınca sabah olduğunu sanarak elbisesini giyerek okulun yolunu tutar.Kapıyı açıp içeri girdiğinde öğretmenin makamında üç hocanın oturduğunu görür.Hocalar Gufraniye yanlarına gelmesini söylerler.Gufrani yanlarına yaklaşınca hocanın birisi diğer hocaya;

-Doldur ver; der…