Dendan ve Seğirdim Yeri Nedir?

Dendan ve Seğirdim Yeri Nedir? Dendan Kalelerde askerlerin beden ve burçlar üzerinde sığındıkları yerlere denir.Buralar  genellikle diş gibi sıralı halde oldukları için Farsça (Diş) anlamında olan Dendan denilmiştir.Buralardan düşmanlara ok,tüfek,top atarlardı.Kızgın yağları ise dendanlarda değil kalede açılan küçük pencerelerden askerlerin üzerine dökerek  haşlarlardı.Bu pencereleri Dendan ile karıştırmamak lazım… Bunlara en güzel örnek günümüze kadar gelebilen  İstanbul Surların da ki dendan’lar gösterilebilir.Türkiye ‘de bulunan bir çok kalede dendanlar günümüze kadar gelebilmiştir. Fakat bir çoğu ya bakımsızlıktan ya da restrasyon yapılırken yok edildiler.Buna örnek olarak verebileceğimiz Karaman kalesi’nde de bir zamanlar dendanlar mevcuttu… Daha sonra üst zemin düzeltmesi veya restore edelim derken dümdüz hale getirildi.

Kanuni Zamanında Karaman’da ki Mahalleler

Kanuni zamanında Karaman’da bulunan mahallelerden hala günümüze kadar değişmeden gelenler var.Mahalleler aşağıdadır.

* Faruk
* Dahhak
* Hatip
* Sekizçeşme (Sekiçeşme)
* Şeyhler
* Külhan
* Ömer Hoca
* Ali Şahne (Alişahane)

Üstad Yaşar Kemal Artık Gönüllerde…

Üstad Yaşar Kemal Artık Gönüllerde...

Yazarların da  ustası vardır.O ustalardan biri olan Yaşar Kemal’i de kaybettik…Kendisine Allahtan rahmet sevenlerine ve ailesine başsağlığı dilerim.

Hocalı Katliamı ve Karabağ Sorunu

Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azeri sivillerin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde katledilmesi olayı.

“Memorial” İnsan Hakları Savunma Merkezi[, İnsan Hakları İzleme Örgütü], The New York Times gazetesi[ ve Time dergisine] göre katliam, Ermenistan’ın[ ve 366. Motorize Piyade Alayı’nın] desteğindeki Ermeni güçleri] tarafından gerçekleştirilmiştir.] Ayrıca, Karabağ Savaşında Ermeni kuvvetlere komutanlık yapmış bugünkü

Rebap Nedir?Rebap Hakkında Bilgi

Rebap Nedir?Rebap Hakkında Bilgi

Rebap Türkiye, İran, Arabistan, Kuzey Afrika, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Cava gibi ülkelerde çeşitli benzer biçimleri olan mızraplı ya da yaylı çalgıların ortak adıdır. Bunların bazıları hem yayla hem de mızrapla çalınabilme özelliğine sahiptir. Tam olarak ortaya çıkış tarihi bilinmemekle beraber Evliya çelebi ünlü seyahatnamesinde rebabın Süleyman Peygamber huzurunda çalındığını yazmıştır. Bu inanç; rebabın eskiliğini İ.Ö 3800 lerin Sümer topluluğuna kadar götürür. Yine Evliya Çelebi Hz.Muhammed’in ilk eşi Hz.Hatice ile evlenmesinden bahsederken

İster Dağda İster Plajda Her Ortama Uygun Ayakkabı TakaTuka.com’da!

TakaTuka Ana Sayfa

Online alışverişin vazgeçilmez olduğu günümüzde, hızlı, sorunsuz ve güveli alışveriş büyük önem taşıyor. Özellikle tüm kıyafetlerimizin vazgeçilmezi ayakkabılarımız için bu gereklilik daha da önem kazanıyor. Türkiye’de pek çok site online ayakkabı sektöründe faaliyet gösterse de bunlardan çok azı sunduğu hizmet kalitesiyle ön plana çıkıyor. İşte bu siteler arasında ayakkabı alışverişini kolay, güvenli ve eğlenceli hale getiren sitelerin başında ise TakaTuka.com yer alıyor.

A’dan Z’ye Çin Ata Sözleri

A'dan Z'ye Çin Ata Sözleri

Açlık yemekle, bilgisizlik okumakla giderilir.
Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.
Ağaç yıkılınca perde olmaz.
Akan su asla kokmaz, kapı menteşesi paslanmaz.
Akıllı adam deliyi azarlamaz.
Akıllı bir adam yalnız kendi tecrübelerinden, çok akıllı bir adam başkalarının da tecrübelerinden yararlanır.

Denizden Gelen Lezzet

Denizden Gelen Lezzet

Hangi ot ve baharat hangi balıkla gider?
Baharatların büyük bir kısmının üretim yeri uzak doğudur. Çin’de, Hindistan’da ve Güneydoğu Asya’da üretilen baharatlar uzun yıllar boyu “İpek Yolu” diye bildiğimiz, ülkemizden geçen ticaret yolu ile ve kervanlarla Avrupa’ya taşınmıştır. Bu transit ticaret nedeniyle ülkemiz insanı da baharatlarla tanışmış ve bunları, uzakdoğu kadar

Bilgisayarın Tarihi

Bilgisayarın Tarihi

Hiç birşey bilgisayardan daha fazla modern yaşamı etkilememiştir. Daha iyi veya daha kötü bilgisayarlar yaşamımızı etkilemekte, hesaplama işlevinin dışında, süpermarkette ürünlerin scan edilmeseinden fatura hesaplamasına ve stok kontrolüne, ATM mekineleri ile bankacılık işlemleri yapabilme dahil olmak üzere, günümüzde çok değişik alanlarda toplumun her kesimine hizmet vermektedir. Bilgisayarların yaşamımız üzerindeki etkisini ve gelecekte yaşamımızda yapacağı etkileri anlamak ve takdir etmek için, geçirdiği aşamaları görmek gerekir. 1945 yılında A.B.D. Hükümeti tarafından yayınlanan bir raporla düzenlenmiş olan bilgisayarların temel spesifikasyonları günümüzde de hala yaygın bir şekilde takip edilmektedir. O zamandan günümüze kadar meydana gelen yenilik ve değişiklikler iki kategoride toplanabilir:

İbn-i Bibi’ye Göre Karaman’lılar

İbn-i Bibi'ye Göre Karaman'lılarAsıl adı Nasreddin Hüseyin bin Muhammed olan 18.yüzyıl sonlarında yaşamış olan İran’lı tarihçi ve yazar  İbn-i Bibi (Karamanlıların Türemesi ve Cimri’nini Selçuk Tahtına  çıkması) bendinde Karaman’lılardan şöyle bahseder:

“Babaları Kamer-üd-dün İli adı ile tanınmış bulunana Ermenistan Vilayeti dağlarından Larende’ye kömür taşıyarak çoluk çocuğunun yiyeceğini tedarik etmekle geçinen kömürcü Türkmenlerinden biri olan Karaman, 640 yılındaki Baycu karışıklıklarından  fırsattan istifade ederek bütün oymağıyla çapulculuğa ve yol kesiciliğine başlamıştı.Bu yüzden piyade iken süvari oldu.Sultan izz-ed-din Keykavus II.memleketten ayrı düştükten ve Selçuk diyarının her iki parçası Sultan Rükn-ed-din,Karaman’ı itaat altına çağırdı.Ona beylik verdi.Karaman’a mal ve servet peyda etti.Zenginliği artınca kendisinin ve kardeşi Bunsuz’un kafalarında kötü düşünceler yer buldu.Her ne kadar saltanat makamına baş eğmek zorunda iseler de yol kesicilikten geri durmadılar.Sultan Rükn-ed-din bunlara son derce kızgınlığı nedeniyle ceza vermek istiyordu.Fakat evlerinin Ermenistan içinde bulunmasından ve isyan etmelerinden  çekindiği için yapamıyordu.Karaman öldükten sonra kardeşi Bunsuz ,Rükn-ed-din’in Candarlar emiri olmuş,salatanat dergahına yerleşmişti.Bir müddet sonra Rükn-ed-din Bunsuz’u hapsettirdi.Karaman’ın henüz küçük olan oğullarını Konya’da Kevele Kalesi’ne aldırdı.Sultanın ölümü sonrası kendi evlerine götürdüler”