En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

Devamı var:

XIX. Yüzyıl’da Osmanlı’da Ermeni Okulları:
XIX. Yüzyıl’da Osmanlı devleti bünyesinde her kademede olduğu gibi, eğitim kurumlarında da çöküş işaretleri başlayınca, Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler, Anadolu şehirlerinde gerçek anlamda birer eğitim öğretim seferberliğine girmişlerdi. Osmanlı Türkiyesi diyebileceğimiz Anadolu coğrafyasında, açılmış olan gayr-i müslim okullarını yabancılar tarafından açılmış olan okullardan ayrı mütalaa etmek hayli zordur. Çünkü gayr-i müslimler kendi irade ve istekleriyle yabancılarla işbirliği yapmışlardı. Nitekim yabancıların emperyalist arzularla, misyonerlik yoluyla faaliyet gösterdikleri Türkiye toprakları üzerinde kurduğu okullarda, azınlıklar da yabancılara öğrenci, din adamı gibi, konularda destek vermişlerdir.

Ermeni azınlığın Osmanlı yönetiminde, eğitim alanındaki teşkilatlanması, XVIII. yüzyılın sonlarında başlamıştı. Bundan önce Ermeni okulları varsa da ancak, Türkiye’nin bazı bölgelerinde dağınık halde bulunuyorlardı. Kapalı cemaat şeklinde kendi çevrelerinde dil ve din eğitimi ve öğretimi faaliyetleri içerisindeydiler. 1831 yılı Haziran ayında William Goodell ve ailesi, Amerikan Board misyonerleri tarafından Malta’dan İstanbul’a getirilerek yerleştirilmişti. Goodell, İstanbul’un Büyükdere’de bir eve oturmuş, Türkçe ve Arapça’yı mükemmel bir surette öğrenmiş bulunuyordu. Ermeniler arasında misyonerlik faaliyeti ile görevlendirildiği için yanında, Ermeni alfabesiyle Türkçe yazılmış bir İncil bulunuyordu. Goodell, bunu Protestanlığa yakın ilgi duyan iki Ermeni papazıyla birlikte Beyrut’ta hazırlamıştı. Bu İncil’in kopyaları kırk yıl boyunca çoğaltılarak dağıtılmış ve Ermeniler dinî bilgilerini bu kitaptan öğrenmişlerdi.

Ermeni okulları konusunu inceleyen Azadyon’a göre, 1790 yılına gelinceye kadar Osmanlı devleti içinde, okul niteliği taşıyan bir Ermeni kurumuna rastlanmamıştır. Ancak, Rahip Mateos, Kumkapı Ermeni Kilisesi’nde Ermeni çocuklarına ve gençlerine ders verdiğini belirtmektedir. Tespitlerimize göre ilk resmi Ermeni Okulu, 1790’da Şinork Mığırdıç ve Amira Miricinyan tarafından Galata’da izin alınmak suretiyle açılmıştır. Yine 1790’da açılan Ermeni okullarından biri de Mesropyan okuludur. Kumkapı Kilisesi Başpapazı ve Kumkapı mektebi Ermenice öğretmeni Erzurumlu Papaz Mesrop tarafından, 1808 yılında yayınlanan gramer muhtırasında, Patrik Ohannes Çamaşırcıyan’ın devrinde (1803-1812) İstanbul’un bütün semtlerinde Ermeniler, ücretsiz cemaat mektepleri açmışlardı, diye belirtilmektedir.

1824 yılında Patrik Karabet, Ermenice gramer okutan tek okul olan Kumkapı Mektebi’ni Patrikhane’nin himayesi altına almıştır. Patrik Karabet, 10 Temmuz 1824 tarihinde, Anadolu’daki diğer Ermeni cemaatlerine birer talimatname göndererek bölgelerinde yeni Ermeni okulu açmalarını emretmiştir. Ermeni toplumunun okullarının sayısı arttıkça ve okul eğitim sistemi geliştikçe, Ermeniler eğitim kadrosunun kalitesini artırmak için 1810 yılında Paris’e, 1816 yılında Moskova’ya ve 1823 yılında da Tiflis’e öğrenci göndermişlerdi. 1834 yılına gelindiğinde Anadolu coğrafyasında, Ermeni okulu sayısı 120’ye ulaşmıştır. Okulların sayısının artmasıyla birlikte oluşan maddi ihtiyacı Ermeni esnafı üstlenmiş ve eğitim işlerinin sorumluluğunu ise bir heyet üzerine almıştır.

Çeşitli Ermeni kaynaklarına göre Patrik Karabet, 1831 yılında Ermeni ileri gelenlerini toplayarak “sayıları hızla artan okulların masraflarına katkıda bulunmalarını” istemiştir. Bunun için de Ermeni iş adamlarına masrafları ödetmek için bazı senetler imzalatmıştı. Bu okullar mezun verdikçe, yüksek okullar açmak gereği ortaya çıkmış, sorunu çözümlemek için de 13 Eylül 1838’de Üsküdar’daki “Cemeran Okulu” inşa edilerek faaliyete geçirilmiştir.

Amerikalı misyonerler, Amerikan Ermeni teşkilatlarının yardımı ve Ermeni tüccarların desteği ile Ermeni eğitim kurumlarının, Anadolu’da hızla yaygınlaşmasını sağlamayı amaçlıyorlardı. Bu yöntemle, Ermenileri Protestan mezhebine kazandırmak, siyasî nüfuz elde etmek, hem de Osmanlı topraklarına yerleşmek için Ermeni okullarını kullanmak istemişlerdi. XIX. Yüzyıl’da Osmanlı topraklarında Protestan Ermeni sayısı altmış bin kadar olmuştu. Ermeni cemaati Protestan, Gregoryan ve Katolik olmak üzere üç kısma ayrılmıştı. Amerikan misyonerleri 1834’de İstanbul Beyoğlu’nda Ermeniler için bir ilkokul açmışlardı. Ayrıca, Ermeni eğitim sistemini ilkokul, lise ve yüksek okul şeklinde yeniden düzenlemişlerdir.

Lütfen Dikkat: Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz. Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...