En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 9 Mayıs 2020 Kerim Usta

Devamı var:19.Yüzyıl'da Osmanlı Yönetiminde Ermeni Okulları ve Faaliyetleri

Ayrıca, Osmanlı devletinin Ermeni toplumunun eğitim kurumlarına bakış açısı, desteği ve katkıları, okullara sağladığı fırsat ve imkanlar irdelenecektir. XIX. Yüzyıl Osmanlı devleti yönetiminde Ermeni okulları, eğitim alanında Türk-Ermeni ilişkilerine katkıları, gelişim ve değişime getirdiği yenilikler nelerdir? Ermeni okullarının Türk-Ermeni toplumlarının yüzyıllar boyu birlikte yaşama sürecine olumlu etkileri neler olmuştur? Bu hususlara değinilecektir.

XIX. Yüzyıl, tarihçilere göre Osmanlı devletinin gerçekten en uzun yüzyılı olmuştur. Çünkü XIX. Yüzyıl’da Osmanlı devleti, insan hak ve hürriyetleri konusunda Avrupa’nın da tesiri ile II. Mahmud devrinde birtakım ciddî yenilikler ve değişimler gerçekleştirmiştir. 1826’da son derece bozulmuş olan Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması, 1839’da Tanzimat Fermanı ve 1856’da Islahat Fermanı’nın ilanını görmekteyiz. 1863’de “Ermeni Milleti Nizamnamesi” hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Bu gelişmeler ve değişiklikler, bütün yurttaşların devlet yönetiminde eşit ve ortak, hak ve sorumluluklara sahip olduklarını göstermektedir. Ayrıca, 1876’da I. Meşrutiyet’in ilanı ve 1877-1878’de Osmanlı-Rus harbi gibi önemli olaylar, değişim ve batılılaşma yolunda önemli adımlar olarak ortaya çıkmıştı.

Esasen, Tanzimat dönemi ile birlikte Osmanlı toplumunda hızlı bir değişim süreci başlamıştı. Bütün gayr-i müslim cemaatlere, bu arada Ermenilere de en geniş haklar ve özgürlükler sağlanmıştır. “Millet-i sâdıka” konumunda olan Ermeniler, Ermeni Milleti Nizamnamesi ile Osmanlı devletinin en güvenilir unsuru olma özelliğini korumaya devam etmişlerdir. Ermeni toplumu tarihinde hiçbir devletten ve hükümdardan görmedikleri ilgiyi Osmanlı devletinden görmüştür. Ermeniler, milli kimliklerini ve varlıklarını ancak Türk idaresinde koruyabilmişlerdir. Ermeniler, Osmanlı toplumu bünyesinde yüzyıllardır, huzur içerisinde yaşamışlardı. Devletin asıl sahibi olan Türklerden daha rahat ve güvenli bir şekilde hayatlarını idame ettirmişlerdir.

Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren yaklaşık olarak dört yüzyıla yakın çok çeşitli etnik kökeni ve dinî inançları farklı milletleri bir arada yönetmeyi başaran Osmanlı devletinde gayr-i müslimlerin ve bu arada Ermenilerin de, dinî ve toplumsal işlerine kesinlikle karışılmamıştı. Osmanlı yönetiminde Ermenilere birçok okullar, kütüphaneler ve hatta matbaalar açılmasına müsaade edilmiştir. Ayrıca Ermeni gençler, XIX. Yüzyıl boyunca tahsil amacıyla eğitim öğretim için Avrupa üniversitelerine serbestçe gönderilmiştir.

Ermeniler, Osmanlı devleti yönetiminde hem dinî hem de millî açıdan hür ve rahat bir dönem yaşamışlardır. Osmanlılar zamanında Ermeni patrikliği çok geniş yetkiler ile donatılmıştı. Ermeni Kültürü, özellikle Gregoryan Kilisesi vasıtasıyla korunarak sürdürülmüştür. Ermeni halkta, Osmanlı halkları arasında refah düzeyi en yüksek halklardan bir olarak yaşamıştır. Ermenilerin Hıristiyan mezhepleri içerisinde kendilerine has ayrı bir yeri vardı.

Lütfen Dikkat: Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz. Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...