Devamı var:19. Yüzyılda Halep Vilayeti İdaresi

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 11 Ekim 2020 Kerim Usta

Birçok bakımlardan Osmanlı Türkleri hâkimiyetinin ilk devri (16.-18. yüzyıllar) Halep’in tarihinde en parlak dönemi teşkil eder. 1831’den 1839’a kadar geçici olarak Kavalalı Mehmet Ali ve oğlu İbrahim Paşa Halep’i Türk idaresinden çıkarmış ve ağır vergiler ile halka zulüm etmişlerdi. Halep XIX. yüzyılın ikinci yarısında pek çok değişime ve gelişmeye sahne olmuştur. II. Abdulhamit zamanında 1906 yılında Halep demiryolu ile Hama ve Şam’a, 1912 yılında da İstanbul ve Bağdat’a bağlanmıştır. Bu sayede istasyon çevresi ile yeni kurulan mahalleler bir kat daha Halep’in gelişmesine katkı sağlamıştır[10]. İstanbul-Hicaz demiryolu üzerinde bir Türkmen kenti olan Halep, stratejik bakımdan daha da önemli bir ticaret merkezi haline getirilmiştir.

Osmanlı devrinde dört yüz yıldan fazla Türklerin idaresinde kalan Halep şehri, imar ve bayındırlık sahasında hayli gelişmiştir. Ayrıca eğitim ve kültür bakımından da gelişmeler olmuştur. Halep’in ahalisi 300.000 nüfusa ulaşıp, şehrin mamuriyeti artmıştır. 1822 yılında meydana gelen şiddetli deprem ile Halep ahalisinin yarısından çoğu zâyî olmuş, şehir küçülmüştür[11]. Halep şehri, İstanbul, Kahire ve Hint yolları arasında önemli bir Akdeniz ticaret merkezidir. Özellikle Basra’dan İskenderun’a uzanan demiryolu ile Hindistan ticaretinin bu yola çevrilmesi önemini daha da artırmıştır[12].

2.Halep Vilayeti:
Suriye Vilayeti’nin kuzeyinde bulunan Halep Vilayeti, Fırat nehri tarafından sulanır. Halep ayrıca demiryolu ile İstanbul ve Medine’ye bağlıdır[13]. Asya’daki Osmanlı vilayetlerinin en büyüklerinden olup, Suriye Kıtasının Kuzeyi ile Anadolu’nun ve Cezire’nin bir küçük parçasından ibarettir. Batıda Adana Vilayeti ve Akdeniz ile Güneybatıda Beyrût ve Suriye Vilayetleri ile Güneydoğuda Müstakil Zûr Sancağı ile Kuzeydoğu yönünden Diyarbakır, Kuzeyde ise Elazığ ve Sivas vilayetleri ile çevrili ve sınırlıdır[14].

Halep Vilayeti; Doğuda Bağdat ve Musul vilayetleri, Kuzeyde Diyarbakır Vilayeti, Güneyde Suriye (Şam) Vilayeti ve Batısında Adana Vilayeti ve Akdeniz ile çevrilidir. Bu vilayetin Kuzeyinde ve Batısında yüksek dağlar vardır. Güneydoğusunda geniş kum sahaları ve Şam Çölü yer almaktadır[15].

Eski devirlerde bu yerler, Süryanîlerin, Asurluların hükmü altında olup, bir ara Mısırlıların sonra İranlıların zaptına geçmiştir. Büyük İskender’in fethinden sonra Silifkelilerin idaresinde bulunup, Romalılara geçmiştir. Romalılar ile Sasânîler bu bölgede uzun ve zorlu muharebeler yapmışlardır. Doğu Roma’dan sonra Hz. Ömer(634-644) devrinde Hz. Halid b. Velid ve Ubeyde b. Cerrah tarafından feth olunmuştur[16].

İslamî devirde Emevîler(661-750), daha sonra Abbasîler bir aralık Abbasîlere bağlı olarak Halep’te Hamdanoğulları, Mürdesoğulları ve Suriye Selçukluları devletleri sırasıyla hüküm sürmüşlerdir. Doğu Romalılarla çarpışan en çok Selçuklular olmuşlardır. Sonra Artukoğulları ve Atabeg melikleri hükmetmişlerdir[17]. Selahaddin Eyyubî, Haçlıların saldırılarını geri püskürtüp, Halebî Eyyubîler idaresine almıştır. Sonraları Mısır Memlukları (1249-1516) hüküm sürmüş, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim bütün Suriye’yi, Mısr’ı ve Hicaz’ı Osmanlı hâkimiyeti altına almıştır.

Şükr-i Bitlîsi’nin Selim-namesi’ndeki;

Çıkdı şevketle Halep’den ol ferîd

Şam’a azmetdi revân ol ehl-i dîd

—————————————-

Feth ise yüz virdi bulduk zafer

Şâm-ı râm itdük tamam oldu sefer[18], beyitleri bu gerçeği ifade eder. 1832 yılında Halep Eyaleti, Suriye’nin diğer eyaletleri gibi, tamamen Mısır’lı İbrahim Paşa’nın zaptına geçmiş, 1839 yılında geri Osmanlılara geçmiştir[19].

1864 yılında çıkarılan “Vilayet Nizamnâmesi”nin teşkili ve “Fırka-i İslâhiye” Ordusu’nun bölgeye gelmesiyle, Ordu komutanı Derviş Paşa’nın başarılı askerî harekâtı ve mülkî-idarî işlerden sorumlu Cevdet Paşa’nın izlediği iskân siyaseti sayesinde bölgede sükûnet sağlanmıştır. 1865 yılında Cevdet Paşa, Halep Vilayeti’ni oluşturmuştur. Yeni teşkil edilen Halep Vilayeti; Halep, Adana, Kozan, Maraş, Payas, Urfa ve Zûr olmak üzere yedi sancağa ayrılmıştı[20].

Halep Vilayeti topraklarını incelerken sadece Halep şehri ve sancağını, doğrusu bugünkü Türkiye Cumhuriyeti devletinin sınırları dışında kalan yerleri ele almaya çalışacağız.

3.Halep Vilayeti’nin İdarî Yapısı:
Halep, 24 Ağustos 1516 yılında meydana gelen Mercidâbık savaşından sonra Osmanlı devleti hâkimiyetine girmişti. Yavuz Sultan Selim fethi müteakip günlerde, Halep eyaletini ihdas ederek, Mîr-i Mîrân rütbesiyle Karaca Ahmet Paşa’yı Halep Beylerbeyisi olarak atadı.

Başlangıç itibari ile Halep’i sancak ve kazaları ile müstakil bir eyalet olarak görmek zordur. Halep’e bağlı sancak listeleri daha ziyade Eyalet-i Şam’a bağlı olarak kaydedilmiştir[21]. Bu durum ilerleyen süreçte Kanunî Sultan Süleyman devrinin ortalarına doğru değişime uğramıştır. Kanunî(1520-1566) devrinde Halep Eyaleti sancakları şu şekildedir:[22]

Lütfen Dikkat:Konu uzun olduğu için  sayfalara bölünmüştür. Bu sizin daha hızlı olarak konuya erişebilmenizi sağlayacaktır. Devamı için Tıkladığınızda sonraki sayfaya gidebilir veya sayfa numaraları ile seçim yapabilirsiniz.Aşağıda verilen link ise sizi yazının başlangıcına getirecektir.
Konuyu Paylaş
Avatar

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir