Mehmet Ali Birand Hayatını Kaybetti

Kanal D Haber sunucusu Mehmet Ali Birand’ın, tedavi gördüğü Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde hayatını kaybettiği bildirildi.Mehmet Ali Birand’ın ölüm haberini oğlu Umur Birand, göz yaşları içinde açıkladı.Safra yollarındaki darlığa yönelik bir girişim geçiren Mehmet Ali Birand, gözlenen kardiyak sorunlar nedeniyle yoğun bakımda izlenmekteydi..

71 yaşındaki Mehmet Ali Birand uzun habercilik dönemiyle orantılı bir çok değerli eserini de okuyucusu, izleyicisi, kamuoyuyla buluşturdu.

Vatan, Millet, Bayrak

VATAN:

Vatan dediğin kardeş şu baştan başa gördüğün ,yalınayak bastığın ve sıcaklığınla içini titreten yüce toprak.İzmir’de denizin maviliği,Sinop’ta Karadeniz’in şiddeti,Amasya’da elmanın kokusu,Bursa’da erenlerin duası,İstanbul’da Fatih’in bitmez adaleti,Kars’ta erimeyen kar,Antalya’da güneşin kızıllığı,Adıyaman’da kızıl bir akşam üzeri Nemrud Dağı’nın azameti,Ankara’da Mustafa Kemal’in zaferi.

Yavuz Sultan Selim Han’ın Kılıcı

Yavuz Sultan Selim Han'ın KılıcıCihan padişahı Yavuz Sultan Selim Han, devamlı sade giyinirdi. Bunun sebebini de kendisi şöyle açıklamıştır:
“Süslü ve şaşaalı giyinmek külfetten başka bir şey değildir. Niçin boş yere bu külfete katlanalım.”Cihan Padişahı sade giyindiği için devlet erkanı da böyle davranmak zorunda kalırdı.

Bir gün Venedik elçisi (Antonio Jüstiniani) İstanbul’a gelir ve huzura çıkmak için izin ister. Bunun üzerine vezirler, eskiyen elbiselerini değiştirme ihtiyacı hissederek sadrazam aracılığı ile durumu Yavuz Sultan Selim Han’a bildirirler. Yavuz Sultan Selim bu isteği münasip görür ve izin verir.

Elçinin geleceği gün, bütün vezirler yeni elbiseleriyle padişahın huzuruna varırlar. Ancak gördüklerine inanmayarak dehşet ve hayrete düşerler. Zira Sultan Selim Han’ın üzerinde yine o eski ve sade elbiseleri vardır.

 

Tahtına oturmuş, keskin kılıcını da çekip tahtın basamağına koymuştur. Karşı pencereden vuran gün ışığı

Avrupa Türkleri Neden Sevmez

Avrupa Türkleri Neden Sevmez
Bir kısım öğrencisiyle Boğaziçi’nde geziye çıkan İstanbul Üniversitesi profesörlerinden Alman asıllı Prof. Fritz Neumark öğrencilerinden birinin “ Avrupalılar bizi neden
sevmez, Hocam? Sualine şu cevabı verir;

– Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı, Türkleri sevmez ve sevmesi demümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hristiyanlar’ın hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince;

Kendi Irkına İhanet Edenin Sonu Budur

Kendi ırkına İhanet Edenin Sonu Budur

Bir Gün Padişah Yavuz Sultan Selim pazarda gezerken keklik satılan bir tezgah görür ve keklik satılan tezgaha yönelir. Bütün keklikler 1 altındır fakat bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 100 altındır.

Yavuz Sultan Selim sorar:

-Bunlar 1 altın da bu neden 100 altın?

Satıcı:
-Hünkarım 100 altınlık olan ötüşüyle diğer keklikleri kendine çeker ve yakalanmalarını sağlar.

2. Abdülhamid’in Filistin Müdafaası

Sultan II. Abdülhamit, yahudilerin Filistin topraklarına yerleşme planlarının önüne geçen bir padişah olarak bilinir. Bu tutumundan dolayı da yahudilerin yönlendirdiği bütün fitne teşkilatlarının ana hedefi haline gelmişti.

Siyonizmin fikir babası olarak bilinen Teodor Hertzl, kendilerine Filistin’de toprak verilmesi için Sultan II. Abdülhamit’le görüşme yapmak istedi. Bazı kitaplarda II. Abdülhamit’in onlarla görüştüğü ancak tekliflerini reddettiği söyleniyor. Oysa gerçekte II. Abdülhamit onlarla görüşmeyi kabul etmemiştir. Bunun üzerine yahudi heyeti başbakan Tahsin Paşa yoluyla tekliflerini iletmişlerdir.

Yahudiler 1902 yılında Tahsin Paşa yoluyla padişaha ilettikleri tekliflerinde şunları bildiriyorlardı:

“Yahudiler aşağıda bulunan hususları taahhüt ederler:

1.Osmanlı devletinin otuz üç milyon İngiliz altınına ulaşan borçlarının tamamını ödemeyi,

2.İmparatorluğu korumak için 120 milyon altın franka mal olacak deniz filosu yaptırmayı,

3.Devletin mali durumunu canlandırmak için otuz beş milyon altın lira faizsiz borç vermeyi.

Bütün bunlar yahudilerin, yılın herhangi bir gününde Filistin’e ziyaret maksadıyla girmelerine müsaade edilmesine ve yahudilerin Kudüs-i Şerif’te kendi dinlerine mensup olanların ziyaretleri esnasında içinde kalabilecekleri bir müstemleke (kanton) kurmalarına izin vermesine karşılıktır”.

Sultan II. Abdülhamid’e böyle bir teklifte bulunan heyetin başında siyonizmin babası Hertzl vardı. Yukarıda kendisinden söz ettiğimiz Emanuel Karaso da bu heyetin içinde bulunuyordu.

Cennet ve Sevda Papağanı

Agapornis Türleri Hakkındaki Araştırmam ve deneyimlerim

Merhaba arkadaşlar sizlerle son dönemle ilgilendiğim ve üretimlerini yaptığım Agapornis türlerini yani ülkemizde Cennet ve Sevda Papağanı olarak bilinen türler hakkındaki bilgi ve deneyimlerimi paylaşacağım.
Anavatanları Afrika olan bu türler ülkemizdeki en fazla tercih edilen papağan türü olarak öne çıkmaktadır. PetShop işlettiğim dönemlerde en çok sattığım türlerdendi. Bakımları ve üretimleri oldukça kolaydır. Eğitimleri biraz zaman alsa da genellikle başarılı sonuçlanmaktadır, konuşma yetenekleri işe çok zayıftır 2-3 kelime ile sınırlıdır. Ben daha konuşanına hiç denk gelmedim.

İlacı Bırakın, Mevlana’ya Bakın

İlacı Bırakın, Mevlana'ya BakınKüçük bir ülke varmış. Burada yaşayan insanların sakin ve huzurlu hayatları varmış fakat bilim, sanayi, askerlik ve güvenlik konuları ile hiç ilgilenmiyorlarmış. Soranlara “Biz mutluyuz ya, yeter” diyorlarmış. Bir gün güçlü bir düşmanın yakıp yıkmaya geldiği haberini alıyorlar.

Panik içinde gelerek Bilge olarak bilinen kişiye soruyorlar; “Ne yapalım?”. Bilge cevap veriyor ; “Okul açın”. “Okul işe yaramaz” diyerek itiraz ediyorlar. Bilge kişi bu defa şöyle cevap veriyor: “Şu anda onlara direnemeyiz ama gelecek sefere hazır oluruz.”

İpsos Araştırma Şirketi’nin dünya çapında yaptığı ‘Dünyanın Mutluluk Tablosu’ çalışması sonuçlarına göre ilk sırada “çok mutluyum” diyenlerin oranı sıralanıyor.

İstiklal Marşımızın Açıklaması

İSTİKLAL MARŞIMIZIN AÇIKLAMASI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak
O benimdir, o benim milletimindir ancak

Bu kıtada Mehmet Akif Türk Milletine sesleniyor.
Ümit ve güven içeren sözleriyle:
“Ey Millet’ im! Yurdumuzun düşmanlar tarafından kuşatılmış olmasına bakarak bayrağımız için endişe etme, korkma. Çünkü bu topraklar üzerindeki en son ocak sönmeden, en son Türk bu uğurda canını vermeden bayrağımıza kimse el uzatamaz.
Rengini şehitlerimizin kanından alan ve şafaklarda da bir alev gibi dalgalanan bayrağımın, milletimin yıldızı ve bağımsızlık sembolüdür. Gökteki yıldıza el sürülmediği gibi, milletimin yıldızı olan bayrağıma da düşmanlar dokunamaz. O, Türk milletinindir ve daima öyle kalacaktır.

Larende – Karaman

Bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış  olan Karaman’ın eski adı Larende’dir.Tarihçi ve araştırmacılara göre larende hakkında aşağıdaki görüşleri vardır.
* Hitit sehirlerinden “Lanta”ile aynı şehir olduğu
* Hitit sehirlerinden “Lalanta” ile aynı şehir olduğu
* Hitit sehirlerinden “Laranta” ile aynı şehir olduğu iddia edilmektedir.

En son ki şık olan “Laranta” hitit tabletlerinde geçtiğine göre o zaman bu ismin hititler zamanından kaldığını söylersek hiç de yanlış olmaz. Larende;Hititlerden sonra MÖ VII. yüzyılda Frigyalılar, VI. yüzyılda Lidyalılar, V. yüzyıl sonlarında Perslerin eline geçmiştir. Perslerden sonra Roma İmparatorluğuna ,daha sonra  MS 395’te Bizans