Aslan Mashadov Kimdir?

Aslan Mashadov Kimdir?

Kendi jenerasyonundaki bütün Çeçen’ler gibi Aslan Mashadov’da sürgünde doğdu.Ailesi 1944 yılında Stalin tarafından sürgün edilmişti.Kazakistan’dan evine 1957 yılında 6 yasında bir çocuk iken döndü.

Geleceğin başkanı kariyerine Sovyet ordusunda topçu subay olarak başladı.1972 ‘de Tiflis Askeri Topçu Akademisi’nden 1981’de Kalının Topçu Akademisi’nden mezun oldu.

Macaristan’da görev yaptı ve Ocak 1991’de Litvanya milliyetçi bağımsızlık hareketinin bastırılması girişimlerinde Sovyet ordusunda görev aldı-aldığı bu görevden duyduğu pişmanlığı defalarca dile getirdi.

Ertesi sene Çeçenistan’ın bağımsızlık mücadelesini sürükleyen liderler arasında yer aldı.

85.düzenlenecek Oskar Adayları Belli Oldu

En İyi Film
* Lincoln
* Silver Lininings Play Book
* Zero Dark Thirty
* Les Misrables
* Life of Pi
* Amour
* Django Unchaines
* Argo

En İyi Erkek Oyuncu
* Daniel Day-Lewis
* Denzel Washington
* Hugh Jackman
* Bradley Cooper
* Joaquin Phoenix

En İyi Kadın Oyuncu
* Naomi Watts
* Jessica Chastain
* Jennifer Lawrance
* Emmanuelle Riva
* Quvenzhané Wallis

Osmanlı Armasının Anlamı ve Sırrı

Osmanlı Armasının Anlamı ve Sırrıİngiltere’de 1346′da Kral III. Edward tarafından Dizbağı Nişanı‘nın geleneği ortaya çıkarılmıştı. Bu gelenekte şöyle bir uygulama vardır: Nişanı alan kişi ya da hükümdarların armaları Londra‘da Windsor Sarayı‘nda bulunan Saint George Kilisesi‘nin duvarında asılmaktadır. Ancak o zamanlarda Osmanlı Padişahı’nın arması henüz bulunmamaktadır. Bunun üzerine Kraliçe Victoria, Prens Charles Young ismindeki arma uzmanını Osmanlı için arma tasarlamak üzere görevlendirir. İstanbul‘a gelerek araştırmalarda bulunan Young‘a, Etyen Pizani isminde bir tercüman yardımcı olur.

İngiliz tasarımcı, padişahlık alameti olan saltanat kavuğunu, sorgucu, ay-yıldızlı sancağı ve tuğrayı ön plana çıkararak bir arma hazırlar. Bir yılda hazırlanan arma, Osmanlı Devleti’nin Londra Sefiri Kostaki‘ye teslim edilir. Kostaki tarafından İstanbul’a gönderilen arma çizimlerini Sultan Abdülmecit de beğenir. Bu şekilde oluşan

Türklerin Alfabeleri

Tarih boyunca Türkler kadar alfabe değiştirmiş başka bir ulus, ya da Türk dili kadar değişik alfabelerle yazılmış ve yazılmakta olan başka bir dil yoktur denilebilir. Gerçekten, belgelerle izleyebildiğimiz tarihi boyunca, Türk dilinin değişik dönem ve çevrelerde Göktürk, Soğd, Uygur, Mani, Brahmi, Süryani, Arap, Grek, Ermeni, İbrani, Latin ve Slav alfabeleri gibi başlıca 12 alfabe ile yazılmış ve yazılmakta olduğunu biliyoruz. Eski Türk alfabeleri içinde, belirli tarihsel dönemlerde ve belirli çevrelerde dar ölçüde kullanılmış olan Sogd, Mani, Brahmi, Süryani, Grek, Ermeni ve İbrani alfabeleri bir yana bırakılsa bile, tarih boyunca Türklerin kullandığı alfabeler yine de 5’i bulur:

Göktürk
Uygur
Arap
Slav
Latin

Türk dilinin kadar değişik alfabelerle yazılmış ve yazılmakta olması, Türk ulusunun göçler ve fetihler nedeniyle çok geniş bir coğrafi alana yayılmış, türlü uygarlık çevrelerine girip çıkmış ve değişik din ve kültürleri benimsemiş olmaları ile açıklanabilir. Bu yazımızda, bugünkü bilgilerimize göre Türkçenin yazımı için kullanılmış ilk alfabe olan Göktürk alfabesinden başlayarak, bugüne kadar kullanılmış ve kullanılmakta olan bütün bu alfabeleri kısaca tanıtmak istiyoruz.

Kristal Hakkında Bilgi

Kristal Hakkında Bilgi

Kristal denince pek çok kişinin aklına ender bulunan güzel bir mineral ya da değerli taş gelir. Oysa kristaller bunlarla sınırlı değildir. Örneğin zümrüt ve elmas,birer kristaldir, ama çevremizdeki sıradan maddelerin çoğu da öyledir. Tuz ve şeker kristal yapılıdır; öte yandan eczacıların ilaç yapımında kullandıkları maddelerin çoğu, örneğin şap, kükürt, boraks da kristal haldedir.

Sofralarda kullanılan tuz taneciklerinden biri mikroskop altında ya da güçlü bir büyüteçle incelenecek olursa, bu taneciğin altı düzgün, eşit yüzeyi ve dik açılı sekiz köşesi olan, küçük beyaz bir blok olduğu görülür. Tuz taneciği bir katıdır ve belirli bir biçime sahiptir. Kutuya benzeyen bu biçime küp denir. Bütün tuz kristallerinin biçimi aynıdır. Bunun nedeni, doğadaki bütün maddelerin atom denen küçük yapı bloklarından oluşması ve her maddenin atomlarının o maddeye özgü bir yerleşim düzenine sahip olmasıdır. Tuzdaki atomlar, sonuçta ortaya küp biçiminde bir kristal çıkacak biçimde düzenlenmiştir.

Dünyanın İlk Kristal İstanbul Müzesi

Dünyanın İlk Kristal İstanbul Müzesi

Kristal cam, ışık ve yüksek lazer teknolojisini tarihle buluşturan 3 boyutlu eserlerin yer aldığı, ‘Kristal İstanbul’ müzesi ziyaretçi bekliyor. Geçen yıl Miniatürk’te yerini alan müzede, kristal cam, ışık ve yüksek lazer teknolojisiyle hazırlanan İstanbul’un birbirinden değerli 16 tarihi eseri yer alıyor.
Işıklandırmada yüksek değerli değişken RCB sistem LED teknolojisinin kullanıldığı ‘Kristal İstanbul’da, Galata Kulesi, Ayasofya Müzesi, Sultanahmet Camisi, Çırağan Sarayı, Fatih Camisi, Haydarpaşa Garı, İstanbul Büyükşehir Belediye Binası, İstanbul Üniversitesi, Kız Kulesi, St. Antuan Kilisesi, Topkapı Sarayı, Eyüp Sultan

BİFA Bisküvi ve Gıda San. A.Ş.

1962 yılında Yılmaz Babaoğlu ile birlikte 15-20 girişimci tarafından küçük bir imalathanede 2 çeşit ürünle, günlük olarak 3 ton kapasiteli olarak kurulmuştur.Daha sonra 1970 yılında şu anda kurulu bulunan mevcut yerine taşınmıştır.1980 yılında Suudi Arabistan’a ilk ihracatını gerçekleştirmiştir.Şu anda Karamanda 94 bin 274 metrekare toplam alan üzerine kurulu 75 bin 548 metrekare kapalı alana sahip tesis bulunmaktadır.

Boza Nedir?Faydaları Nelerdir?

Boza Bedir?Faydaları Nelerdir?

BOZA NEDİR?
Boza darıdan yapılan koyu bir kıvamı olan açık balrengi, besleyici ve ferahlatıcı bir içecektir. İçinde çok az miktarda alkol bulunur. Eskiden ülkemizde çok sevilip içilir, kış geceleri evlerde toplanılarak boza sohbetleri yapılırdı. Ancak bozanın popülaritesi hala devam etmektedir ve birçok bölgede çokça tüketilmeye devam edilmektedir.

Seni Anlamak İçin Sevgiyi Bilmek Lazım – Hasan Baran

Sevginin yumuşak ışığıyla yüklü
Gül ruhum, çiçek bahçem benim.
Seni anlamak için sevgiyi bilmek lazım
Anlamak lazım insan yüreğini, ruhunu.
Beslenmek lazım acılarla, yalnızlıklarla
Hayatın suyu ve unuyla hamur olmak lazım.
Pişmek lazım ömrün çile fırınında.
Eleğinden geçmek lazım yoksulluğun

Rasulullahı Sevmek

Habibullahı sevmek
Hz.Amine gibi
son nefesinde elinden şefkatle tutup
seslenmişti ona
ey dehşetli ölüm okundan
ALLAH’IN yardım ve ihsanıyla
yüz deve karşılığında kurtulan zatın oğlu
ALLAH seni aziz ve devamlı kılsın
eğer rüyada gördüklerim doğruysa
sen celal ve ikram sahibi olan ALLAH tarafından
adem oğullarına peygamber gönderileceksin
sen ceddin İbrahim’in teslimiyet ve dinini tamamlamak için gönderileceksin
ALLAH seni putlardan koruyacak ve alıkoyacaktır.
her yaşayan ölür her yeni eskir
evet bende öleceğim