Sadece Elinizdekilerle Mutlu Olabilmek

Sadece Elinizdekilerle Mutlu Olabilmek Mozart ,bulunduğu yerden çok uzaklarda bir konser vermeye karar verdi.Sonunda tüm hazırlıkları tamamlayarak konser yapacağa yere geldi.Mozart konser salonuna girdiğinde salonda sadece 10 kişi vardı ve konserin iptal edilip edilmeyeceğini kendi aralarında tartışıyorlardı.

Mozart dinleyicilerini saygı ile selamlayıp ,piyanosunun başına geçerek konserine başladı.Artık kendi dünyasındaydı ve kaç kişinin dinlediği O’nu hiç ilgilendirmiyordu.Salonda çıt çıkmıyor ve dinleyiciler konseri hayranlıkla dinliyorlardı.Sanatın üstün  gücüne inanan Mozart adeta salondakileri tedavi ediyordu.

Konser bittiğinde salondaki 10 tane dinleyici ayağa kalkarak tüm güçleriyle alkışladılar.Bu salondakiler için müstesna bir gündü.Tabi mozart içinde…

Mozart konserin akşamında eşine bir mektup yazdı.Yazdığı mektubunda şöyle diyordu.”Burada harika bir gün

Kazananla Kaybeden….

Kazanmaya başlayanla, bulunduğu yeri elinde tutmaya başlayanın yüz ifadeleri o anki duyguları ortaya çıkarıyor.Kazanmak kadar bulunduğun yerde durmak ta büyük çaba ister …

Kazananla Kaybeden....

Çocuğum İçin Hangisi Doğru?

Çocuğum İçin Hangisi Doğru?

AĞZI OLAN KONUŞUYOR, KALEMİ OLAN YAZIYOR !
ÇOCUĞUM İÇİN HANGİSİ DOĞRU ?

‘ Öyle oturma omurgasına zarar verirsin , Allah korusun sakat kalır ! ‘
‘ Niye huzursuz bu çocuk aç mı acaba az daha emziriver .’
‘ Geçen gün bir yazı okudum çocuğun ayağından öpersen narsist olurmuş . ‘
‘ Boşver o yazıyı ya ben geceleri de bağladım bez çocuk gül gibi tuvaletini öğrendi . ‘
‘ Valla ben hiç öle yasaklar koymadım çocuğum gayet de sağlıklı. ‘

Toplum olarak sahiplenme içgüdümüzden , biraz da eleştirmeyi-yargılamayı seven yapımızdan dolayı yeni anne- baba olan kişilere tavsiye ve önerilerimiz hiç bitmez. Yeni anne baba ise karşılaştıkları yeni sorunlar karşısında kimin söylediklerine uyacaklarını, hangi yöntemin daha doğru olduğunu dahası hangi okudukları yazının doğru

Hayatın ilk yıllarında yaşananlar, gelecekteki ruhsal durumu etkiler

Hayatın ilk yıllarında yaşananlar, gelecekteki ruhsal durumu etkiler

Beykoz Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla 9 Ekim’de düzenleyecekleri panel doğrultusunda, gençlerin psikolojisine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Beyazyürek, “Hayatın ilk yıllarında, gençlik çağında yaşanan stresler mutsuzluk, doyumsuzluk ve uyumsuzluk gibi durumlar klinik tabloları da beraberinde getirir” dedi

Dünyada her yıl 10 Ekim, ‘Dünya Ruh Sağlığı Günü’ olarak kutlanıyor. Ruh sağlığı uzmanları, belirlenen tema doğrultusunda çeşitli konferanslar verirken, günün anlam ve önemine dair saptanan noktaları enine boyuna masaya yatırıyor. 9 Ekim’de Beykoz Üniversitesi’nde de ‘Dünya Ruh Sağlığı Günü / Değişen Dünyada Bireysel ve Toplumsal Düzeyde Ruh Sağlığımız’ başlıklı panel ile hem bireysel hem de toplumsal olarak ‘ruh sağlığı’ konusu tekrar ele alınacak. Rektörlük Yerleşkesi Konferans Salonu’nda yapılacak ve herkesin katılımına açık olarak düzenlenecek olan panelin moderatörlüğünü Beykoz Üniversitesi Öğretim Üyesi Petek Akman Özdemir üstlenirken, Prof. Dr. Mansur Beyazyürek ile Psikolog Deniz Ergül konuşmacı olarak katılacak ve ‘Bireysel ve Toplumsal Düzeyde Ruh Sağlığımız’ üzerine tartışılacak.

Yaşlı Bir Baba

Yaşlı Bir Baba

YAŞLI BİR BABA..

Kuzu etinden imal edilmiş yaprak döneri çok severmiş…

Bir gün canı yaprak döneri çok çekmiş. Babasının isteğini fark eden oğlu, almış babasını ve güzel bir lokantaya götürmüş… Baba, yemeği önce kendisi yemek istemiş… Ancak yaşlılığın verdiği zayıflık sonucu elleri titrediği için lokmayı ağzına götürmek istediği her seferinde üzerine dökmüş, yağı sakalına damlamış…

Lokantadaki insanların bakışları da pürdikkat onların üzerindeymiş… Aşağılayıcı bakışlar, alaycı tavırlar, surat ekşitmelerle arada bir yaşlı babaya bakıyorlarmış. Bir süre sonra oğlu sabır ve itina ile lokmaları babasının ağzına koymaya başlamış…

Mükemmel Eş Arayan Adam

Mükemmel Eş Arayan Adam

Hayatı boyunca evlenmeden kalmış bir adam duymuştum. Ve doksan yaşında ölüm döşeğindeyken birisi ona, “Yaşamın boyunca evlenmedin fakat nedenini asla söylemedin artık ölüyorsun, en azından merakımızı dindir. Bir sır varsa şimdi söyleyebilirsin çünkü birazdan göçmüş olacaksın. Sırrın açığa çıkmış bile olsa sana bir zararı olamaz” dedi.
“Evet, bir sır var. Ben evliliğe karşı değilim ama mükemmel bir kadın arıyordum. Aradım ve aradım ve tüm

Bir Bilgenin Nasihati

Bir Bilgenin Nasihati

-Benimle konuşmak mı istiyorsun ?”
Diye sordu Bilge.
-“Eğer vaktiniz varsa dedim.
Gülümsedi.
-“Benim her zaman vaktim vardır.” Dedi.
-“Bana ne sormak istiyorsun?”
-“İnsanoğlu seni en çok hangi yönüyle şaşırtıyor?”
-“çocukluktan sıkılıp hemen büyümek istiyorlar,”
“Büyüyünce de tekrar çocuk olmak…”
“Yarınından endişe ederken bugünü unutuyorlar,”
“Ne bugünü nede yarını yaşayabiliyorlar…”

Yan Zehir

Yan ZehirYan/ Zehir

”Tüm maddeler zehirdir. İlacı zehirden ayıran dozudur.”
(Paraselsus 1493/1541)

Küçük miktarlarda vücuda alındığında; ağız yolu, solunum, deri ve mukozalar yoluyla emildiğinde veya enjekte edildiğinde, organizmada bozukluklara neden olan maddelere ”zehir” denir. Yani, hücrenin zararına veya ölümüne yol açan maddeler ‘zehir’ kavramı içine girer..Zehir kavramı içindeki herhangi maddeden birine veya bir kaçına maruz kaldığınızda ‘zehirlenirsiniz.’
Bu somut zehirlenmenin tanımıdır.

Kimseyi Beğenmeyen Güzel Kız

Kimseyi Beğenmeyen Güzel Kız
Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış . Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı , asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş Kendisiyle evlenmek isteyen nicelerini reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş . Ama kız onu da reddetmiş . Aradan uzun yıllar geçmiş . Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış . Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş , çoluk çocuğa karışmış . Bir gün yolu bir zamanlar yaşadığı

Verimli Olmak İstiyorsanız…!

1- İnsan yaratılmışların en kutsalı ve varlığın özetidir. ”İnsanı sevmek” gerekir.
2- İnsanlarla “selamlaşmak” gerekir. Selam dostluğu arttırır, yeni dostlar getirir.
3- İnsanlara karşı “güler yüzlü” olunmalıdır. ”Gülümsemesini bilmeyen dükkan açmasın” dermiş Çinliler…
4- Her “insanın adı” sevimlidir, öğrenmek ve onlara adlarıyla hitap etmek yararlıdır. Elbette hoşlanacakları biçimde…
5- Kimseyle “tartışmamaya girmemelidir”. Tartışmayı kazanırsan karşındakini yitirirsiniz; kaybedersen kendine özgüvenin yara alır…