Yıldırım Beyazıt’ın Macar Elçisine Cevabı

Yıldırım Beyazıt'ın Macar Elçisine Cevabı

YILDIRIM BEYAZİT HÂN: İŞTE HAK! İŞTE SELAHİYET!

Yıldırım Beyazit, serkeşlik eden Bulgaristan’ı fethetmişti. Buna içerleyen Macar Kralı Sigismund, başkent Bursa’ya özel elçisini fethi proteto etmek ister. Elçiler Bursa’ya girerler. Geliş çoktan tüm şehirde duyulmuş, gavur görmemiş meraklı halk sokaklara dökülmüştü..

Halk süslü koşumlu atlara binmiş elçiyi ve korumalarını izlemekte, bir yandanda gülümseyerek dalga geçiyorlardı: ” Vay canına Durak Çavuşum! Görmekte misin ki; koşumlar atlardan, atlar binicilerinden daha değerli… Şu gavurcuklar çok alem vesselam!” “Bunlar niye kadın gibi süslenmişler böyle?” Elçi söylenelerin birkısmını anlar ama bozulduğunu göstememeye çalışır..

Pegasus Nedir? Pegasus Hakkında Bilgi

Pegasus Nedir? Pegasus Hakkında Bilgi

Pegasus, Yunanca Πήγασος, Pegasos kelimelerinden oluşan ve Yunan mitolojisinde ki kanatlı ata verilen addır. Efsaneye göre pegasus iki büyük kanadı olup rengi ise beyazdır. Uçarken havada koşan at gibi görünür. Pegasus’un asıl görevi ise gök gürültüsünü ve şimşeği taşıma işidir.

Pegasus’un, Perseus tarafından kafası kesilerek öldürülen Medusa’nın kafasından veya toprağa sıçrayan kanlarından doğduğuna inanılmaktadır. Pegasus doğar doğmaz yeryüzünden ayrılmış ve tanrıların diyarına uçmuştur. Helicon Dağında bulunan Hippocrene pınarının Pegasus’un ayağıyla yere vurması sonucu ortaya çıktığına inanılır. Daha sonraları Bellerophontes tarafından Athena’nın ona verdiği altın dizgin yardımıyla yakalandığı, Kimera ve

Tesadüf mü? Kader mi?

Tesadüf mü? Kadermi?

Tanzimat’ın önderlerinden Koca Reşit Paşa’nın, ilk anda garip gelen dikkatleri vardı. Ölümünden sekiz ay evvel, Ramazan dolayısıyla, sahil hanesinde okunan mevlitte duayı yapan hoca efendi, Reşit Paşa’nın ismini unutmuştu. Yalnız kaldıkları zaman oğlu Ali Galip Paşa’ya dedi ki:

“Bizim, şu fâni dünyada son senemizdir zannederim. Bugün mevlitte, hoca efendi duada benim ismimi söylemedi. Herhâlde içine doğdu… Zaten ahiret hazırlıklarının zamanı da geliyor.”

Ali Galip Paşa, memleket meseleleri sebebiyle yorgun ve sinirleri bozuk babasını teselli etti. Fakat gariptir ki, sekiz ay

Ayısıt – Ayığsıt Hakkında Bilgi

Ayısıt - Ayığsıt Hakkında Bilgi

Türk ve Altay mitolojilerinde Güzellik Tanrıçasına verilen addır. “Ay” kökünden türemiştir. Ay gibi parlak demektir. Ay güzelliği ve ışığı, nuru simgeler ve Ayığsıt, Ayzıt, Ayıhıt, Ayısıt veya Ayısat Hanım da denilmektedir.

Mitolojik olarak özellikleri:
* Aşkın ve güzelliğin simgesidir.
* Ongunu kuğudur. Kuğular bu nedenle kutsal sayılır ve dokunulmaz. Kuğular biçim değiştirmiş kutsal kızlar olarak kabul edilir.
* Ayığsıt gümüş tüylü bir kısrak biçimine bürünebilir ve gökten yeryüzüne bu şekilde iner.

Salur Kazanın Evinin Yağmalanması Hikayesi

Salur Kazanın Evinin Yağmalanması Hikayesi

Bir gün Ulaş oğlu Kazan Bey otağının gölgeliğinde hem şarap içerek eğleniyor hemde etrafı seyrediyordu.İçtiği şaraplar artık onu sarhoş ettiği için her önüne gelene elbiseler, kaftanlar, develer bağışlıyordu.Sol yanında dayısı Aruz,sağ yanında ise kardeşi Kara Göne vardı.Oğlu Uraz ise karşısında yay’a dayanmış duruyordu.
Kazan sağına dönüp Kardeşi Kara Göne’ye bakıp kahkalarla güldü.Sol tarafında bulunan dayısı Aruz’a bakınca ise içini kaplayan sevinç yüzüne vurdu. Sonra karşısında Oğlu Uruz’a bakınca elini yüzüne kapayıp ağlamaya başladı.Oğlu Uraz dayanmayıp yanına gelip diz çöktü. Babasına;
-“Sağına baktın güldün,soluna baktın sevindin ama beni görünce neden ağladın baba?” diyerek sebebini sordu.
Kazan Bey kızardı, oğlanın yüzüne bakarak;

Yavuz Selimden İbretlik Hikaye

Yavuz Selimden İbretlik Hikaye
Biz Türkler bir defa üzerine oturduğumuz şeyi, sırtımıza almayız.

Vakti zamanında Acem şahı, Osmanlı devletinin büyüklüğünü ve şaşaasını kıskanmaktadır. Ve bunu her davranışıyla ortaya koymaktadır.

Şah Osmanlı”ya bir şey yapamadığından, hıncını oraya tayin edilen elçilerden almaktadır. Oraya tayin edilen elçilere sade kötü muamele yapmakla kalmayıp, işkence dahi etmektedir.
Yavuz Sultan Selim, şaha bir mektup göndermek istemektedir. Amma onu götürecek kimse, hem onun kötü muamelesine dayanacak kadar cesur hem de Osmanlının itibarını koruyacak kadar da vakur olmalıdır.

Hazreti Mevlana’dan Dudu kuşu Hikayesi

Hz.Mevlana Dudu Kuşu  hakkında iki tane ibretlik hikaye anlatmıştır.Her ikisini de yazıyorum.

* Bir bakkal vardı, onun bir de dudusu vardı. Yeşil, güzel sesli ve söyler duduydu. Dükkanda dükkan bekçiliği yapar; bütün alış veriş edenlere hoş nükteler söyler, latifeler ederdi. İnsanlara hitap ederken insan gibi konuşurdu, dudu gibi ötmede de mahareti vardı.

Babamızla İlgili Güzel Bir Hikaye

Babamızla İlgili Güzel Bir Hikaye

Baba : Evladım seni çok göresim geldi, nerelerdesin?
Evlat : Baba çok işim var..

Baba : Evladım seni arıyorum, ama ulaşamıyorum.
Evlat : Baba toplantılarım var.

Baba : Evladım seni bugün yemeğe bekliyoruz.
Evlat : Baba arkadaşlarla önceden yaptığımız bir program var.

Osmanlı Elçisinin Şaha Tokat Gibi Cevabı

Osmanlı Elçisinin Şaha Tokat Gibi Cevabı

Biz Türkler bir defa üzerine oturduğumuz şeyi, sırtımıza almayız.

Vakti zamanında Acem şahı, Osmanlı devletinin büyüklüğünü ve şaşaasını kıskanmaktadır. Ve bunu her davranışıyla ortaya koymaktadır.

Şah Osmanlı”ya bir şey yapamadığından, hıncını oraya tayin edilen elçilerden almaktadır. Oraya tayin edilen elçilere sade kötü muamele yapmakla kalmayıp, işkence dahi etmektedir.

Yavuz Sultan Selim, şaha bir mektup göndermek istemektedir. Amma onu götürecek kimse, hem onun kötü

Abdûlhamid Han’ın Evliyalığı

Abdûlhamid Han'ın EvliyalığıCennet Mekân Sultan Abdûlhamid Han’ın Evliyalığı…

Olayı “bizzat yaşayan” adam; Mahmud Allahverdi anlatıyor:

Ben Osmanlı Devleti’nin baş şehri İstanbul’da doğdum. Babam, memuriyeti sebebi ile orda görevli bulunuyordu. Ne var ki, geçirdiğim bir hastalık sonucu dilim tutulmuş, konuşma yeteneğimi kaybetmiş idim. Hiç konuşamıyor, el kol işareti ile maksadımı anlatmaya çalışıyor idim. Babam buna çok üzülüyordu… Gitmedik doktor, hoca bırakmadı, ama hiçbiri de fayda etmedi.
Bir gün yaşlı bir komşumuz geldi dedi ki:
-“Seni görüyorum, çok üzülüyorsun. Bir baba için, oğlunun bu durumda olmasından üzücü bir şey yoktur. Sana bir çare söyleyeceğim, dediğimi yap.
Babam ümid ile gözlerini açtı, dinlemeye başladı.

Komşumuz dedi ki:

-“yarın şu yoldan Sultan II. Abdülhamid geçecek, ne yapıp yap oğlunu mutlaka karşısına çıkar ve O’na dua ettir. Osmanlı Sultanları’nda yedi evliya kuvveti vardır, ola ki şifa bula.

Bu tavsiye, babamın aklına iyice yatmış olacak ki söylenen saatte yolun