Abacı, Kebeci, Ara Yerde Sen Neci ? Deyiminin Anlamı

“Abacı, kebeci, ara yerde sen neci?”deyiminin anlamı aslında kendi içerisinde dikkatli okunursa kolayca anlaşılabilinir.”sana da ne oluyor? “Tamam, abacı(Abadan  elbise diken terzi),kebeci(kepenek yapan,satan kişi) karışabilir de  sen neci oluyorsun” anlamında kullanılabilir.O zamanlarda bu  esnaflar çok para kazandıkları için

Balık Baştan Kokar

Bu deyim,fıkralar dolayısıyla genel dile yerleşen deyimlerden biridir.

” Baştaki yöneticilerin niyetleri ve tutumları bozuksa o yerdeki her şey de bozuk ve düzensiz olur.”Anlamında kullanılır.

Gelelim Bektaşi’nin “Balık Baştan Kokar”  fıkrasına…

İhtiyar bir adam, balık almaya balık pazarına gider ve balıkçı tezgahlarını usul usul gezmeye başlar.Tablalardaki türlü türlü balıklara bakarken gözü palamutlara takılır. Bayat palamutları hemencecik tanır.Oysa bu mevsimde, palamutun taze olması gerekirdi diye düşünerek palamutlardan bir tanesini kuyruğundan koklamaya başlar…

İhtiyarı, göz ucuyla takip eden balıkçı, bağırmaya başlar:

“Babalık, ne yapıyorsun sen!”

” İpe Un Sermek ” Deyiminin Anlamı

Bu deyim Nasrettin Hoca fıkralarına konu olmuş ya da fıkralardan kaynaklandığı düşünülen deyimlerdendir.

Bir takım geçersiz bahaneler ileri sürerek istenilen işi yapmaktan kaçınmak” anlamında kullanılır.

Gelelim fıkrasına…

Nasreddin Hocanın komşusuna ip lazım olmuş. Hocaya gitmiş kapıyı çalmış. Hoca kapıyı açmış. Komşu selamun aleyküm hocam demiş. Hoca da ve aleyküm selam diye karşılık vermiş. Adam hemen konuya girmiş:
-“Hocam bana ip lazım oldu sendekini bana ödünç verir misin?” demiş.
Hoca:
-“Verirdim komşu ama bizim hatun ipe un serdi” demiş.
Komşu:
-“Aman hocam ipe un serilir mi?” demiş.
Hoca kızmış:
-“Ah bre köftehor vermek istemediğimde serilir” demiş.

Fincancı Katırlarını Ürkütmek – Deyiminin Anlamı

Bu deyim Nasrettin Hoca fıkralarına konu olmuş ya da fıkralardan kaynaklandığı düşünülen deyimlerdendir.

“topluluğun nüfuzlu kişilerini tenkit etmekten kaçınmak” anlamına gelmektedir.

Gelelim fıkrasına…

Hoca, bir gece mezarlık kenarında yürüyerek evine doğru giderken, ayağı kayar ve boş bir mezara düşer. O zaman kendi kendine “Acaba burada biraz yatsam sual melekleri bana da gelir mi?” diye düşünür ve gömleğini çıkararak yarı çıplak mezara uzanır. Bu sırada hayvanları çanak çömlek ve cam eşya ile yüklü katırcılar da mezarlığa doğru

Halil İbrahim Bereketinin Anlamı

Vaktiyle birbirini çok seven Büyüğü Halil, küçüğü ise İbrahim adında iki kardeş varmış.
Halil, evli çocuklu.
İbrahim ise bekârmış…
Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin…
Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.
Bununla geçinip giderlermiş…
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.
İkiye ayırmışlar.
İş kalmış taşımaya.
Halil, bir teklif yapmış :
İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
Peki, abi demiş İbrahim…
Ve Halil gitmiş çuval getirmeye… .
O gidince, düşünmüş İbrahim:
Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine
Böyle demiş ve
Kendi payından bir miktar atmış onunkine…

Karaman’ın Koyunu,Sonra Çıkar Oyunu – Deyiminin Anlamı

Aşağıdaki anlattığımız efsane zamanla halk arasında deyim haline gelmiştir.Üç-dört farklı şekilde anlatılsa da bana göre  akla mantığa en uygun olan 2 efsaneyi size aktarmak istiyorum.

* Karamanoğulları ve Osmanlı İmparatorluğu yıllarca savaşmışlardır. O devrin büyükleri toplanıp, “Bu kardeş kavgasını tatlılığa bağlıyalım” diye kara verip Karaman Beyi ile Osmanlı Beyi’ni Konya’ya çağırmışlar, her iki tarafın şikayetini dinlemişler. Sözü tatlıya getirip, her iki beye de, bir daha savaş yapmamaları için yemin ettirmişler. Karaman Beyi yemin ederken, elini koynununa götürerek: “Bu can burada kaldıkça, Osmanlı’yı kardeş bilip, kılıç çekmeyeceğime söz veriyorum” demiş. Fakat kurultaydan çıkan Karaman Beyi, kaftanının altından bir kuş çıkartıp

Ağzından Baklayı Çıkarmak

Aslında söylemek isteyipte söyleyemediğimiz durumlarda karşımızdaki kişi bunu hissederse “çıkar ağzından baklayı “der.Bu deyimle “ağzında bakla ıslanmaz”deyimi arasında ilişki kurmak yanlıştır.Sır saklamayan kişilere “ağzında bakla ıslanmaz”deyimi kullanılır.Ortak bir nokta sadece baklanın ıslanmasının uzun sürmesi olabilir.

Gelelim Hikayeye…
Vaktiyle çok küfür eden bir adam,bu huyundan vazgeçmek için zamanın şeyhlerinden birine müraacat eder.Şeyh adamın küfürbaz olduğunu bildiği için bir avuç baklayı eline verir.”Bakla tanelerinden birini ağzına al ve ıslanınca yenisi ile değiştir.Ne zaman konuşursan bakla diline takılacaktır.Sende küfür etmeyeceğini hatırlayıp,söyleyeceğin

” Ağzına Tükürmek ” Deyiminin Anlamı

Eskiden yeni doğmuş çocuklar;halk tarafından ermiş kişilere veya itibar mertebesine ulaşmış olan büyük zatlara götürülerek,ağızlarına tükürtülürlerdi.

Bu yakın zamana kadar bir adet haline gelmiş ve halen uygulanmaktadır.Bu geleneğin bir küfür şeklinde algılanması yanlıştır.Çünkü bu geleneğin deyim haline gelmesindeki sebep kişinin kendisini yüksek mertebede görüp,karşıdakini küçük görmesidir.Eğer bir kişi size “ağzına tükürdüğüm”,”ağzına tüküreyim senin…” gibi konuşursa biliniz ki o kişi

Eski Çamlar Bardak Oldu – Deyiminin Anlamı

Aslında “Eski çamlar bardak oldu” deyimi bence yanlış bilgiye dayalı olarak “eski camlar” şeklinde söylenir.Bu biraz akla yatkın geliyorsa da eski camın bardak olmasının insana anlatabileceği bir ders bana göre yoktur.Fakat koskoca bir çam ağacının küçük ve basit bir bardak olmasından büyük ders alınabilir.Normalde eskiyen çam ağaçları kesildikten sonra arta kalan

Pabucu Dama Atılmak Deyimi ‘nin Anlamı

Anlam olarak gözden düşmek,rağbet edilmemek,modası geçmek,eskimek gibi yorumlanabilir.

Gelelim hikayesine…

Atalarımız öyle güzel işler yapmışlardır ki bunlardan biride ayıplı olan malları yapan ustaları halka kontrol ettirmekti…Osmanlı döneminde esnaf ve sanatkarların bağlı bulunduğu teşkilat(Ahilik ve Loncalar)kusurlu olarak üretilen bir maldan şikayet geldiği anda öncelikle konunun aslını güzelce araştırırlardı.Şikayet eden kişi haklı