Zerdüş Sözleri, Zerdüştlük Nedir? Zerdüş Kimdir?

Zerdüş Sözleri Zerdüştlük Nedir? Zerdüş Kimdir ?

Zerdüştlük, Zerdüştçülük, Zerdüştilik, Mecusilik, Mazdayasna, dünyanın eski tek tanrılı dinlerinden biridir. Bazı batılı bilim insanları Zerdüştlüğü dualist bir din olarak tanımlarlar. Bu dine inananlar beden öldükten sonra dirilip Ahura Mazda’nın huzuruna çıkacağına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar. Yaklaşık 3.500 yıl önce Zerdüşt tarafından İran’da kurulmuştur. M.Ö 600 ve M.S 650 yılları arası Med ve Pers İmparatorluğu’nun resmi dini olmuştur. Kürtler, Farslar ve bir kısım Ermeniler ‘in Müslümanlık ‘tan veya Hristiyanlık ‘tan önceki dini olarak bilinir. Günümüzde Zerdüştlüğe dünya çapında inananların sayısının 250,000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Çiğneme Çubuğu-Misvak Hakkında Bilgiler

Misvak Hakkında Bilgi

Dünyanın çeşitli yerlerinde değişik ağaçlardan elde edilen çiğneme çubukları, mahallî isimleriyle ağız temizliğinde kullanılır. Çiğneme çubuklarını ilk defa Babiller’in kullandığı söylenir. Daha sonra Yunanlılar, Romalılar, Yahudiler, Mısırlılar ve Müslümanlar tarafından da kullanılmıştır.

Orta Doğu ülkelerinde çiğneme çubuklarının en büyük kaynağı Arak (Salvadora Persica) ağacıdır. Batı Afrika’da limon (citrus aurantafolia) ve portakal (Citrus sinensis) ağaçlarından elde edilen çiğneme çubukları Amerika’da sinameki (Cassia sieberianba) köklerinden elde edilir. Sarısalkım (Cassia sieberianba) denen ağaç da bazı bölgelerde kullanılmaktadır (Sierra Leone).

Tövbe-i Nasuh-En İçten Yapılan Tövbe

Tövbe-i Nasuh
Büyük Arif Ebu Talib el-Mekkî (k.s) 386/996) tasavvuf ve ahlâk sahasında yazdığı “Kutu’l-Kulub” isimli meşhur eserinde der ki:
Kulun, tövbesinin tam olarak gerçekleşmesi, Allah’a dönüşünün güzel olması ve günahları iyiliklere çevrilen kimselerden sayılması için, gerçekten eski hâlini değiştirmesi ve yeni hayatı benimsemesi gerekmektedir. Eğer insandaki bu değişme dünyada olursa, kötü ameller iyi amellere çevrilmektedir.” Bunu şu ayetten anlıyoruz:
Gerçek şu ki insanlar kendi iç dünyalarını değiştirmeden Allah onların durumunu değiştirmez.” Ra’d, 13/11

Demek ki insanlar, içlerindeki bir kötülüğü iyiliğe çevirdiklerinde, kötü halleri iyiliklere çevrilmiş olur ve bu durumda şu ayetin müjdesi gerçekleşir:

Kuran’da Geçen Surelerin Türkçe İsimleri

Kuran'da Geçen Surelerin Türkçe İsimleri

1-Fatiha: Açılış Suresi, Kur’an-ı Kerim’in başlangıç suresi olduğundan bu adı almıştır.

2-Bakara: İnek Suresi, 67-71. ayetlerinde Yahudilere kesilmesi emredilen inekten söz edildiği için bu ismi almıştır.

3-Ali İmran: İmran Ailesi Suresi, İmran ailesinden bahsedildiğinden bu adı almıştır.

4-Nisa: Kadınlar Suresi, Pek çok ayetinde kadınların haklarından bahsedildiği için bu adı almıştır.

5-Maide: Ziyafet (Sofra) Suresi, 112. ve 114. ayetlerinde Hz. İsa’nın Allah’tan istediği sofradan söz edildiğinden bu adı almıştır.

6-En’am: Davar Suresi, Arapların hayvanlara uyguladıkları bazı gelenekler kınandığı için bu adı almıştır.

Mekke Fethinde Peygamberimizin Ölüm Fermanı

Mekkenin Fethinde Peygamberimizin Ölümle Cezalandırdıkları

Mekke’nin Fethi sayıca az olan ilk Müslümanların müşriklere karşı imanlarını korumak ve yaymak maksadıyla hicret ettikleri Mekke’yi, on yıl sonra güçlü ve kalabalık bir ordu halinde geri dönüp fethetmeleri. Hicretin altıncı yılında Peygamber efendimizle Hudeybiye Antlaşmasını yapan Mekkeli müşrikler, iki yıl sonra bu antlaşmayı bozdular. Sulhun devamı için Müslümanlara yapılan yeni tekliflere de uymadılar. Peygamber efendimizin hazırladığı İslam ordusu, hicretin onuncu yılında müşriklerden Mekke’yi kan dökülmeden aldı. Mekke   fethi esnasında, Hz. Peygamber (a.s) “Saldırıya uğramadıkça, sakın saldırmayın. Fakat şu on bir erkek ile altı kadını nerede bulursanız öldürün. Başka kimseye dokunmayın.” buyurarak sadece on küsur kişi için ölüm fermanı çıkarmıştı: 

1) Abduluzza b. Hatal: Daha önce Müslüman olup, Abdullah adını almış ve zekât   toplamakla   görevlendirilmişti; önemsiz bir sebepten Müslüman ar­kadaşını öldürdü, kısas edileceğinden korktu, irtidat etti ve topladığı zekât malları ile birlikte kaçıp, Mekke’ye iltica etti. Hem katil hem mürted, hem de hırsız olarak, ölümü hak etmişti. Fetih günü Ka’be örtüsü içine saklanmışken bulunup, öldürüldü. 

İslamla İlk Şereflenen Müslümanlar

İslamla İlk Şereflenen Müslümanlar

  • Hz. Hatice: Mekke’nin zenginlerindendi. Peygamberle evlendi. 25 yıllık evliliklerinde 6 çocukları oldu.
  • Hz. Lubane bint el-Hâris: Peygamber Efendimizin amcası Hz. Abbas’ın hanımımıdır.
  • Hz. Rukiye: Peygamber Efendimizin kızlarıdır.
  • Hz. Zeynep: Peygamber Efendimizin kızlarıdır.
  • Hz. Ümmü Gülsüm: Peygamber Efendimizin kızlarıdır.
  • Hz. Fatıma: Peygamber Efendimizin kızlarıdır.
  • Hz. Ali: Hâşimîlerden, Ebu Talib’in oğlu, peygamberin amcaoğlu, manevi kardeşi, ehlibeyti, vahy katibi, damadı.

Ebedi Hayata Açılan Kapı – Ölüm

Ebedi Hayata Açılan Kapı - Ölüm

Ebedi Hayata Açılan Kapı – Ölüm

KÜLLÜ NEFSİN ZAİGATÜL MEVT Her canlı ölümü tadacaktır. ” (Âl-i İmrân, 185)

Her nefis canlı ölümü tadacaktır. Yani herkes ölecektir. Bundan bazı kimseler ruhun ebedî olduğu mânâsını anlamışlardır. Çünkü tatmak, bir hayat eseridir. Ve zevk anında tadıcının ebedî olduğunu anlatır, yoksa zevk tasavvur olunamaz. O halde mânâ: “Her nefis bedeninin ölümünü tadacaktır” demek olur. Bu da nefsin, bedenden

Soru ve Cevaplarla Namazın Mekruhları

Namazın Mekruhları

Namazda genel olarak işlenen mekruhlar nelerdir?
Mekruh; kerih, çirkin, beğenilmeyen iş demektir. Namazda müekked sünneti ve vacibi terk etmek, tahrimen mekruh, müekked olmayan sünneti terk, tenzihen mekruh olur. Mekruh olarak kılınan namaz sahih olursa da, sevabı çok az olur.

Daha çok işlenen mekruhlardan bazıları şunlardır:

1- Namazda tadil-i erkanı terk etmek.
2- Başı döndürüp bakmak.
3- Secdede iki kolu yere döşemek. [Kadınlar döşer.]
4- Başı bir tarafa eğmek.
5- Esnerken ağzı kapatmamak.
6- Özürsüz gözleri yummak.
7- Öndeki safta boş yer varken, geri safta kılmak.
8- Üzerinde canlı resmi bulunan elbise ile namaz kılmak.
9- Canlı resmi asılı odada namaz kılmak.
10- İş elbisesi ile ve büyüklerin yanına çıkamayacak elbise ile veya kötü kokulu çorap ile kılmak.
11- Abdest sıkıştırırken kılmak.
12- Tekbir alırken ve teşehhüdde otururken parmakları açık veya kapalı tutmak. [Kendi haline bırakılır. Secdede parmaklar kapalı, rükuda ise açık tutulur.]
13- Secdeye inerken pantolonunu yukarı çekmek.
14- Başı açık kılmak. [Mekke’de, ihramlı iken, namaz baş açık kılınır.]
15- Namazda ağırlığı, bir ayağa çok, diğerine az vermek.
16- İmam namaza durunca, sabahın sünnetini caminin girişinde veya direk arkasında kılmayıp, saf arasında veya başka yerde kılmak. [İmam namaza az sonra duracaksa, öğle, ikindi ve yatsının sünnetlerine durulmaz, hemen imama uyulur.]
17- İmam, açıktan yani sesli okurken Sübhanekeyi okumak.
18- Secdeye veya rükûa, imamdan önce başını koymak veya kaldırmak.
19- Çıplak ayakla namaz kılmak. [Şafii’de çıplak ayakla kılınır.]
20- Kolu sığalı veya kısa kollu gömlekle namaz kılmak.

Kıyamet Hakkında Bilgiler

Kıyamet Hakkında Bilgi
Kıyamet sözlükte geçen anlamıyla  yalnız kalkmak, dirilmek anlamında değildir. Bu tabir canlı ve cansız bütün yaratıklara şamil umumi bir imha ve yeniden dirilme gibi iki safhalı bir olay bildirmektedir. Yani bütün canlıların helak oldukları güne Kıyamet dendiği gibi, bütün ölülerin tekrar dirildikleri güne de Kıyamet denir.

Kıyamet, Allah inancından sonra İslâm’ın ikinci temel inancı olan Ahiret hayatının ilk aşamasını oluşturur. Genel bir yok oluş ve yeniden dirilişle birlikte gelişecek Haşr, Hesap, Mizan, Cennet ve Cehennem gibi olaylar hep Kıyamet gününün gündem içindedir. Bu nedenle Ahiret inancı, Kıyamet ve onunla birlikte gelecek olaylara inançtan başka bir şey değildir.

İlmel Yakin, Aynel Yakin ve Hakkel Yakin

İlmel Yakin,aynel Yakin Ve Hakkel Yakin

İlmel yakîn, Aynel yakîn ve Hakkel yakîn
İlm-ül-yakîn, ilimle bilmek,
Ayn-ül-yakîn, gözle görerek bilmek,
Hakk-ul-yakîn, her şeyi ile bilmek, vakıf olmak demektir.

Bir misalle açıklayalım!
Medine-i münevverede yaşayan bir kimse, ömründe hiç kar görmese, kar kendisine anlatılsa, bu kimsenin kar hakkındaki bilgisine (İlm-ül-yakîn) denir.