Rasim Öztekin Hakkında Bilgi

Rasim Öztürk Hakkında Bilgi
Rasim Öztekin, 1959 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Galatasaray Lisesi sonrası, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nu bitirdi.
ilk sahnesini 1977 yılında Kadıköy Halk Eğitim, İstanbul Akademik Sanatçılar Topluluğu ve Nöbetçi Tiyatro’ da amatör çalışmalarla edindi. 1980 yılında Ferhan Şensoy Ortaoyuncular topluluğunda tiyatro sanatçılığına başladı.

Tiyatronun yanı sıra, sinema ve dizi filmlerde de rol alan Rasim Öztekin, TRT’ye program metin yazarlığı ve bir dönem (1998-2002 yılları arasında) Akşam gazetesinde ve 2004 yılında Star gazetesinde köşe yazarlığı yaptı.2005 yılının Eylül ayında gazeteci Esra Kazancıbaşı ile Atina’da evlendi.

2009’un ocak ayında “Boş gezen ve Kalfası” adlı oyununu oynarken kalbi hastalandı. Kalbine pil takıldı.Rasim Öztekin’in ilk evliliğinden 1987 doğumlu sanatçı  Pelin Öztekin dünyaya gelmiştir. Pelin Öztekin, BKM Mutfak oyuncularından biridir.

2012 yılında başlayan ve Birol Güven’in yönetmenliğinde çekilen “Seksenler” dizisinde Fehmi karakterini canlandırmaya başladı. Dizide Şoray Uzun, İlker Ayrık, Berat Yenilmez, Begüm Öner, Suzan Kardeş, Özlem Türkad, Serhat Kılıç, Yasemin Çonka, Vural Çelik, Ceyhun Fersoy, Necmi Yapıcı, ile birlikte rol aldı.

2014 yılında Müfit Can Saçıntı’nın yönetmenliğini yaptığı, senaryosunu Birol Güven’in kaleme aldığı “mandıra-filozofu” adlı filmde başrollerinde Müfit Can Saçıntı, Rasim Öztekin, Begüm Öner, Kemal Kuruçay, Eser Eyüboğlu, veAyda Aksel paylaştı.

12 Mayıs 2016 tarihinde İsmail Dümbüllü’nün kavuğu,  törenle Sanatçı Ferhan Şensoy’dan Sanatçı Rasim Öztekin’e devredildi.

Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin.

Almış olduğu Ödüller:
* 1988, Altan Erbulak, En İyi Oyuncu
* 1995, İsmail Dümbüllü, Yılın En Başarılı Oyuncusu

Şair Akşemseddin Hakkında Bilgi

Şaiir Akşemseddin Hakkında Bilgi
Asıl adı Şemseddin Muhammed b. Hamza’dır. Ancak Akşemseddin veya kısaca Akşeyh adıyla şöhret bulmuştur. Fâtih’in hocası, mutasavvıf, âlim-tabip ve şair olarak bir çok eserler bırakmıştır.792 (1390) yılında Şam’da doğdu. Yedi yaşlarında babasıyla birlikte Anadolu’ya gelerek o zaman Amasya’ya bağlı olan Kavak ilçesine yerleştiler (799/1396-97). Kur’an’ı ezberleyip kuvvetli bir dinî tahsil gördükten sonra Osmancık Medresesi’ne müderris oldu. Yine bu arada iyi bir tıp tahsili yaptığı da anlaşılmaktadır. Hacı Bayram’a bağlanan Akşemseddin sıkı bir riyâzet ve mücahededen sonra kendisini takdir eden şeyhinden kısa zamanda hilâfet* aldı. Akşemseddin’in içinde çileye girdiği hücre bugün de Ankara Hacıbayram Camii bodrumunda mevcuttur ve şeyhin adıyla anılmaktadır. Daha sonra şeyhinin yanından ayrılarak Beypazarı’na gitti, burada bir mescid ve değirmen inşa ettirdi. Fakat halkın büyük rağbet gösterip etrafına toplanması üzerine günümüzde Çorum’a bağlı olan İskilip kazasında Kösedağı civarındaki Evlek köyüne çekildi. Bir süre sonra buradan da

Şair Abdurrahim Rumi Hakkında Bilgi

Şair Abdurrahim Rumi Hakkında Bilgi
Merzifon’da doğdu. Sarı Dânişmend lakabıyla tanınan bir zatın oğludur. İlk tahsilini Merzifon’da yaptıktan sonra Mısır’a gitti. Orada tanıştığı Sühreverdiyye tarikatının Zeyniyye kolu kurucusu Zeynüddin el-Hâfî’ye (ö. 838/1434) intisap ederek sülûk*ünü tamamladı. Daha sonra şeyhiyle birlikte Horasan’a gitti ve orada birkaç yıl kaldı.

“Bir aşk kütüğü yaktık, diyâr-ı Rûm’a attık” diyen Hâfî’nin emriyle Anadolu’ya dönerek doğum yeri olan Merzifon’a yerleşti. Ölümüne kadar burada irşadla meşgul oldu. Şiirlerinde Rûmî mahlasını kullanan ve, “Tövbe yâ rabbi hatâ râhına gittiklerime / Bilip ettiklerime bilmeyip ettiklerime” beytiyle şöhret kazanan Abdürrahîm-i Rûmî, muhtemelen 850 (1446) yılında vefat etmiştir. Zeynüddin el-Hâfî’nin Abdürrahîm-i Rûmî’ye verdiği 832 tarihli

Ressam-Yazar Mehmet Ali Işık Hakkında Bilgi

Ressam-Yazar Mehmet Ali Işık Hakkında Bilgi

Değerli Ressam Mehmet Ali Işık’ın özgeçmişini kendi ağzından dinleyelim.

“1949 yılında Karaman’ın Göztepe Köyü’nde doğdum. İlkokulu doğduğum köyde, ortaokulu Karaman’da (Yunus Emre Ortaokulu ve Lisesi’nde) bitirdim. Lise öğrenimime İzmir Karşıyaka Erkek Lisesi’nde başladım. Ancak rahatsızlığım nedeni ile öğrenimime devam edemedim. İlkokul öğretmenim Mehmet Emin Yıldız’ın resmi sevdirmesi ve yönlendirmesi ile resme olan sevgimi hiç yitirmeden geliştirerek bugüne taşıdım.

Yapıtlarımı hiçbir yapay, zorlamaya kapılmadan doğa ve görülen günlük yaşamın, kültürümüzün ve halkımızın saf; yoğrulmamış ve yozlaşmamış biçimlerini ve yalın yaşamlarını, gösterişsiz sade bir anlatım biçimi ile tuvallerime aktarıyorum. Sanatsal görüşüm; Türk kültürünü otantik yapısını tuvallerime (tuval üzerine yağlıboya) yansıtırken bir yandan da çağımızın önerdiği içerikte tüm boyutları ile insanı, doğayı ve mekanları gerçekçi figüratif anlayışla örgütsel yapıyı kurmaktır. Kaybolmakta olan kültürümüzü genç kuşaklara belgeleyici göndermeler yaparken, çağdaş resim sanatımızın bu alandaki eksikliğine

Hz. Ali Hakkında Bilgi

Hz. Ali Hakkında Bilgi
Tam adı, Ebü’l-Hasen Alî b. Ebî Tâlib el-Kureşî el-Hâşimî (ö. 40/661) olan Hazreti Ali’nin,Hicretten yaklaşık yirmi iki yıl önce (m. 600) Mekke’de doğduğu rivayet edilmektedir. Babası Hz. Peygamber’in amcası Ebû Tâlib, annesi de Fâtıma bint Esed b. Hâşim’dir. Ebû Tâlib’in en küçük oğludur. Mekke’de baş gösteren kıtlık üzerine Hz. Peygamber amcası Ebû Tâlib’in yükünü hafifletmek için onu himayesine almış, Hz. Ali beş yaşından itibaren hicrete kadar onun yanında büyümüştür. Hz. Muhammed’in peygamberliğine ilk iman edenlerdendir. Ancak Hz. Hatice ile aynı zamanda veya ondan hemen sonra yahut da Hz. Hatice ve Hz. Ebû Bekir’den sonra iman ettiği hususu, Ehl-i sünnet ile Şiîler arasında tartışılan bir konudur. Bu sırada yaşının dokuz, on veya on bir olduğu

Şair Zeynep Hanım Hakkında Bilgi

Şair Zeynep Hanım Hakkında Bilgi

Zeynep Hanım (öl.1474), Fatih devrinde Amasya’da yetişen iki kadın şairden biridir. Kadı olan babasından devrinin ilimlerini, Arapça ve Farsçayı öğrenen Zeynep Hanım, musikide de bilgi sahibidir. Onun tezkirelerde Fatih adına düzenlediği belirtilen Divan’ı ele geçmemiştir. Şeyhî’ye nazireler yazmış olan Zeynep Hanım’ın tezkirelerde verilen örneklerden sade ve samimî şiirler yazdığı anlaşılmaktadır. Sehî’nin yer verdiği,

Şehâ bu sûret-i zîbâ sana Hak’dan hidâyetdür
Sanasın sûre-i Yûsuf cemâlünden bir âyetdür

Şair Yazıcıoğlu Mehmed Hakkında Bilgi

Yazıcıoğlu Mehmed Hakkında Bilgi

Doğum tarihi hakkında tam bir bilgiler ne yazık ki bulunamamıştır. Osmanlı kültür hayatının temel eserlerinden Muhammediyye’nin müellifi Yazıcıoğlu Mehmed ile kardeşi Ahmed-i Bîcan Sultan II. Murad devrinde yaşayan Osmanlı din, kültür ve tasavvuf hayatının önemli şahsiyetlerindendir. Yazıcıoğlu, çilehânesinde zikir ve ibadetle meşgul olduğu sırada bazı yakınlarının kendisinden Hz. Peygamber hakkında bir kitap kaleme almasını istediklerini, daha önce birçok siyer ve mevlidin yazılmış olduğunu söyleyerek bu teklifi kabul etmediğini, ancak rüyasında Resûlullah’ı görüp ondan, “İçir hikmet şarâbın ümmetime / Sözümü söyle halka âşikârâ” emrini alınca eseri yazmaya

Şair Şeyhî Hakkında Bilgi

Şair Şeyhî Hakkında Bilgi
Şeyhî XIV. yüzyılın sonu ile XV. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Şeyhî, Anadolu sahası Türk edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biridir. Şairin adı kaynaklarda bazen Yûsuf bazen de Sinan, Sinaneddin olarak geçer. Doğum yeri Germiyan (Kütahya)’dır. Tabip olmasından dolayı “Hekim Sinan” adıyla şöhret kazanan Şeyhî, ilk öğrenimine dönemin önemli kültür merkezlerinden biri olan Kütahya’da başladı ve bu arada şair Ahmedî’den ders aldı. Tezkirelerdeki bilgilere göre, bilgisini ilerletmek üzere İran’a gitmiş, burada tasavvuf, edebiyat ve tıp öğrenimi görmüştür. Özellikle göz hekimliğinde bilgisini ilerletti. Sehî’ye göre; Seyyid Şerîf-i Cürcânî ile sınıf arkadaşlığı da yapan Şeyhî, dönemin önde gelen İran şairlerinden Kemâl-i Hocendî, Selmân-ı Sâvecî ve Hâfız-ı Şirazî’den etkilenerek memleketine dönmüştür. İran dönüşü Ankara’da Hacı Bayram-ı Velî’ye intisap ederek Şeyhî

Divan Şairi Şahidi İbrahim Hakkında Bilgi

Divan Şairi Şahidi İbrahim Hakkında Bilgi
Muğla’da Mevlevihane’nin şeyhi Salih Hüdâyî Dede’nin oğlu olarak 875 (1470) yılında dünyaya geldi. Hayatıyla ilgili olarak Gülşen-i Esrâr adlı eserinin son kısmında bazı bilgiler vermekte ve Türkçe divanından bazı ipuçları elde edilmektedir.10 yaşında babasının ölümü üzerine bir müddet ipekçinin yanında çıraklık yaptı. Fakat okumak için bu mesleği bırakarak 18 yaşında Muğla’dan ayrılarak İstanbul’da Fâtih, Bursa’da Yıldırım medresesinde eğitim gördü. Muğla’ya dönen Şeyh Bedreddin’e, Lazkiye’de Mevlevî şeyhi Fânî Dede’ye ve sonrasında Mevlânâ Celâlettin-i Rûmî soyundan Paşa Çelebi’ye bağlandı. Bir müddet sonra Paşa Çelebi’nin oğlu Emîr Âdil’e hocalık

Mevlit Yazarı Süleyman Çelebi Hakkında Bilgi

Mevlit Yazarı Süleyman Çelebi Hakkında Bilgi

Türk edebiyatında ilk mevlit yazarlarından olan Süleyman Çelebi’nin hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Gelibolulu Ali’nin Künhü’l-Ahbâr’ına göre Süleyman Çelebi’nin babası Ahmed Paşa’dır. Ahmed Paşa’nın babası olan Şeyh Mahmud ise, Orhan Gazi’nin silah arkadaşı olup Şeyh Edebali’nin oğludur. Mahmud Paşa İznik medreselerinde müderrislik yapmış bir âlim olmasının yanında şairliği de bulunan bir şahsiyettir.

Bursa’da doğduğu bilinen Süleyman Çelebi’nin doğum tarihi de belli değildir. Vesîletü’n-Necât adlı eserini 1409’da 60-65 yaşlarında iken yazdığına göre şairin 1350 yılları civarında doğduğu tahmin edilebilir. Buna göre Süleyman Çelebi, ilk çocukluk yıllarını Orhan Gazi zamanında, gençlik yıllarını da I. Murad devrinde geçirmiştir. Mevlide göre iyi bir eğitim aldığı ve dinî bilgilere hakkıyla vâkıf olduğu anlaşılan Süleyman Çelebi, Emir Sultan ve çevresinde yetişmesinden dolayı saraya da yakın olmuştur. Yıldırım Bayezid’in (öl.1403) Divan-ı Hümayun imamlığı görevinde bulunan Süleyman Çelebi, Emir Sultan’ın tavsiyesi ile Ulu Cami yapıldıktan sonra 1400